Dış ticaretin durumu

EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Yazı: Mahfi Eğilmez
Dış ticaret hesaplamalarında ihracat fob (taşıma aracına teslim edilene kadarki giderler dâhil) olarak, ithalat ise cif (maliyet + sigorta ve taşıma dâhil) olarak alınır. Türkiye dış ticaret açığı veren bir ülkedir. Aşağıdaki grafik Türkiye’nin dış ticaret dengesinin son yıllardaki gelişimini gösteriyor:

Grafik bize sürekli dış ticaret açığı verdiğimizi, bu açığın 2016 – 2021 yılları arasındaki dönemde daraldığını fakat sonrasında tekrar arttığını gösteriyor. 2023 ve 2024 yıllarında büyümenin potansiyel oranın altında kalması sonucu, ithalatın düşmesiyle birlikte dış ticaret dengesinde de daralma görülmesine yol açmış bulunuyor.
Buradan dış ticaret hadlerine geçebiliriz.
Dış ticaret hadleri: İhracat birim değer endeksinin ithalat birim değer endeksine (birim değer endeksi, ihracat ya da ithalat birim değerlerinde meydana gelen değişimin ölçüsüdür) oranlanmasıyla elde edilir. Dış ticaret haddinin 100'ün üzerinde bulunması; dış ticarete konu malların baz yılına göre pahalıya satılıp, ucuza satın alındığı için ihraç eden ülke lehine bir durum söz konusudur. Tersi durumda ülke aleyhinde bir durum vardır. Aşağıdaki grafik Türkiye’nin dış ticaret hadlerindeki değişimi gösteriyor:

Grafik bize Türkiye’nin dış ticaret hadlerinin aleyhimize çalıştığını bir başka deyişle ihracat birim değerlerinin ithalata birim değerlerinin altında kaldığını gösteriyor. Daha açık bir ifadeyle belirtmek gerekirse ihraç mallarımıza aldığımız fiyatlar ithal mallarına ödediğimiz fiyatların altında bulunuyor.
Bunu daha açık görebilmek için birim değer endeksleriyle birlikte miktar endekslerine de bakalım. Miktar endeksi: Dış ticaret miktar endeksleri fiyat sabit olmak koşuluyla dış ticaret miktarlarında meydana gelen değişimi ölçmektedir.
Aşağıdaki tablo bu iki endeksi bir arada gösteriyor:

İhracat miktar endeksi 2013 yılından 2025 Mart ayına kadar %66,4 oranında artış göstermiş. Bir başka ifadeyle bu sürede çok daha fazla mal satar olmuşuz. Buna karşılık ihracat birim değer endeksimiz %1,1 artmış.
İthalat miktar endeksi 2013 yılından 2025 Mart ayına kadar %21,9 oranında artış göstermiş. Daha fazla mal ithal etmişiz. İthalat birim değer endeksinde bu süre içindeki artış %6,4 olmuş.
İhracat ve ithalat endekslerine birlikte bakarsak şu sonuçlar çıkıyor: Son 13 yılda yurt dışına daha çok mal satmışız ama bu dönemde birim fiyatlarımız pek değişmemiş. Buna karşılık yurt dışından daha çok mal almışız ve bu dönemde satın aldığımız malların birim fiyatları nispeten daha hızlı artmış.
Ortaya çıkan bu durumun nedenlerinin başında ihraç mallarımızın ağırlıklı olarak orta ve düşük teknoloji içerikli olmasına karşılık ithal ettiğimiz malların daha yüksek teknoloji içerikli olması geliyor. Öte yandan ihraç mallarımızın dünyaca tanınan markalara sahip olmamasına karşılık ithal ettiğimiz malların dünyaca tanınan markaları taşıması da bu durumun ortaya çıkmasında etken nedenlerden birisidir
Yazının orijinali Prof. Dr. Mahfi Eğilmez'in Kendime Yazılar isimli blog sitesinde yayımlanmıştır. Yazıya buradan ulaşabilirsiniz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Dün gündemimiz yine bir hayli kalabalıktı. Yurt içinde Hazine tarafından açıklanan merkezî yönetim bütçe dengesi, TCMB tarafından açıklanan rezerv verileri ve TÜİK tarafından açıklanan ücretli çalışan istatistiklerini takip ettik.
16 May 2025

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Piyasalardaki iştah ve enerji, yoğun sermaye harcaması, bol sermaye ve rekabetçi büyüme arzusuyla öne çıkan Reagan dönemi 1980'ler, 1998-99 ve 2004-06 yıllarını andırıyor.

Ortaya çıkan tablo, daha az konuşan ancak şeffaflıktan ödün vermeyen, iletişimini daha sade metinlerle kuran, piyasaya daha az yönlendirme yapan fakat hedefleri konusunda daha kararlı ve kurumsal açıdan daha disiplinli bir merkez bankası modeline işaret ediyor.

Türkiye'nin en büyük dış ticaret fazlası veren sanayi kollarından tekstil ve hazır giyim sektörü, 2025 yılını 26,2 milyar dolarlık ihracatla kapattı. Doğrudan 845 bin, dolaylı etkileriyle birlikte yaklaşık 2 milyon kişiye istihdam sağlayan sektör, 2022'de ulaştığı zirveden bu yana tarihinin en sert daralmalarından birini yaşıyor. Konuyla ilgili sunum yapan TGSD yönetimi, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'na sunulan üç aşamalı strateji haritasının ayrıntılarını paylaştı.

Bu hafta hem yurt içi hem de yurt dışı piyasalarda veri akışı güçlü. Yurt içinde Fitch değerlendirmesi ve cari denge, yurt dışında ise ABD TÜFE ön planda olacak.
13 Tem 2026

Küresel ekonomide bir taraftan savaşın yarattığı belirsizliği ve bunun başta petrol ve altın fiyatları olmak üzere finansal piyasalardaki yansımalarını izlerken, diğer taraftan özellikle yapay zeka alanında yaşanan olağanüstü teknolojik gelişmelerin önümüzdeki dönemde ekonomik hayata nasıl yansıyacağını anlamaya çalışan bir piyasa dinamiğiyle karşı karşıyayız.



