Ay'ın güney kutbuna yarışta son durum


Yenilenebilir enerji yatırımlarında sektör lideri: Turkcell Sürdürebilir Bir Dünya İçin Çalışıyoruz! Turkcell , 2023 ikinci çeyrek finansal ve operasyonel sonuçlarını ‘sürdürülebilirlik’ temalı bir toplantıyla açıkladı. ‘Yenilenebilir enerji’ ve ‘sürdürülebilirlik’ mesajlarının öne çıktığı toplantıda, “Gelecek hepimizin ama dünyamız tek” diyen Turkcell, iş dünyasına sürdürülebilirlikle ilgili farkındalığı yükseltme çağrısı yaptı. Sayılarla Turkcell: Genişleyen müşteri bazı, dijital servisler ve techfin faaliyetlerinin katkısıyla, Turkcell ’in ikinci çeyrek finansal sonuçları şöyle gerçekleşti: Grup gelirleri yıllık bazda %73,5 büyüyerek 21,7 milyar TL'ye ulaştı. FAVÖK %89,3 oranında artarak 9,5 milyar TL olarak gerçekleşti ve FAVÖK marjı % 44’e ulaştı. Net kâr, geçen yılın aynı dönemine göre %70,1 artışla 3,2 milyar TL oldu. 234 bin toplam kazanımla toplam müşteri 42 milyona ulaştı. Turkcell’in bu çeyrekte kazandığı net 40 bin fiber abone ile sabit geniş bant müşteri bazı 3 milyon olarak gerçekleşti. Turkcell’in stratejik odak alanlarından dijital servis ve çözümlerde %87 tekil gelir büyümesi elde edildi. Bu servislerdeki tekil ücretli müşteri sayısı 5,5 milyona ulaştı. Güvenli ve akıllı teknolojileriyle öne çıkan bulut depolama ürünü lifebox, 2 milyon ücretli kullanıcıyı aşarak önemli bir başarıya imza attı. Dijital İş Servisleri’nin gelir büyümesi yıllık bazda %82 artışla 2,1 milyar TL’ye ulaştı. Gelecekte: 2023’ün ikinci yarısında da sürdürülebilir büyümeyi hedefleyen Turkcell , gelecek üç yıl içinde 300 MW kurulu güce sahip güneş enerjisi santrallerini (GES) devreye almayı ve 2026’da tükettiği elektriğin %65’ini , 2030’da ise tamamını yenilenebilir kaynaklardan sağlamayı hedefliyor. Sektöründe yenilenebilir enerjiye en fazla yatırım yapan şirket olan Turkcell ’in web sitesini bu bağlantıdan ziyaret edebilir, Sürdürebilir Bir Dünya İçin Çalışıyoruz! reklam filmini buradan izleyebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Son zamanlarda güneş sistemindeki en popüler yerin Ay'ın güney kutbu olduğunu söylemek mümkün.
Rusya, Ay'ın güney kutbuna insan yapımı bir uzay aracı indiren ilk ülke olma hedefiyle geçtiğimiz hafta Luna-25 isimli uzay aracını fırlattı. Rusya’nın 1976’dan bu yana Ay’a gönderdiği ilk uzay aracı olan Luna-25 ile Ay yüzeyine yumuşak iniş gerçekleştirilmesi ve bilimsel araştırmalar yapılması planlanıyordu.
Ancak, kısa bir süre önce Rusya Uzay Ajansı (Roscosmos), Luna-25 uzay aracının hesaplamalarda yaşanan sapmalar nedeniyle Ay yüzeyine çakılarak parçalandığını bildirdi. Bu, 1966 yılında Ay'a mürettebatsız bir şekilde bir uzay aracı indiren ilk ülke olan fakat 47 yıldır hiçbir Ay görevi gerçekleştirmeyen Rusya için büyük bir gerileme olarak değerlendirildi.
Gelgelelim, Rusya, hedefinde Ay'ın güney kutbu olan tek ülke değil. Hindistan'ın uzaya göndermiş olduğu, 23 Ağustos'ta Ay'ın güney kutbuna iniş yapması beklenen uzay aracı Chandrayaan-3'ün iniş aracı Vikram tarafınfan çekilen görüntüler dün Hindistan Uzay Ajansı tarafından yayınladı:
Bilgi notu: Bu, ilk uzay görevini başarılı bir şekilde 2008 yılında, ikincisini ise 2019 yılında gerçekleştiren Hindistan'ın 3. Ay görevi olarak öne çıkıyor. Başarılı olması hâlinde Hindistan, Ay'ın güney kutbuna uzay aracı indiren ilk ülke olarak tarihe geçecek ki bunun, ülkenin büyümekte olan uzay gücünün itibarı için büyük bir artı olacağını söylemek mümkün.
- Wall Street Journal'a göre, Hindistan'ın Uzay Bakanlığı için ayırmış olduğu bütçe 1,5 milyar dolar. Buna karşılık, ABD'nin NASA için ayırmış olduğu bütçe ise 25 milyar dolar.
- Bununla birlikte, bu, ülkelerin Ay'ın güney kutbuna bir uzayı aracı indirmeye çalıştıkları ilk sefer olmadığını da belirtelim. Daha önce Hindistan, 2019 da gerçekleştirdiği Chandrayaan-2 görevi kapsamında Ay'ın güney kutbuna iniş yapmayı denemiş ancak başarısız olmuştu. Benzer şekilde, İsrail ve Japonya'nın da denemeleri başarısızlıkla sonuçlanmıştı.
Güney kutbuna yarış: Neden?
Ay'ın güney kutbu oldukça düşmanca bir iklime sahiptir: Kraterlerle dolu olan bu bölge, milyarlarca yıldır güneş ışığı görmemiştir ve -184 dereceden daha soğuk sıcaklıklara ulaşabilir. Ancak, tüm bunlara rağmen Ay'ın güney kutbu, uzaya açılmak ve insanlığın şimdiye kadar gittiğinde daha uzağa gitmek isteyen Dünya güçleri için oldukça önemli bir ticari ve jeopolitik değere sahiptir. Bu noktada "Neden?" diye soracak olursanız, bu sorunun Dünya standartları için formülü oldukça basit bir cevabı var:
Buz.
Ay'ın güney kutbu, içinde bulunduğu şartlar gereği buz açısından oldukça zengindir. Buzun kozmik standartlarda bu derece önemli bir yere sahip olmasının ise başlıca iki nedeni vardır:
İlk olarak, Ay'ın güney kutbunda bulunan buzların, gelecekte söz konusu olabilecek uzayda kolonileşme hedeflerini desteklemekte hayati bir rol oynayacağını söylemek mümkün. NASA, bu on yıl içinde gerçekleştireceği Artemis görevleriyle de bunu amaçlıyor. 2025 yılında gerçekleşmesi hedeflenen ve insanlığı 50 yılın ardından tekrar Ay'a götürecek olan Artemis III görevi, insanlığı Ay ve ötesine taşımak için atılacak ilk adım olarak değerlendiriliyor.
- Artemis III mürettebatı, Ay'da bir Artemis Ana Kampı inşa etmenin yanı sıra Ay'daki uzun vadeli görevlere ve derin uzay araştırmalarına destek sağlamak için Ay'ın yörüngesinde dönecek bir karakol olan Gateway'i genişletmek için çalışacak. Artemis III'ü takiben NASA, yılda bir kez Ay'a mürettebatlı görevler fırlatmayı planlıyor.
- Çin'in uzay takvimi ise ülkenin 2030 yılına kadar Ay'a mürettebatlı bir görev gerçekleştireceğine işaret ediyor.
İkinci neden ise buzun erimesiyle ortaya çıkacak olan suyun "roket yapımında" kullanılıyor oluşu olarak öne çıkıyor. Bu, Ay'ı Mars gibi Güneş Sistemi'nin daha derin bölgelerine yapılacak görevler için gerçek bir fırlatma rampası hâline getirme potansiyeline sahiptir ki NASA'nın 2030'larda insanlığı tarihte ilk kez kızıl gezegen Mars'a taşıyacak bir görev gerçekleştireceğini düşündüğümüzde Ay, kulağa oldukça uygun bir mola noktası olabilir gibi geliyor.
Bütün bunlarla birlikte, Ay'da kurulacak insan kolonilerinin sürdürülebilirliğini sağlamak ve Güneş Sistemi'ndeki yolculuğumuzda Ay'ın ötesini hayal etmenin, Ay'ın doğal kaynaklarını kullanmak yani "yerinde kaynak kullanımı"ndan geçtiği söylenebilir. Bunu başarırsak, yeni nesil uzay araştırmalarının kilidini açmak da hiç olmadığı kadar kolay bir hâle gelebilir.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Twitter'da paylaşımları "yok eden" hata. OpenSea ve Yuga Labs arasında gerginlik. ABD'de yapay zeka destekli kitap yasağı. DeepMind'dan yapay zeka yaşam koçu. Ay'ın güney kutbuna yarışta son durum.
22 Ağu 2023

YAZARLAR

İrem Denli
Teknoloji Editörü

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Tüketici elektroniği pazarında kullanıcıları ekrana maruz bırakan ürün sayısı her geçen gün artıyor. Ekran, pazarda doyum noktasına ulaşırken teknoloji şirketleri, ardı ardına ekransız ürün geliştirme furyasına katılıyor. Meta’nın Brain2Qwerty isimli yapay zeka teknolojisi ise ekran bağımlılığı sorununa çok daha inovatif bir çözüm sunuyor.

Influencerlık kendi döngüsünü geleneksel reklama dönüştürerek tamamladı. Pazar hâlâ büyüyor belki ama güven günden güne azalıyor. Tüketiciler ise bu kurgusal samimiyet ve aşırı tüketime karşı zırhlarını kuşanırken dijital kapitalizm illüzyonunun kalesini keşfetmekte gecikmedi elbette. Onun da adı yalnızlık. İşte tam bu noktada “yalnızlık influencer’lığı (loneliness / solitude influencer) adı verilen yeni bir içerik üreticisi profili yükselişe geçti.

Son birkaç yılda teknoloji arenası, pek çok işin yapay zekaya devredilmeye çalışıldığı bir atmosfere sahne oldu. Maliyet tasarrufu ve verimlilik artışı vaatleriyle gelen yapay zeka, birkaç yıl boyunca toplu işten çıkarmaların da ana gerekçelerinden biriydi. Yapay zekanın hâlâ gideri kadar gelir üretemediği 2026 yılında ise CEO’lar, işten çıkardıkları çalışanların, harcadıkları token’dan daha fazla maliyet yarattığını fark ettikleri bir eşiğe geldi.

Son yıllarda Amazon, Google ve OpenAI gibi pek çok şirket, kendi yapay zeka çiplerini duyurdu. Daha önce sektördeki yaygın eğilim, NVIDIA’nın rüştünü ispatlamış çiplerine güvenmek iken öncü şirketler, yakın zamanda ardı ardına bu eğilimin dışına çıkmaya başladı. Bu furya, oldukça kritik bir soruyu da gündeme taşıdı: Neden tüm teknoloji şirketleri, kendi yapay zeka çiplerini geliştiriyor?

Modern reklam hukuku, mesajın içeriğinin doğru olup olmadığına odaklanır. Ancak yapay zeka, artık mesajı ileten kişinin gerçekten var olup olmadığını da hukukun konusu hâline getiriyor. Ticaret Bakanlığı'nın 1 Ağustos'ta yürürlüğe girecek yönetmelik değişikliği de dijital kopyaların reklamlarda kullanılmasına kısıtlamalar getiriyor ve bunu yaparken dolandırıcılık içeriklerini esas alıyor. Peki ya amaç dolandırıcılık olmadığında?





