Dijital emekçi olmak

“Dijital emek” ve "dijital emekçi” kavramları süratle hayatımıza girerken bu kavramların, kamu ve hukuk dünyasında daha net tanımını yapmaya ihtiyacımız var.
Dijital emekçi olmak

25 Mart - Lexus - Pareto
Lexus ile birlikte

Yeni Lexus NX şimdi Türkiye’de

Lexus için yeni bir dönem başlıyor; özel bir geçmişin yeni varisi olan yeni Lexus NX hayatı N’lerde yaşamanız için şimdi Türkiye’de . Lexus’un geleceğini şekillendirirken markanın tasarımda gideceği yeni yönü ortaya koyan; dinamik,…

Daha fazlasını öğren →

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

Son dönemde hayatımızın her alanında dijitale dair yeni terim ve kavramlarla tanışıyoruz. Toplumdaki geleneksel emekçi, işveren, tüketici sınıfları hızla dijital dönüşüme sürükleniyor. Gözlemlerimde bu şekilde hızla ortaya çıkan yeni dijital tanımların; farklı insanların zihninde farklı farklı anlamlar kazandığını fark ettim. Çünkü değişim o kadar hızlı ki yeni bir rol her işletmede, her profilde, her tecrübe seviyesinde farklı anlaşılır hale geldi. Dolayısıyla ben de yeni dijital sınıflar için gözlemlerimi paylaşmak ve bu farklı algı anlayışlara hazırlıklı olmak için farkındalık yaratmak istedim. Bu yazıda dijital emekçilere odaklanmak istiyorum.

Kim bu dijital emekçiler? 

Emek kavramı alın teri ve kas gücünden, zihin yorgunluğu ve parmak gücüne evrilmiş durumda…

30 yıl öncesine 3 Aralık 1992 gününe gidelim…

İngiliz programcı Neil Papworth 2,1 kilo ağırlığındaki Orbitel 901 model mobil telefonla “Merry Christmas” yazıp Vodafone direktörü Richard Jarvis’e gönderdiğinde, bu mesajın bir gün 150 bin dolar edeceğini hayal bile edemezdi. Tarihteki bu ilk kısa mesaj, NFT haline getirildikten sonra geçtiğimiz 27 Aralık 2021 günü, Paris Müzayede Evi’nde 150 bin dolar civarında dijital para karşılığı satıldı.

İşte, satırlardan ve kodlardan oluşan bu dijital varlıklarla birlikte artık “dijital emekçilerden” de söz etme zamanı geldi, hatta geçti bile…

Bu yıl itibarıyla dünyadaki mal ve hizmet üretiminin %70’inin dijitalleşmeden geçeceği varsayılıyor. Günlük 300 milyardan fazla e-posta, dünya üzerinde 4,2 milyar mobil kullanıcı, 500 bin günlük tweet ve 44 milyar terabaytlık bir veri havuzu.

Milyarlarca insan hem üretici hem de tüketici konumunda

Bu devasa üretiminin %40’ını makineler gerçekleştirse de insan eliyle üretilen “dijital emek” hala en büyük paydayı oluşturuyor. Sosyal medya kullanıcılarının ürettiği yazı, fotoğraf ve videolar da milyonlarca satır kod üreten yazılımcılar da bu rakamlara dahil. Bu klasik iktisatçıların kastettiği emekten çok farklı, çünkü gelişmelerin baş döndürücü hızı kuralları da kavramları da alt üst ediyor.

Aslında dijital emekçileri, 900 milyar dolarlık yazılım pazarında anlamlandırmak kolay. Fakat sosyal medyada Twitter’da, Facebook’ta, Ingstagram’da video, fotoğraf ya da içerikleri karın tokluğuna hatta bedava üretenler de var. Bu dijital emekçiler; aynı zamanda bu işin tüketicisi konumunda ve tüketici olarak bıraktıkları elektronik izler, “big data” başlığı altında bir değer ve tartışma oluşturuyor.

Makine öğrenmesi ve yapay zekâ da kavramları altüst ediyor ve yeni tartışmaları doğuruyor. Yapay zekaya sahip bir robotun yaptığı resmin telifi kime ait olacak? Bu resmin arkasındaki dijital emek, robota mı yoksa o robotun düşünmesini sağlayan yazılımcıya mı ait?

Peki ya açık kaynak kodlu yazılımlar? Ortak dijital emek ya da bu korporatif çalışma modeli ile dijital haklar nasıl barışacak? İnternet zaman içinde yeni bir ekonomiye vesile oldu, aracıları ortadan kaldırdı, üretimi geliştirdi, talebi değiştirdi ve yeni iş modelleri ile muazzam bir değişimi başlattı. Ancak ortada hala cevaplanması gereken birçok soru, çözülmesi gereken yeni sorunlar var.

Pandemi ile yeniden eski şekline dönmeyecek uzaktan çalışma modelleri doğdu. Dijital emekçilerin artık bir ofise ihtiyaçları yok. Üretmek için bir bilgisayar, internet ve elektrik bağlantısı yeterli. Değişimin ilk bakışta yaşanan olumlu yanları nedeniyle şimdilik kimseler sosyal güvence, sağlık korumaları, hukuki uzlaşmazlıklar, ödenmeyen haklar vb. orta - uzun vadeli riskleri önemsemiyor. Ancak arz talep dengesi istikrara kavuşunca bu konular da hızla gündeme gelecektir.

Şu sıralar çoğu dijital emekçinin rol modeli Bill Gates, Steve Jobs, Elon Musk gibi işe dijital emekçi olarak başlayan daha sonra girişimci olan ünlüler olsa da dijital emekçilerin önümüzdeki dönemde işlerinin kolay olmayacağını bu beklentileri için şanstan daha fazlasına ihtiyaç olduğunu söylemek yerinde olur.

Sözün özü, değişimin hızı ile süratle hayatımıza giren “dijital emek” ve "dijital emekçi” kavramlarının kamu ve hukuk dünyasında daha net tanımını yapmaya, emek dünyasının bu yeni kavramlarına dair tarafları, hakları ve çerçeveyi belirlemeye ihtiyaç var.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

NEREDE YAYIMLANDI?

ParetoPareto
∙

BÜLTEN SAYISI

⚠️ Kripto çağında savaş

Rusya ve Ukrayna arasındaki savaş siber güvenlik algısını nasıl değiştirdi? Kripto para piyasasının savaştaki rolü ne? Yaptırımlardan kaçınmak için alternatif bir platform olabilir mi?

25 Mar 2022

Lexus ile birlikte
Fotoğraf: Financial Times

YAZARLAR

Soner Canko

İstanbul Üniversitesi, Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunu olan Soner Canko, aynı üniversitenin İktisat Fakültesi’nden yüksek lisansını ve doktora derecelerini aldı. Kariyerine 1990 yılında başlayan Canko, bir çok yerli ve çok uluslu şirkette çalıştıktan sonra 2011-2020 yılları arasında Bankalararası Kart Merkezi’nin genel müdürlüğü yaptı. Bu göreviyle birlikte Türkiye kartlı ödemeler pazarına yeni teknoloji ve hizmetler sunmaya odaklanan Canko, Türkiye’de banka kartları, Chip&PIN ve temassız ödemelerin gelişimi çalışmalarına liderlik yaptı. Türkiye’nin mobil dijital cüzdanı BKM Express ve Türkiye’nin Ödeme Yöntemi TROY markalarının hayata geçmesini sağlayarak, ekonominin kayıt altına alınması ve nakitsiz topluma geçmesi amaçlı çalışmalarda bulundu. Nisan 2020'de BKM'deki görevinden ayrılan Soner Canko, kurucu olduğu SC Yönetim & Danışmanlık çatısı altında finans ve teknoloji şirketlerine danışmanlık hizmetleri vermektedir. Türkiye’de finansal teknoloji alanında yaptığı çalışmalarla da tanınan Dr. Canko, • FinTech İstanbul, • Blockchain Türkiye, • Siber Güvenlik Türkiye, • Girişimci Kurumlar Türkiye platformlarında kurucu olarak görev almıştır.

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR

ParetoPareto
∙

HİKAYE

Yanlış soru: Reklamcılık bitti mi? Doğru soru: ‘Ödünç alınmış dikkat’le marka iletişimi olur mu?

"Ödünç dikkat çağı" bugünlerde yeni bir şey gibi paketleniyor ama neredeyse reklamcılık kadar eski bir tartışma bu. Öte yandan viral akımlar, memler, trend sesler, influencerlar çağında araştırmalar, ödünç dikkatin kapıyı açsa da alışkanlık yaratmadığını da gösteriyor. Peki bu tartışmaların ortasında reklamcılıktan elde kalan ne? Bunun cevabı şeffaf süreçler, doğrulanabilir sonuçlar, kanıtlar ve gerçek insan emeğinde yatıyor.

Ümit Alan

·

23 Eki 2026

Yanlış soru: Reklamcılık bitti mi? Doğru soru: ‘Ödünç alınmış dikkat’le marka iletişimi olur mu?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Aidiyet ekonomisi: Favori markalarınız neden bez çanta satıyor?

Eskiden yalnızca satın alınan ürünleri taşımak için kullanılan bez çantalar, bugün tüketiciler için bir statü sembolüne, markalar için ise maliyetsiz bir reklam aracına dönüşüyor. Giderek daha fazla işletme, esas faaliyet alanının dışına çıkarak bez çantalardan tişörtlere, şapkalardan kupalara kadar uzanan “merch” koleksiyonları oluştururken bir dönemler ücretsiz dağıtılan bu promosyon ürünleri, tüketicilerin para ödemeye gönüllü olduğu yeni bir pazar yaratıyor.

Doğa Yurduneri

·

21 Eki 2026

Aidiyet ekonomisi: Favori markalarınız neden bez çanta satıyor?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Otomobil sektörünün yeni ikilemi: Yakıt krizi elektriklinin kaderini değiştirir mi?

Ortadoğu'daki savaşın tetiklediği akaryakıt krizi, elektrikli otomobillere yönelik talebi yeniden artırırken sektördeki dengeleri de değiştiriyor. Son bir yılda elektrifikasyon yatırımlarını küçülten otomobil devleri, yükselen talep ve Çin’deki üreticilerin güçlenen rekabeti karşısında gelecek stratejilerini yeniden değerlendirmek zorunda kalıyor.

Doğa Yurduneri

·

14 Eki 2026

Otomobil sektörünün yeni ikilemi: Yakıt krizi elektriklinin kaderini değiştirir mi?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Dijital ödemede güven eşiği: Her 10 işletmeden 7’si yeni çözümlere açık

Dijital ödeme çözümleri, her geçen gün daha da yaygınlaşırken işletmelerin bu çözümlere yaklaşımında güven, kullanım kolaylığı ve sağlanan somut fayda belirleyici hâle geliyor. Yakın tarihte Garanti BBVA’nın kuruluşu Tami’nin ve Ipsos Türkiye’nin işbirliğinde gerçekleşen çalışma da işletmelerin dijital ödeme çözümlerine açık olduğunu, fakat dönüşümün esas anahtarının güven olduğunu ortaya koyuyor.

12 Eki 2026

Dijital ödemede güven eşiği: Her 10 işletmeden 7’si yeni çözümlere açık
ParetoPareto
∙

HİKAYE

İhsan Cem Zararsız: "Yol çok uzunmuş, biz hala başındayız"

Tüketicilerin kredi kullanım tercihleri son yıllarda nasıl değişti, Türk bankacılık sektörü para politikası kararlarına nasıl uyum sağlıyor ve finansal teknolojiler alanında faaliyet gösteren girişimlerin büyümesinin önündeki başlıca sorunlar neler? TeklifimGelsin Kurucu Ortağı ve CEO’su İhsan Cem Zararsız, kredi piyasasındaki gelişmeleri, bankaların dijitalleşme sürecini ve Türkiye’de girişimlerin finansmana erişimde yaşadığı sorunları Aposto okurları için anlattı.

Emircan Yaman

·

12 Eki 2026

İhsan Cem Zararsız: "Yol çok uzunmuş, biz hala başındayız"