Çin’i anlamak, Çin ile çalışmak

2024 boyunca Türkiye otomotiv sektörünün gündeminden düşmeyecek “Çin efekti” nedir? Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği (TAYSAD) Başkanı Albert Saydam yorumluyor.
Çin’i anlamak, Çin ile çalışmak

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

Türkiye otomotiv sektörünün Çin otomotiv sektörüyle imtihanı 2024'ün ilk ayından itibaren başladı. 2023 yılında otomotiv sektörümüzün üst düzey yöneticileri zaten bu sinyalleri vermişti. Toyota Türkiye CEO’su Ali Haydar Bozkurt gruplarında bulunan Çin menşeli marka BYD’nin Türkiye’ye gelme sürecinde “2024 yılında başka şeyler konuşuyor olacağız” demişti. Gerçekten de öyle oldu. Türkiye bir anda Çin merkezli otomobillerin akınına uğradı. Devlet buna hemen tepki göstererek, Çin merkezli elektrikli otomobillerin Türkiye’ye kolay kolay getirilememesi için şu an yürürlükte olan bir tebliğ çıkardı. Yaşanacakları ilerleyen süreçte hep birlikte göreceğiz. 

TAYSAD Başkanı Albert Saydam

Geçen hafta basın toplantısı düzenleyen Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği (TAYSAD) Başkanı Albert Saydam’ın Çin konusundaki açıklamaları bu konunun altını çizer nitelikteydi: 

“Ben Çin’i tehdit olarak görenlerdendim ve kendimi de eğitmeye çalışıyorum. Tüm açıklığımla anlatıyorum, Çin’i benim tehdit olarak görmemin nedenleri de var. Ama artık öyle görmüyorum bunu da ayrıca söyleyeyim. Çünkü Japonlar, Almanlar, Fransızlar, İtalyanlar ne zaman yatırım yapsalar hem kendi tedarik sanayilerini getiriyorlar, hem de yerel tedarik sanayiini de geliştiriyorlar. Bizim son 50 senelik hikayemiz böyleydi.

Çinliler ise genellikle kendileri bir araç üreticisi olarak geliyorlar ve zaten kendilerine ait tedarik sanayii ile geliyorlar, kendi fabrika alanlarından dışarı bile çıkmıyorlar. Her şeyi orada üretiyorlar ve bu sadece pazarımızı kullanmak için bize bir değer yaratmayacak bir düşünce. Ben bunu tehdit olarak böyle görüyordum.

Ancak bu gelişin karşısında durmak mümkün değil, bir şekilde koluna girmemiz lazım. Japonların iş yapış tarzı bize değil ama Avrupalılar’a çok ters gelmişti. Mesela sabah jimnastikleri, emir komuta zincirleri… Ama bize uydu ve biz onun bir parçası olarak bunu bir başarı hikayesine çevirdik. 
Çinliler’in bilmediğimiz iş yapış tarzı, şu anda dünyayı domine ediyor ve daha da edecek. O zaman bizim onlardan öğreneceğimiz bir şeyler olacaktır. Bu arada aramızda ayıklananlar da olacak. Yanında duramayıp, karşısında durmayı deneyip çekilmek zorunda kalanlar da olacak.

Şöyle söyleyeyim Avrupa %30 vergi koymuş, anında fabrika satın aldılar Avrupa’da. Macaristan’da ölü bir fabrikayı satın aldılar. Şimdi Avrupa Birliği acaba ben bunu nasıl engelleyebilirim diyor. Engelleyemezsin.

Çin’i anlamak ve Çin’le çalışmak bizim 2024’te ajandamızda. Çünkü önünde durmak mümkün değil. %30 derseniz bir yolunu buluyor. %50 deseniz de bir yolunu bulacaktır. Örneğin Çin'de üretilen motor milinin Türkiye'ye getirilmesi, ana sanayinin bunu kısa sürede çözmesi mümkün değil çünkü Türkiye’ye getirilecek, o numune üretilecek, o numune merkezde denenecek, onaydan geçecek, laboratuvarda araç testi yapacak. Bu 1-1,5 sene sürecektir.

Üretim konusuna da değinecek olursak, Çinliler’in Türkiye’de üretime ciddi bir ilgisi var. Son 2-3 ayda—ki Kızıldeniz'den önce—Avrupa Birliği'nin getirmiş olduğu %30’luk vergiyle Türkiye'ye olan ilgileri artıyor. Lütfen olumsuz haberlere o kadar kapılmayalım.”

Bu açıklamalar da gösteriyor ki hem otomobil pazarımızda hem de tedarik tarafında Çin ile kol kola bir yaşam bizleri bekliyor. 


Bu hafta otomotiv gündeminde

1) Çin merkezli markaların tebliğ çözümü

Elektrikli Çin araçlarının Türkiye’deki satışına “tebliğ çözümü” de geçen hafta geldi. Devlet, “Togg satışları kötü etkilenmesin” diye apar topar bir tebliğ çıkarttı, Çin menşeli markalar da buna dair çözümü hızlıca buldular. İlk adım geçen yılın sonunda Türkiye’ye hızlı bir giriş yapan BYD’den geldi, elektrikli araç üreticisi hemen hibrit modelini devreye soktu.

  • Elektrikli araç üreticisi BYD (Build Your Dreams), yeni SUV’u BYD SEAL U modelini geçen hafta tanıttı. Avrupa’da hızla büyümeye devam eden ve Türkiye faaliyetlerini genişleten BYD, 2024’ün ikinci çeyreğinden itibaren BYD SEAL U modelinin şarj edilebilir hibrit versiyonu BYD SEAL U DM-i’yi Türkiye'de satışa sunmaya hazırlanıyor.

BYD SEAL U DM-i Avrupa'da ilk kez Türkiye’de
BYD SEAL U lansmanında marka ve yeni model hakkında değerlendirmeler yapan BYD Türkiye Genel Müdürü İsmail Ergun:


“BYD çok hızlı büyüyen bir marka konumuna geldi. 2022’de yıllık 2 milyon ve 2023’te yıllık 3 milyonluk satış hacmine ulaştı. Böylece dünyada en çok satış gerçekleştiren ilk 10 marka arasına girmeyi başardı. Kısa zamanda büyüyen BYD gibi güçlü, teknolojik ve çevre dostu bir markanın Türkiye pazarında olması Türk tüketiciler için avantaj, bizler için de büyük bir sorumluluk anlamına geliyor. 

Biz de BYD markası olarak Türkiye’de müşterilerimize en yenilikçi modellerimizi sunmak üzere çalışmalara devam ediyoruz. Bu çalışmalar kapsamında sunacağımız yeni modelimiz, BYD’nin şarj edilebilir hibrit modeli BYD SEAL U DM-i olacak. Bu modelimizi 2024’ün ikinci çeyreğinde Türk tüketicisiyle buluşturmayı planlıyoruz. Giderek globalleşen BYD markası, Avrupa’da ve Türkiye’de hızlı bir şekilde büyümeyi hedefliyor. Bu kapsamda yeniliklerimizi kademeli olarak ülkemizde de sunmaya devam edeceğiz. 2024 stratejimiz çerçevesinde BYD’nin şarj edilebilir hibrit modeli olan BYD SEAL U DM-i, Avrupa’da ilk kez Türkiye’de satışa sunulacak” diye konuştu.

İşte “dakika bir, gol bir” denecek bir örnek. Pek yakında buna benzer başka örneklerle de karşılaşacağız. 

2) Yapay zeka üzerinden ikinci el fiyat sorgulama dönemi

Türkiye’nin otomotiv dünyasındaki yerli ve millî veri analizi şirketi Cardata, hayatımızın çok çeşitli alanlarında görmeye başladığımız yapay zeka alanında önemli bir adım daha attı. Şirket, dünyanın en gelişmiş yapay zeka dil modeli olan ChatGPT 4.0 teknolojisini kullanmaya başladı. Böylece kullanıcılar, ChatGPT üzerindeki Cardata sekmesiyle anlık bilgiye ulaşım imkanı sağlıyor. 

İlk aşamada ChatGPT Plus üyelerinin yararlanabildiği uygulamayla araçların ikinci el ederine ulaşmak; marka, model, kilometre gibi özellikleri belirtilerek hızlıca mümkün oluyor. Türkiye’de ilk kez Cardata tarafından oluşturulup kullanılan sistem ile tekil 20 milyon ikinci el araç verisi kullanıcıların hizmetine sunuluyor. 

'11 yılda 1,2 milyar adetlik tekil veriye ulaştık'

Sektörde bir ilki gerçekleştirdiklerini söyleyen Cardata Genel Müdürü Hüsamettin Yalçın, “Cardata olarak ChatGPT üzerinden araçların marka, model, kilometre durumu gibi özellikleri belirtilerek, ikinci el araç fiyatlandırmalarını kullanıcıya ileten bir sistem oluşturduk. Bu sistemi Türkiye’de ilk defa Cardata olarak biz hayata geçirdik. Sistemimizi, kısa süre içerisinde Cardata aplikasyonlarına ve sitesine de entegre edeceğiz” dedi. 

Cardata’nın 2024’te sektörde 12. yılını kutladığını vurgulayan Yalçın, “Geride bıraktığımız 11 yılda sektörün en değerli veri analizi firması olmaya devam ettik. Bu süreçte Türkiye’de satılan araçların marka model datası, donanım, fiyat, teknik dataları ve ikinci el fiyat datası olarak 1,2 milyar adetlik tekil dataya sahip bir şirket hâline geldik. Türkiye’de önceki yıllarda satılmış ve şu an satılmakta olan tüm araçların verilerini 12 yıldır işleyip anlamlı hâle getiriyoruz. Sahip olduğumuz geniş ekosistemle iş ortaklarımızın sayısını da hızla artırıyoruz. 

Cardata ekosisteminde, 35 otomobil markası, 15 banka ve finans kuruluşu, 22 filo ve kiralama şirketi, 29 sigorta şirketi ve 1.200 bayi ve galeriyi içeren satıcılar ve 100 bin tüketici üye yer alıyor. Kaliteli ve doğru bilgiyi otomotiv sektörü ve kullanıcılarla buluşturmayı sürdürüyoruz. Mobil uygulamamızla zaten çok başarılı bir süreç yönetiyoruz. Geçen yıl yenilediğimiz mobil aplikasyonumuzla Türkiye’de ilkleri hayata geçirmeyi alışkanlık edinmiştik. Şimdi de sektörümüzdeki ilk ChatGPT uygulamasıyla kullanıcılarımıza anlık bilgi paylaşımı hizmeti vermeye başladık” diye konuştu.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

YAZARLAR

Ahmet Çelik

Otomobil Gazetesi, OtoDergi

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR

ParetoPareto

HİKAYE

Şirketlerin kaderinde lider etkisi: Doğru soruları sormak neden önemli?

Bugüne kadar liderlikle ilgili binlerce kitap ve makale yazıldı; pek çok farklı liderlik tanımı yapıldı. Yapılan onca tanımın içinde sanırım çoğunluğun hemfikir olduğu bir açı var: Kurumsal hayatta liderlik “insanlardan en yüksek verimi alabilmekle” ilgili. Bu verimlilikte doğru sorulara odaklanmanın payı da büyük.

Şirketlerin kaderinde lider etkisi: Doğru soruları sormak neden önemli?
ParetoPareto

HİKAYE

BYD karmaşası: 'Made in EU' politikasının payı ne?

BYD, bu yıl Manisa’da kurmayı planladığı fabrikayı askıya aldı. Çin merkezli otomobil şirketinin hükümetle hangi şartlarda sözleşme imzaladığını bilmeyen hemen herkes, BYD Türkiye’yi linç yağmuruna tuttu. Hem hükümet yetkilileri hem BYD bu konuda sessiz kalınca “Arka planda ne oldu?” sorusunun yanıtının peşine düştük.

Ahmet Çelik

·

09 Tem 2026

BYD karmaşası: 'Made in EU' politikasının payı ne?
ParetoPareto

HİKAYE

Türkiye, Avrupa’dan Çin’e çekilen gümrük duvarının neresinde?

AB'nin Temu, Shein, Alibaba gibi Çin merkezli ucuz alışveriş sitelerinden sipariş edilen ürünlere gümrük vergisi uygulama kararıyla birlikte 150 euro altı ürünlere yönelik gümrük muafiyeti tarihe karışıyor. Türkiye ise bu tabloda hem kendi pazarını koruyan hem de AB pazarındaki ihracatçısını savunan nadir görülen bir çift taraflı konumda yer alıyor. Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) Kalkınma Programı Direktörü Ekrem Cunedioğlu yeni kararı ve Türkiye'ye olası etkilerini değerlendirdi.

Pelin Cengiz

·

06 Tem 2026

Türkiye, Avrupa’dan Çin’e çekilen gümrük duvarının neresinde?
ParetoPareto

HİKAYE

Z kuşağı mezunların yeni gözdesi: Emlak sektörü neden yükselişte?

Bu yaz kep atan milyonlarca öğrenci, belirsiz bir işgücü piyasasına ilk adımını attı. Silikon Vadisi şirketleri ve Wall Street devleri, son yılların en gözde ilk basamaklarından biriyken artık gayrimenkul sektörü de Z kuşağının yeni gözdesi hâline geldi. Pandemi, savaş ve ekonomik gerilemenin getirdiği tüm olumsuzluklara rağmen sektör, iş hayatında daha fazla esneklik arayan genç profesyoneller için bir cazibe merkezine dönüştü.

Doğa Yurduneri

·

01 Tem 2026

Z kuşağı mezunların yeni gözdesi: Emlak sektörü neden yükselişte?
ParetoPareto

HİKAYE

Limitaryanizm tartışmaları: Yoksulluk sınırı varsa zenginlik sınırı da olmalı mı?

Elon Musk’ın SpaceX’in halka arzı sonrası kısa süreliğine de olsa dünyanın ilk dolar trilyoneri unvanını alması, ekonomist Ingrid Robeyns tarafından ortaya atılan “limitaryanizm” kavramını bir kez daha gündeme taşıdı. Tıpkı “yoksulluk sınırının” temel yaşam için gerekenleri belirlemesi gibi, aşırı zenginliğin ne zaman zararlı hale geldiğini gösteren bir “zenginlik sınırına” ihtiyaç olduğunu düşünen Robeyns’e göre, aşırı servet yoğunlaşması adaleti zedeliyor, demokrasiyi baltalıyor, ekolojik aciliyetlerle bağdaşmıyor.

Pelin Cengiz

·

30 Haz 2026

Limitaryanizm tartışmaları: Yoksulluk sınırı varsa zenginlik sınırı da olmalı mı?