Büyük kur şokları ve fiyat yapışkanlığı

TL/dolar kuru, son üç senede nasıl bir seyir izledi? Kur şokları günlük hayatımızı nasıl etkiliyor? Fiyat yapışkanlığı nedir?
Büyük kur şokları ve fiyat yapışkanlığı

14 Ocak - Mükellef - Pareto
Mükellef ile birlikte

Vergi muafiyetlerinden Mükellef Lite ile yararlanın Bu ay Mükellef’in gündeminde Sosyal Medya İçerik Üreticileri ve Mobil Uygulama Geliştirenler için Vergi İstisnası var. Nedir? 1 Ocak 2022 itibarıyla yürürlüğe giren Sosyal Medya İçerik Üreticileri ve Mobil Uygulama Geliştirenler için Vergi İstisnası, Youtube, Tiktok, Twitch vb. sosyal ağlarda içerik üreten ve bunlardan gelir elde eden içerik üreticilerini; mobil uygulama geliştirip, uygulama marketlerinden gelir elde edenleri ilgilendiriyor. İstisna, bu kişilerin faaliyetlerinden elde ettikleri, yıllara göre değişen belli oranlardaki kazançları kapsarken kişilere, bankalarda özel bir hesap açma ve bu faaliyetlerine ilişkin tüm gelirlerini hesapta tutmayı zorunlu kılıyor. Bankalar, eğer gelirleri kanunda belirtilen miktarı aşarsa, %15 oranında gelir vergisi kesintisi yaparak beyan edip ödemekle yükümlü oluyor. Ne yapmalı? Vergi istisnasından yararlanabilmek için öncelikle “İstisna Belgesi” alınmalı ve belgeyi alırken vergi mükellefiyet durumuna dikkat edilmeli. Vergi muafiyeti için Mükellef Lite: Eğer siz de bu gibi faaliyetlerden gelir elde ediyorsanız elde ettiğiniz kazançlar için vergi muafiyetinden Mükellef Lite ile faydalanabilirsiniz. Mükellef , şirket kurmadan; esnaf vergi muafiyet belgesi alınması, gelir – gider raporlaması yapabilmeniz için ön muhasebe programı ve banka hareketleri takibi gibi tüm süreçlerde her zaman yanınızda olmaya hazır. Detaylı bilgi için burayı ziyaret edebilir, Mükellef Lite ile vergi muafiyetinden yararlanarak işinizi büyütmek için bu bağlantı üzerinden hemen başvuru yapabilirsiniz.

Daha fazlasını öğren →

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

Enes Özkan

Türkiye, üç yıl gibi çok kısa sürede iki büyük kur şoku yaşadı. Yani Türk lirasının (TL) değeri, 2018’den bugüne iki kez öngörülemez ve durdurulamaz şekilde düştü. Bu süreçlere yukarıdan bakabilmek için bazı isimler vereceğim. Berat Albayrak’ın bakan olduğu döneme “birinci kur şoku dönemi”, Naci Ağbal’ın Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) başkanı olduğu döneme “ara dönem”, Şahap Kavcıoğlu’nun TCMB başkanı olduğu - hâlâ içinde olduğumuz- döneme “ikinci kur şoku dönemi” diyeceğim.

Birinci kur şoku dönemi

Türk lirasındaki kur şoku fenomeni, Berat Albayrak’ın bakan olduğu Temmuz 2018’de başladı. Albayrak, bakan olduğunda 4,70 olan TL/dolar kuru, bakanlığı bıraktığı Kasım 2020’de 8,23’e kadar yükselmişti. Bu süreç, oldukça karmaşık para politikası araçlarının kullanıldığı ve Merkez Bankası bağımsızlığına büyük bir darbenin vurulduğu bir süreçti. Yine bu dönemde, TCMB’nin ihtiyaç akçesi ve rezervleri neredeyse sıfıra indi.

Ara dönem

Berat Albayrak’ın istifasından hemen önce 7 Kasım 2020’de Naci Ağbal, TCMB başkanlığına getirildi. Bu döneme 8,23’le seyrine başlayan kur, Naci Ağbal’ın görevden alındığı Mart 2021’e kadar 7,20’ye geriledi. Birinci kur şoku döneminde TCMB’nin rezervlerinin büyük bir kısmı eritilmesine rağmen TL, çok büyük değer kaybetmişti. Naci Ağbal döneminde ise yine hiçbir yapısal ve kurumsal değişiklik olmamasına rağmen TCMB’nin görece bağımsız bırakılmasıyla TL değer kazandı.

İkinci kur şoku dönemi

Mart 2021’de Naci Ağbal’ın yerine Şahap Kavcıoğlu’nun getirilmesiyle ikinci kur şoku dönemi başladı. Bu sürecin mimarının da Berat Albayrak olduğu söyleniyor; ancak tabii ki elimizde buna ilişkin somut kanıt bulunmuyor. Fakat mantalite aynı: “Rekabetçi kur, yüksek ihracat”. 19 Mart 2021’de Kavcıoğlu göreve geldiğinde 7,20 olan TL/dolar kuru, aynı gün büyük bir sıçramayla 8,20 seviyelerine gelmişti.

Bu büyük sıçrayış, piyasaların TCMB’nin bağımsızlığı konusundaki endişelerinin bir dışa vurumuydu. 20 Aralık 2021'de 18,20 ile tarihi olarak en yüksek seviyesini gören TL/dolar kuru, yazının yazıldığı sırada 13,50 civarlarında seyrediyor. Kurdaki bu düşüşün kaynağı da yine Berat Albayrak dönemindeki gibi karmaşık para politikaları ve "Kur Korumalı TL Mevduat Hesabı" gibi yeni finansal ürünler olarak karşımıza çıkıyor.

Sürecin fotoğrafını çekmeye çalıştığım şu birkaç paragraftan anlaşılacağı üzere; TL’nin değer kazanması için karmaşık devlet müdahaleleri değil öngörülebilir, anlaşılır, güven veren para ve maliye politikaları gerekiyor.

Peki, kur şokları bizi nasıl etkiledi?

Hepimizin öncelikle anlaması gereken şu: Fiyatlar, asla yükseldiği kadar hızlı bir şekilde düşmez. Bu durum, üreticilerin ve satıcıların aç gözlü birer canavar olmasından kaynaklanmaz. Aslında teknik sebepleri vardır:

Örneğin; bir bardak satıcısı olduğunuzu düşünün. Deponuzda 100 bardak var. Siz bunları tanesi 1 TL’den almışsınız ve %20 kârla 1,20 TL’ye satıyorsunuz. Yaşanan kur şoku nedeniyle enerji maliyetleri arttı ve size bardak sağlayan üreticiniz, maliyet artışından dolayı artık bardakların tanesini 1,50 TL’ye temin edeceğini söyledi. Bu durumda siz bardakların yeni fiyatını 1 TL’ye göre değil 1.50 TL’ye göre belirlersiniz. Çünkü 1,20’den sattığınız her bardak için deponuza yeni bir bardak bile koyamayacak hale gelirsiniz. Bu aşamada, geçmiş maliyetiniz değil gelecek maliyetiniz önem kazanır. Tam tersi durumda, kur şoku geçmiş ve dolar adil değerine gelmiş olsun. Bu durumda da 1,50 TL’ye temin ettiğiniz bardakları yine hızlıca 1,20 TL’ye düşüremezsiniz. Çünkü bunu yaparsanız sermayenizin önemli bir kısmını kaybedecek duruma düşersiniz.

Bu süreç, tüm satıcılar ve neredeyse tüm üreticiler için geçerlidir. Bu etkiye “fiyat yapışkanlığı” denir. Fiyatların talebe ve arza göre belirlendiği bir piyasada koşulların değişmesi aynı oranda, güçte ve dönemde son fiyatlara yukarıda bahsettiğim örnek dolayısıyla etki edemez. Burada asimetrik bir süreç yürür. Yaşanan kur şoklarının neden olduğu fiyat artışlarının/enflasyonun azaltılması bu örnekten de anlaşılacağı gibi polisiye tedbirlerle değil; kurun piyasa dengeye gelene kadar uzun süre belirli bir seviyelerde kalması (Farklı nedenlerden kaynaklanan enflasyonu dışarıda bırakıyorum) ve kurun artmayacağına dair insanlarda bir güven oluşması sayesinde olur.


Enes Özkan, İstanbul Üniversitesi İktisat Bölümü'nde araştırma görevlisi olarak çalışıyor. Aynı zamanda Daktilo1984'ün kurucu ortağı ve genel yayın yönetmeni.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

NEREDE YAYIMLANDI?

ParetoPareto
∙

BÜLTEN SAYISI

💸 Kur şokları ve fiyat yapışkanlığı

Doların yükselişi günlük hayatımızı nasıl etkiliyor? Fiyat yapışkanlığı nedir? Türkiye'nin asgari ücretliler toplumu haline gelmesi nasıl önlenir?

14 Oca 2022

Mükellef ile birlikte
Fotoğraf: Ozan Köse / Getty Images

YAZARLAR

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR

ParetoPareto
∙

HİKAYE

Otomobil sektörünün yeni ikilemi: Yakıt krizi elektriklinin kaderini değiştirir mi?

Ortadoğu'daki savaşın tetiklediği akaryakıt krizi, elektrikli otomobillere yönelik talebi yeniden artırırken sektördeki dengeleri de değiştiriyor. Son bir yılda elektrifikasyon yatırımlarını küçülten otomobil devleri, yükselen talep ve Çin’deki üreticilerin güçlenen rekabeti karşısında gelecek stratejilerini yeniden değerlendirmek zorunda kalıyor.

Doğa Yurduneri

·

14 Eki 2026

Otomobil sektörünün yeni ikilemi: Yakıt krizi elektriklinin kaderini değiştirir mi?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Dijital ödemede güven eşiği: Her 10 işletmeden 7’si yeni çözümlere açık

Dijital ödeme çözümleri, her geçen gün daha da yaygınlaşırken işletmelerin bu çözümlere yaklaşımında güven, kullanım kolaylığı ve sağlanan somut fayda belirleyici hâle geliyor. Yakın tarihte Garanti BBVA’nın kuruluşu Tami’nin ve Ipsos Türkiye’nin işbirliğinde gerçekleşen çalışma da işletmelerin dijital ödeme çözümlerine açık olduğunu, fakat dönüşümün esas anahtarının güven olduğunu ortaya koyuyor.

12 Eki 2026

Dijital ödemede güven eşiği: Her 10 işletmeden 7’si yeni çözümlere açık
ParetoPareto
∙

HİKAYE

İhsan Cem Zararsız: "Yol çok uzunmuş, biz hala başındayız"

Tüketicilerin kredi kullanım tercihleri son yıllarda nasıl değişti, Türk bankacılık sektörü para politikası kararlarına nasıl uyum sağlıyor ve finansal teknolojiler alanında faaliyet gösteren girişimlerin büyümesinin önündeki başlıca sorunlar neler? TeklifimGelsin Kurucu Ortağı ve CEO’su İhsan Cem Zararsız, kredi piyasasındaki gelişmeleri, bankaların dijitalleşme sürecini ve Türkiye’de girişimlerin finansmana erişimde yaşadığı sorunları Aposto okurları için anlattı.

Emircan Yaman

·

12 Eki 2026

İhsan Cem Zararsız: "Yol çok uzunmuş, biz hala başındayız"
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Otomotivde son çeyrek: Sektör için baskı, tüketici için fırsat olabilir mi?

Türkiye’de otomotiv pazarı, 2026’nın son çeyreğine frene basarak girdi. Eylül rakamları, sektörle ilgili aylık düşüşten çok daha fazlasını anlattı. Toplam pazar, yıllık bazda %24’ün üzerinde daralırken sektörde yaşanan baskının tüketici için fırsat olup olmayacağı sorusu da gündeme taşındı.

Ahmet Çelik

·

07 Eki 2026

Otomotivde son çeyrek: Sektör için baskı, tüketici için fırsat olabilir mi?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Değişen dünyanın değişmeyen becerileri: Ustalık gelecekte de bir anlam ifade edecek mi?

Teknoloji birçok alanda sonuca ulaşmayı kolaylaştırırken ustalığın değeri artık yalnızca bir işi yapabilmekte değil; neyin iyi olduğunu ayırt etmekte, doğru kararı verebilmekte ve yıllar içinde biriken deneyimi yeni araçlara uyarlayabilmekte yatıyor. Ustalık kaybolmuyor; biçim değiştiriyor.

Değişen dünyanın değişmeyen becerileri: Ustalık gelecekte de bir anlam ifade edecek mi?