Bankacılık krizi: Neden, nasıl, ne boyutta?


Habitat Derneği’nden: Gençliğin İyi Olma Hâli Raporu
Türkiye’deki gençlerin durumuyla ilgili en kapsamlı araştırmalardan birini sunan Gençliğin İyi Olma Hâli Raporu , Habitat Derneği ve Infakto RW ortaklığıyla beşinci kez yayımlandı. Nedir? Habitat Derneği’nin iki yılda bir yürüttüğü…
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
ABD başta olmak üzere, küresel bankacılık sektöründeki sorunlar devam ediyor. Yurt dışında yatırımcılar ve piyasa oyuncuları bu sorunların genele yayılma ihtimalini ve ne kadar büyüyebileceğini sorguluyor. Bu yazıda ABD’de bankacılık sektöründe Silicon Valley Bank (SVB) ile başlayan sorunları, Avrupa’da UBS – Credit Suisse birleşme sürecini ve son durumu tartışıyoruz.
Nasıl başladı?
Her şey SVB Financial’ın 9 Mart tarihinde kendi portföyünden yaklaşık 21 milyar dolarlık varlık sattığını söylemesiyle başladı. Banka sadece bu satım işlemlerinden 1.8 milyar dolar zarar edildiğini belirtti. Bankanın bu işlemlerden zarar etmesinin temel nedeni portföyünde ağırlıklı olarak (çoğu bankanın da yaptığı gibi) ABD hazine tahvili ve MBS (Mortgage’a dayalı menkul kıymet) bulundurması oldu. Fed’in faiz artışları ve parasal sıkılaşma uygulamaları bu varlıklara olan talebin –doğrudan- azalmasına ve fiyatların düşmesine neden olmuştu.
Şirket aynı zamanda 1,25 milyar dolar değerinde sermaye artırımı ve 500 milyon dolar değerinde hisseye dönüştürülebilir tahvil satışı gerçekleştirdi. Ek olarak bir özel yatırım fonu olan General Atlantic, 500 milyon dolar değerinde SVB Financial hissesi satın alacağını duyurdu. Böylelikle SVB Financial toplamda yaklaşık 2.25 milyar dolar fonlama planlamış oldu.
SVB Financial CEO’su Greg Becker faizlerin artmaya devam edeceğini, devlet ve özel tahvil piyasasında baskının süreceğini ve kaynak sağlayan girişim sermayelerinin daha çok nakit yakmaya başlayacağını bekledikleri için varlık satış ve sermaye artırımı kararı alındığını söyledi. Greg Becker aynı zamanda SVB Financial’da mevduatı bulunan yatırımcılara “sakin olma” çağrısında bulundu çünkü olası bir mevduat paniğinde bankanın daha büyük sorun yaşayacağını biliyordu.
Bank-run
Diğer yandan bir bank-run ihtimali doğduğunda kimse bankaya son koşan kişi olmak istemez. Bank-run, mevduatın bulunduğu bankanın iflas edebileceği riskine bağlı olarak mevduat sahiplerinin paralarını aynı anda çekmek istemesi ve bankanın bu mevduatları geri ödeyememesi anlamına gelir. Bankalar doğası gereği tüm mevduatı nakit olarak tutmadığı için mevduat sahiplerinin talebini aynı anda karşılayamaz. Gelişmelerle birlikte SVB Financial’da mevduatı bulunan girişim sermayeleri Greg Becker’ın çağrısına rağmen mevduatlarını çekmeye başladı.
SVB Financial ABD’de bulunan girişim sermayesi destekli start-upların yaklaşık yarısıyla iş yapmaktaydı. Ağırlıklı olarak teknoloji üzerine faaliyet gösteren bu start-uplar Fed’in sıkılaşma politikaları nedeniyle zaten yeni kaynak sağlamakta zorlanıyordu, mevduat kaybetmeyi göze alamazlardı.
SVB’nin Çöküşü
9 Mart tarihinde SVB’nin hisseleri piyasa açılışında sert değer kaybetti. En büyük dört ABD bankasının hisseleri ise yaşanan sorunun genele yayılabileceği korkusuyla düşüş kaydetti. JPMorgan, Bank of America, Wells Fargo ve Citigroup’un piyasa değeri o gün toplamda yaklaşık 52 milyar USD azaldı. Aynı tarihte girişim sermayesi fonları ve girişim sermayeleri mevduatlarını SVB’den çekmeye başlarken toplam mevduat çekme talebinin büyüklüğü 42 milyar USD’ye ulaştı.
10 Mart tarihinde de tablo aynıydı. Piyasa öncesi işlemlerde yaşanan satış nedeniyle SVB hisselerinde işlem durduruldu. İlerleyen dakikalarda yetkililerin bankanın kontrolüne el koyduğunu açıklamasıyla ABD tarihinde Washington Mutual’dan sonra en büyük banka iflası gerçekleşmiş oldu.
12 Mart tarihinde her mevduat sahibi aynı anda parasını çekmek istediği için ABD’de yetkili kurumlar acil durum açıklamalarında bulundu. FDIC (Federal Deposit Insurance Corporation) SVB’deki tüm mevduatların garanti altına alındığını ve benzer bankalar için bir mevduat destek fonu kurulduğunu, Fed ise bankalara yeni likidite kanalı sağlayacağını duyurdu. SVB’nin ardından sorun yaşayan Signature Bank’in de kontrolünün FDIC’a geçtiği duyuruldu.
Credit Suisse
SVB Financial ile başlayan panik ABD ile sınırlı kalmadı. 15 Mart tarihinde İsviçre bankası Credit Suisse hisseleri yeni dip kaydetti. İsviçre’nin en büyük ikinci bankasının hisselerindeki satış diğer Avrupa bankalarını da olumsuz etkiledi. Günün ilerleyen saatlerinde Credit Suisse likidite sağlamak amacıyla İsviçre Merkez Bankası üzerinden 50 milyar CHF borçlanacağını duyurdu.
Bir haftadır değer kaybeden Credit Suisse hisseleri, pozitif gelişmeler sonrası 16 Mart tarihinde değer kazandı. Diğer yandan bu iyimserlik bir günden fazla sürmedi; 17 Mart tarihinde Credit Suisse hisseleri önceki günkü kazançlarının tamamını geri verdi. 18 Mart tarihinde İsviçre’nin en yüksek varlığa sahip bankası UBS’in Credit Suisse’i satın almak için plan yaptığı, bu planın İsviçreli yetkililer tarafından teşvik edildiği duyuruldu. 19 Mart tarihinde UBS yaklaşık 3 milyar USD karşılığında Credit Suisse’i satın alacağını bildirdi.
Credit Suisse – UBS Birleşmesi
Credit Suisse SVB’nin iflasından önce de farklı nedenlerle gündeme gelen bir bankaydı. Yıllardır süren sıkıntılı yönetim, skandal haberler, kara para aklama iddiaları ve yasaklı kişi/kurumlar ile iş birliği gibi nedenlerle hâlihazırda gündeme oturmuştu. Credit Suisse müşterileri 2022'de, çoğunlukla dördüncü çeyrekte olmak üzere bankadan 123 milyar CHF çekti. Banka 2022’nin Şubat ayında yaklaşık 7,3 milyar ile, küresel mali krizden bu yana en büyük yıllık net zararı bildirdi. Şirket bu sırada da yurtdışından yeni sermayedarlar sağlama arayışındaydı. SVB’nin iflasının ardından yaşanan panik ve Saudi National Bank’in (%9.9 ile Credit Suisse’in en büyük hissedarı ve son sermaye artırımının başrolü) “kesinlikle” yeniden Credit Suisse’e yatırım yapmayacağını belirtmesi , 166 yıllık bankanın sonunu getirdi.
Geçtiğimiz ay UBS ve Credit Suisse, UBS'in devralan şirket olduğu bir birleşme anlaşması imzaladı. Birleşme anlaşmasının imzalanmasından önce yapılan görüşmelerde UBS ve Credit Suisse birleşmesinin hissedarlar ve paydaşlar için en iyisi olacağı sonucuna varıldı. Bu hamle; İsviçre Maliye Bakanlığı, İsviçre Merkez Bankası ve FINMA'nın her iki bankadan da İsviçre ekonomisi ve bankacılık sisteminde istikrarı sağlamalarını talep etmesiyle gerçekleşti.
First Republic Bank
Credit Suisse – UBS birleşmesinin ardından yaklaşık 1 aydır unutulan kaygılar, bu hafta bir ABD bankası olan First Republic Bank’in bilançosuyla yeniden gündeme geldi. First Republic Bank 50 ila 100 milyar USD değerinde varlık satışı planladığını söyledi. Banka uzun vadeli mortgage ve menkul kıymetleri içeren bu satışlarla, varlıkları ve yükümlülükleri arasındaki uyumsuzluğu azaltmayı amaçladığını belirtti. Diğer yandan piyasa oyuncuları bu gelişmeyi SVB Financial’a benzer şekilde yorumladı ve First Republic hisseleri bu hafta %50’nin üzerinde değer kaybetti; 6 ay önce 140$’dan işlem gören hisse fiyatı dün itibariyle 6$ bölgesine kadar gerilemiş durumda.
SVB Financial ile bankacılık sektöründe başlayan sorunlar Credit Suisse ile bitmedi, First Republic ile de sona erecek gibi durmuyor. Fed’in sıkı para politikalarının devamı birçok bankayı ve küçük ölçekli ABD şirketini farklı kanallar üzerinden olumsuz etkileme potansiyeli taşıyor.
📌 Ayrıca okuyun: UBS, Credit Suisse geri alım programında değişiklik yaptı
📌 Editörün önerisi: UBS beklentileri karşılayamadı, Credit Suisse 69 milyar dolar çıkış verdi
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Küresel bankacılık krizi nasıl başladı? Bulaşıcılık boyutu ne kadar ve ne gibi tedbirler alınıyor? Rusya tavan fiyat uygulamasında nasıl bir değişikliğe gitti?
01 May 2023

YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
"Ödünç dikkat çağı" bugünlerde yeni bir şey gibi paketleniyor ama neredeyse reklamcılık kadar eski bir tartışma bu. Öte yandan viral akımlar, memler, trend sesler, influencerlar çağında araştırmalar, ödünç dikkatin kapıyı açsa da alışkanlık yaratmadığını da gösteriyor. Peki bu tartışmaların ortasında reklamcılıktan elde kalan ne? Bunun cevabı şeffaf süreçler, doğrulanabilir sonuçlar, kanıtlar ve gerçek insan emeğinde yatıyor.

Eskiden yalnızca satın alınan ürünleri taşımak için kullanılan bez çantalar, bugün tüketiciler için bir statü sembolüne, markalar için ise maliyetsiz bir reklam aracına dönüşüyor. Giderek daha fazla işletme, esas faaliyet alanının dışına çıkarak bez çantalardan tişörtlere, şapkalardan kupalara kadar uzanan “merch” koleksiyonları oluştururken bir dönemler ücretsiz dağıtılan bu promosyon ürünleri, tüketicilerin para ödemeye gönüllü olduğu yeni bir pazar yaratıyor.

Ortadoğu'daki savaşın tetiklediği akaryakıt krizi, elektrikli otomobillere yönelik talebi yeniden artırırken sektördeki dengeleri de değiştiriyor. Son bir yılda elektrifikasyon yatırımlarını küçülten otomobil devleri, yükselen talep ve Çin’deki üreticilerin güçlenen rekabeti karşısında gelecek stratejilerini yeniden değerlendirmek zorunda kalıyor.

Dijital ödeme çözümleri, her geçen gün daha da yaygınlaşırken işletmelerin bu çözümlere yaklaşımında güven, kullanım kolaylığı ve sağlanan somut fayda belirleyici hâle geliyor. Yakın tarihte Garanti BBVA’nın kuruluşu Tami’nin ve Ipsos Türkiye’nin işbirliğinde gerçekleşen çalışma da işletmelerin dijital ödeme çözümlerine açık olduğunu, fakat dönüşümün esas anahtarının güven olduğunu ortaya koyuyor.
12 Eki 2026

Tüketicilerin kredi kullanım tercihleri son yıllarda nasıl değişti, Türk bankacılık sektörü para politikası kararlarına nasıl uyum sağlıyor ve finansal teknolojiler alanında faaliyet gösteren girişimlerin büyümesinin önündeki başlıca sorunlar neler? TeklifimGelsin Kurucu Ortağı ve CEO’su İhsan Cem Zararsız, kredi piyasasındaki gelişmeleri, bankaların dijitalleşme sürecini ve Türkiye’de girişimlerin finansmana erişimde yaşadığı sorunları Aposto okurları için anlattı.



