Coğrafya kederindir: Arabesk rap dosyası

Hip hop, 1970'lerde ortaya çıktığından bu yana her geçen yıl daha da büyüyerek gerçek bir kültürel fenomen hâline geldi. Hip hop kültürünün tüm dünyayı etkisi altına alan ilk kolu break dans oldu. Break dans; Wild Style (1982), Style Wars (1983), Beat Street (1984), Krush Groove (1985), Disorderlies (1987) gibi hip hop filmleri sayesinde tüm dünyaya sirayet etti. Zamanla hip hop kültürü, Amerika dışındaki toplumların da pek çok alanında; danstan modaya, müzikten dile kadar önemli bir etkiye sahip oldu.
Bronx’tan çıkan rap müzik Fransa’dan Japonya’ya, Hindistan’dan Avustralya’ya kadar benimsendi. Güney Kore’deki K-hip hop veya Latin Amerika’daki İspanyolca rap gibi İngilizce olmayan emsaller küresel müzik endüstrisinde de önemli ilerlemeler kat etti. Almanya’da doğup Türkiye’ye gelen rap; coğrafyanın ke(a)derinden, büyük ölçüde arabeskleşeceğinden ise habersizdi.
Hoş geldin! Aposto Premium üyelerine özel bu içeriği okumak için Premium üye olabilir ya da Premium hesabına giriş yapabilirsin.
Aposto Premium
Ayda
- Aposto'nun tüm arşivine ve güncel yayınlara sınırsız erişim.
- Yükselen endüstrilerden gelişme ve içgörüleri aktaran, entelektüel dünyanı besleyecek Premium üyelere özel makale ve bültenler.
- Gündemdeki gelişmeleri küresel bir perspektifle aktaran analizler.
- Aposto Radyo için hazırladığımız podcast ve sesli belgesellere websitemiz ve mobil uygulamamızdan erişim imkanı.

DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
YAZARLAR

Müjde Yazıcı Ergin
Gazeteci, belgeselci, müzik yazarı. Gazeteciliğe 2003 yılında Radikal gazetesi kültür sanat servisinde başladı. Milliyet, Milliyet Sanat, Cumhuriyet Pazar, Diken.com.tr gibi çok sayıda platformda yazıları yayımlandı. Ünkapanı, Das ist Musiki, Sert Ünlüler, Hep Hip Hop, Karşı Cins adını verdiği belgesellerin yönetmenliğini yaptı.

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
OKUMAYA DEVAM EDİN
Yaşlanmakla yaşlı rolünü oynamak birbirinden farklı şeyler. Yaşlanacağız. Bedenimiz değişecek. Fakat bedenimizin değişmesiyle kişiliğimizin, arzularımızın ve dünyayla kurduğumuz ilişkinin belirli bir kalıba sokulması arasında da zorunlu bir bağ yok. Yaşlanmaktan korkanlar için üç kitaplık bir reçete.

Charlotte Wells’in "Aftersun", Joachim Trier’in "Sentimental Value" ve Rodrigo Sorogoyen’in "El ser querido" filmleri, baba-kız ilişkisinin üç farklı dönemine ve üç ayrı duygusal biçimine bakıyor. Birinde geçmişe dönerek babasını anlamaya çalışan bir kız, diğerinde geçmişin yükünü bugünkü ilişkilerine taşımış iki kız kardeş, bir diğerindeyse yıllar sonra yeniden karşılaşıp eski hesapları açan bir baba-kız.

Lance Oppenheim’ın yeni filmi "Primetime" Chris Hansen’ın televizyon dünyasını güçlü oyunculuklarla yeniden kurarken reyting hırsının insani bedellerini ve gösterinin etik sınırlarını incelemekte yüzeysel kalıyor.

Kültürel mirası turizmin hizmetine sokmak başka şey; turizmi kültürel mirasın daha derin ve daha sürdürülebilir biçimde deneyimlenmesine aracılık edecek şekilde tasarlamak başka. İkisini birbirine karıştırdığımızda eser kolayca bir logoya, bir hediyelik eşyaya veya sosyal medyada tüketilen bir görsele dönüşebilir.

Ölenlerin eşyalarını dağıtıyoruz ama telefonlarımızda sesleri, mesajları, görüntüleri kalıyor. Sandra Wollner’ın "Her Defa" filminden hareketle, kapıya konan ayakkabılardan cevap beklediğimiz mesajlara uzanan yas hâlleri üzerine düşünceler.




