Carter’ın pişmanlığı: 1980 Moskova boykotu

29 Aralık'ta, 100 yaşında hayatını kaybeden eski ABD Başkanı Jimmy Carter, spor tarihinin en geniş Olimpiyat Oyunları boykotlarından birinin de baş aktörüydü. Carter, birçok sporcunun Olimpiyat hayallerini söndüren bu hamlesinden derin pişmanlık duydu.
Carter’ın pişmanlığı: 1980 Moskova boykotu

Punto

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

29 Aralık’ta, 100 yaşında ölen eski ABD Başkanı Jimmy Carter’ın 1977-1981 arasındaki 4 yıllık görev süresi bir hayli hareketliydi. 1973’teki birinci petrol krizinin sarstığı siyasi zeminde görev yapmaya çalışan Carter, 1979’da ikinci petrol krizi, Sovyetlerin Afganistan’ı işgali, İran İslam Devrimi, Doğu Asya’da artan askerî gerilimler gibi önemli meselelerle karşı karşıya kaldı. Tüm bu hayhuy içinde 1981’de başkanlığı Cumhuriyetçi Ronald Reagan’a kaptıran Carter’ın 1980’de verdiği bir karar spor tarihinde de önemli bir yer etti.

ABD, o yıl SSCB’nin İslamcı milis grupların baskısı altındaki müttefik hükümetini korumak üzere Afganistan’a girmesine tepki olarak 1980 Moskova Olimpiyat Oyunları’nı boykot etme kararı almıştı. ABD’yle birlikte aralarında Kanada, Batı Almanya, Japonya, İsrail, Suudi Arabistan, Pinochet yönetimindeki Şili’nin de olduğu 60’tan fazla ülke boykota katıldı. Oyunlara katılma hakkı elde eden 474 sporcunun fikrinin pek de önemsenmediği bu politik hamle, birçok sporcunun olimpiyat hayallerinin sonu oldu. Bu 474 sporcudan 227’si bir daha olimpiyat oyunlarında mücadele etme şansı yakalayamadı. Güreşçi Jeff Blatnick, onlardan biri değildi, 1984 Los Angeles’ta altın madalya kazanacaktı ama yıllar sonra bir uçak seyahati sırasında rastladığı Carter’ın ona 1980 boykotu için “O hatalı bir karardı” itirafında bulunduğunu da tüm dünyaya söyleyen o olacaktı.

Carter’ın boykot hamlesi, 27 Aralık 1979’da SSCB askerlerinin Afganistan’a girmesinden bir hafta sonra kamuoyuna duyuruldu. Ulusa seslenen ABD Başkanı, bir dizi yaptırımın yanı sıra Moskova 1980’e de katılmayacaklarını açıkladı. Bu açıklama, Şubat 1980’de New York, Lake Placid’de düzenlenecek olan Kış Olimpiyat Oyunları’nı daha da ilginç hâle getirdi. ABD’de bir spor müsabakasından çok daha farklı medyatik-kültürel karşılıkları olan “Miracle on Ice”, “Buzdaki Mucize” namlı buz hokeyi maçı da burada oynandı. ABD’nin üniversite öğrencilerinden oluşan takımının, SSCB’nin son 4 olimpiyat oyunlarının altın madalyalı, yenilmez armadasını final raundunun ilk ayağında mağlup etmesi politik atmosferin etkisiyle devasa bir olaya dönüşmüştü. ABD’li hokeyciler, Finlandiya’yı da mağlup ederek altın madalyayı boyunlarına takarken belki de “rakibi sahada yenmenin” etkisine dair Jimmy Carter’a da bir mesaj göndermişti. Ama bu hamlenin politik gücüne dair inancını koruyan Carter, geri adım atmadı.

Muhammed Ali'nin imajı sarsıldı

1970’lerin ikinci yarısıyla birlikte Washington’la buzları eriten efsane boksör Muhammed Ali’yi dahi “boykotu büyütmek üzere” Afrika’ya gönderen Carter, Ali’nin Afrika’nın birçok ülkesinden ret yemesine ve “Başkanın kuklası” olarak nitelenerek karizmasının çizilmesine neden oldu.

  • Bilgi notu: Muhammed Ali, Kenya, Liberya ve Senegal başkanlarını ikna etmeyi başarmıştı. Ama Nijerya ve Tanzanya'nın liderleri kendisiyle görüşmeyi dahi reddetti. Tanzanya lideri Julius Nyerere, Carter'ın kendilerine "basit bir sporcuyu" göndermesini politik kabalık olarak tanımladı. Tanzanya'daki basın toplantısında Ali'ye açıkça "Beyaz Saray'ın kuklası" olup olmadığı soruldu. Ali bir anda Afrika'ya karşı "beyazların işbirlikçisi Uncle Tom'a" dönüşmüştü.

Blatnick’e itirafının dışında Carter’ın yüzücü Jesse Vassallo’ya da pişmanlığını dile getirdiği bir anekdotu mevcut. Vassallo, eski başkanın kendisine “Moskova’da yarışsaydın kazanabilir miydin” diye sorduğunu, “2 altın bir gümüş kazanırdım” yanıtını aldıktan sonra kendisine kederli kederli baktığını açıklamıştı.

Spor değil politika sahası algısı güçlendi

2021’de Jimmy Carter’ın biyografisini kaleme alan Kai Bird, boykot kararının daha ılımlı olan Dışişleri Bakanı Cyrus Vance’la rekabet hâlindeki ulusal güvenlik danışmanı Zbigniew Brzezinski’nin ürünü olduğunu yazar. Brzezinski, Carter’a “Carter Doktrini”ni kabul ettirerek kendisi için önemli bir zafer kazandı ama bunun ne Carter’a, ne ABD politikasına, ne spora faydası oldu.

  • Dahası: Boykot kararıyla NBC de yayın hakları için 85 milyon dolar ödediği Moskova 1980’i yayınlamadı.

1980 boykotu, olimpiyat oyunlarının tüm dünya için bir festival olduğu şeklindeki algının zayıflamasına neden oldu. 1976 Montreal’in Afrika ülkeleri tarafından boykot edilmesi sonrası (Afganistan, Arnavutluk, Burma, Irak, Guyana, Sri Lanka ve Suriye diğer boykotçulardı), 1980 Moskova da geniş bir boykotla zayıflatılmıştı. SSCB’nin uzun tartışmalar sonucunda misillemede karar kılması ve 1984 Los Angeles’ı boykot etmesiyle üst üste 3 olimpiyat oyunları da spordan çok politikanın, dostça rekabetten çok siyasi husumetin öne çıktığı organizasyonlar olarak tarihe geçti.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Punto

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

Punto Punto

BÜLTEN SAYISI

👑 Yaşlanmayan LeBron, Moskova boykotu

40 yaşına giren LeBron James'in dolu dolu, görkemli kariyerinin dönüm noktalarını anımsıyoruz. 100 yaşında ölen eski ABD Başkanı Jimmy Carter'ın 1980 Moskova boykotunu masaya yatırıyoruz.

03 Oca 2025

CNN

YAZARLAR

Mithat Fabian Sözmen

Gazeteci. Sözmen, 10 yıl boyunca, 2008’den beri spor yazıları yazdığı Evrensel gazetesinin internet sitesini de yönetti Çeşitli dergi ve internet mecralarında spor, kültür ve politika konularında yazan Sözmen, #tarih dergisinin çıkardığı #tarih’te bugün bülteninin editörlüğünü yaptı.

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

Punto Punto

HİKAYE

Tadej Pogačar: Aynı anda şampiyon, rakip ve dost olarak kalabilmek

Tadej Pogačar, Paris’te Fransa Turu'nu beş kez kazananların arasına girdiğinde tarihle ve rekorlarla ilgilenmek istemediğini söyledi. Birinci veya beşinci zafer olması fark etmiyordu, Tadej Pogačar o anın tadını çıkarmak istiyordu. Belki gerçekten böyledir. Biz Pogačar’ı Merckx’le, Hinault’yla ve henüz kazanmadığı kupalarla ölçerken o, bisikletin içinde daha yakın şeylere bakıyor: Karşısındaki rakibe, arkasında zorlanan arkadaşına, yol kenarında bekleyen sevdiğine.

Ömer Şentürk

·

28 Tem 2026

Tadej Pogačar: Aynı anda şampiyon, rakip ve dost olarak kalabilmek
Punto Punto

HİKAYE

Serena’nın başlattığı tartışma: Zayıflama ilaçları doping sayılmalı mı?

Serena Williams’ın dört yıllık aranın ardından Wimbledon’la birlikte kortlara dönüşünü mümkün kılan fiziksel değişim, spor dünyasında yeni bir tartışmanın da kapısını açtı. Serena, profesyonel tenise dönmeye hazırlanırken yeni nesil zayıflama ilaçlarından yararlanarak yaklaşık 15 kilo verdi. Peki bir madde sizi doğrudan daha güçlü veya hızlı yapmıyorsa da ideal kabul edilen vücuda ulaşmanızı kolaylaştırıyorsa doping kapsamına alınmalı mı?

Serena’nın başlattığı tartışma: Zayıflama ilaçları doping sayılmalı mı?
Punto Punto

HİKAYE

Aslı Pelit ile bir spor yazarının anne olduktan sonraki Dünya Kupası macerası

Dünya Kupası futbolcular kadar spor yazarları için de önemli bir kariyer noktasıdır. Futbolcuları takip etmek, maçları stadyumda izleyip yazmak veya anlatmak büyük anlam taşır. The Athletic yazarı Aslı Pelit için mesleki deneyim ve tatminin yanında bir önemi daha vardı 2026 Dünya Kupası’nın. Turnuvayı yeni anne olmuş bir muhabir olarak takip etti. Bir yandan maçlar hakkında yazarken ve basın toplantılarında soru sorarken diğer yandan da altı buçuk aylık kızı Milo’nun bakımını planlamakla meşguldü. Aslı’dan son bir ayın öyküsünü dinledik…

Alp Ulagay

·

15 Tem 2026

Aslı Pelit ile bir spor yazarının anne olduktan sonraki Dünya Kupası macerası
Punto Punto

HİKAYE

Yarı final heyecanı: Dünya Kupası'nda dört şampiyon sahnede

Dünya Kupası'nda Fransa-İspanya, Arjantin-İngiltere maçlarıyla finalistler belirleniyor. Fransa-İspanya eşleşmesi futbolun gördüğü en üst düzey takımlardan ikisini karşı karşıya getirirken Arjantin-İngiltere köklü bir rekabete yeni bir sayfa ekleyecek.

Yarı final heyecanı: Dünya Kupası'nda dört şampiyon sahnede
Punto Punto

HİKAYE

Arjantin'de tribün engeli: Futbol yasağı, nafaka krizini çözmeye yeter mi?

Arjantin'de Javier Milei hükümeti, nafaka borcu olan ebeveynleri tribünlerden uzaklaştırarak ilk bakışta alkışlanabilecek bir uygulamaya imza attı. Öte yandan aynı hükümet, kadınlara ve çocuklara yönelik sosyal destek mekanizmalarını da tasfiye etmeye devam ediyor. Arjantin'deki yeni uygulama, kadın ve çocuk haklarını gerçekten güçlendiren bir politika olabilir mi, yoksa sağ popülizmin yeni gösterilerinden biri mi?

Kavel Alpaslan

·

11 Tem 2026

Arjantin'de tribün engeli: Futbol yasağı, nafaka krizini çözmeye yeter mi?