Daimler ve Toyota, Japonya'daki kamyon operasyonlarını birleştirecek


Hayatınızı kolaylaştırır: Migros Sanal Market Her şeye vakit kaybetmeden, en kolay şekilde ulaşmak istemek; biz müşteriler için değişmeyecek bir tercih hâline geldi. Dolayısıyla market alışverişimizi de bu önceliklere göre yapmak istiyoruz. Müşteri odaklı, güvenilir ve yenilikçi yapısıyla Migros Sanal Market , önceliklerimize cevap vererek online market alışverişini güvenli ve kolay bir deneyime dönüştürüyor. Nasıl? Tüm Türkiye’den dilediğiniz gün ve saati seçerek sipariş verebilmeyi mümkün kılan Migros Sanal Market ; 40.000’den fazla ürünü Migros fiyatlarıyla sunan Migros Sanal Market mağazalarda geçerli olan tüm indirim ve kampanyalara ek özel indirimleriyle hem iyi fiyatlı hem de hayatınızı kolaylaştıran bir alışveriş deneyimi sunuyor. Planlı alışveriş yapma imkânı sunarak siparişlerin ister belirli gün ve saatte ister 45 dakika içerisinde ulaşmasını sağlıyor. Üstelik siparişlerinizi de kişiselleştirebiliyor ve ürünlerle ilgili dilediğiniz notu bırakabiliyorsunuz. Migros Sanal Market sayesinde meyve ve sebzeleriniz kendiniz seçmişsiniz gibi taptaze gelirken; etiniz, sütünüz, peyniriniz soğutuculu araçlarla güvenle teslim ediliyor. Market alışverişinizi kolay ve güvenli bir şekilde tamamlamak için siz de Migros Sanal Market ’i tercih edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Daimler Truck ve Toyota Motor, Salı günü yaptıkları açıklamada Japonya'daki kamyon ünitelerini birleştirmek için bir ön anlaşma yapıldığını duyurdu. Anlaşmanın, 2024'ün ilk çeyreğinde imzalanması ve birleşmenin gelecek yılın sonuna kadar tamamlanması bekleniyor.
Detaylar: Mutabakat zaptı (MOU) kapsamında, Daimler'e ait Mitsubishi Fuso Truck and Bus Corp ve Toyota'nın yan kuruluşu Hino Motors Ltd'nin bir "holding şirketi" altında birleştirilmesi planlanıyor.
- Yeni şirketin hisseleri Tokyo Menkul Kıymetler Borsası'nın ana pazarında işlem görecek.
Açıklamalar: Daimler Truck CEO'su Martin Daum, şirketlerin birleşmeyi teknolojik ilerlemeler sağlamak için ihtiyaç duydukları ölçeğe ulaşmak için bir fırsat olarak gördüğünü belirtti. Yeni yapıyla küresel satış organizasyonu ayrı kalacak; ancak iki şirket geliştirme, tedarik ve üretim taraflarında birlikte hareket edecek.
- Açıklamaya göre, Daimler Truck ve Toyota, şirkete eşit şekilde yatırım yapacak ve bağlantı ve otonom sürüş gibi alanlarda hidrojen ve diğer teknolojilerin geliştirilmesi konusunda işbirliği hâlinde olacak. Daum, hidrojenin otomotiv mobilitesinin "geleceği" olacağını da sözlerine ekledi.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Türkiye'de KOBİ'lerin %25,3'ü e-ticaret faaliyetlerinde bulunurken, e-ihracat yapanların oranı yalnızca %4,1 seviyesinde
02 Haz 2023

YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir insanın “Ne iş yapıyorsun?” sorusuna iki cümleyle cevap verip daha fazlasını anlatma ihtiyacı duymamasıyla bir markanın neyi söyleyip neyi geride bırakacağını bilmesi, aynı olgunluk eşiğine işaret ediyor. Sadelik; hiçbir şey bilmemenin getirdiği bir sığlıktan değil, aksine çok şey bilip hepsinin ağırlığını tarttıktan sonra lüzumsuz olanları arkada bırakabilme cesaretinden geçiyor.

Nike’ın marka adı, onlarca yıldır “spor” kelimesiyle neredeyse eş anlamlıydı. Bu başarı, şirketi uzun yıllar borsanın favorileri arasında tuttu. Fakat son birkaç yılda ivme şaşırtıcı bir hızla tersine döndü ve şirket, yaklaşık 18 yılın ardından S&P 100 endeksine veda etmek zorunda kaldı. Peki ne oldu da dünyanın en güçlü spor markalarından biri, bu denli hızlı bir düşüşe sürüklendi?

Reklamcılık artık dikkat ekonomisinden niyet ekonomisine geçiş yapıyor. ChatGPT’nin test ettiği Sponsorlu Ajanlar, markaların tüketicinin karar verme konuşmasına doğrudan katılmasını sağlayan yeni bir katman açıyor. Kişiselleştirilmiş iknanın birim maliyeti neredeyse sıfıra inerken mesele, anlatının nerede durduğu ve kimin adına konuştuğunun her aşamada görünür olup olmamasında düğümleniyor.

Arama deneyimimizin yapısal olarak değişmeye başladığı aşikar. Artık sadece bilgi aramıyoruz, aynı zamanda alım kararlarımızı da yapay zekaya danışıyoruz. Ancak yeni denklem yalnızca GEO’dan ibaret değil: Araştırmalar, tüketicilerin yapay zeka önerilerinde hâlâ bağımsız insan deneyimine ve güvenilir üçüncü taraflara ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Markalar için de esas mesele, algoritmada görünmek kadar, algoritmanın güvendiği üçüncü taraf dünyasında sahici, tutarlı ve organik bir yer edinebilmekte yatıyor.

Matcha, protein barlar, iki malzemeli Japon cheesecake’i, Gigi Hadid makarnası, çiğ köfte suşi… Yiyecek trendleri, artık sosyal medyanın etkisiyle çok daha hızlı yayılıyor. Tedarik zincirleri ise bu hıza ayak uydurmakta zorlanıyor. Talep, dijital hızda büyürken çiftlikler ve fabrikalardaki tarım ve gıda üretimi, fiziksel sınırlar içinde kalıyor.



