Depremde hayat kurtaran teknolojiler


Yardım al, yardım sağla: deprem.io
Bilişim teknolojileri alanında çalışan gönüllüler, arama kurtarma çalışmaları ile yardım ve destek taleplerini ortak bir veri tabanında toplayarak yetkili kurum ve kuruluşlara aktarmak üzere deprem.io ’yu hazırladı. Nedir? deprem.io enkaz…
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
6 Şubat Pazartesi günü ülke olarak kabus gibi bir sabaha uyandık. Saat 04:17’de meydana gelen ve merkezi Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesi olan 7,7 şiddetindeki depremde Kahramanmaraş’a ek olarak Gaziantep, Hatay, Adıyaman, Adana, Osmaniye, Malatya, Şanlıurfa ve Kilis olmak üzere 10 il ciddi hasar gördü. İlk depremden sadece saatler sonra, saat 13:24’te ise bu sefer Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesinde Pazarcık’taki depremden bağımsız 7,6 şiddetinde ikinci bir deprem daha meydana geldi.
13 milyonu aşkın insanı etkilediği bildirilen depremde, bu satırların yazıldığı 12 Şubat itibarıyla resmî rakamlara göre 29 bin 605 kişi hayatını kaybettiği, 147 bin 934 kişinin ise bölgeden tahliye edildiği bildirildi. Bununla birlikte, depremin etkilediği Suriye’de de can kaybı en son 3 bin 553 kişi olarak aktarıldı.
Öte yandan, ilk etapta 6 bin olarak açıklanan deprem nedeniyle yıkılan toplam bina sayısı daha sonra 12 bin 141 bina ve 66 bin 58 bağımsız bölüm şeklinde güncellendi. Depremde eski binalara ek olarak 1 yıl önce yapılan ve “depreme dayanıklı” olduğu iddiasıyla satılan binaların dahi yıkılması büyük tepkilere yol açtı.
Depremde teknolojinin rolü
Bu ölçekteki büyük felaketlerin etkilerinin daha az hissedilmesinde teknolojiye de kritik bir rol düşüyor. Bu noktada teknoloji, sadece felaketlerin önceden tahmin edilmesi için değil aynı zamanda felaket sonrasında olabildiğince hızlı aksiyon alınması ve can kaybının en aza indirgenmesi için de büyük önem arz ediyor.
Gelin bu teknolojilerin neler olduğuna birlikte bakalım.
Haritalama teknolojisi
İnsan vücudundan coğrafi bölgelere kadar, her türden haritayı hazırlamak, analiz etmek ve dağıtmak için kullanılan ekipman ve teknikler olarak tanımlanabilecek haritalama teknolojisi, afet zamanlarında oldukça kullanışlı olabiliyor. Bu teknolojiyle uydular aracılığıyla, yardıma ihtiyacı olan bölgeler belirlenerek felaketten etkilenen bölgenin ayrıntılı görüntüleri ve haritaları sağlanabilirken hasarın boyutu hakkında bilgi sağlanmasıyla karar vericilerin yardım çabalarına öncelik vermesine yardımcı olunabiliyor.
Bu kapsamda, Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından Birleşmiş Milletler (BM), Twitter üzerinden insani acil durumlarda uydu görüntü analizi sağlayan UNOSAT acil durum haritalama hizmetini etkinleştirdiğini duyurdu. Ayrıca, Copernicus Acil Durum Yönetim Hizmeti (EMS) de etkinleştirilerek depremden etkilenen bölgelerde hizmete sunuldu.

Copernicus
FINDER
NASA'nın Jet İtiş Gücü Laboratuvarı ve İç Güvenlik Bakanlığı Bilim ve Teknoloji Müdürlüğü ile işbirliği içinde geliştirdiği FINDER (Finding Individuals for Disaster and Emergency Response) aracı, deprem gibi felaketlerin ardından enkaz altında kalan insanların yerini tespit edebiliyor.

NASA
Mikrodalga radar teknolojisini kullanan bu araç, üç metrelik beton ya da moloz yığınları arasından bile kalp atışı ve nefes alış verişini tespit ederek kurtarma ekiplerinin hayatta kalanların yerini daha hızlı bulmasına yardımcı olabiliyor. Hafif ve taşınabilir olan FINDER, çeşitli afet senaryolarında ilk müdahale ekipleri tarafınca kullanılabiliyor.
Drone teknolojisi
Uzaktan kontrol edilebilme kolaylığıyla drone’lar, deprem gibi felaket anlarında arama ve kurtarma, hasar tespiti ve ihtiyaç duyulan malzemelerin dağıtımı gibi pek çok çeşitli amaç için kullanılabiliyor. İnsanların girmesi için riski olan veya çevredeki hasar nedeniyle ulaşımı zor olan bölgelerde drone’lar arama-kurtarma operasyonları için büyük kolaylık sağlayabiliyor. Bu kapsamda bu makineler, enkaz altında kalan insanların yerini tespit etmek ve gıda, su ve tıbbi malzeme gibi yardımları ihtiyaç sahiplerine ulaştırmak üzere termal kameralarla donatılabiliyor.

flyt now
Bunlara ek olarak, drone’lar afet sonrasında oluşan hasarın incelenip haritalanması için kullanılabilir ve bu haritalar ilk müdahale ekiplerince mahsur kalan insanların yerini tespit etmekten bölgedeki hasarın boyutunun değerlendirilmesine kadar pek çok şey için kullanılabilir. Mesela, Hindistan merkezli bir drone girişimi olan Garuda Aerospace, Hindistan’ın özel kuvvetlerinden NDRF’in (Ulusal Afet Müdahale Gücü) talebi üzerine Türkiye’deki kurtarma operasyonlarında insanlara yardım etmek için devreye girdi. Girişim, kurtarma operasyonunun bir parçası olarak depremden en çok etkilenen bölgelerde gözetleme için “Droni Drone”unu; mağdurlar için acil ilaç, malzeme ve gıda taşınmasına yardımcı olacak yükleri taşımak içinse bir Kisan Drone'unu konuşlandırdı.
Robot teknolojileri
İnsanlar için tehlikeli olan görevlerde olası can kayıplarının önüne geçmek için robotların kullanılması fikri uzun bir süredir var ve bu teknoloji, giderek daha fazla uygulamaya konuyor. Bu teknolojiyi kullanan ülkelerin başında ise söz konusu deprem olduğunda akla gelen ilk isimlerden biri olan Japonya geliyor.
Chiba Teknolojisi Enstitüsü, Tohoku Üniversitesi ve Uluslararası Kurtarma Sistemi Enstitüsü tarafından geliştirilen tırtıl şeklindeki kurtarma robotu Quince, veri toplamak üzere Haziran ve Ekim 2011 tarihleri arasında Fukuşima No.1 nükleer santralinde ağır radyasyona maruz kaldığı için hiçbir insanın giremediği bir nükleer reaktör binasına yerleştirilmişti. Quince, reaktörlerin sökülmesi konusunda santralin işletmecisi Tokyo Electric Power’a kritik veriler sağlamıştı.
Bununla birlikte, Japonya’da felaketlerden sonra veri toplanması için deniz ve hava robotları da kullanılıyor. Bu robotlar, 11 Mart 2011’de meydana gelen deprem ve depremi takip eden tsunaminin ardından hayatını kaybedenlerin ve diğer nesnelerin tespitinde görevlendirilmişti. Bu konuya ilişkin olarak 1995’teki Büyük Hanshin Depremi’nde herkesin yeterli bilgiye sahip olmadığını belirten Tohoku Üniversitesi İnsan-Robot Bilişim Laboratuvarı şefi ve aynı zamanda Uluslararası Kurtarma Sistemi Enstitüsü başkanı olan Satoshi Tadokoro, "İşte bu noktada robotlar yardımcı olabilir." ifadelerini kullanıyor.
Öte yandan, bu robotların insan hayatını kurtarmaktan ziyade veri toplamak için kullanıldığını da belirtmek gerekiyor. Bir felaketten sonraki 72 saatin hayati olduğu biliniyor; ancak bu robotların, depremden sonra hayatta kalanların tespitinde kullanılması amacıyla enkazla tıkanmış yollardan geçebilmeleri için felaketten hemen sonra harekete geçebilecek şekilde hazırda beklemeleri gerekiyor.
Uydu iletişimi
Deprem anlarında hayati önem taşıyan bir diğer teknoloji ise uydu interneti olarak karşımıza çıkıyor. Uydu interneti, haritalar, altyapı ve hizmetlerin durumuna ilişkin gerçek zamanlı veriler de dahil olmak üzere bilgi ve kaynaklara erişilmesini mümkün kılıyor ve bu sayede acil müdahale ekipleri, devlet kurumları ve afetten etkilenen topluluklar arasında iletişim ve koordinasyon için kritik bir bağlantı sağlanabiliyor.
Elon Musk, Kahramanmaraş merkezli depremden saatler sonrasında sahibi olduğu SpaceX tarafından geliştirilen uydu geniş bant hizmeti Starlink’in Türkiye’ye gönderilmek üzere hazır bir şekilde beklediğini duyurdu. Ancak daha sonra yetkililer tarafından yapılan açıklama ile Türkiye’nin yeterli uydu kapasitesine sahip olduğu ifade edilerek Musk’ın bu teklifi reddedildi. Starlink, Rusya’nın Ukrayna'yı işgale başlamasının ardından Ukrayna ordusunun ana iletişim kaynağı olmuştu.
Deprem Erken Uyarı Sistemleri, Deprem Tahmin Sistemleri ve Deprem Olasılık Sistemleri
Deprem Erken Uyarı Sistemleri
Deprem bilimi ve izleme sistemleri teknolojilerini kullanan “Deprem Erken Uyarı Sistemleri”, bir depremin yarattığı dalgaların ulaşması beklenen konumların uyarılmasını sağlar. Mevcut teknoloji ile depremin etkisinin bir yere ulaşmasından yalnızca saniyeler önce uyarıda bulunan bu sistemler yine de insanların ve sistemlerin, canlarını ve mallarını korumak için harekete geçmeleri için yeterli süreyi tanıyabiliyor.
Bu sistemlerin en öne çıkanlarından biri ise Google’ın altyapısına bağlı olan Android Deprem Uyarıları Sistemi olarak biliniyor. Tamamen ücretsiz olan ve cihaza yerleşik olarak gelen Android Deprem Uyarıları Sistemi, telefonunuzda konum hizmetinin açık olması ve sistemin aktifleştirilmesi hâlinde kullanılabiliyor. 4,5 ve üstü şiddetteki depremlere yönelik Android kullanıcılarına uyarı gönderen sistem, kullanıcıların depremin merkez üssüne olan uzaklığına göre 60 saniyeye kadar bildirim yollayabiliyor.
Benzer bir diğer uygulama ise inovasyon ödüllü bir mobil uyarı sistemi olan 7TP Erken Uyarı gösterilebilir. Fay hatları üzerinde kurulan, sismik hareket algılayan istasyonlar sayesinde öncü deprem dalgasını tespit edebilen bu uygulama, akıllı cep telefonlarına bir alarm gönderiyor. Bu uyarı sayesinde kullanıcılar, yıkıcı ikinci dalga gelmeden önce 25 saniyeye kadar zaman kazanabiliyor.
Deprem Olasılık Sistemleri
Deprem Olasılık Sistemleri aracılığıyla, bir zaman aralığında belirli büyüklükte bir depremin meydana gelme olasılığı uzun vadeli olarak tanımlanabiliyor. Çoğu deprem olasılığı tarihsel olayların ortalama oranından belirlenir ve yıllık oranın sabit olduğu varsayıldığında gelecekteki yıllar içinde bir deprem olma olasılığı hakkında belli bir öngörüde bulunulabilir. Bu olasılıklar 30’da 1 ile 300’de 1 arasında değişebilir.
Deprem Tahmin Sistemleri
Deprem Tahmin Sistemleri aslında yukarıda bahsettiğimiz olasılıklar gibidir; ancak burada farkın, tahminlerin daha kısa zaman pencereleri için geçerli olması ve genellikle artçı şoklara uygulanması olduğu söylenebilir. Büyük bir depremden sonra tipik olarak daha az sıklıkta ve zaman içinde daha küçük olan artçı depremler meydana gelir. Artçı şok dizilerinin çoğu aynı modeli izler, bu nedenle bir depremi takip eden bir zaman penceresinde bir artçı şok olasılığı belirlenebilir. Bu olasılıkla, 30’da 1’den daha büyük olabilir.
Deprem odaklı mobil uygulamalar
Odağına depremi alarak geliştirilmiş mobil uygulamalar, özellikle de depremden sonraki arama kurtarma çalışmaları süresince “hayat kurtarıcı” bir görev üstlenebiliyor. Mesela, AFAD Acil, 112 Acil Yardım Butonu, AKUT-Güvendeyim ve Bridgefy gibi uygulamalarla yetkililere konum bilgilerinizi iletebilir ve sevdiklerinizle iletişim kurabilir; Life 360 uygulaması ile sevdiklerinizin canlı ya da son konumlarını görebilir; Whistle uygulaması ile de enkaz altında konumunuzu belirtmek için dışarıya düdük sesi gönderebilirsiniz.

AFAD
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Deprem gibi afet senaryolarında hangi teknolojiler hayat kurtarmada etkin rol oynuyor?
13 Şub 2023

YAZARLAR

İrem Denli
Teknoloji Editörü

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Bu yıl sonbahar sezonu, teknoloji arenasındaki dev isimleri konu alan bir dizi yapımın gösterime girişine sahne oluyor. Bir zamanlar Hollywood'un komedi unsuru olarak gördüğü bu liderler, bugün neredeyse bir korku filminin başrolüne yerleşiyor. Fakat bu kez korku, teknolojinin uzak bir gelecekte yaratabileceği sorunlara ilişkin kurgusal senaryolardan ziyade, bugün sahip olduğu güçten ve bu gücün yarattığı sonuçlardan besleniyor.

Yapay zekaya ne istediğimizi anlatmaya çalışırken kendi isteğimiz hakkında da bilgi ediniyoruz. Bazen söylemediğimiz bir ayrıntıyı, bazen ise hiç düşünmediğimiz bir soruyu fark ediyoruz. Peki karşımızdaki bizi anlamakta ustalaştıkça bizim de kendimizi daha iyi anlamamız mümkün mü?

Fransa'da bir siber saldırı yüzlerce marketin soğutma sistemlerini uzaktan ısıtarak tonlarca gıdanın çöpe gitmesine neden oldu. Akıllı buzdolaplarından otomobillere, yataklardan su arıtma tesislerine kadar gündelik hayatı internete bağlayan teknolojiler, verimlilik sağlarken yeni bağımlılıklar ve kırılganlıklar da yaratıyor. Peki hayatı kolaylaştırmak için her şeyi birbirine bağlarken neleri gözden kaçırıyor olabiliriz?

Kadın sesiyle konuşan, kullanıcılarının ihtiyaçlarına göre şekillenen ve hayatı kolaylaştırmayı vadeden yapay zeka, gerçek kadınlar söz konusu olduğunda bambaşka bir tablo ortaya koyuyor. Dijital şiddetten işe alım süreçlerine, toplumsal cinsiyet önyargılarından ekonomik eşitsizliklere kadar pek çok alanda mevcut sorunları yeniden üretme potansiyeli taşıyan bu teknoloji, kadınlar için nasıl bir gelecek tasarlıyor?

Apple, 13 Ekim Salı günü “Eve hoşgeldin” sloganıyla hayata geçirdiği lansmanda en yeni akıllı ev ekosistemi ürünlerini tanıttı. Uzun zamandır şirketin üzerinde çalıştığı söylenen akıllı ev ekranı HomeView, lansmanın yıldız ürünü oldu. Şirket, lansman kapsamında ayrıca LG ve Schneider Electric ile işbirliği içinde geliştirdiği Apple Home Collection ürünleri, HomePod mini 2 ve yeni Apple TV 4K’yı da tanıttı.





