Banksy’nin şempanzeleri: Sanat aktivizmi nasıl besler?

Sanat, muhteşem hikaye anlatıcılığıyla duygusal ve düşünsel temeli besleyerek bizleri eyleme geçmeye çağırıyor.
Banksy’nin şempanzeleri: Sanat aktivizmi nasıl besler?

Ocak/Şubat - BMW - Dünyahali
BMW i ile birlikte

Dünyahali, Yuvam Dünya ve Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Araştırma Merkezi iş birliğinde, BMWi’nin desteğiyle yayınlanmaktadır. BMWi sürdürülebilir mobilite için kapsamlı çözümler sunar .

Daha fazlasını öğren

Dünyahali

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

Prof. Dr. Mine Durusu Tanrıöver

Dünyanın insanlık tarihinin kaydedebildiği ve belki de kaydedemediği zamanlarındaki en sıcak yaz aylarına tanıklık ediyoruz. Ve bunlar gerçekten bundan sonra geçireceğimiz yazların en serinleri olabilir. Bu gerçeklik karşısında gözümüzü kapamak, hiçbir şey olmamışçasına hayatlarımıza devam etmek mümkün olmamalı. 

Son zamanlarda bir tartışma var: insanları bireysel aktivizme ve yaşam tarzı değişimine yönlendirmek, hedef şaşırtıp esas sorumluluk alması gereken yönetici, siyasetçi, karar verici ve  şirketlerin adım atmasını ya da kolektif bir hareketi engeller mi? Bunun böyle olduğunu düşünmüyorum: kendi hayatımızda bu aktivizmi ve dönüşümü yaşamazsak, esas değişmesi dönüşmesi gereken kişi ve kuruluşlara karşı kolektif bir hareket nasıl başlayabilir ki? Elbette, dünyadaki yıkıma büyük ölçüde yol açan kişi ve kuruluşların sorumluluklarını daha da yüksek sesle vurgulamalıyız. Bunu en etkin yapan ve topluma ulaşabilen kişilerin arasında ise sanatçıların yeri çok büyük.

Bu hafta sizlere, acemi bir sanatsever olarak, sanatın aktivizmi nasıl besleyebileceğine dair birkaç gözlemimi aktarmak istiyorum. Rotamda Barcelona’daki sanat müzeleri var. Favorim ise, popüler tüketim kültürüne, adaletsizliğe, çevre duyarsızlığına ve ekokırıma başkaldıran modern eserleri ile Moco müzesi. Moco Müzesi’nde Refik Anadol’un ‘Doğa Serisi’nden bir eseri ile karşılaşmanın gururunun yanı sıra,  Jean-Michel Basquiat, Banksy, KAWS, Damien Hirst, Guillermo Lorca ve Andy Warhol’un aralarında olduğu sanatçıların zamansız, her biri dünyaya bir başkaldırı ve dönüşüm çağrısı içeren eserlerini de görmenin heyecanını yaşadım. Müzenin çarpıcı bir sloganı: "If you don't fit in, make your own." (Eğer uymuyorsan, kendininkini yap). Kendi hayatımızda,  evimizde, ailemizde bu çılgın tüketim ve israf düzenini reddetmek, daha sade ve daha az karbon ayak izi yaratacak bir yaşam benimsemek, dalga dalga ilerleyerek toplumsal yeni bir alan yaratmak için bir ateşleyici ve ilham verici bir slogan olduğunu düşünüyorum. 

Kendimize ait bir alan ve sistem oluşturacak, burada hangi ilke geçerli olmalı sorusunun yanıtını ise Montjuic’deki Miro müzesinde buldum. Joan Miró’nun her birini  yalın birer çizgi ve temel renklerle yarattığı üç eserinin önünde uzunca bir süre otururken bu alanın bende uyandırdığı mutluluk ve huzur duygusuna şaşırdım. Basit yaşam tarzlarının bize ve büyük ölçekte dünyamıza nasıl daha fazla özgürlük getireceğini Miro’nun kelimeleri ile irdeledim: “To me conquering freedom means conquering simplicity. At the very limit, then, one line, one color can make a painting.”(Benim için özgürlüğü elde etmek basitliği elde etmek demektir. En uç sınırda bir çizgi, bir renk bir resim yapabilir).

Museu d'Art Contemporani de Barcelona (MACBA)’daki  ‘Corpus infinitum’ sergisine götüreceğim şimdi de sizleri. Ferreira de Silva ve Neuman’ın üç filmini ve bunların arşivlerinden oluşturulmuş enstalasyonları bir araya getiren bir proje: Serpent Rain (2016), 4 Waters – Deep Implicancy (2019), Soot Breath II Corpus Infinitum (2020). Sanatçıların sorularından biri şu: "İnsanın kişiselliğini diğer tüm türlerden ve insan olmayan formlardan önceliklendirmeden var olan her şeye nasıl yaklaşabiliriz?". Bu soruya yanıt olarak, dünyanın gezegensel görünümünü ‘corpus infinitum’ olarak tasvir ediyorlar. İnsan, jeolojik, bakteriyel ve meteorolojik çevrelerin hepsinin bağımsız formlar ve fenomenler değil bir tek organizma olduğu karmaşık bir alan. Yani bizim bilim camiasında Tek Sağlık ve Gezegensel Sağlık olarak tanımladığımız kavramların sanatsal bir enstalasyonu. 

Barselona’da sanatla dolu geçen bir hafta, zamansal ve mekânsal düzlemde birbiri ile karşılaşma ihtimali bile olmayan insanların hayatı ve dünyanın başına gelenleri nasıl da aynı şekilde dert edinebildiklerini bana gösterdi. Benim bir doktor olarak yazılarımdaki, konuşmalarımdaki isyan ve dönüşüm çağrısı sanatçıların eserlerinde hayat bulmuştu, elbette ki çok daha etkileyici ve bazen de rahatsız edici şekilde. Moco müzesinde Banksy’nin şempanzelerinin taşıdığı "Laugh now, but one day we'll be in charge." sloganı, dünyaya ve diğer canlılara bu hızla zarar vermeye devam edersek, esasında insanlığı bu dünyadan silecek bir yolda olduğumuzu basit ama etkileyici bir şekilde beyinlerimize işliyor. Sanat, muhteşem hikaye anlatıcılığıyla duygusal ve düşünsel temeli besleyerek  bizleri eyleme geçmeye çağırıyor. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Dünyahali

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

NEREDE YAYIMLANDI?

DünyahaliDünyahali

BÜLTEN SAYISI

112: Onarma ve Etki Çağı 🌎

Emisyon Ticaret Sistemi, Doughnut Ekonomisi, Günümüzde Balıkçılık

18 Ağu 2023

BMW i ile birlikte
112: Onarma ve Etki Çağı 🌎

YAZARLAR

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

İLGİLİ OKUMALAR