Bankaların karında artış


Türkiye’nin ilk Kurumsal Girişim Sermayesi Konferansı 9 Mayıs'ta Kurumsal Girişim Sermayesi Konferansı 9 Mayıs'ta Türkiye'nin ilk Kurumsal Girişim Sermayesi (Corporate Venture Capital-CVC) Konferansı , Girişimci Kurumlar Platformu ve Özyeğin Üniversitesi iş birliğinde ve Fibabanka ana sponsorluğunda, 9 Mayıs Salı günü Swissotel The Bosphorus’ta gerçekleşecek. Türkiye’de kurumsal girişim sermayesi alanında 2010 yılı ve öncesinde iki oyuncu bulunurken sadece 2022 yılında Türkiye’de 19 yeni kurumsal girişim sermayesi kuruldu. 2022 yılı toplam yatırımlarına kurumsal girişim sermayeleri ve kurumların katılım oranı %39 oldu. Bu alana yoğunlaşan ilgiden hareketle yola çıkan Kurumsal Girişim Sermayesi Konferansı , holdinglerin ve otomotiv, finans, teknoloji gibi sektörlerde faaliyet gösteren kurumların yatırım tezlerini ve stratejilerini aktarmalarını amaçlıyor. Kurumsal Girişim Sermayesi (Corporate Venture Capital-CVC) Konferansı ’nda keynote konuşmasını yapmak üzere Fiba Grup Yönetim Kurulu Başkanı Murat Özyeğin ve Global Corporate Venturing CEO'su James Mawson yer alırken; Alarko Holding, Eczacıbaşı Holding, Esas Holding, Fark Holding, İnci Holding, Sabancı Holding, Yıldız Holding; Albaraka Türk, Fibabanka, Ford Otosan, İş Bankası, Logo Teknoloji, Otokoç Otomotiv, QNB Finansbank ve Vestel’den konuşmacılar kurumsal girişim sermayesi tezlerini paylaşacaklar. Konferans programına erişmek ve konferansa katılmak için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Sektörün dönem karı %69,6 artışla 107,2 milyar TL’ye ulaşmış durumda. Kârlılık kompozisyonunda yılın ilk üç ayı itibarıyla ticari işlemler kârı ve komisyon gelirlerinde sırasıyla %169 ve %121 oranlarında artış söz konusu. Faaliyet giderlerindeki artış oranı ise %150 seviyesinde.
🔭 Perspektif: Makroihtiyati tedbirler çerçevesinde devreye alınan uygulamaların ardından bankaların kredi-mevduat makasının bazı gruplarda sıfırın altına geldiği görülüyor. Bu durumun, bankaların kârlılıklarında yılın geri kalanında daralma yaşatması çok olası.
Mart sonu itibarıyla bankaların sermaye yeterliliği standart rasyosu %17,7 olarak gerçekleşti. Bu oran geçen yılın aynı ayında %20,4 idi. Aynı dönemde takipteki alacak oranı ise %1,8 oldu. Bu oran Mart 2022’de %2,9 seviyesindeydi
Veri setinde Bankaların aktif toplamının yıllık bazda %56,0 oranında artarak 15,8 trilyon TL’ye ulaştığı görülüyor. Mart sonu itibarıyla toplam kredi hacmi %54,8 büyümeyle 8,5 trilyon TL olurken mevduat tabanı %66,7 oranında genişleyerek 10 trilyon TL sınırına eriştiği görülüyor. Bu veriler, BDDK’nın haftalık bazda yayımladığı setlerde daha sık frekanslarla güncelleniyor.
Sektörden diğer haberler
Dubai Islamic Bank’ın Türkiye’de yeni bir dijital bankacılık grubuna %25 oranında ortak olma kararı verdiği haberleştirildi. Banka tarafından yapılan açıklama hangi bankanın hisselerinin satın alınacağı detayı yer almıyor.
Halkbank, Kamuyu Aydınlatma Platformu’na yaptığı açıklamada, bazı müşteriler tarafından banka aleyhine açılan tazminat davasının ikinci istinaf mahkemesi tarafından düşürüldüğünü duyurdu. Açıklamada, ABD Yüksek Mahkemesi’nin 19 Nisan 2023 tarihli kararı doğrultusunda ceza davası ile ilgili hukuki sürecin ise devam ettiğini açıkladı.
Kaplan'ın açıklamaları
2015-2021 yılları arasında Dallas Fed başkanı olarak görev yapan Robert Kaplan, ABD’de orta ölçekli bankaların merkezinde olduğu krizle ilgili olarak “daha yeni başlıyor” açıklamasında bulundu. Kaplan, durumun görünenden daha ciddi olabileceği ihtimalinden hareketle Fed’in faiz artırımlarını durdurması ancak şahin duruşunu koruması gerektiğini söyledi.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
FOMC toplantısından piyasa beklentilerine paralel olarak 25 baz puan artırım kararı çıkarken, genel algı Fed’in izleme sürecine başladığı yönünde oluştu.
04 May 2023

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Jeopolitik gelişmeler piyasaların en zor fiyatladığı risklerden biridir. Savaşın ne zaman sona ereceğini, bir zirveden hangi kararın çıkacağını veya seçimlerin siyasi dengeleri ne ölçüde değiştireceğini önceden bilmek mümkün değildir. Buna rağmen jeopolitik haber akışı yatırımcı açısından tamamen öngörülemez bir alan da değil.

Türkiye’de para politikasının yakın vadeli geleceğine dair soru işaretleri, jeopolitik karmaşa ve yansımalar bir yana, makro gündemin ana maddesi olmaya devam ediyor. Dezenflasyon sürecinde izlenen yatay-aşağı görünüm, şirketlerin birikimli finansman ihtiyacı ve enerji fiyatlarındaki oynaklık, Merkez Bankası’nın hareket eğilimine aynı anda ancak farklı yönlerde etkiliyor. 10 Eylül tarihli PPK kararını da bu kapsamda ve daha geniş bir çerçevede okumak gerekiyor.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program'ı açıkladı. Bu programa iki ayrı soruyla yaklaşılabilir. Birincisi iç tutarlılıktır. Büyüme, enflasyon, işsizlik ve bütçe rakamları birbiriyle uyumlu mu? İkincisi dış geçerliliktir. Bu belgelerin geçmişte verdiği rakamlar, kaydedilenle karşılaştırıldığında ortaya nasıl bir sicil çıkıyor?

Ekonomi yönetimi Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi (YTAK) programının limitini Temmuz ayında 750 milyar TL’ye yükseltti. Yakın zamanda açıklanan 2027-2029 Orta Vadeli Programı’nda (OVP) ise katma değeri yüksek, daha küçük ölçekli imalat yatırımları için yeni bir uygulama hazırlanması kararlaştırıldı. Peki finansmanın koşulları neler?

Temel ekonomik hedeflerin yer aldığı 2027-2029 dönemine ait Orta Vadeli Program’da 2026 büyüme tahmini yüzde 3,8'den yüzde 3,3'e düşürülürken, enflasyon tahmini yüzde 16'dan yüzde 28,4'e yükseltildi. OVP, net şekilde seçim ekonomisine geçildiğini göstermese de, 2027’nin seçim açısından kritik bir hazırlık yılı olabileceğine dair bazı işaretler mevcut.



