Avrupa Birliği'nden Meta'ya rekor ceza

QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Instagram, Facebook ve WhatsApp'ın çatı şirketi Meta'ya, Avrupa Birliği (AB) sınırları içindeki kullanıcıların verilerini ABD'ye aktardığı gerekçesiyle 1,3 milyar dolar ceza kesildi. AB'nin veri koruma otoritesi olan İrlanda Veri Koruma Komisyonu (DPC) tarafından kesilen ceza, aynı zamanda bloğun Genel Veri Koruma Yönetmeliği'nin (GDPR) ihlali açısından bir şirkete verilen en büyük ceza olma özelliği taşıyor.
Dahası: Komisyon, para cezasına ek olarak kullanıcı verilerini AB'den ABD'ye aktarmayı askıya alması için Meta'ya beş ay süre tanıdı. Bu süre zarfında veri aktarımını askıya almaması hâlinde Meta, çok daha ciddi yaptırımlarla karşı karşıya kalabilir.
Geniş açı: DPC'den konuya ilişkin yapılan açıklamada, Meta'nın Avrupa Adalet Divanı'nın bu bilgilerin güçlü bir şekilde korunmasını gerektiren kararına rağmen AB'deki Facebook kullanıcı verilerini ABD'ye aktarmaya devam ederek GDPR'yi ihlal ettiği ifade edildi. Öte yandan, Komisyon'un kararı Instagram ve WhatsApp'taki veri transferlerini kapsamıyor.
- Konuya ilişkin yaptığı açıklamasında aynı veri aktarım mekanizmasını kullanan binlerce işletme olduğunu belirterek cezayı adaletsiz ve gereksiz olarak nitelendiren Meta, cezaya itiraz edeceklerini duyurdu. Buna ek olarak, şirket, söz konusu "hatalı" kararın "AB ile ABD arasında veri transferi yapan sayısız diğer şirket için tehlikeli bir emsal teşkil" ettiğini de sözlerine ekledi.
Bununla birlikte: GDPR'ı ihlal nedeniyle kesilen en yüksek ceza rekorunun sahibi, Meta'dan önce 887 milyon dolarlık para cezası ile Amazon idi. Lüksemburg Ulusal Veri Koruma Komisyonu tarafından, şirketin kişisel verileri işlemesinin bloğun veri koruma yasalarına uygun olmadığı gerekçesiyle verilen cezaya ek olarak Komisyon, Amazon'a açıklanmayan bazı iş uygulamalarını gözden geçirmesini emretmişti.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Meta'ya ABD'de rekor para cezası. Neuralink'e insan deneyleri için onay. Nvidia'nın yeni yapay zeka ürünleri. Tiktok'tan yasaklanmaya itiraz.
30 May 2023

YAZARLAR

İrem Denli
Teknoloji Editörü

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
HMD, yapay zeka asistanına erişim sunan bir tuşla donatılan retro Nokia telefon serisini tanıttı. Serideki sohbet robotu odağı, bir kez daha yapay zekanın dokunabildiğimiz versiyonunun nasıl görüneceğine yönelik soruları gündeme taşıdı.

Kullanıcılar ChatGPT, Claude ve Gemini’a aynı soruları sorduklarında çoğu zaman benzer doğrulukta yanıtlara ulaşsa da deneyim aynı hissettirmiyor. Dil modelleri arasındaki performans farkı daraldıkça rekabetin odağı, IQ'dan duygusal zekaya (EQ) ve davranış tasarımına kayıyor.

Google’ın yapay zeka özetleri yayıncıların arama trafiğini azaltırken, yapay zeka dedektörleri de insan eliyle yazılan metinleri yanlışlıkla makine üretimi olarak işaretleyebiliyor. İnternetin yayıncı, arama motoru ve okur arasındaki eski dengesi çözülürken yeni dönemin temel sorusu şu: Bir metnin kim tarafından ve nasıl üretildiğine dair güven nasıl tekrar inşa edilecek?

Sam Altman, yakın zamanda katıldığı bir podcast programında yapay zeka yarışında bilimkurgu romanlarına konu olacak bir aşamaya gelindiğini duyurdu. Fakat OpenAI CEO’su, "Artık teknolojik tekilliğin (singularity) içindeyiz" dediğinde aslında yalnızca yapay zekanın geldiği noktayı tarif etmiyor, onlarca yıldır laboratuvar tartışmalarında ve gelecek tahminlerinde bahsi geçen bir kavramı da bugünün gündemine taşıyordu.

Sosyal medya ve akıllı telefonların olmadığı bir dünyayı hiç tanımamış olan genç nesiller, bugün kablolu kulaklıklar, retro oyun konsolları, CD’ler ve analog kameralara büyük bir rağbet gösteriyor. Dikkat süresini tekeline almayacak ürün ve hizmetler peşinde koşan bu kuşak, “yavaş teknoloji” olarak anılan bir akımı sessiz sedasız yükseltiyor.




