Bir avangart pop yalnızlığı: Kate NV

Prodüktör, şarkıcı, söz yazarı, besteci ve tasarımcı Kate Shilonosova’nın solo projesi Kate NV ile yarattığı avangart pop evrenine bir yolculuk.
Bir avangart pop yalnızlığı: Kate NV

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Patti Smith, 2019 çıkışlı Maymun Yılı kitabına pandemi sonrası eklediği bölümü şu cümleyle açtı: "Bir son söze bu son sözü yazarken siz onu okuduğunuzda artık hükümsüz olabileceğinin pekâlâ bilincindeyim. Yine de her zaman olduğu üzere, geçerli bir amacı olsun olmasın, gerçekle kurmacayı, rüyayı, içten umutları harmanlayarak kendimi yazmaya, sonrasında eve dönüp bir zamanlar babamın olan masanın başına geçerek yazdıklarımı temize çekmeye kendimi mecbur hissediyorum.“ Geçtiğimiz hafta hüzünlü bir hoşça kal ve tekrar görüşme umuduyla tamamladığım Maymun Yılı, bana bir kez daha Patti Smith’in anın içinden samimi ve akıcı metinsel anlatım çıkartabilme sihrini gösterdi. Onun iç sesiyle uzun süre sessiz kaldığım, tek taraflı görünen bol paylaşımlı bir sohbete konuk oldum.

Tam içinden çıkardıklarını bir arada görmeyi, bugününden yaratmayı seven sanatçıları düşündüğüm sırada Kate NV ile tanıştım. 10 gün boyunca tek başına stüdyoya kapanarak yarattığı Room For The Moon kaydı için “Bu sadece benim kodlama ve arkadaş bulma yolum. Görünüşe göre bu albümü çok yalnızken benzer düşünen insanları bulmak için yapmıştım.” sözlerini kullanan Kate NV, müzik üretirken kalbine ve kulaklarına güvenen sanatçılardan. “Merak her zaman kazanır. Hayatımı iki kelimeyle tarif etmem gerekirse bu, “neden olmasın” olurdu.” diyen prodüktör, şarkıcı, söz yazarı, besteci ve tasarımcı Kate Shilonosova’nın solo projesi Kate NV ile yarattığı avangart pop evrenini daha yakından tanımakta fayda var.

Kate NV
Kate NV

Sovyet masallarıyla geçen bir çocukluk: Kendini ürettikleriyle görünür kılan, hiç denenmemişin etrafında utangaç varlığını sınayan sanatçıları tanımaya çalışırken ilk durağım hep çocuklukları olur. Keşke yönetmen Ferdinand Zecca’nın 20. yüzyılın hemen başındaki Bir Cinayetin Öyküsü filminde karakterin başının üzerinden geri dönüşüyle beyaz perdeye kattığı zamansal atlamayı ben de metinsel olarak gerçekleştirebilseydim ve sizleri 80’li yılların sonuna, Tataristan'ın başkenti Kazan’a götürebilseydim. Neyse ki Kate NV’nin o güne dair “90’lı yıllarda 70'ler ve 80'lerden filmler izleyerek büyüdüm. Annem o dönemin Sovyet masallarının büyük bir hayranıydı. Bu filmler her zaman güzel müziklerle donatılmış çılgın hayalî dünyalar hakkındaydı. Annem, gözlerime ve kulaklarıma hitap eden her şey hakkında çok dikkatli ve seçiciydi." sözleriyle büyüdüğü ortamı belirginleştirmek mümkün. Hâlihazırda yaratma güdüsünü "Her şey hayal gücüyle, kendinize bir çocuk gibi davranmakta ve objelerde saklı olan sihri görmekle ilgili.” cümlesiyle açıklayan Kate NV’nin müzikle olan ilişkisini sevdiğim her şeyin tuhaf birleşimi olarak tanımlayabilirim.

Yeniden eve dönmek: Müzikle ilgili erken anılarına 2012 yılında bir grup arkadaşıyla birlikte DJ’lik yaparak başlayan Kate NV, aynı dönemde Kraftwerk’in önderlik ettiği techno-pop’un yanı sıra Haruomi Hosono ve Ryuichi Sakamoto’nun yarattığı seslerin ışıltısıyla tanıştı. 2014 yılında Tokyo’da gerçekleşen Red Bull Müzik Akademi’ye davet alan Kate NV, burada geçirdiği iki haftada Japonya müzik kültürüyle ilişkisini derinleştirdi. “Evime gelmiş gibiydim. Annemin bana verdiği eski kitaplar, çizimler, dinlettiği müzikler ve izlediğim filmler, hepsi 80’lerin Japon müziğiyle aynı atmosfere sahipti. Önemli olan bu müzik türü sayesinde çocukluğuma hitap edebilmem. İçinde büyüdüğüm dünyanın yeniden yaratılması gibiydi." sözlerinde Kate NV’in müzikle kurduğu bağa dair pek çok iz var. Seslerin üzerinde oluşturduğu hâkimiyete izin veren Kate NV, daha en baştan kendini türlerden bağımsız hâle getirdi. Kuralları her zaman müziğin belirlediğine inandığı için tek isteği, dinleyecinin kendi ruh hâlini hayal etmesi ve kendi gerçekliğini algılaması oldu.

Kate NV

Ay Savaşçısı: Süper kahramanımızın (Kate NV’in en sevdiği ve en çok ilham aldığı çizgi filmin Sailor Moon - Ay Savaşçısı olduğunu not düşeyim) müzikal evinden bahsettikten sonra bunun fiziksel karşılığına da değinmekte fayda var. Moskova, Kate NV için otoriter baskının ve görülebilen sınırların başkenti olsa da aynı zamanda haddini aşmanın amaca bağlanabildiği bir oyun alanı. Bu sadece Kate NV adına değil, kendisini dâhil ettiği genç jenerasyon için de öyle. Yıllardır popüler kültürün etkisinde olan Moskova müzik sahnesi, nihayet gözünü ABD'den ayırdı. Bu sayede gitar ve elektronik seslerin merkezde olduğu bağımsız ve özgün bir sahne oluştu. Kate NV’nin zihnindeki sesleri dışa vurması da bu sahnenin içinde yer alan post-punk grubu Glintshake ve doğaçlama teorilerine dayalı deneysel müzik topluluğu Moscow Scratch Orchestra ile başladı.

Kate NV - Room for the Moon
Kate NV - Room for the Moon

İçinde biriken sesler: İlham aldığı müzisyenler listesinin en başında John Cage’i yerleştiren Kate NV, her zaman onun müzikte beklenmedik şeylerle nasıl başa çıkılabileceğine dair tavsiyelerine ve rastgeleliği algılayıp kabul etme yöntemlerine kulak verdi. Bu da onun içindeki sesleri biriktiği vakit Kate Shilonosova’dan Kate NV’ye dönüşümünü sağladı. İlk olarak 2016 yılında melodiye dayalı synth-pop ekseninde dolanan Binasu isimli bir albüm yayımlayan Kate NV, iki yıl sonra bu sefer yeni seslerin peşine düştüğü ve minimal atmosfer müziğinin hâkim olduğu для FOR kaydıyla çıkageldi. Bu albümünün ardından tüm favori ekipmanlarını bir araya getiren Kate NV, bir buçuk yıl boyunca doğaçlama performanslar sergiledi. Amacı bir sonraki albümünün sınırlarına ulaşmaktı. Tüm denemelerden sonra yeni albüm çalışmalarına Stockholm’deki Elektronmusikstudion’da devam etme kararı veren Kate NV, stüdyoda tek başına geçirdiği 10 günün ardından amacına ulaştı. "Bu albümü bitirirken oldukça yalnızdım. Hayatımda arkadaşlarım olmadığını hissettiğim bir andı. Neden bilmiyorum. Bu gerçekte doğru değil, arkadaşlarım var. Fakat o anda kendimi tamamen yalnız hissettim.” sözleriyle o döneme dair hislerini açıklayan Kate NV, sonuç olarak ortaya 70’ler/80'lerin Rusya ve Japonya'sındaki çocuk masallarını masumca melodilerle yeniden canlandıran 10 şarkı kaydetti. Geçtiğimiz yıl temmuz ayında Room for the Moon isimli bir albümle gün yüzüne çıkan bu şarkılar, artık sadece Kate NV’nin değil, onun yalnızlığında kendini bulan tüm dinleyecelerin de birer arkadaşı. Tıpkı Patti Smith’in yazdığı kelimelere eşlik eden sessiz kalabalıklar gibi…

Bu zamana kadar Keşif Sahnesi’ne konuk olan sanatçıların yer aldığı Spotify çalma listemize buradan ulaşabilirsiniz.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

Çizgiler bulanıklaştığında: Gerçek ve kurmaca

İçindekiler: Hikâye anlatmanın gücü, telif savaşları, bir avangart pop yalnızlığı, 2021 sergileri, popüler kültür haritası, Öykü Sözlüğü'nde (L), Bina'da Islandman.

22 Oca 2021

Çizgiler bulanıklaştığında: Gerçek ve kurmaca

YAZARLAR

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende

HİKAYE

Amerika’da bir Türk underdog: Aykut Özen ve grubu Ölüm

Ölüm’ün hikayesi, İzmir’den The Strokes’un ön grubu olarak çıktıkları Red Rocks sahnesine uzanıyor. Türkçe sözlü saykodelik rock grubu Ölüm’ün arkasındaki isim olan Aykut Özen; Los Angeles’taki hayatını, 70’lerin parlatılmamış çiğ ruhunu ve ABD müzik sahnesinde ses getiren kırılma anlarını anlatıyor.

Eda Solmaz

·

03 Ağu 2026

Amerika’da bir Türk underdog: Aykut Özen ve grubu Ölüm
DuendeDuende

HİKAYE

Bir kentin tiyatronun ta kendisine dönüşümü: Bergama, neden tiyatrosun sen?

İlki 2018’de düzenlenen Bergama Tiyatro Festivali bu sene 7-8-9 Ağustos’ta yapılacak. Peki kendi kaderine terk edilmiş bir Ege kasabası nasıl tiyatroya, kolektif emeğe, yeni ihtimallere ve yerelden yükselen umudun ta kendisine dönüştü?

Bahar Çuhadar

·

03 Ağu 2026

Bir kentin tiyatronun ta kendisine dönüşümü: Bergama, neden tiyatrosun sen?
DuendeDuende

HİKAYE

İşe Yarar Bir Hayalet: Unutturuldu sanılan hafıza nasıl geri döner?

"İşe Yarar Bir Hayalet", daha ilk dakikalarında bütün derdini anlatıyor. Bir sanat merkezinde, Tayland toplumunun kolektif belleğini temsil eden bir rölyefin yapımını izliyoruz. Keşiş, asker, işçi, köylü, öğrenci, atlet, çocuk, keçi... Bir toplumun hafızasını oluşturan figürler tek bir yüzeyde buluşuyor. "İşe Yarar Bir Hayalet"te kabul görmenin ölçüsü kim olduğunuz değil, kimin işine yaradığınız. Filmin adındaki ironi de tam burada yatıyor.

Tuba Büdüş

·

31 Tem 2026

İşe Yarar Bir Hayalet: Unutturuldu sanılan hafıza nasıl geri döner?
DuendeDuende

HİKAYE

Bir büyüme hikayesi: Spider-Man nasıl farklı hisseden herkesin kahramanı oldu?

Spider-Man’in radyoaktif örümcek ısırığından gizli kimliğine, kayıplarından kendini kabullenme mücadelesine uzanan hikayesi, farklı hisseden herkesin kendisinden bir şeyler bulabileceği bir büyüme anlatısı aynı zamanda. "Brand New Day" ise Peter Parker’ın yetişkinlikte de değişmeye, bedel ödemeye ve şu soruyla yüzleşmeye devam ettiğini gösteriyor: İnsanlar gerçek benliğiyle tanışsalar onu yine de severler miydi?

Emre Eminoğlu

·

31 Tem 2026

Bir büyüme hikayesi: Spider-Man nasıl farklı hisseden herkesin kahramanı oldu?
DuendeDuende

HİKAYE

İnsan ruhunun karanlık sularında: John Boyne'un 'Elementler' serisi üzerine

'Çizgili Pijamalı Çocuk'un yazarı John Boyne, dört kitaplık "Elementler" serisinde insan ruhunun karanlık ve fırtınalı topografyasını çıkarıyor. Boyne, her biri bir solukta okunabilecek serisinde, dijital çağın üzerimize yağdırdığı sosyal virüslerin cirit attığı ortamda travmalara ve insanlığın kurtuluş reçetelerine değiniyor. Her romanda "suç"u farklı bir yönüyle ele alıyor, birbiriyle iç içe geçmiş metinleri birbirinden özgür kılarken bir yandan da her birini ötekine sımsıkı bağlıyor.

Soner Can

·

31 Tem 2026

İnsan ruhunun karanlık sularında: John Boyne'un 'Elementler' serisi üzerine