Batı'da Ölümün Tarihi

Cenaze konvoyları, matem giysileri, törenler... Bir "uyku hâli" olarak ölüme tarihsel bir bakış.
Batı'da Ölümün Tarihi

Paper Street Co - Duende - 23 Nisan
Paper Street Co. ile birlikte

İyi tasarım, özel kağıtlar: Paper Street Co. Antik Mısır, Antik Yunan, Çin ve Akdeniz topluluklarının ortak miraslarının önde gelenleri arasında şüphesiz hikâyesi papirüsle başlayan kağıtlar yer alıyor. Dijital bir çağda yaşıyor olsak da kağıdın önemi ve kullanımı hiçbir zaman azalmayacak gibi görünüyor. Zira haritalardan uygarlık tarihlerine, ticaret kayıtlarından sanata; kültür ve tarih aktarımının en önemli aracı olmuş kağıtlar bugün de gündelik hayatta çeşitli formlarda iş akışlarımızı düzenliyor, duvarlarımızı süslüyor. Kağıtlar; duygu ve düşüncelerimizi ifade etme olanaklarımızı genişletiyor, kitaplar aracılığıyla bizi yeni yolculuklara çıkarıyor ve yaratıcı tasarımlarla kutlamalara, hediyelere dönüşüyor. Kağıdın manevî değerinin farkında olan, kağıtlara ve iyi tasarıma tutkulu iki kardeşin 2015 yılında hayata geçirdiği Paper Street Co.; özel kağıtlarla ve yaratıcı tasarımlarla üretilmiş defter, kartpostal, poster, sanatçı kitapları, ajanda ve takvimleriyle öne çıkıyor. Paper Street: Kartpostal, defter, poster, ajanda, sanatçı edisyonları gibi her türlü yaratıcı kağıt ürününü özel kağıtlar kullanarak üreten Paper Street Co.'nun hikâyesi, Zeynep ve İpek Özbay kardeşlerin kağıda ve tasarıma olan tutkularıyla 2015 yılında başlıyor. Çağdaş tasarım dünyasında heyecan verici ve iyi yapılmış ürünler yaratmanın önemine inanan Paper Street Co. koleksiyonunu birçok yetenekli tasarımcı ve sanatçıyla iş birliği yaparak tamamlıyor. Doğayı düşünen ve çevreyi önemseyen kaliteli kağıtlar kullanılarak oluşturulan koleksiyonun tamamı İstanbul'da üretiliyor. İnternet mağazasında satışa çıkan ürünlerin yanı sıra kurumlar ve markalar için de yaratıcı kağıt ürünleri tasarlayan Paper Street Co.; müşterilerine, ekibine, iş ortaklarına özenle tasarlanmış, güzelce paketlenmiş takvim, ajanda, defter, kartpostal gibi ürünler hediye etmek isteyen markalar için yaratıcı çözümler sunuyor. Neler var? Kağıda, tasarıma ve sanata olan tutkusuyla iyi tasarlanmış ürünlerin önemine inanan ve bu kapsamda çok sayıda yetenekli sanatçı, tasarımcı ve çizerle iş birliği yapan Paper Street Co.'nun koleksiyonunda doğaya saygılı biçimde üretilen özel, doğal ve dokulu kağıtlar kullanılıyor. Ürünler arasında özel günleri ya da sıradan günleri, dostluğu, aşkı, hayatı kutlarken hediye edilebilecek kartpostallar; türlü yazılara, notlara, eskizlere ev sahipliği yapacak tasarım defterler; haftaları ya da ayları planlamayı kolaylaştıracak tarihli ya da tarihsiz ajanda ve takvimler öne çıkıyor. Ürünler arasında ayrıca, sanatçıların orijinal illüstrasyonlarının çerçeveli ya da çerçevesiz baskıları, sanatçıların eserlerini derleyen sanatçı kitapları ve bilgisayarları, defterleri süsleyecek sticker paketleri de yer alıyor. Aposto!’nun Öneri Programı kapsamında okurlarına gönderdiği defter ve kartpostallarda da imzası bulunan Paper Street Co.’nun yaratıcı kağıt ürünleri koleksiyonunu keşfetmek için bu bağlantıyı kullanabilir, Paper Street Co.’nun güncel ürünlerinden haberdar olmak için Instagram hesaplarına göz atabilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Bir yılı aşkın bir süredir hayatımızda olan salgın gündelik yaşantımızı derinden etkiledi. En son 1917 yılında İspanyol Gribi olarak bilinen salgında küresel çapta bu denli büyük bir sorunla karşılaşan dünya, 103 yıl aradan sonra yeniden böylesi bir problemin üstesinden gelmeye çalışıyor. Rutinimizden ve sosyal yaşantımızdan büyük oranda feragat ettiğimiz bu dönem elbette yalnızca bize mahsus değil. Akdeniz coğrafyası, Antik Çağ'dan günümüze çok defa büyük çaplı can kayıplarının yaşandığı salgınlara tanıklık etti. Bu trajik can kayıpları dönemin nüfus dengesini değiştirdi ve zaman zaman da toplumsal dönüşüme neden oldu. Özellikle "uzun" Orta Çağ yüzyılları, buna en iyi örnek olarak karşımıza çıkıyor. Annales Okulu'nun önemli tarihçilerinden Philippe Aries'nin kaleme aldığı Batı'da Ölümün Tarihi bu zorlu çağların trajik yönüne dair en önemli başvuru kaynaklarından biri.

Batı'da Ölümün Tarihi: Tarihin yazılış biçimini derinden etkileyen ve dönüştüren Annales Okulu'nun "bir şeylerin tarihleri" üzerine eğildiği yapıtlar, geçmişi sadece savaş meydanları ve saray yazışmalarına hapsolmaktan çıkarıp ona toplumsal bir perspektifle bakabilmeyi sağladı. Marc Bloch, Fernand Braudel, Lucien Febvre, Jacques Le Goff ve Roger Chartier isimler bu yeni bakışın kendi dönemlerinde önemli tarihçileri oldu. Annales Okulu'nun üçüncü kuşak temsilcileri arasında yer alan Philippe Aries'nin Özel Hayatın Tarihi, Çocukluğun Tarihi gibi tarihçilik açısından başyapıt olarak kabul edilebilecek çalışmalarının yanı sıra bu yazıda değineceğimiz Batı'da Ölümün Tarihi, bu alanda mutlaka okunması gereken çalışmalardan biri olma özelliği taşıyor.

Bir "uyku hâli" olarak ölüm: Türkçeye Işın Gürbüz'ün çevirisiyle kazandırılan Batı'da Ölümün Tarihi, Everest Yayınları tarafından 2015 yılında yayımlandı. Üzücüdür ki Türkçede şu anda Philippe Aries'nin kaleme aldığı kitaplar arasındaki tek çeviri bu çalışması. Bir dönem Yapı Kredi Yayınları tarafından yayımlanan Özel Hayatın Tarihi isimli beş ciltlik kapsamlı çalışmayı Georges Duby ile birlikte hazırlayan Philippe Aries'in, Batı'da Ölümün Tarihi adlı çalışması iki bölümden oluşuyor. Kitabın ilk bölümü Orta Çağ'da ağırlıklı olarak salgın kaynaklı hastalıklarla meydana gelen ölümler ve savaş meydanlarındaki ölümlerin toplum nezdindeki algılanışını irdeliyor. Orta Çağ boyunca, sonraki devirlerin aksine hayatın içinden bir olgu olan ölümün, "ben" ve karşı taraftakilerin gözünden algılanışının yanı sıra Katolik inancının ağırlığı çerçevesinde kabullenilişi ve bu dönemde bir "uyku hâli" olarak değerlendirildiğini görüyoruz. Bir yazgının kabulü olarak değerlendirilen ölüm, bu dönemde halk hikâyeleri anlatısında en az hayatta olanlar kadar yer buluyor.

Orta Çağ'dan bu yana: Hayatın içinde bir kavram olan ölümün Rönesans'ın hazırlayıcısı olan 14. yüzyıldan itibaren özellikle de üst sınıflarda yavaş yavaş gündelik yaşamın dışına çıkarılmaya başlandığını da görüyoruz. Cenaze konvoyları, matem giyisileri Orta Çağ sonrasında da ölümün törensel yönünün parçası olmaya devam ederken; ölüm kavramı bu süreçte yavaş yavaş bir yazgı olmasının yanı sıra romantize edilmiş bir olgu olarak da karşımıza çıkmaya başlıyor.

Bu kıyaslamaların ardından Batı’da Ölümün Tarihi kitabının ikinci bölümünde Philippe Aries, konuya daha spesifik açılardan bakmaya başlıyor. Orta Çağ inanışında ölülerin gösterdiği mucizeler, bu dönemde kaleme alınan vasiyetnameler, aile anlayışı ve belki de en dikkat çekici biçimde ölüm karşısında zaman içinde değişen tavırlar, Aries’nin kaleme aldığı makaleler olarak karşımıza çıkıyor. 1984 yılında 70 yaşındayken hayatını kaybeden Philippe Aries’nin farklı tarihlerde ölümle ilintili yazılarından oluşan bu ikinci bölüm, kitabın ilgi çekici bir diğer yönü. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

Göze görünmeyenin ipuçları

İçindekiler: Kendine doğru giden yollarda William Doyle, müziğin içindeki karanlık notalardan bir albüm kapağı: Everything That Happens Will Happen Today, Ödül sezonunda son durak Oscar ve dahası.

23 Nis 2021

Paper Street Co. ile birlikte
Pitchfork

YAZARLAR

İhsan Dindar

Kitap yazarı @ Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende

HİKAYE

MUBI Fest'te neler izledik?

İki yıllık aranın ardından geçen hafta sonu İstanbul’a dönen MUBI Fest'in atmosferine ve Cannes’dan taşıdığı dört filme yakından bakıyoruz.

Emre Eminoğlu

·

07 Eyl 2026

MUBI Fest'te neler izledik?
DuendeDuende

HİKAYE

Kurucu şiddetin öğle vakti: Kan Meridyeni

Cormac McCarthy’nin 1985’te yayımlanan büyük romanı "Kan Meridyeni"ni okurken insanın aklına zaman zaman şu tuhaf düşünce geliyor: Belki "Dünya masumdu ve biz onu bozduk" anlatısı baştan beri fazla iyimserdi.

Ömer Şentürk

·

07 Eyl 2026

Kurucu şiddetin öğle vakti: Kan Meridyeni
DuendeDuende

HİKAYE

Teenage Sex and Death at Camp Miasma: Final kızının beklenmedik hikayesi

Jane Schoenbrun, yeni filmi "Teenage Sex and Death at Camp Miasma"da slasher alt türünün tüm özelliklerini ters yüz ederek ortaya türün eleştirisini de merkezine aldığı, kitsch estetikle bezeli bir anlatı ortaya koymuş. Ortaya bu eleştiriyi dört başı mamur bir şekilde görsel dünyaya taşıyan ve mizahı elden bırakmayan bir slasher filmi çıkmış.

Sezen Sayınalp

·

07 Eyl 2026

Teenage Sex and Death at Camp Miasma: Final kızının beklenmedik hikayesi
DuendeDuende

HİKAYE

Rock En Seine sahnesinde dünyanın karanlığına karşı: 40 bin kişilik The Cure korosu

Paris’te düzenlenen Rock En Seine festivalinin son gününde The Cure, 40 binden fazla kişiye 3 saate yakın süren bir performans sundu. 67 yaşındaki Robert Smith’in sesi, geçen yıllara rağmen daha da güçlü ve bir o kadar kırılgan. Karanlığın, yalnızlığın ve umudun şarkılarını birlikte söyleyen binlerce kişiyle birlikte yazı The Cure’un müziğiyle uğurluyoruz.

Eda Solmaz

·

07 Eyl 2026

Rock En Seine sahnesinde dünyanın karanlığına karşı: 40 bin kişilik The Cure korosu
DuendeDuende

HİKAYE

'Yalvaç'ın yazarı Selda Uygur: Biraz cesaretle baktığımızda taşın bile bir ruha sahip olduğunu görürüz

Selda Uygur, yeni romanı "Yalvaç"ta iki farklı çağdan tutkularının peşindeki iki kadının özgürleşme öyküsünü ve zaman algısını, benlik ve kişiliklerini korumak için ortaya koyduğu mücadeleyi, iki farklı zaman koridorunda işliyor. Uygur ile zamanın ruhuna ve dair söyleşirken onun hiç değiştiremediği savaşları ve tutkuları, kahramanları Gece ve Livia üzerinden anlamaya çalıştık.

Soner Can

·

04 Eyl 2026

'Yalvaç'ın yazarı Selda Uygur: Biraz cesaretle baktığımızda taşın bile bir ruha sahip olduğunu görürüz