Dış ticaretin durumu

Dış ticaretin durumuna bakıldığında son 13 yılda yurt dışına daha çok mal satmışız ama bu dönemde birim fiyatlarımız pek değişmemiş. Buna karşılık yurt dışından daha çok mal almışız ve bu dönemde satın aldığımız malların birim fiyatları nispeten daha hızlı artmış.
Dış ticaretin durumu

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

Yazı: Mahfi Eğilmez

Dış ticaret hesaplamalarında ihracat fob (taşıma aracına teslim edilene kadarki giderler dâhil) olarak, ithalat ise cif (maliyet + sigorta ve taşıma dâhil) olarak alınır. Türkiye dış ticaret açığı veren bir ülkedir. Aşağıdaki grafik Türkiye’nin dış ticaret dengesinin son yıllardaki gelişimini gösteriyor:

Grafik bize sürekli dış ticaret açığı verdiğimizi, bu açığın 2016 – 2021 yılları arasındaki dönemde daraldığını fakat sonrasında tekrar arttığını gösteriyor. 2023 ve 2024 yıllarında büyümenin potansiyel oranın altında kalması sonucu, ithalatın düşmesiyle birlikte dış ticaret dengesinde de daralma görülmesine yol açmış bulunuyor.

Buradan dış ticaret hadlerine geçebiliriz. 

Dış ticaret hadleri: İhracat birim değer endeksinin ithalat birim değer endeksine (birim değer endeksi, ihracat ya da ithalat  birim değerlerinde meydana gelen değişimin ölçüsüdür) oranlanmasıyla elde edilir. Dış ticaret haddinin 100'ün üzerinde bulunması; dış ticarete konu malların baz yılına göre pahalıya satılıp, ucuza satın alındığı için ihraç eden ülke lehine bir durum söz konusudur. Tersi durumda ülke aleyhinde bir durum vardır. Aşağıdaki grafik Türkiye’nin dış ticaret hadlerindeki değişimi gösteriyor:


Grafik bize Türkiye’nin dış ticaret hadlerinin aleyhimize çalıştığını bir başka deyişle ihracat birim değerlerinin ithalata birim değerlerinin altında kaldığını gösteriyor. Daha açık bir ifadeyle belirtmek gerekirse ihraç mallarımıza aldığımız fiyatlar ithal mallarına ödediğimiz fiyatların altında bulunuyor.

Bunu daha açık görebilmek için birim değer endeksleriyle birlikte miktar endekslerine de bakalım. Miktar endeksi: Dış ticaret miktar endeksleri fiyat sabit olmak koşuluyla dış ticaret miktarlarında meydana gelen değişimi ölçmektedir.

Aşağıdaki tablo bu iki endeksi bir arada gösteriyor:

İhracat miktar endeksi 2013 yılından 2025 Mart ayına kadar %66,4 oranında artış göstermiş. Bir başka ifadeyle bu sürede çok daha fazla mal satar olmuşuz. Buna karşılık ihracat birim değer endeksimiz %1,1 artmış. 

İthalat miktar endeksi 2013 yılından 2025 Mart ayına kadar %21,9 oranında artış göstermiş. Daha fazla mal ithal etmişiz. İthalat birim değer endeksinde bu süre içindeki artış %6,4 olmuş.

İhracat ve ithalat endekslerine birlikte bakarsak şu sonuçlar çıkıyor: Son 13 yılda yurt dışına daha çok mal satmışız ama bu dönemde birim fiyatlarımız pek değişmemiş. Buna karşılık yurt dışından daha çok mal almışız ve bu dönemde satın aldığımız malların birim fiyatları nispeten daha hızlı artmış.

Ortaya çıkan bu durumun nedenlerinin başında ihraç mallarımızın ağırlıklı olarak orta ve düşük teknoloji içerikli olmasına karşılık ithal ettiğimiz malların daha yüksek teknoloji içerikli olması geliyor. Öte yandan ihraç mallarımızın dünyaca tanınan markalara sahip olmamasına karşılık ithal ettiğimiz malların dünyaca tanınan markaları taşıması da bu durumun ortaya çıkmasında etken nedenlerden birisidir

Yazının orijinali Prof. Dr. Mahfi Eğilmez'in Kendime Yazılar isimli blog sitesinde yayımlanmıştır. Yazıya buradan ulaşabilirsiniz. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

EXANTEEXANTE

BÜLTEN SAYISI

💰 Dört aylık açık: 885 milyar

Dün gündemimiz yine bir hayli kalabalıktı. Yurt içinde Hazine tarafından açıklanan merkezî yönetim bütçe dengesi, TCMB tarafından açıklanan rezerv verileri ve TÜİK tarafından açıklanan ücretli çalışan istatistiklerini takip ettik.

16 May 2025

AA

YAZARLAR

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

EXANTEEXANTE

HİKAYE

Türkiye'de neden yeniden planlamayı konuşuyoruz?

TÜSİAD Başkanı Ozan Diren, Dünya gazetesinden Recep Erçin’e verdiği söyleşide, Türkiye’nin kamu öncülüğünde hazırlanacak ve uygulaması yakından izlenecek 10-15 yıllık sanayi planlarına ihtiyaç duyduğunu söyledi. Türkiye halihazırda beş yıllık kalkınma planları hazırlıyor. Peki planlar ve destekler mevcutken neden yeniden planlamayı konuşuyoruz? Türkiye’nin geçmişte fabrikalar kurarak başladığı planlama deneyiminde ne değişti ve bugün hazırlanacak bir planın üretim kararları üzerinde nasıl bir etkisi olabilir?

Emircan Yaman

·

16 Eyl 2026

Türkiye'de neden yeniden planlamayı konuşuyoruz?
EXANTEEXANTE

HİKAYE

Haftalık takvim: Üç majör merkez bankası

Bu hafta hem yurt içi hem de yurt dışı piyasalarda yoğun bir veri takvimi izlenecek. Yurt içinde Salı günü açıklanacak merkezi yönetim bütçe dengesi ve Çarşamba günü açıklanacak Ağustos ayı Konut Fiyat Endeksi ile Perşembe günü yayımlanacak TCMB Para Politikası Kurulu toplantı özeti ön plana çıkarken, yurt dışında Çarşamba günü açıklanacak Fed faiz kararı ile Perşembe günü İngiltere Merkez Bankası ve Cuma günü Japonya Merkez Bankası tarafından açıklanacak faiz kararları takip edilecek.

14 Eyl 2026

Haftalık takvim: Üç majör merkez bankası
EXANTEEXANTE

HİKAYE

Jeopolitik haber akışı ile pozisyon almak

Jeopolitik gelişmeler piyasaların en zor fiyatladığı risklerden biridir. Savaşın ne zaman sona ereceğini, bir zirveden hangi kararın çıkacağını veya seçimlerin siyasi dengeleri ne ölçüde değiştireceğini önceden bilmek mümkün değildir. Buna rağmen jeopolitik haber akışı yatırımcı açısından tamamen öngörülemez bir alan da değil.

Eren Kuru

·

11 Eyl 2026

Jeopolitik haber akışı ile pozisyon almak
EXANTEEXANTE

HİKAYE

Eylül ayı PPK kararı: TCMB'de normalleşmenin sınırları

Türkiye’de para politikasının yakın vadeli geleceğine dair soru işaretleri, jeopolitik karmaşa ve yansımalar bir yana, makro gündemin ana maddesi olmaya devam ediyor. Dezenflasyon sürecinde izlenen yatay-aşağı görünüm, şirketlerin birikimli finansman ihtiyacı ve enerji fiyatlarındaki oynaklık, Merkez Bankası’nın hareket eğilimine aynı anda ancak farklı yönlerde etkiliyor. 10 Eylül tarihli PPK kararını da bu kapsamda ve daha geniş bir çerçevede okumak gerekiyor.

Eralp Ersoy

·

11 Eyl 2026

Eylül ayı PPK kararı: TCMB'de normalleşmenin sınırları
EXANTEEXANTE

HİKAYE

Orta Vadeli Program (OVP) ve hedeflerden sapmalar üzerine

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program'ı açıkladı. Bu programa iki ayrı soruyla yaklaşılabilir. Birincisi iç tutarlılıktır. Büyüme, enflasyon, işsizlik ve bütçe rakamları birbiriyle uyumlu mu? İkincisi dış geçerliliktir. Bu belgelerin geçmişte verdiği rakamlar, kaydedilenle karşılaştırıldığında ortaya nasıl bir sicil çıkıyor?

Yaman Alp Ungan

·

10 Eyl 2026

Orta Vadeli Program (OVP) ve hedeflerden sapmalar üzerine