Binaların İklim Krizine Etkisi


Dünyahali, Yuvam Dünya ve Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Araştırma Merkezi iş birliğinde, BMWi’nin desteğiyle yayınlanmaktadır. BMWi sürdürülebilir mobilite için kapsamlı çözümler sunar .
Daha fazlasını öğren →
DünyahaliDünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
Binalar, enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji potansiyeli açısından enerji sektörü içerisinde oldukça büyük bir öneme sahip. Türkiye’de yaklaşık 9,1 milyon bina ve 23 milyon hane bulunuyor. Binaların enerji tüketimi son yıllarda yılda ortalama yüzde 4 arttı. Bu durum, ülkenin toplam nihai enerji tüketiminde binaların tüm son kullanıcı sektörler arasında sanayi sektöründen sonra en ön sıraya yerleşmesine sebep oldu.
Enerji verimliliği yoluyla yaklaşık 13,5 tera watt saatlik enerji tasarrufu potansiyeli sunan binalar, ayrıca 22 tera watt saatlik dağıtık üretim imkanı sağlıyor. Elektrifikasyon ve değişen enerji sistemini yönetmek için gerekli olan dijitalleşme kavramları ise, hayata geçmesi açısından ön sıralarda bulunuyor. Binalar;
- Isı pompaları ve elektrikli yemek pişirme gibi teknolojilerle 6,6 tera watt saatlik elektrifikasyon potansiyelinin büyük bir kısmını barındırıyor.
- Akıllı sayaçlar gibi dijital teknolojilerin esnekliğe sağladığı katkıyla birlikte, dünyanın ve ülkemizin içinde bulunduğu enerji dönüşümünün temel unsurlarını taşıyor.
Bu sebeple binalar, iklim ve çevre konularında öncelikle ele alınması gereken konuların başında geliyor.
2018 yılı sonu itibariyle Türkiye’nin toplam nihai enerji tüketimi 109 Mtep (milyon ton eşdeğeri petrol) seviyesine ulaştı. Bu toplamın yaklaşık üçte biri binalar (konut, ticari ve kamu) tarafından tüketiliyor. Binalarda enerji tüketimi yüksek oranda doğalgaz ve elektrik kullanımından kaynaklı olmakla birlikte, bu iki kaynak sektörün toplam enerji tüketiminin üçte ikisini oluşturuyor. Isıtma amaçlı enerji tüketimi ise toplam tüketimin ortalama olarak yüzde 40’ından fazlasını oluşturuyor.
Türkiye’de binalarda toplam nihai enerji tüketiminin kaynak bazlı dağılımına bakıldığında;
- Yüzde 60’a yakın bir oranda fosil kaynakların, Yüzde 15 civarında ise yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanıldığı görülüyor.
- Doğrudan kullanılan yenilenebilir enerjinin yüzde 60’ından fazlası ısıtma amaçlı odun, atık ve biyokütle kullanımına ait.
- Jeotermal enerji tüketimi 2 Mtep, Güneş enerjili su ısıtma ise 0,6 Mtep olarak göze çarpıyor. Güneşten su ısıtmada Türkiye dünyadaki önde gelen sırasını koruyor.
- Elektriğin binaların toplam nihai enerji tüketimindeki payı ise yaklaşık yüzde 30.
Hızlı şehirleşmeyle birlikte binalarda artan ısıtma ve soğutma ihtiyacının ısı pompası gibi verimli teknolojilerle elektrifikasyonu ve bu sebeple artan elektrik ihtiyacının dağıtık yenilenebilir enerji üretimiyle karşılanması anahtar role sahip. Elektrik sektörüyle binalar arasında, daha büyük oranda rüzgar ve güneş enerjisi entegrasyonu için;
- değişken üretimi dengeleyebilecek ve sistemi optimize edecek talep tarafı yönetimi,
- batarya depolama ve
- akıllı şebekeler gibi esneklik yöntemlerinin artırılması gerekiyor.
Böylece elektrik sektörü için bir esneklik mecrası olabilecek olan binalar, ayrıca yaklaşık sıfır enerjili bina hedeflerine de ayak uydurmayı başarabilecek.
Binaların toplam enerji tüketimindeki ve sera gazı emisyonlarındaki payının azaltılmasında öncelikli konunun enerji verimliliği olduğu ise tartışılmaz. Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı’nda da mevcut binaların rehabilitasyonu, enerji kimlik belgesi sahiplik oranının artırılması, kamu binalarında enerji performansının iyileştirilmesi ve yeni binalarda enerji verimliliğinin özendirilmesi gibi birçok önemli eylem alanı bulunuyor.
Binalarda, enerji verimliliği başta olmak üzere, yenilenebilir enerji, elektrifikasyon ve enerji sistemini yönetmek için gerekli olan dijital teknolojiler daha düşük maliyetli, daha temiz ve daha güvenli bir enerji sistemine geçişi ve binaların bu sistemde önemli bir mecra olmasını sağlayabilir. Böyle bir enerji dönüşümü, doğru politikalar ve finansman araçlarıyla birlikte enerji tüketimini ve emisyonları düşürecek ve yerli ekipman üretimiyle istihdam potansiyeli yaratarak ekonomiye katkıyı artırabilir. Daha iyi bir yaşam kalitesinin yanında, binaların ihtiyacı olan temiz enerjiyi üreterek çevre, iklim ve insan sağlığına olumlu etkiler yaratması mümkün.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DünyahaliDünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
NEREDE YAYIMLANDI?
İklim Gönüllüleri, Tükenen Kaynakların Geri Gelişi, Hope Alkazar
08 Ara 2021

YAZARLAR

Dünyahali
Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
İLGİLİ OKUMALAR
Warner Bros. Discovery Pazarlama Direktörü Beste Toksoy Balcı ile Röportaj
01 Tem 2026







