🚀 Çıkışta: Bar Italia

Bar Italia, müziklerini kendi öznelliklerinin bir uzantısı yapan 3 arkadaşın bireyselliklerinden devşirdikleri bağımsız bir kolektiflik örneği.
🚀 Çıkışta: Bar Italia

23 Haziran - Go Ons - Duende
Go Ons ile birlikte

Go Ons ile #DurveAndaKal

Toplantılar, mesailer, bakılması gereken acil e-postalar derken sence de bir şeyi unutmuyor muyuz? Mesela kendimize biraz #DurveAndaKal demeyi?

Daha fazlasını öğren →

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Günümüzün eklektik gitar müziğinin ses manzaraları etiketlerden, kategorizasyonlardan ve köşeli tanımlamalardan azade. Bu, iletişim ve internet çağının müziğin klanlarını ortadan kaldırdığı, janrların hükümranlığına son verdiği ve yerine çok yönlü bir esin havuzunu getirdiği hâlihazırdaki konjonktürümüzün bir yansıması. Bundan mütevellit herhangi bir müzik-kültür devriminin ihtimali iyice azalırken, bir zamanların dönüştürücü müzikal yenilikçilerinden ilhamla özgün karışımlar üreten müzisyen ve müzik gruplarının bereketliliğine de şahit oluyoruz.

Nina Cristante, Jezmi Tarik Fehmi ve Sam Fenton'dan oluşan ve 2020 yılından beri verimli bir tempoyla 3 stüdyo albümü paylaşan Londra'dan Bar Italia, bu müzik gruplarından biri. Geçtiğimiz 10 yılın bağımsız pop'unun deneysel dahilerinden Dean Blunt'ın müzikal işbirlikçilerinden Inga Copeland'le (Bkz: The Narcissist II ve Hype Williams) kurduğu World Music şemsiyesi altında gölgeli bir başlangıç yapan Bar Italia, üyelerinin yan projelerinde izlerini sürebileceğimiz çeşitli müzikal motiflerin buluştuğu müşterek bir deney. Cristante'nin World Music'in kataloğuna son albümüyle giren solo projesi NINA'nın hipnotik ve rüyalar âleminde gezinen pop müziği; Tarık Fehmi ve Fenton'ın (Double Virgo) DIY estetiğiyle büyüttüğü minimal bir rock 'n' roll'un lo-fi ses manzaralarına Bar Italia'da kavuştu zira. 

Bar Italia, Tracey Denim

2020 yılında Quarrel albümüyle başlayan ve ardından Bedhead'le (2021) devam eden bu ortaklık, grubun iki hafta önce yayımlanan ilk Matador Records etiketli albümü Tracey Denim'le yeraltının karanlığından çıktı; nevişahsına münhasır nice örnekle dolu güncel gitar müziğinin kalabalığında parıldayan bir görünürlüğe uzandı. Öte yandan Bar Italia'nın müzik endüstrisinin profesyonel pratikleriyle mesafelenmeleri (Tracey Denim'in yazar, yapımcı ve mühendis kadrosu grup üyelerinden oluşuyor.), keşfetmesi çetrefilli medya varlıkları ve müziklerinin bağımsızlığını kişisel bir mesele hâline getiren yaklaşımları, onları gizemli bir kimliğe büründürdüğü kadar müzikal dünyalarını da şekillendirdi. 

Öyle ki Tracey Denim'in shoegaze'le özdeş kimi grupların (Bkz: My Bloody Valentine) flu görselliklerini negatif bir fotoğrafa transfer eden kapağı bir tarafa; yumuşak gürültülerin eşlikçiliğinde ve kırılganca tınlayan çoklu vokallerinin alışverişinde kurulan soyut ses dokuları diğer tarafa, grubun muamma olanın büyüsüyle inşa ettikleri Bar Italia mefhumu nitelikli prodüksiyondan verilen kasti ödünlerin getirdiği estetize kusurların bir kahramanı âdeta. 

Nina, Jezmi ve Sam'in esinlerinin izini sürmek zor değil. Sonic Youth'un alametifarikası gitar gürültüleri, shoegaze'in uçucu psychedelia'sı, Blonde Redhead'in kederli indie rock atmosferikliği ve dahası, Bar Italia'nın hibrit kompozisyonlarının ipuçlarıyla dolu. Ancak bu esinler, grubun özgün filtresinden geçen; nihayetinde de nostaljik bir tekdüzeliğe sıkışmayan öğeler sadece. Ve bu hakikat, müziklerini kendi öznelliklerinin bir uzantısı yapan üç arkadaşın bireyselliklerinden devşirdikleri bağımsız kolektifliğin de temel sebebi.

Dinle

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende
∙

BÜLTEN SAYISI

🧊 Burak Çevik'in Unutma Biçimleri, QOTSA'in primitif rock 'n' roll'u

Burak Çevik'in filmi Unutma Biçimleri ve hafızanın muhafazası, Queens of the Stone Age'in kataloğunun en törpülenmemiş ve en direkt gitar primitif yeni albümü, çıkışta bir grup Bar Italia.

23 Haz 2023

Go Ons ile birlikte
Kaynak: İstanbul Modern Sinema

YAZARLAR

Koray Soylu

Editor @ Aposto

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende
∙

HİKAYE

Bibliyoterapi'de bu hafta: İşi dışında kim olduğunu unutanlara kitap reçetesi

Mesleğimiz, “Ben kimim?” sorusuna verdiğimiz en hızlı yanıtlardan biri. Peki, “İşimi yeterince iyi yapamadım” demek ne zaman “Ben yeterince iyi değilim” düşüncesine dönüşüyor? Üç kitap eşliğinde başarıyla özdeğer arasındaki ince çizgiye, değişen ihtiyaçlarımıza ve işimize hayatımızda ayırdığımız yere bakıyoruz.

Aslı Perker

·

06 Kas 2026

Bibliyoterapi'de bu hafta: İşi dışında kim olduğunu unutanlara kitap reçetesi
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Asghar Farhadi’nin söyledikleri ve ötesi: Yapay zeka insan yaratıcılığının ne kadarını üstlenebilir? 

İranlı yönetmen Asghar Farhadi, Brand Week İstanbul’daki söyleşisinde “Yapay zekanın bilinçaltı yok” diyerek yapay zekanın insan yaratıcılığının yerini bütünüyle alamayacağını savundu. Peki, insanı farklı kılan bilinçdışı süreçlerin varlığı mı, yoksa bedenli, ilişkisel, utançla yüklü, geri döndürülemez bir hayat tortusu mu?

Ümit Alan

·

06 Kas 2026

Asghar Farhadi’nin söyledikleri ve ötesi: Yapay zeka insan yaratıcılığının ne kadarını üstlenebilir? 
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Bir filmi 'duygular sosyolojisi' üzerinden okumak: Lanthimos'un 'The Lobster'ı

"The Lobster" postmodernizmin kimliklerin ve toplumsal normların kuruluşuna ilişkin sorgulamalarını, duygular sosyolojisinin temel meselesiyle buluşturur. Filmin asıl trajedisinin, insanların baskıcı kurallara itirazsız itaat etmelerinde değil, bu kuralların belirlediği duygusal ihtiyaçları kendi arzularıymış gibi yaşamalarında saklı olduğunu gösterir izleyiciye. David’in kişisel trajedisiyse, otelden ormana kaçmasına rağmen otelin “aşk kurallarını” da yanında götürmesidir.

Mehmet Sindel

·

06 Kas 2026

Bir filmi 'duygular sosyolojisi' üzerinden okumak: Lanthimos'un 'The Lobster'ı
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Aristo'nun 'Altın Orta'sından Z kuşağının isyankarlığına: Enes Özel'le 'Normal' üzerine

M. Enes Özel, bir hayli aktif kullandığı Instagram hesabında kendisini "Psikiyatri uzmanı. Kalan her şeyin amatörü, talihli ucube, falsolu kul" olarak takdim ediyor. Özel ile yeni kitabı "Normal" ve farklı kuşakların normali algılama biçimleri üzerine konuştuk.

Soner Can

·

04 Kas 2026

Aristo'nun 'Altın Orta'sından Z kuşağının isyankarlığına: Enes Özel'le 'Normal' üzerine
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Gözünü bile kırpmadan: 'You Can See Everything'in aynalı labirenti

Nathan Fielder ve Lance Oppenheim imzalı Elizabeth Holmes belgeseli "You Can See Everything", son yılların en tuhaf ve katmanlı filmlerinden biri. Filmde herkesin, Nathan dahil, farklı yansımalarını görüyoruz; hem kendilerini gördükleri gibi, hem herkesin onları gördüğü gibi, hem de bizim onları gördüğümüz gibi. Bu ayna labirentinde herkes, herkesi, izleyiciye oynuyor. Ve izliyor.

Aslı Ildır

·

03 Kas 2026

Gözünü bile kırpmadan: 'You Can See Everything'in aynalı labirenti