Depremde hayat kurtaran teknolojiler

Deprem gibi afet senaryolarında hayat kurtarmada kritik rol oynayan teknolojilere kısaca göz atıyoruz.
Depremde hayat kurtaran teknolojiler

14 Şubat - deprem.io
deprem.io ile birlikte

Yardım al, yardım sağla: deprem.io Bilişim teknolojileri alanında çalışan gönüllüler, arama kurtarma çalışmaları ile yardım ve destek taleplerini ortak bir veri tabanında toplayarak yetkili kurum ve kuruluşlara aktarmak üzere deprem.io ’yu hazırladı. Nedir? deprem.io enkaz altındaki afetzedelerin ya da adres bilgisine sahip yakınlarının adreslerini bildirmesini ve sağlık durumlarını normal/orta/kritik şekilde belirtmesini sağladı. D epremzedelerin gıda/ısınma ihtiyaçlarını paylaşmasını, köylere gereken yardımlar konusunda bilgilendirmeyi, iş makinesi kullanabilen kişilere ulaşılmasını ve ulaşım ihtiyacı olanların o bölgeye giden kişilerle bağlantı kurmasını mümkün hâle getiren platformda veriler; AFAD, AKUT, Türk Kızılay gibi yetkili arama kurtarma kuruluşlarının yanı sıra destek ve yardım taleplerini karşılayabilecek sivil toplum kuruluşlarıyla paylaşılıyor. Depremden etkilenen vatandaşları evlerinde misafir etmek isteyenler için " Evim Müsait", çadır ihtiyacına destek olabilecekler için "Çadır Kurabilirim" sekmesi bulunuyor, ayrıca platformda ücretsiz konaklama sağlayan otellerin bilgisi de paylaşılıyor.

Daha fazlasını öğren

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

6 Şubat Pazartesi günü ülke olarak kabus gibi bir sabaha uyandık. Saat 04:17’de meydana gelen ve merkezi Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesi olan 7,7 şiddetindeki depremde Kahramanmaraş’a ek olarak Gaziantep, Hatay, Adıyaman, Adana, Osmaniye, Malatya, Şanlıurfa ve Kilis olmak üzere 10 il ciddi hasar gördü. İlk depremden sadece saatler sonra, saat 13:24’te ise bu sefer Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesinde Pazarcık’taki depremden bağımsız 7,6 şiddetinde ikinci bir deprem daha meydana geldi.

13 milyonu aşkın insanı etkilediği bildirilen depremde, bu satırların yazıldığı 12 Şubat itibarıyla resmî rakamlara göre 29 bin 605 kişi hayatını kaybettiği, 147 bin 934 kişinin ise bölgeden tahliye edildiği bildirildi. Bununla birlikte, depremin etkilediği Suriye’de de can kaybı en son 3 bin 553 kişi olarak aktarıldı.

Öte yandan, ilk etapta 6 bin olarak açıklanan deprem nedeniyle yıkılan toplam bina sayısı daha sonra 12 bin 141 bina ve 66 bin 58 bağımsız bölüm şeklinde güncellendi. Depremde eski binalara ek olarak 1 yıl önce yapılan ve “depreme dayanıklı” olduğu iddiasıyla satılan binaların dahi yıkılması büyük tepkilere yol açtı.

Depremde teknolojinin rolü

Bu ölçekteki büyük felaketlerin etkilerinin daha az hissedilmesinde teknolojiye de kritik bir rol düşüyor. Bu noktada teknoloji, sadece felaketlerin önceden tahmin edilmesi için değil aynı zamanda felaket sonrasında olabildiğince hızlı aksiyon alınması ve can kaybının en aza indirgenmesi için de büyük önem arz ediyor.

Gelin bu teknolojilerin neler olduğuna birlikte bakalım.

Haritalama teknolojisi

İnsan vücudundan coğrafi bölgelere kadar, her türden haritayı hazırlamak, analiz etmek ve dağıtmak için kullanılan ekipman ve teknikler olarak tanımlanabilecek haritalama teknolojisi, afet zamanlarında oldukça kullanışlı olabiliyor. Bu teknolojiyle uydular aracılığıyla, yardıma ihtiyacı olan bölgeler belirlenerek felaketten etkilenen bölgenin ayrıntılı görüntüleri ve haritaları sağlanabilirken hasarın boyutu hakkında bilgi sağlanmasıyla karar vericilerin yardım çabalarına öncelik vermesine yardımcı olunabiliyor.

Bu kapsamda, Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından Birleşmiş Milletler (BM), Twitter üzerinden insani acil durumlarda uydu görüntü analizi sağlayan UNOSAT acil durum haritalama hizmetini etkinleştirdiğini duyurdu. Ayrıca, Copernicus Acil Durum Yönetim Hizmeti (EMS) de etkinleştirilerek depremden etkilenen bölgelerde hizmete sunuldu. 

Copernicus

FINDER 

NASA'nın Jet İtiş Gücü Laboratuvarı ve İç Güvenlik Bakanlığı Bilim ve Teknoloji Müdürlüğü ile işbirliği içinde geliştirdiği FINDER (Finding Individuals for Disaster and Emergency Response) aracı, deprem gibi felaketlerin ardından enkaz altında kalan insanların yerini tespit edebiliyor. 

NASA

Mikrodalga radar teknolojisini kullanan bu araç, üç metrelik beton ya da moloz yığınları arasından bile kalp atışı ve nefes alış verişini tespit ederek kurtarma ekiplerinin hayatta kalanların yerini daha hızlı bulmasına yardımcı olabiliyor. Hafif ve taşınabilir olan FINDER, çeşitli afet senaryolarında ilk müdahale ekipleri tarafınca kullanılabiliyor.

Drone teknolojisi 

Uzaktan kontrol edilebilme kolaylığıyla drone’lar, deprem gibi felaket anlarında arama ve kurtarma, hasar tespiti ve ihtiyaç duyulan malzemelerin dağıtımı gibi pek çok çeşitli amaç için kullanılabiliyor. İnsanların girmesi için riski olan veya çevredeki hasar nedeniyle ulaşımı zor olan bölgelerde drone’lar arama-kurtarma operasyonları için büyük kolaylık sağlayabiliyor. Bu kapsamda bu makineler, enkaz altında kalan insanların yerini tespit etmek ve gıda, su ve tıbbi malzeme gibi yardımları ihtiyaç sahiplerine ulaştırmak üzere termal kameralarla donatılabiliyor. 

flyt now

Bunlara ek olarak, drone’lar afet sonrasında oluşan hasarın incelenip haritalanması için kullanılabilir ve bu haritalar ilk müdahale ekiplerince mahsur kalan insanların yerini tespit etmekten bölgedeki hasarın boyutunun değerlendirilmesine kadar pek çok şey için kullanılabilir. Mesela, Hindistan merkezli bir drone girişimi olan Garuda Aerospace, Hindistan’ın özel kuvvetlerinden NDRF’in (Ulusal Afet Müdahale Gücü) talebi üzerine Türkiye’deki kurtarma operasyonlarında insanlara yardım etmek için devreye girdi. Girişim, kurtarma operasyonunun bir parçası olarak depremden en çok etkilenen bölgelerde gözetleme için “Droni Drone”unu; mağdurlar için acil ilaç, malzeme ve gıda taşınmasına yardımcı olacak yükleri taşımak içinse bir Kisan Drone'unu konuşlandırdı.

Robot teknolojileri

İnsanlar için tehlikeli olan görevlerde olası can kayıplarının önüne geçmek için robotların kullanılması fikri uzun bir süredir var ve bu teknoloji, giderek daha fazla uygulamaya konuyor. Bu teknolojiyi kullanan ülkelerin başında ise söz konusu deprem olduğunda akla gelen ilk isimlerden biri olan Japonya geliyor.

Chiba Teknolojisi Enstitüsü, Tohoku Üniversitesi ve Uluslararası Kurtarma Sistemi Enstitüsü tarafından geliştirilen tırtıl şeklindeki kurtarma robotu Quince, veri toplamak üzere Haziran ve Ekim 2011 tarihleri arasında Fukuşima No.1 nükleer santralinde ağır radyasyona maruz kaldığı için hiçbir insanın giremediği bir nükleer reaktör binasına yerleştirilmişti. Quince, reaktörlerin sökülmesi konusunda santralin işletmecisi Tokyo Electric Power’a kritik veriler sağlamıştı. 

Bununla birlikte, Japonya’da felaketlerden sonra veri toplanması için deniz ve hava robotları da kullanılıyor. Bu robotlar, 11 Mart 2011’de meydana gelen deprem ve depremi takip eden tsunaminin ardından hayatını kaybedenlerin ve diğer nesnelerin tespitinde görevlendirilmişti. Bu konuya ilişkin olarak 1995’teki Büyük Hanshin Depremi’nde herkesin yeterli bilgiye sahip olmadığını belirten Tohoku Üniversitesi İnsan-Robot Bilişim Laboratuvarı şefi ve aynı zamanda Uluslararası Kurtarma Sistemi Enstitüsü başkanı olan Satoshi Tadokoro, "İşte bu noktada robotlar yardımcı olabilir." ifadelerini kullanıyor. 

Öte yandan, bu robotların insan hayatını kurtarmaktan ziyade veri toplamak için kullanıldığını da belirtmek gerekiyor. Bir felaketten sonraki 72 saatin hayati olduğu biliniyor; ancak bu robotların, depremden sonra hayatta kalanların tespitinde kullanılması amacıyla enkazla tıkanmış yollardan geçebilmeleri için felaketten hemen sonra harekete geçebilecek şekilde hazırda beklemeleri gerekiyor.

Uydu iletişimi

Deprem anlarında hayati önem taşıyan bir diğer teknoloji ise uydu interneti olarak karşımıza çıkıyor. Uydu interneti, haritalar, altyapı ve hizmetlerin durumuna ilişkin gerçek zamanlı veriler de dahil olmak üzere bilgi ve kaynaklara erişilmesini mümkün kılıyor ve bu sayede acil müdahale ekipleri, devlet kurumları ve afetten etkilenen topluluklar arasında iletişim ve koordinasyon için kritik bir bağlantı sağlanabiliyor.

Elon Musk, Kahramanmaraş merkezli depremden saatler sonrasında sahibi olduğu SpaceX tarafından geliştirilen uydu geniş bant hizmeti Starlink’in Türkiye’ye gönderilmek üzere hazır bir şekilde beklediğini duyurdu. Ancak daha sonra yetkililer tarafından yapılan açıklama ile Türkiye’nin yeterli uydu kapasitesine sahip olduğu ifade edilerek Musk’ın bu teklifi reddedildi. Starlink, Rusya’nın Ukrayna'yı işgale başlamasının ardından Ukrayna ordusunun ana iletişim kaynağı olmuştu.

Deprem Erken Uyarı Sistemleri, Deprem Tahmin Sistemleri ve Deprem Olasılık Sistemleri

Deprem Erken Uyarı Sistemleri

Deprem bilimi ve izleme sistemleri teknolojilerini kullanan “Deprem Erken Uyarı Sistemleri”, bir depremin yarattığı dalgaların ulaşması beklenen konumların uyarılmasını sağlar. Mevcut teknoloji ile depremin etkisinin bir yere ulaşmasından yalnızca saniyeler önce uyarıda bulunan bu sistemler yine de insanların ve sistemlerin, canlarını ve mallarını korumak için harekete geçmeleri için yeterli süreyi tanıyabiliyor.

Bu sistemlerin en öne çıkanlarından biri ise Google’ın altyapısına bağlı olan Android Deprem Uyarıları Sistemi olarak biliniyor. Tamamen ücretsiz olan ve cihaza yerleşik olarak gelen Android Deprem Uyarıları Sistemi, telefonunuzda konum hizmetinin açık olması ve sistemin aktifleştirilmesi hâlinde kullanılabiliyor. 4,5 ve üstü şiddetteki depremlere yönelik Android kullanıcılarına uyarı gönderen sistem, kullanıcıların depremin merkez üssüne olan uzaklığına göre 60 saniyeye kadar bildirim yollayabiliyor.

Benzer bir diğer uygulama ise inovasyon ödüllü bir mobil uyarı sistemi olan 7TP Erken Uyarı gösterilebilir. Fay hatları üzerinde kurulan, sismik hareket algılayan istasyonlar sayesinde öncü deprem dalgasını tespit edebilen bu uygulama, akıllı cep telefonlarına bir alarm gönderiyor. Bu uyarı sayesinde kullanıcılar, yıkıcı ikinci dalga gelmeden önce 25 saniyeye kadar zaman kazanabiliyor.

Deprem Olasılık Sistemleri

Deprem Olasılık Sistemleri aracılığıyla, bir zaman aralığında belirli büyüklükte bir depremin meydana gelme olasılığı uzun vadeli olarak tanımlanabiliyor. Çoğu deprem olasılığı tarihsel olayların ortalama oranından belirlenir ve yıllık oranın sabit olduğu varsayıldığında gelecekteki yıllar içinde bir deprem olma olasılığı hakkında belli bir öngörüde bulunulabilir. Bu olasılıklar 30’da 1 ile 300’de 1 arasında değişebilir.

Deprem Tahmin Sistemleri

Deprem Tahmin Sistemleri aslında yukarıda bahsettiğimiz olasılıklar gibidir; ancak burada farkın, tahminlerin daha kısa zaman pencereleri için geçerli olması ve genellikle artçı şoklara uygulanması olduğu söylenebilir. Büyük bir depremden sonra tipik olarak daha az sıklıkta ve zaman içinde daha küçük olan artçı depremler meydana gelir. Artçı şok dizilerinin çoğu aynı modeli izler, bu nedenle bir depremi takip eden bir zaman penceresinde bir artçı şok olasılığı belirlenebilir. Bu olasılıkla, 30’da 1’den daha büyük olabilir.

Deprem odaklı mobil uygulamalar

Odağına depremi alarak geliştirilmiş mobil uygulamalar, özellikle de depremden sonraki arama kurtarma çalışmaları süresince “hayat kurtarıcı” bir görev üstlenebiliyor. Mesela, AFAD Acil, 112 Acil Yardım Butonu, AKUT-Güvendeyim ve Bridgefy gibi uygulamalarla yetkililere konum bilgilerinizi iletebilir ve sevdiklerinizle iletişim kurabilir; Life 360 uygulaması ile sevdiklerinizin canlı ya da son konumlarını görebilir; Whistle uygulaması ile de enkaz altında konumunuzu belirtmek için dışarıya düdük sesi gönderebilirsiniz.

AFAD

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

QuandoQuando

BÜLTEN SAYISI

📍 Depremde hayat kurtaran teknolojiler

Deprem gibi afet senaryolarında hangi teknolojiler hayat kurtarmada etkin rol oynuyor?

13 Şub 2023

deprem.io ile birlikte
AA

YAZARLAR

İrem Denli

Teknoloji Editörü

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

QuandoQuando

HİKAYE

Meta, Brain2Qwerty’yi duyurdu: Klavyenin sonu mu geliyor?

Tüketici elektroniği pazarında kullanıcıları ekrana maruz bırakan ürün sayısı her geçen gün artıyor. Ekran, pazarda doyum noktasına ulaşırken teknoloji şirketleri, ardı ardına ekransız ürün geliştirme furyasına katılıyor. Meta’nın Brain2Qwerty isimli yapay zeka teknolojisi ise ekran bağımlılığı sorununa çok daha inovatif bir çözüm sunuyor.

Doğa Yurduneri

·

13 Tem 2026

Meta, Brain2Qwerty’yi duyurdu: Klavyenin sonu mu geliyor?
QuandoQuando

HİKAYE

Influencer çağının son evresi: Yalnızlık paylaşılır, paylaşılırsa etkileşim alır

Influencerlık kendi döngüsünü geleneksel reklama dönüştürerek tamamladı. Pazar hâlâ büyüyor belki ama güven günden güne azalıyor. Tüketiciler ise bu kurgusal samimiyet ve aşırı tüketime karşı zırhlarını kuşanırken dijital kapitalizm illüzyonunun kalesini keşfetmekte gecikmedi elbette. Onun da adı yalnızlık. İşte tam bu noktada “yalnızlık influencer’lığı (loneliness / solitude influencer) adı verilen yeni bir içerik üreticisi profili yükselişe geçti.

Ümit Alan

·

10 Tem 2026

Influencer çağının son evresi: Yalnızlık paylaşılır, paylaşılırsa etkileşim alır
QuandoQuando

HİKAYE

Verimlilik miti: AI gerçekten maliyet tasarrufu sağlıyor mu?

Son birkaç yılda teknoloji arenası, pek çok işin yapay zekaya devredilmeye çalışıldığı bir atmosfere sahne oldu. Maliyet tasarrufu ve verimlilik artışı vaatleriyle gelen yapay zeka, birkaç yıl boyunca toplu işten çıkarmaların da ana gerekçelerinden biriydi. Yapay zekanın hâlâ gideri kadar gelir üretemediği 2026 yılında ise CEO’lar, işten çıkardıkları çalışanların, harcadıkları token’dan daha fazla maliyet yarattığını fark ettikleri bir eşiğe geldi.

Doğa Yurduneri

·

09 Tem 2026

Verimlilik miti: AI gerçekten maliyet tasarrufu sağlıyor mu?
QuandoQuando

HİKAYE

OpenAI, Jalapeño’yu duyurdu: Şirketler neden kendi AI çiplerini geliştiriyor?

Son yıllarda Amazon, Google ve OpenAI gibi pek çok şirket, kendi yapay zeka çiplerini duyurdu. Daha önce sektördeki yaygın eğilim, NVIDIA’nın rüştünü ispatlamış çiplerine güvenmek iken öncü şirketler, yakın zamanda ardı ardına bu eğilimin dışına çıkmaya başladı. Bu furya, oldukça kritik bir soruyu da gündeme taşıdı: Neden tüm teknoloji şirketleri, kendi yapay zeka çiplerini geliştiriyor?

Doğa Yurduneri

·

06 Tem 2026

OpenAI, Jalapeño’yu duyurdu: Şirketler neden kendi AI çiplerini geliştiriyor?
QuandoQuando

HİKAYE

'Ben aslında yoğum': Ticaret Bakanlığı’nın yapay zeka düzenlemesi bir paradoksa yol açar mı?

Modern reklam hukuku, mesajın içeriğinin doğru olup olmadığına odaklanır. Ancak yapay zeka, artık mesajı ileten kişinin gerçekten var olup olmadığını da hukukun konusu hâline getiriyor. Ticaret Bakanlığı'nın 1 Ağustos'ta yürürlüğe girecek yönetmelik değişikliği de dijital kopyaların reklamlarda kullanılmasına kısıtlamalar getiriyor ve bunu yaparken dolandırıcılık içeriklerini esas alıyor. Peki ya amaç dolandırıcılık olmadığında?

Ümit Alan

·

03 Tem 2026

'Ben aslında yoğum': Ticaret Bakanlığı’nın yapay zeka düzenlemesi bir paradoksa yol açar mı?