
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İzinden gelenleri unutma
Neyi çöpe attığını iyi düşün, senin ya da bir başkası için kaynak olabilir. Burberry, British Fashion Council ile iş birliği yaparak ReBurberry Fabric programını devreye sokuyor. Burberry’nin elinde kalan fazla kumaşlar, Birleşik Krallık’ta yaşayan moda öğrencilere gidecek.

Yaratıcılığı tetikle: Dünyanın dört bir yanından zor şartlarda moda ve tekstil eğitimini tamamlayan birçok genç var. Azimliler, yetenekliler ancak maddi durumları nedeniyle kimi zaman yeterli kaynağa ulaşmaları güçleşiyor. Evet kimileri evde ne varsa ondan bir koleksiyon hazırlayarak başarısıyla herkesi şaşırtabiliyor ancak bu kimi genç tasarımcıların hayal gücünü yansıtmıyor ve çoğu bu hayal gücünü yansıtacak materyalleri de satın alamıyor. Bu noktada, genç nesle yaratıcılıklarını ortaya çıkarmak için kaynak sağlamak ve bunu bir ileri dönüşüm projesi kapsamında yapmak güzel bir adım. Kumaşlar Burberry’den geliyor, British Fashion Council ise onların doğru kişileri ulaştığından emin oluyor. Bu girişimin diğer markaların da katılımıyla devamının geleceğini uman marka, projeyi yakında hayata geçirmeyi planlıyor.
İç çamaşırını geri dönüştürebilirsin
Doğru duydun. Ünlü markalarla çalışan Eleanor Turner, The Big Favorite markasıyla iç çamaşırlarını da geri kazanım programına dâhil ediyor.

Nasıl? İç çamaşırları, artık giymediğin elbise gibi ne ihtiyacı olana verilebiliyor ne de satılabiliyor, bir iç çamaşırını artık giymek istemediğinde veya ürün yıpranıp eskidiğinde, yapacak tek şey onu çöpe atmak oluyor. ABD’de sadece bir günde atık sahasında biriken iç çamaşırı sayısının neredeyse 5 milyona ulaşması tam da bu sebepten.
Normalde içeriğindeki sentetik lifler dolayısıyla geri dönüşümü kolay bir ürün olmayan çamaşırları, parçalara ayrılabilen pima pamuğuyla tasarlayan Turner, çamaşırların ömürleri dolduğunda müşterilerin kolayca fabrikaya ulaştırabileceği bir formül de geliştirdi. Müşteriler cep telefonuyla iç çamaşırının etiketinde bulunan QR kodunu okutarak elde ettiği kodla ürünü fabrikaya ücretsiz kargolayabiliyor. Ürün firmaya ulaştığında ise müşteri sonraki alışverişinde kullanmak üzere verilen bir indirimle ödüllendiriliyor. Fabrikada toplanan, kategorilerine göre ayrılan ve sterilize edilen iç çamaşırları, dönüştürülmek üzere anlaşmalı firmaya, Peru’ya gönderiliyor. Sürdürülebilirlik namına hâlâ atılması gereken adımlar olsa da bu girişimin iç çamaşırlarına farklı bir gözle bakmamızı sağlayacağına şüphe yok.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Atık nedir, ne değildir? Doğayla birlikle çalışan bir endüstri mümkün müdür?
13 Ara 2020

YAZARLAR

Angst
Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir zamanlar hayatın akışı içinde kendiliğinden gerçekleşen karşılaşmalar giderek programlanan, paketlenen ve satın alınan hizmetlere dönüşüyor. Kiminle, nerede ve nasıl karşılaşacağımızı belirleyen sosyal altyapılar artık teknoloji şirketleri, hospitality sektörü ve üyelik sistemleri tarafından şekillendiriliyor. Peki daha pürüzsüz bir sosyal yaşam uğruna farklı olanla karşılaşma ihtimalinden tümden vazgeçiyor olabilir miyiz?

Bir zamanlar birbirimizin sesini duymak için telefon açıyorduk; şimdi aramadan önce mesaj atıyor, sesli mesajlarımızı telefona dikte ettiriyor, mesajı anlamayınca yapay zekaya soruyor, cevabı da ona yazdırıyoruz. İletişim hiç olmadığı kadar hızlı ve kolay hâle gelirken birbirimizi dinlemek külfete dönüşüyor; arada da makineler bizi dinliyormuş gibi yapmayı öğreniyor.

Akıllı saatler ve uyku takip cihazları, dinlenmeyi puanlanması, optimize edilmesi ve başarılı olunması gereken bir projeye dönüştürdü. Oysa ki uyku, insanın kontrolü elinden bırakmadan yapamadığı az sayıdaki şeyden biri: Kovaladıkça kaçıyor, ölçtükçe bozuluyor, üzerine titredikçe nevroza dönüşüyor.

Akdeniz bölgesi ağırlıklı olmak üzere Türkiye’de her geçen yıl plastik atık ithalatı sorunu büyüyor. Başta Birleşik Krallık olmak üzere Avrupa’dan ithal edilen plastik atık miktarı 500 bin tona ulaşırken sahillerdeki mikro plastik sorunu büyüyor. İlk kez 1989’da gündeme gelen ancak son yıllarda yaygın kullanılan “atık sömürgeciliği” kavramı The Guardian’da yer alan bir haberde Türkiye için kullanıldı.

Arkasında ailesinin beklentileri, sınıfsal konumu, yaşadığı yer, aldığı eğitim, aile sermayesi, geleceğe ilişkin endişeleri olan, tercih formunun üzerinde adı yazan kişiyi düşünelim. Tercihi yapan el onun olabilir; peki o eli yönlendiren hayal, arzunun ne kadarı ona ait? Hayallerimiz, tercihlerimiz, arzularımız ne kadar bizim? Soruyu daha kökensel bir yerden soralım: İçimizde tercih yapan o “kişi” kim?



