
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Ekim 2021. Antalya’dayım. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde Ulusal Yarışma gösterimlerinin son günü. Ne yazık ki ilk günlerde izlediğim birkaç iyi filmin hissettirdikleri, birkaç gündür birbiri ardına izlediğim çok kötü filmlerin gölgesinde kalmış. Yorulmuş, sıkılmış, gündüzleri güneş depolayıp geceleri donmuş, bir otel odası ve açık hava sineması arasındaki git gellerle geçen bir haftanın öncesinde bıraktıklarımı özlemeye başlamışım. Son günler, ha gayret. Perdede Diyalog var, seveceğime çok emin değilim — tek mekân, iki oyuncu, ne kadar iyi olabilir ki?

Ali ve Emre, Diyalog'daki "o gecenin" duraklarından birinde
İleri saralım. Üst üste izlediğim kötü filmlerin ardından büyülüyor Diyalog; ertesi gün kahvaltı masasında, plajda, serviste ve akşam yemeğinde Umur’la, Oğuzhan’la, Merdan’la ve herkesle Diyalog’u konuşuyoruz. Özellikle de tek bir sahnesini: Ushan ve Hare’nin canlandırdığı Ushan ve Hare’nin gecenin bir saatinde Kadıköy’deki Belfast’taki sohbetiyle başlayan ve sessiz yürüyüşleriyle devam eden tek plan bir sahne. Çok gerçek bir sahne. Uzunca da üstelik. Belki 15, belki 20 dakika. Birkaç gün sonra bir tweet görüyor, o sahnenin 32 dakika sürdüğünü öğreniyorum. Diyorum ki: “20 dakika, hatta belki daha kısadır da öyle hissetmişizdir demiştik o plan sekans için; 32 dakikaymış. Gerçekten bir meydan okuma, ama öyle karşılık bulan bir meydan okuma ki 5 dakika gibi geçiyor.” Bir bildirim geliyor: Ali Tansu Turhan tweet’inizi yanıtladı.
“Hepimizin “o gecesi” öyle değil mi :)”
İlk buluşma. Ali’ye nerede buluşmak istediğini sormadan bile biliyorum aslında yanıtını. Belfast’ta buluşuyoruz. Başka Sinema Ayvalık Film Festivali çantalarımız, Kadıköy sevgimiz, Oslo Üçlemesi hayranlığımız, “o gecenin” izleri derken birçok ortak noktada buluşuyoruz. Diyalog’u konuşuyoruz. Özellikle de tek bir sahnesini… Sonra ayaklanıyor, Diyalog’un o diyalogsuz yürüyüşünün izinden gidiyoruz. İki hafta sonra Ayvalık’a taşınacağını, üçlemesinin ikinci filmini orada çekeceğini söylüyor.

Ali ve Emre, Diyalog filminin de önemli mekânlarından Belfast'ta
Seyircisiyle buluşmak için canla başla çalışan yönetmenlerden Ali, Başka Sinema’yla çıktıkları “turnede”, Ushan’ı, Hare’yi ve Kadıköy sokaklarını Anadolu’nun dört bir yanına götürüyor. Bizse hepsini yanımıza alıp, vapura atlayıp Galata’ya geçiyoruz. Diyalogsuz bir yürüyüşün izinden giderek başladığımız o günü upuzun bir diyalogla sonlandırmak üzere…
“Sinemalarda görüşürüz!"
Emre
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Ali Tansu Turhan’la sessizlikte buluşuyor, mekânlarda hayat buluyor ve sinemanın cazibesine kapılıyoruz.
15 Ara 2021

YAZARLAR

Emre Eminoğlu
Sinema, kültür, sanat yazarı. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor. SİYAD ve FIPRESCI üyesi, Golden Globes seçmeni.

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Sadakatsizliğe uğramak insanın eğitimiyle, yaşıyla, güzelliğiyle, zekasıyla ya da ne kadar “iyi bir partner” olduğuyla açıklanabilecek bir şey değil. Yine de insan böyle bir şey yaşadığında çoğu zaman suçu kendisinde arıyor. Oysa bu soruların çoğunun sebebi kontrolümüz dışında gelişen bir olayı yeniden kontrol edilebilir hâle getirme çalışmamız. "Sadakatsizlikle nasıl başa çıkarım?" diye düşünenler için üç kitap.

"Anatomy of a Fall"un Oscar ödüllü senaristi Arthur Harari, yeni filmi "The Unknown"da beden değiştirme motifini fotoğraf, kent hafızası ve kimlik üzerine tekinsiz bir bilmeceye dönüştürüyor.

Yıldız Tozu'nda bu haftaki konuğumuz tutkunun, hüznün, kırılganlığın cesur ve sıcak dili; İspanyol yönetmen Pedro Almodóvar. Yeni bir Almodóvar filmine giderken sizi neyin beklediğini hiçbir zaman tam olarak bilemezsiniz. Büyük bir filmle de karşılaşabilirsiniz, küçük bir hayal kırıklığıyla da…

Cannes’da prömiyerini yapan "Fatherland" ile ikinci En İyi Yönetmen Ödülü’nü kazanan Paweł Pawlikowski'yle Thomas Mann’dan savaş sonrası Avrupa’ya, minimalizmden müziğe, entelektüellerin toplumdaki rolünden kendisinin bugünkü dünyada hissettiği yabancılığa uzanan bir sohbete daldık.

İki yıllık aranın ardından geçen hafta sonu İstanbul’a dönen MUBI Fest'in atmosferine ve Cannes’dan taşıdığı dört filme yakından bakıyoruz.




