Cannes festivalinde birkaç gün: Festivalin öne çıkan filmlerinden bir seçki

79. Cannes Film Festivali, 12 gün boyunca şehri bir kez daha ziyaretçilerine kendilerini bir filmin ana karakteri gibi hissettiren rastlantılarla örülü bir sahneye dönüştürdü.
Festival boyunca şehrin üzerinde tarif edilmesi zor, kolektif bir büyü hissediliyor. Akreditasyon kartınızı boynunuza taktığınız anda adeta bir “cult”ın parçası gibi hissediyorsunuz; sinemanın ne kadar büyülü ve bağlayıcı bir çatı olduğunu yeniden hatırlıyorsunuz.
Hoş geldin! Aposto Premium üyelerine özel bu içeriği okumak için Premium üye olabilir ya da Premium hesabına giriş yapabilirsin.
Aposto Premium
Ayda
- Aposto'nun tüm arşivine ve güncel yayınlara sınırsız erişim.
- Yükselen endüstrilerden gelişme ve içgörüleri aktaran, entelektüel dünyanı besleyecek Premium üyelere özel makale ve bültenler.
- Gündemdeki gelişmeleri küresel bir perspektifle aktaran analizler.
- Aposto Radyo için hazırladığımız podcast ve sesli belgesellere websitemiz ve mobil uygulamamızdan erişim imkanı.

DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
YAZARLAR

Serra Duran
Serra Duran Paralı, Paris ve İstanbul arasında çalışan bir film yönetmeni ve yaratıcı direktördür. Medya ve Görsel Sanatlar eğitiminin ardından La Fémis’te Belgesel Sinema programını tamamlamıştır. Sinema, fotoğraf ve mekânsal pratikler arasında üretim yapan Serra’nın çalışmaları, belgesel ve kurmaca arasındaki sınırları bulanıklaştıran hibrit anlatılar etrafında şekillenir. İşlerinde sıklıkla beden, hafıza, arzu, aidiyet ve dönüşüm temalarını ele alır; kişisel deneyimlerden yola çıkarak duygusal ve duyusal bir sinema dili kurmaya çalışır. Mimarlığı ve mekânı yalnızca bir fon olarak değil, anlatıyı şekillendiren aktif unsurlar olarak ele alır. Görüntü, ses ve malzeme arasındaki ilişkileri araştıran pratiği, farklı disiplinler arasında dolaşan şiirsel ve gözlemsel bir yaklaşım taşır. Filmleri ve video çalışmaları uluslararası festivallerde, müzelerde ve bağımsız gösterim programlarında yer almıştır. Serra, çalışmalarını Paris merkezli olarak sürdürmekte; kısa ve uzun metraj film projeleri geliştirmeye devam etmektedir.

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
OKUMAYA DEVAM EDİN
33. Adana Altın Koza Film Festivali’ni, ulusal yarışmanın hayal kırıklıkları, Dünya Sineması’nın güçlü filmleri ve sinemanın sınırlarını sorgulatan tartışmalarıyla ele aldık.

Çocuk yaşta başladığı dans eğitiminin ardından İtalya’da profesyonel bir dansçı olarak tanınan Gabriele Esposito, zamanla odağını performansın ötesine taşıyarak bedenin bir görüntüyü nasıl şekillendirdiğine yöneldi. Esposito ile bedenin görsel anlatıdaki rolünü, moda ve koreografi arasındaki ilişkiyi ve hareketin yeni teknolojilerle değişen sınırlarını konuştuk.

Spotify verileri arabesk müzik dinlenmelerinin 2020’den bu yana yüzde 435 arttığını gösteriyor. Üstelik bu yükselişin merkezinde gençler var ancak yeni kuşağın bir kısmı, dinlediği müziğin arabesk olduğunun farkında bile değil. Türler arasındaki sınırların silindiği, yalnızlık ve gelecek kaygısının arttığı bir dönemde ana akım Türkçe müzik giderek daha karamsar bir tona bürünüyor.

“Uzaklar, Kuşaklar, Bakışlar” başlıklı sergi, 212 Photography Istanbul’un 2026 edisyonunda Erbak ailesinin üç kuşağının seyahat tutkusu ve fotoğraflarını biraraya getiriyor. Nuri Z. Erbak (1914), Mehmet H. Erbak (1950) ve Ceylin Erbak Aytekin’in (1988) dünyanın farklı noktalarında çektiği kareler, 1930’ların Mısır ve Japonya’sından Tibet’e, Antarktika’ya uzanıyor. Bu arşivin nasıl oluştuğunu fotoğrafçı, yazar ve Erbak ailesinin üçüncü kuşak temsilcisi Ceylin Erbak Aytekin ile konuştuk.

Ela Lee, kendi hayatından izler taşıyan ilk romanı Ceyda’da, dışarıdan kusursuz görünen hayatı bir cinsel saldırının ardından parçalanan Türk-Koreli genç avukat Jade’in hikayesini anlatıyor. Rıza, adalet, göçmenlik, aile, başarı baskısı ve suçluluk duygusu etrafında ilerleyen roman, Jade’in başına gelenlerden çok, yaşadıklarının ardından kendisi ve kurduğu hayatla yeniden yüzleşmesine odaklanıyor.




