Bu Şehirde Bir Yalnızlık Var

"İlişkiye hazırlık – temas – yakın ilişki – iç içe geçme – izolasyon"
Bu Şehirde Bir Yalnızlık Var

N Kolay - 11 Nisan
N Kolay ile birlikte

N Kolay, İstanbul Film Festivali’nin yanında

İstanbul’da Nisan ayı bir başka… İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlenen İstanbul Film Festivali, şehri 1984’ten bu yana her Nisan ayında anlatmaya değer hikâyelerle, seyretmeye değer görüntülerle zenginleştiriyor. Bu yıl…

Daha fazlasını öğren →

Aposto İstanbul

Aposto İstanbul

İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.

İlişki kurma ritmini beş aşamadan oluşan bir döngü şeklinde anlatıyor Uzman Klinik Psikolog Gökhan Çınar: İlişkiye hazırlık – temas – yakın ilişki – iç içe geçme – izolasyon. Ve ekliyor: “Ritmin bozulması sosyal yalnızlığa da duygusal yalnızlığa da neden olabilir.”

İlişki kurma ritmi üzerine düşünürken keyfimi kaçıracak bir farkındalık yaşıyorum. Canım sıkılıyor, çoktan soğumuş çayımı masaya bırakıyorum. “Bizim İstanbul ile ilişki kurma ritmimiz epey bozulmuş.” diye hayıflanıyorum soğuk çayıma. “Demek benim yalnızlık buradan geliyor…” Anlaşıldı. Bugün yalnızlık konusunu konuşmadan kalkmayacağız bu masadan sevgili soğuk çayım.

Yalnızlık epey ilginç bir konu. “Sevmek, insanı yalnızlaştırıyor.” diyen Virginia Woolf’a mı hak vermek gerekir yoksa Charles Bukowski’nin dediği gibi “Çok şey istemiyordum hayattan, sadece yalnız bırakılmak…” diyerek kendi isteğimizle mi bu yalnızlık hissini seçiyoruz, emin değilim. Ancak gönüllü olarak seçtiğimiz ve çoğu zaman yapıcı ve yaratıcı sonuçlar doğuran tek başınalıktan farklı bir yalnızlık meselesi var konuşulması gereken.

Durum ne kadar ciddi? Brigham Young Üniversitesi’nden psikoloji profesörü Julianne Holt-Lunstad’ın “Yalnızlık, insan ömrüne günde 15 sigara içmek kadar zarar verebilir.” diyen araştırması kulağınıza hiç de abartılı gelmesin. 2018’de Birleşik Krallık’da bir Yalnızlık Bakanlığı kurulması, “Let’s Talk About Loneliness” (Haydi Yalnızlıktan Konuşalım) adlı bir kampanya başlatılması bu konunun önemini bir kez daha vurguluyor. Ayrıca, iki haneden birinde tek bir kişinin yaşadığı Berlin’de 2019’da yalnızlıktan sorumlu bakanlık kurulması teklif edilmiş, şehir “Avrupa’nın yalnızlık başkenti” olarak anılmaya başlamıştı. Geçen haftalarda ise Japonya’da bir bakanın, yalnız yaşayan kişilerin sorunlarından sorumlu tutulması kararı alındı. Bölgesel Kalkınma Bakanı Tetsushi Sakamoto, bundan böyle sosyal yalnızlığı önlemek ve insanlar arasındaki bağları korumak için de çalışacak.

Masanın başında, soğuk çayıma bakarak kaç dakikadır anlatıyorum tüm bunları bilmiyorum ancak yüksek sesle konuşmak ve içimdekileri dışarı yansıtmak rahatlatıyor beni. “Ne yapardım sen olmasan canım soğuk çayım?” 

Yalnızlık mıknatısı: Ben, soğuk çayım beni dinlediği için pek mutlu olsam da her ülkenin insanı benim kadar şanslı hissetmiyor kendini anlaşılan. Öyle ki "Yardımına başvurabileceğiniz ya da dertleşebileceğiniz bir tanıdığınız var mı?" sorusuna "hayır" yanıtını verenlerin sayısı epey fazla. 

Rotterdam’daki evinde yalnız yaşayan bir kadının 10 yıl önce öldüğünden kimsenin haberinin olmadığı Hollanda, artan intihar vakalarının önüne geçmek için yalnız yaşayan kişilerin sorunlarından sorumlu bir bakan atanan Japonya, yalnızlıktan kaynaklanan sorunlarla mücadele için doğrudan bir birim kuran Birleşik Krallık, içinde yaşayanlarının bağımsız, güçlü ancak mutsuz ve yalnız insanlar olarak tanımlandığı İsviçre… Yalnızlık mıknatısıyla bir olmuş dağılan parçalar gibi değil mi hepsi? Belki de bu sebeple filozof ve şair Henry Thoreau şehirleri “milyonlarca insanın hep birlikte yalnız olduğu yerler” olarak tanımlamış yıllar önce.

Yalnızlık mıknatısında birleşenlere dalan gözlerimi masaya getiriyorum yeniden. Derin bir iç çekip kalan soğuk çayımı bir seferde bitiriyorum. Sanki beni dinlediği için teşekkür ediyorum ona ve daireyi tamamlayıp yeniden başa dönüyorum. İstanbul ile olan ilişki kurma ritmimizin nerede bozulduğunu anlamaya çalışıyorum. 

İlişkiye hazırlık – temas – yakın ilişki – iç içe geçme – izolasyon.

İlişkiye hazırlık – temas – yakın ilişki – iç içe geçme – izolasyon.

İlişkiye hazırlık – temas – yakın ilişki – iç içe geçme – izolasyon.

Belki de benim sana olan hayranlığım bir yana, yakın bir ilişki kuramıyoruzdur seninle İstanbul. İç içe geçmektense sen dikenlerini saplıyorsundur bana ve ben yaralarımı sarmaya çalışırken kendimi senin içinde ama senden uzakta izole etmeye çalışıyorumdur. 

İşin içinden çıkamayacağımı anlayınca – her zaman olduğu gibi – İstanbul’a suç atmak oluyor ilk çarem. “İstanbul’da yalnız yaşamak maddi anlamda kolay değil. İstanbul’da yalnız yaşamak psikolojik anlamda kolay değil. İstanbul’da yalnız yaşayan bir kadın olmak kolay değil. İstanbul’da yalnız olmak hiç kolay değil, dikenleri çok acıtıyor.”

İçimde garip bir his.

Gökhan Çınar haklıymış. Bu ilişki kurma ritmi denilen şeyin bozulması bir tuhaf yapıyor insanı. 

Öyle değil mi?

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Aposto İstanbul

Aposto İstanbul

İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto İstanbulAposto İstanbul
∙

BÜLTEN SAYISI

Yalnızlık ve gürültü

"Burası çok gürültülü. Daha sakin bir yere geçelim mi?" İstanbul gündemi: Gürültü kirliliği, şehirde yalnızlık, 15 dakikalık şehirler.

11 Nis 2021

N Kolay ile birlikte
İllüstrasyon: Gülşah Pelin Arı

YAZARLAR

Aposto İstanbul

İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

‘İstanbul’un Gözü’ Ara Güler'den geriye kalan kent manzaraları

Ara Güler’in objektifinden kalan İstanbul’u bütünüyle geri getirmek mümkün değil. Sokaklar değişti, bazı yapılar ortadan kalktı, kıyılar başka işlevler kazandı. Ara Güler’in ölümünün 8. yılında fotoğraflarına yeniden bakmak, yalnızca eski günleri anmak için değil, yaşadığımız kenti sorgulamak için de bir fırsat.

Vartan Estukyan

·

16 Eki 2026

‘İstanbul’un Gözü’ Ara Güler'den geriye kalan kent manzaraları
Bizi bu şehir sinirlendiriyor olabilir mi?

Bir zamanlar iyi geldiği için adı "terapi" konan bölgelere sahip bu şehir, bugünlerde çoğumuzun psikolojisinin bozulmasının sebeplerinden biri hâline gelmiş gibi. Belki de sorun İstanbul’un yalnızca çok kalabalık olması değildir. Belki sorun, İstanbul’un bize kendimiz için giderek daha az yer bırakması. Belki mesele yalnızca trafik değil, gürültü değil, nüfus değil, beton değil. Bütün bunların arasında kendimize ait küçücük bir alan bulamamak.

Vartan Estukyan

·

04 Eki 2026

Bizi bu şehir sinirlendiriyor olabilir mi?
Eski Şark Eserleri Müzesi yeniden açıldı: İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nin gözden kaçan hikayeleri

Dört yıllık tadilatın ardından yeniden açılan Eski Şark Eserleri Müzesi, İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin geniş koleksiyonundaki hikayelerin peşine düşmek için İstanbullulara bahane oldu. Dört bin yıllık bir aşk şiirinden Assur’un süslü cinlerine, Midillili bir köpeğin mezartaşından müze bahçesindeki altı Bizans, üstü Osmanlı çeşmesine, bu kez hemen akla gelen başyapıtlarla değil, ilk bakışta gözden kaçabilecek ilginç hikayeler eşliğinde geziyoruz müzeyi.

Deniz Kaynak

·

09 Ağu 2026

Eski Şark Eserleri Müzesi yeniden açıldı: İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nin gözden kaçan hikayeleri
İstanbul’da neden bir Doğu Roma müzesi yok?

İstanbul’da gezerken bazen bir sarnıcın önünden geçeriz, bazen bir sur parçasının yanından. Bazen eski bir kilisenin, bazen bir saray kalıntısının, bazen de adını bilmediğimiz bir sütunun önünde dururuz. Çoğu zaman fark etmeyiz; fark ettiğimizde de bu kalıntıları ayrı ayrı görürüz. Ayasofya bir yerde durur, Kariye başka bir yerde. Oysa bütün bunlar aynı büyük hikayenin parçalarıdır: İstanbul’un bin yılı aşan Roma / Doğu Roma başkentliği.

Şerif Yenen

·

04 Ağu 2026

İstanbul’da neden bir Doğu Roma müzesi yok?
Kent hakkı ve bellek: Kadıköy değişiyor, peki kimin için?

Kadıköy değişiyor ama bu sadece yapısal bir dönüşüm değil. Bu, bir mahallenin değişen yaşam kültürünün, aşınan kent belleğinin ve yaşadığı çevre üzerinde söz sahibi olmak isteyen sakinlerinin hikayesi aynı zamanda. Caferağa Mahallesi Muhtarı Hanife Dağıstanlı, son 15 yılda semtin geçirdiği dönüşümü kent belleği, kamusal alan ve aidiyet üzerinden değerlendiriyor.

Zeynep Sipahi

·

22 Tem 2026

Kent hakkı ve bellek: Kadıköy değişiyor, peki kimin için?