Birleşme ve satın almalar 2024'te nasıldı, 2025'te nasıl olabilir?

Türkiye birleşme ve satın alma (M&A) piyasası 2024 yılında hem işlem adedi hem de işlem hacmi bakımından büyümeye devam etti. Peki 2024 yılı M&A piyasasında görünüm nasıldı ve 2025’te piyasayı neler şekillendirecek?
Birleşme ve satın almalar 2024'te nasıldı, 2025'te nasıl olabilir?

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

Türkiye birleşme ve satın alma (M&A) piyasası 2024 yılında hem işlem adedi hem de işlem hacmi bakımından büyümeye devam etti. Söz konusu dönemde yatırımlar e-ticaret, teknoloji ve mobil hizmetler gibi alanlara yoğunlaşırken, imalat, enerji ve madencilik gibi sektörler de geride kalmadı. 

Eldeki son verilere göre 2024’te yabancı yatırımcı ilgisi, yavaşlayan ekonomik koşullar nedeniyle bir önceki yıla kıyasla sınırlı bir düşüş kaydetse de yerli yatırımcının güçlü talebi bu durumu fazlasıyla telafi etmeyi başardı. 

Peki 2024 yılı M&A piyasasında genel görünüm nasıldı ve 2025’te piyasayı neler şekillendirecek?

“İşlem adedi %5, işlem hacmi %6 büyüdü”

Deloitte Türkiye tarafından hazırlanan 2024 yılı Birleşme ve Satın Alma İşlemleri Raporu’na göre geride bıraktığımız yılda Türkiye’de birleşme ve satın alma işlem adedi %5 artışla 423’e yükselirken işlem hacmi %6 artışla 8,5 milyar USD’ye ulaştı. Söz konusu dönemde ortalama işlem hacmi 20 milyon USD düzeyinde sabit kalırken, toplam işlem hacmi/GSYH oranı ise 0,1 puan azalarak %0,6’ya indi. 

2024 yılında yatırımcı ilgisi, yine çoğunlukla dijital alanlarda faaliyet gösteren şirketlerdeydi. Raporda yer alan bulgulara göre geçtiğimiz yılda en çok işlem 79 birleşme ve satın alma ile internet ve mobil hizmetler sektöründe yapıldı. Bu sektörü 59 işlemle teknoloji, 51 işlemle imalat, 38 işlemle finansal hizmetler ve 28 işlemle enerji sektörleri takip etti.

İşlem hacmi tarafında ise en yüksek payı 1 milyar 388 milyar USD ile e-ticaret sektörü aldı. E-ticaret sektörünü 750 milyon USD ile internet ve mobil hizmetler, 638 milyon USD ile imalat, 460 milyon USD ile enerji ve 438 milyon USD ile madencilik sektörleri izledi. İşlem adedi başına ortalama hacmi en yüksek olan sektörler ise 115,7 milyon USD ile e-ticaret, 17,6 milyon USD ile lojistik ve 13,8 milyon USD ile lokanta ve oteller sektörleri olarak öne çıktı. 

Orta ölçekli satın alımlar öne çıktı

2024 yılında Türkiye piyasasındaki en büyük birleşme ve satın alma işlemi, Kazakistan merkezli Kaspi.kz’nin Hepsiburada’nın %65,4’lük hissesini 1 milyar 127 milyon USD karşılığında satın alması oldu. Bu işlem, toplam işlem hacminin yaklaşık %6’sını tek başına karşıladı. Hepsiburada işlemini Insider’ın 500 milyon USD’lik başarılı yatırım turu ve ABD merkezli ACG Metals’ın Polimetal Madencilik’i 290 milyon USD karşılığında satın alması takip etti. 

2024’te çoğunlukla büyük satın alma işlemlerinin yaşandığı bir dönemden ziyade daha çok orta ölçekli şirketlerin satın alındığı bir yıl olarak kayıtlara geçti. Raporda yer alan bulgulara göre 2024’te en büyük 10 işlemin toplam işlem hacmindeki payı 2023’e göre 8, 2022’ye göreyse 22 puan azalışla %36’ya geriledi. 

2024’te Türkiye’de gerçekleşen en büyük 10 birleşme ve satın alma işleminin 8’inin yabancı yatırımcılar tarafından gerçekleştirilmiş olması ise dikkat çekti. 

Yerli yatırımcı işlem hacmini %43 büyüttü

2024’te yabancı yatırımcıların Türk şirketlerine yaptıkları yatırımlar bir miktar gerilemiş olsa da bunu yerli yatırımcının yoğun ilgisi telafi etti. Geride bıraktığımız yılda yabancı yatırımcıların yaptığı birleşme ve satın alma işlemlerinin hacmi yaklaşık %13 gerileyerek 4,5 milyar USD’ye gerilese de toplam işlem hacminin %53’ü yine yabancı yatırımcılar tarafından sağlandı. 

Aynı dönemde yerli yatırımcıların işlem hacmi ise %43 ile belirgin bir biçimde büyüyerek 4,0 milyar USD’ye ulaştı. Bu dönemde Türk yatırımcılar toplam işlemlerin %81’ini yaparken, işlem hacmi içerisindeki paylarını ise 12 puan artırarak %47’ye çıkarmayı başardı. Söz konusu dönemde yerli yatırımcıların yaptığı işlemler arasından Palmet Enerji’nin Zorlu Enerji Dağıtım’ı 200 milyon USD karşılığında satın alması ve Doğan Holding’in Gümüştaş Madencilik’e yaptığı 123 milyon USD’lik yatırım en çok öne çıkan işlemler oldu.

İşlem başına ortalama hacim noktasında ise yabancı yatırımcılar bulundukları noktayı hafifçe artırarak 55 milyon USD’ye yükseltirken, yerli yatırımcılarda bu seviye %30’a yakın artışla 11,7 milyon USD’yi buldu. 

“Türkiye defterini kapatmış yatırımcıların hareketlendiğini görüyoruz”

Türkiye’de birleşme ve satın alma piyasasının performansıyla ilgili Aposto’ya konuşan Yatırım Bankacısı Kerim Kotan, “Dünyadaki yüksek faiz oranları ve jeopolitik belirsizlikler 2024’de birleşme ve satın alımları yavaşlattı. Ancak 2025’te düşen faizler ve azalan jeopolitik risklerle beraber M&A için global anlamda çok iyi bir sene olabilir. ABD-Çin/Rusya ve Avrupa-Çin/Rusya arasında nerdeyse sıfırlanan doğrudan yabancı yatırım ve M&A rakamları gelişmekte olan pazarlara pozitif yansıyacaktır. Türkiye’nin alacağı pay da artar” yorumunu yaptı.

“Dünya’da farklı frekansta Türkiye’yi konuştuğumuz 300’ün üzerinde devlet varlık fonu, özel sermaye fonu, girişim sermayesi fonu, varlık yönetim şirketi var. Bunlara tabii potansiyeli anlatmaya devam ediyoruz. Genel olarak M&A, ülkelerin siyasi ve ekonomik istikrarına duyulan güvenle çok yakın ilişkilidir. Volatilitesi yüksek kur hareketleri, siyasi belirsizlik, artan jeopolitik riskler M&A işlemlerine genel olarak olumlu yansımaz. Son birkaç senede bu taraftaki olumsuzluklara rağmen Türkiye’nin hub olarak jeostratejik lokasyonu, yerel pazarın büyüklüğü, büyüme rakamları ve genç nüfusu yatırımcıları çekmeye devam ediyor. Türkiye halen yatırımcılar için halen cazipliğini koruyor ve hedef yatırım ülkesi olmaya devam ediyor.”

Türkiye’de M&A işlemleri için Avrupa, Amerika ve Uzak Doğu merkezli pek çok şirketle görüşmeler yürüttüklerini ve yabancı ilgisinin artmakta olduğunu söyleyen Kotan, “Bölgeye açılmak veya olan üretim kapasitelerini kaydırarak Türkiye’yi yatırım üssü yapmak isteyen birçok uluslararası firmayla görüşme halindeyiz. Bu firmalar Türkiye’nin yakınındaki tüm pazarlara Türkiye’den hizmet vermenin hesabını yapıyorlar. Bizim Türkiye olarak ithalat bağımlılığını azaltacak, yerli üretimi ve ihracatı artıracak, teknoloji transferi sağlayacak sektörlere yabancı yatırımcı çekmemiz çok önemli. Yabancı yatırımcılar için de öngörülebilir bir politik, ekonomik ve hukuki altyapının bulunduğu ortamda iş yapmak önemli” ifadelerini kullandı.

“Ekonomik reform politikaları, makroekonomik stabilite ve düşen enflasyon, seçim ortamı ve beklentisinin bitmesi, Türkiye’nin FATF’nin gri listesinden çıkması ve kredi notunun iyileşmesiyle beraber kaçınılmaz biçimde yabancı yatırımcı ilgisi de arttı. Son 5 senedir her sene konuştuğumuz ama Türkiye defterini kapamış bazı stratejik ve finansal yatırımcıların hareketlendiğini görüyoruz.”

“Normal koşullarda 2025 bir rekor yılı olabilirdi”

Konuyla ilgili Aposto’ya konuşan Pragma Yönetici Direktörü Saltuk Buğra Akbulut 2024 yılında M&A işlemlerindeki artışın sebebinin mevcut ekonomi programının etkisiyle Türkiye’ye yönelik global risk algısının iyileşmesi olduğunu söyleyerek, “Türk finansal yatırımcılarının ve grupların satın alma ve birleşmelere yönelik artan iştahı, yurtiçi işlemlerin büyümesine katkı sağladı” ifadelerini kullandı. 

Normal koşullarda ekonomik istikrar ve yerli yatırımcı ilgisi nedeniyle 2025 yılının bir rekor yılı olabileceğine ancak olumlu yanlara karşın büyük risklerin de öne çıktığına dikkat çeken Akbulut, “Öncelikle, mevcut ekonomi politikalarının bir sonucu olarak Türkiye’deki personel maliyetleri döviz bazında hızla yükseldi ve artık Güney Avrupa seviyelerine yaklaştı. Bu durum, şirket kârlılıklarını baskılayarak hem alıcıların iştahını azaltıyor hem de satıcıların değerleme beklentileriyle alıcıların teklifleri arasındaki farkı açıyor. Buna ek olarak, ABD’deki yönetim değişikliği ve bunun yaratacağı global belirsizlik, özellikle uluslararası yatırımcıların karar alma süreçlerini yavaşlatabilir” dedi. 

Akbulut, yabancı yatırımcıların Türk şirketlerine olan ilgisinin artıp artmadığına dair soruya ise şu şekilde yanıt verdi:

“Kesinlikle (arttı). Türkiye’de, sundukları ürün ve hizmetlerle global ölçekte değer yaratabilecek çok sayıda başarılı üretim, hizmet ve teknoloji şirketi var. Üstelik Türkiye, büyük ve dinamik bir iç pazara sahip. Bu unsurlar, yabancı yatırımcılar için Türkiye’yi cazip bir hedef haline getiriyor” 

“Yabancı yatırımcı iştahının yüksek olacağını tahmin ediyorum”

Konuyla ilgili Aposto’ya görüşlerini aktaran Neo Portföy Genel Müdür Yardımcısı Mert Bahçecik ise işlem sayısındaki artışta Türk yatırımcıların etkili olduğuna dikkat çekerek, “(Türk yatırımcılar) özellikle erken aşama teknoloji yatırım fırsatlarını değerlendirmeye devam ediyorlar. Büyük satın alımlarda ise Türkiye piyasasında her yıl teknoloji dikeylerinde ölçekli işlemler gerçekleşiyor. Bu kapsamda, Hepsiburada’nın satışı ile Insider’ın başarılı yatırım turu, toplam işlem hacmine geçtiğimiz yıl önemli katkıda bulundu” ifadelerini kullandı.

Türk şirketlerine karşı yabancı yatırımcı ilgisinin de arttığını düşündüğünü söyleyen Bahçecik, buna dair örnekler sıralayarak “Geçtiğimiz yıl, özel sermaye fonları çıkışlarını yabancı yatırımcılar ile gerçekleştirdiler. Actera Tam Faktoring’i MNT-Halan’a, Mediterra GlassHouse’u Etisalat’a ve Arkel’i Innovalift’e satarak çıkış yaptı” dedi ve 2025 yılında da ilginin devam edebileceğini söyleyerek, “Fintek ve oyun başta olmak üzere teknoloji dikeylerinde yabancı yatırımcının iştahının yüksek olacağını tahmin ediyorum. İmalat, lojistik gibi sektörlerde ise stratejik yatırımcıların ilgisi devam edecektir” diye ekledi. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

YAZARLAR

Emircan Yaman

Piyasalar ve Finans Editörü

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

Haftalık takvim: Enflasyon ve ABD Kongre seçimleri haftası

Bu hafta yurt içinde Ekim ayı enflasyonu, imalat sanayisi PMI verileri ve öncü dış ticaret istatistikleri öne çıkarken, yurt dışında ABD'de Ekim ayı istihdam verileri, İngiltere Merkez Bankası'nın (BoE) faiz kararı ve Avro Bölgesi öncü enflasyonu ön planda.

01 Kas 2026

Haftalık takvim: Enflasyon ve ABD Kongre seçimleri haftası
EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

Kripto tarihinin en büyük saldırısı: 6,3 milyar dolarlık varlık nasıl ele geçirildi?

Dünyanın en büyük kripto para borsası Binance'e yönelik tarihin en büyük saldırılarından birinde 6,3 milyar dolarlık varlık etkilendi. Saldırganlar farklı blokzincir ağlarında varlıkları transfer edip ETH ve Bitcoin'e dönüştürmeye yönelirken, Tether, Circle ve diğer kripto kuruluşlarının müdahaleleriyle yaklaşık 2,7 milyar dolarlık varlık donduruldu. Saldırı, dijital finans sisteminin güvenliğini ve kripto piyasasında merkezî müdahale gücünü yeniden tartışmaya açtı.

Pelin Cengiz

·

30 Eki 2026

Kripto tarihinin en büyük saldırısı: 6,3 milyar dolarlık varlık nasıl ele geçirildi?
EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

Küresel piyasaların gözü ABD'de: Fed, seçimler ve jeopolitik riskler

ABD Merkez Bankası (Fed), güçlü ekonomik büyüme ve yüksek enflasyon karşısında politika faizini sabit tutarken, Aralık ayında yeni faiz artırımlarına gitme ihtimali güçleniyor.

Erhan Aslanoğlu

·

29 Eki 2026

Küresel piyasaların gözü ABD'de: Fed, seçimler ve jeopolitik riskler
EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

COP31 yaklaşırken: İklim değişikliği ve iktisat

Türkiye'nin ev sahipliğinde Antalya'da düzenlenecek COP31 yaklaşırken, iklim değişikliğinin ekonomik büyüme, üretim, enflasyon ve finansal istikrar üzerindeki etkileri yeniden gündemde. Aşırı hava olaylarının yol açtığı ekonomik kayıplar, merkez bankalarını ve finansal kuruluşları iklim risklerini daha kapsamlı biçimde değerlendirmeye yöneltiyor. Ancak bu süreçte ekonomi yönetimlerinin hem iklim risklerini küçümsemekten hem de geçici şoklara aşırı tepki vermekten kaçınması gerekiyor.

COP31 yaklaşırken: İklim değişikliği ve iktisat
EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

Fon krizinin ardından: ÖST piyasasında neler oluyor?

Türkiye’de özel sektör tahvilleri, finansman bonoları ve kira sertifikalarında yaşanan ödeme sorunları fon krizinin ardından farklı bir boyuta taşındı. Yılbaşından 27 Ekim’e kadar 14 şirketin TL cinsi borçlanma araçlarında 60 ödeme aksaklığı yaşanırken, vadesinde ödenemeyen anapara toplamı 12 milyar 697 milyon liraya ulaştı.

Emircan Yaman

·

29 Eki 2026

Fon krizinin ardından: ÖST piyasasında neler oluyor?