Daha “mutlu” bir şehir nasıl inşa edilir?

Londra'da kargo ulaşımında bisiklet kullanımı artıyor, mahallenin belkemiği küçük işletmelerin önemi ve yoğun şehirlerin avantajları tekrar masaya yatırılıyor.
Daha “mutlu” bir şehir nasıl inşa edilir?

4 Ekim - Vakkorama - Sofi
Vakkorama ile birlikte

Vakkorama’dan tarzınıza lezzet katacak bir sezon: “Flavor of Style” Vakkorama , 2024 Sonbahar/Kış sezonunda modayı ve gastronomiyi bir araya getirerek sıra dışı bir deneyime davet ediyor. “Flavor of Style” temasıyla açılan bu sezon, tarzınızı lezzet dolu anlarla buluşturan yepyeni bir alışveriş deneyimi sunuyor. Neler oluyor? Vakkorama ’nın kültürel geçmişinden ilham alan bu sezon, modayı gastronomiyle birleştiriyor. Kampanya boyunca modanın estetiği, özel etkinliklerle zenginleşiyor ve alışverişin her anında hem gözünüze hem de damağınıza hitap ediyor. Tarzınızı ifade ederken, benzersiz bir deneyim yaşamanız için her şey düşünülmüş. Dahası: Bu sezonda Vakkorama’ya özel markalar ve iş birlikleri dikkat çekiyor. Koleksiyonlar, yaratıcı etkinliklerle sunulurken, her parça modayı daha anlamlı ve etkileyici bir deneyime dönüştürüyor. Yalnızca giysiler değil, moda ve yemeğin bir araya geldiği etkinliklerle tarzınıza yeni bir boyut kazandıracaksınız. Lezzet ve stil birarada: Kapsül koleksiyonlar ve özel tadım deneyimleriyle Vakkorama mağazalarında moda ve gastronomi birleşiyor. Sezon boyunca gerçekleşecek etkinlikler, alışverişe sanatsal ve lezzetli bir dokunuş katıyor. Bu sezon, Vakkorama ile stilinize yeni bir tat katmaya hazır olun! 2024 Sonbahar/Kış koleksiyonuna buradan göz atabilir ve Vakkorama’nın Instagram hesabını takip ederek en yeni gelişmelerden haberdar olabilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Soli

Soli

Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.

Daha mutlu şehirler için daha “yoğun” tasarım

Şehir planlama

Mimar Vishaan Chakrabarti’nin yeni kitabı “The Architecture of Urbanity: Designing for Nature, Culture, and Joy”, toplumsal uyum ve iklim değişikliğiyle mücadele için yoğunluk tasarımı kavramını merkeze alıyor. Chakrabarti, 10 yıl önce yayımladığı “A Country of Cities” kitabında da yoğun kentsel gelişimin doğru yönetiminin faydalarını vurgulamıştı. Yeni kitabında da mimarlık ile şehir tasarımının sosyal sorunları çözmede kilit bir rol oynayabileceğini belirtiyor. Bloomberg CityLab'e verdiği röportajda, mimarinin politikadan bağımsız düşünülemeyeceğini ve tasarımların toplumsal yapıyı şekillendirdiğini ifade ediyor.

Sosyal yoğunluk: Chakrabarti’ye göre, yoğun şehirlerin sosyal faydaları sadece toplu taşıma kolaylığıyla sınırlı değil; bu tür şehirler, insanları farklı geçmişlerden gelen bireylerle daha sık karşılaştırarak toplumsal ve sosyal uyumu güçlendiriyor. Özellikle pandemi sonrası artan sosyal izolasyona karşı, “sosyal sürtünme” olarak tanımladığı bu etkileşimlerin toplumun sağlıklı bir şekilde bir arada yaşamasını sağlayacağını vurguluyor. Başarılı bir kent tasarımının, çeşitli toplulukları fiziksel mekanlarda bir araya getirmesi gerektiğini belirten Chakrabarti, New York'taki The High Line projesini bu noktada örnek veriyor.

Otomobilin ayrıştırıcı rolü: Chakrabarti, şehirlerdeki sosyal ayrışmanın en büyük etkenlerinden biri olarak otomobilleri gösteriyor. Araçların, insanları birbirinden koparan “metal balonlar” olduğunu ve fiziksel etkileşimi azalttığını savunuyor. Otomobil odaklı kentleşmenin hem çevreyi hem de sosyal dokuyu bozduğunu belirtiyor. Bunun yerine toplu taşıma, yaya alanları ve parkların, sadece çevresel değil, sosyal olarak da bütünleştirici olduğunu ifade ediyor.

Gelecek için çözümler: Chakrabarti, geçmişteki ayrımcı şehir planlamalarının bugünkü toplumsal eşitsizliklerin kökeni olduğunu vurgularken, doğru politikalar ve tasarımlarla bu sorunların çözülebileceğini söylüyor. Kitapta “Goldilocks” olarak adlandırdığı, kent merkezi ve yeşil alanlara ulaşılabilir konumdaki ne çok büyük ne de çok küçük olan binaların sosyal dayanışmayı teşvik edebileceğini belirtiyor. 

Ne düşündük? Şehirler doğru planlandığında, yoğunluk sürdürülebilirlik için kritik bir rol oynuyor. Verimli arazi kullanımını destekliyor, altyapı maliyetlerini düşürüyor ve toplu taşıma sistemlerini daha uygulanabilir hâle getiriyor. Yüksek yoğunluk, yaya dostu ve erişilebilir bir ortam sunarken aktif ulaşımı teşvik ediyor. Aynı zamanda topluluk etkileşimlerini ve yerel ekonomileri canlandırıyor. Enerji verimliliğini artırıyor, binaların kaynakları paylaşmasını sağlıyor ve akıllı altyapının entegrasyonunu kolaylaştırıyor. Yoğunluğu artırmak, çevredeki ekosistemlerin ve biyolojik çeşitliliğin korunmasına da yardımcı olarak hayati şartları destekliyor. 


Mahalleli dükkanların dönüşü 

Şehir planlama

Pandemi sonrası dönemde küçük ölçekli mahalle dükkanları birçok şehirde yeniden canlanıyor. Örneğin Spokane, Washington gibi şehirlerde yapılan imar reformları, yolların köşelerindeki tarihî binalarının ticari kullanıma geri dönmesini sağladı. Linda Baker’in makalesine göre bu dönüşüm, sadece yerel ekonomiye katkı sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda yürümeyi teşvik ederek trafik ve karbon emisyonlarını da azaltıyor.

Üçüncü alanlar: Küçük dükkanların mahallelerin merkezinde yer alması, “üçüncü alanlar” olarak adlandırılan, toplumsal kaynaşmayı destekleyen mekanlar yaratıyor. Bu küçük işletmeler, sadece ticaretle sınırlı kalmayıp toplulukların bir araya gelip sosyalleşmesine olanak tanıyor. “15 dakikalık şehir” kavramı, bu tür yerel ticaretin geri dönüşünü destekleyen bir model olarak öne çıkıyor.

Yükselen trend: Pandemiyle hızlanan uzaktan çalışma ve yerel alışveriş trendi, bu küçük işletmecilerin önemini yeniden artırdı. Ancak yıllardır uygulanan ticari ve konut bölgelerinin ayrılmasına dayalı şehir planlama politikalarını değiştirmek zaman alacak bir süreç. Planlamacılar, mahallelerdeki küçük mağazaların büyük marketler karşısında rekabet edebilmesi için yerel teşviklere ihtiyaç duyulduğunu belirtiyor.

Uzun vadeli fayda: Birçok şehir, esnafları ve dükkanlarını geri getirmek için imar yasalarını gözden geçiriyor. Örneğin Seattle’da yürürlüğe giren 2023 yılına ait bir yasa, çoğunlukla ailelerin yaşadığı konut bölgelerinde köşebaşı dükkanların açılmasını teşvik ediyor. Yürüyerek ulaşımı, düşük karbon emisyonunu ve küçük işletmeleri destekleyen bu dönüşüm, sadece mahallelerin değil, tüm şehirlerin daha yaşanabilir hâle gelmesine katkı sağlayabilir.


Londra'da yük taşımacılığına pedal gücüyle çözüm

Mobilite

Laura Laker’ın Bloomberg CityLab’deki haberine göre, sürdürülebilir kentsel ulaşım için olumlu bir değişimin habercisi olan kargo bisikletleri, Londra sokaklarında yaygınlaşıyor. Şehir ulaşımından sorumlu yerel yönetim organı Transport for London'a (TfL) göre kargo bisikleti kullanımı geçen yıl Londra'nın merkezinde %73, şehir genelinde ise %63 arttı.

Kentsel ulaşımda sürdürülebilirlik: Londra'da yüklerin %90'ı karayoluyla taşındığından kargo bisikletleri trafik sıkışıklığını azaltma ve karbon emisyonlarını düşürme potansiyeline sahip. TfL'nin tahminlerine göre, 2030 yılına kadar kargo bisikletleri Londra merkezinde kamyonetlerin yaptığı yolun %17'sine kadarını devralarak yıllık 30 bin ton karbon emisyonu azaltma potansiyeline sahip. Bu durum, hem hava kalitesini iyileştirecek hem de yol güvenliğini artıracak.

Karşılaşılan zorluklar: Kargo bisikletleri vadettikleri potansiyele rağmen engellerle karşılaşıyor. İşletmeler süregelen finansal belirsizlik dönemlerinde kargo bisikletleri gibi yeni ekipmanlara yatırım yapma konusunda temkinli davranıyor. TfL, işletmelerin kargo bisikleti edinmesi için maddi destek sunmuş olsa da önceki fonlama programlarının sona ermesiyle teşvik azalmış oldu.

Geleceğe bakış: Yeterli teşvik ve altyapıyla kargo bisikletleri, kentsel ulaşımın karbon nötr hale gelmesinde önemli bir rol oynayabilir. Yük konsolidasyonu yapan 22 Bishopsgate gibi girişimler, sevkiyatları koordine ederek ve kargo bisikletleri ile yaya kuryeler kullanarak kamyonet teslimatlarını önemli ölçüde azaltmayı hedefliyor. Fully Charged gibi parekendeciler, kargo bisikletlerinin artık satışlarının %40'ından fazlasını oluşturduğunu belirtiyor. Ancak bu dönüşümü hızlandırmak için sürekliliği olan yatırım ve farkındalık kampanyaları kritik rol oynuyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Soli

Soli

Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

SoliSoli

BÜLTEN SAYISI

10.24 Journal: Daha “mutlu” bir şehir nasıl inşa edilir?

Mahallenin belkemiği küçük işletmeler şehri nasıl canlandırabilir? Mimari, şehirdeki sosyal sorunları nasıl çözebilir? Daha mutlu şehirler için sorular, İstanbul-Berlin-Londra hattından haberler, ayın kültür sanat ve yeme içme ajandası.

04 Eki 2024

Vakkorama ile birlikte
Fotoğraf: Sebastiano Piazzi

YAZARLAR

Soli

Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.

İLGİLİ OKUMALAR

SoliSoli

HİKAYE

Randevulu selfie, manzaralı bariyer: Şehirler aşırı turizmle nasıl mücadele ediyor?

Halihazırda yoğun ilgi gören tatil beldelerine “instagramlanabilir” yeni keşiflerin de eklenmesiyle özellikle yaz aylarında dünyanın dört bir yanındaki dingin kasabalar turist akınına uğruyor. Peki popüler tatil destinasyonlarında düzeni sağlamak adına alınan yaratıcı (ve kimi zaman oldukça katı) önlemler neler?

Deniz Aytekin

·

26 Tem 2026

Randevulu selfie, manzaralı bariyer: Şehirler aşırı turizmle nasıl mücadele ediyor?
SoliSoli

HİKAYE

Aklımız havalarda: Bir kuşun peşinden dünyayı yeniden dinlemek

Şu sıralar herkesin “aklı havada” ve bunun çok haklı bir sebebi var: Bir kuşun peşine düşmek, dikkatimizi yeniden bulunduğumuz yere çevirmek ve yaşadığımız dünyanın daha büyük hikayesine dahil olmak demek. Kuş Kolektifi’nin kurucusu, Şehir Kuşçuları radyo programının bir parçası, doğa savunucusu, meraklısı ve kuş gözlemcisi Yaz Güvendi ile kuşların bize öğrettiklerini, doğayla bağ kurmanın yollarını ve şehirde kuş gözlemciliğinin imkanlarını konuştuk.

Elif Bayram

·

26 Tem 2026

Aklımız havalarda: Bir kuşun peşinden dünyayı yeniden dinlemek
SoliSoli

HİKAYE

Sınırların ötesinde bir macera: Defender Trophy

Defender Trophy, yalnızca fiziksel dayanıklılığı ve sürati ölçen bir yarış değil; disiplin, takım çalışması ve maceracı ruhunu genlerinde taşıyan köklü bir organizasyon. Tekerlekler hayati bir amaç için dönüyor: Doğayı ve vahşi yaşamı korumak.

22 Tem 2026

Sınırların ötesinde bir macera: Defender Trophy
SoliSoli

HİKAYE

Barge cruise hareketi: Avrupa kentlerinin dingin kanallarında mikro yolculuklar

"Bu bir cruise değil" mottosuyla kalabalık ve kaotik cruise anlayışını tersine çeviren lüks yat seyahatlerine paralel olarak barge cruise yani mavnalarla seyahat hareketi de yaygınlaşıyor. Barge cruise seyahatine çıkanlar Avrupa kentlerinin küçük nehir ve kanallarında dingin ve butik bir deneyim yaşıyor.

Deniz Aytekin

·

19 Tem 2026

Barge cruise hareketi: Avrupa kentlerinin dingin kanallarında mikro yolculuklar
SoliSoli

HİKAYE

Seyahatin yeni değer önerisi: Yediğin içtiğin senin olsun, bana öğrendiğini anlat

Kültürel değer üretme biçimi değişiyor. Seyahat de bunun dışında kalmıyor. Seyahatin tarihsel işlevlerinden biri olan öğrenme, kültürel katılım ve karşılaşma, dijital çağın koşullarında yeniden görünür oluyor.

Elif Bayram

·

12 Tem 2026

Seyahatin yeni değer önerisi: Yediğin içtiğin senin olsun, bana öğrendiğini anlat