Doğal kaynakları korumak: Geleceğimizi nasıl güvence altına alabiliriz?

Birleşmiş Milletler Çevre Programı’nın (UNEP) Mart 2024 raporuna göre kaynak tüketiminde mevcut eğilimler devam ederse, doğal kaynak kullanımında 2060 yılına kadar yüzde 60’lık bir artış olacak.
Doğal kaynakları korumak: Geleceğimizi nasıl güvence altına alabiliriz?

31 Ağustos - Yapı Kredi Step - Angst
Yapı Kredi Step ile birlikte

Bir ben yapsam ne değişecek ki? Çok şey değişir ! Dijital ekstreye geçmek, yürümeyi tercih etmek, geri dönüşüme atmak… Bir tercih çok şey değiştirir. Yapı Kredi Step ile siz de ortak geleceğimizi değiştirebilirsiniz. Nedir? Türkiye'deki sürdürülebilirlik kültürünü ve bilincini ileri taşımaya rehberlik eden Yapı Kredi Step yani Sürdürülebilir Tercih Programı , bireysel dönüşümü destekleyerek sürdürülebilirlik alanında farkındalık yaratmayı amaçlıyor ve sürdürülebilirlik yolculuklarında bireylere destek oluyor. Bu dönüşüm programı, hem bireysel hem de toplumsal anlamda sürdürülebilir hayata geçişi yaygınlaştırmak üzere kullanım alışkanlıklarını, yaşam tarzlarını ve günlük tercihleri sürdürülebilir bir hâle getiriyor. Nasıl? E-dekont, e-ekstre, ESG yatırım fonları, sürdürülebilir markalardan alışveriş yapma, toplu taşımayı kullanma gibi sürdürülebilir tercihler yapan Step kullanıcıları, Yapı Kredi Mobil üzerinden Step puan kazanıyor. Bu puanlar, kullanıcılara program içerisinde yer alan sürdürülebilirlik alanında faaliyet gösteren STK’lardan kendilerinin seçecekleri projelere bağış yapma imkânı sağlıyor. Böylece Step puanlar geleceğimiz için bağışa dönüşüyor. Bir tercih çok şey değiştirir. Daha iyi bir gelecek için Step , Yapı Kredi Mobil ’de.

Daha fazlasını öğren

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

Doğal kaynakların korunması, küresel sürdürülebilirlik hedefleri ve ekonomik denge için kritik bir öneme sahip. Birleşmiş Milletler Çevre Programı’nın (UNEP) Mart 2024 tarihli Global Resources Outlook raporunda, kaynaklarımızın tüketilme hızının önümüzdeki yıllarda dramatik bir şekilde artacağı vurgulanıyor. Mevcut eğilimler devam ederse kaynak kullanımının 2060 yılına kadar (2020’ye kıyasla) yüzde 60’lık bir artışla sonuçlanacağı öngörülüyor. Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) hazırladığı Global Risks Report 2024’te ise doğal kaynaklardaki talep artışı, küresel riskler arasında en üst sıralarda yer alıyor. Raporda, kaynakların sürdürülemez şekilde kullanımının iklim krizi, biyolojik çeşitlilik kaybı ve kirlilik gibi tehditleri de tetikleyeceği belirtiliyor.

Bu riskli durum tedarik zincirlerinin kesintiye uğraması, su stresi ve hava kirliliği gibi sonuçlar doğurabilir. Kaynakların adil olmayan dağılımı ise sosyal eşitsizlikleri derinleştirerek toplumlar arası gerilimleri artırabilir. Dolayısıyla, doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımına yönelik acil eylem planlarının hayata geçirilmesi son derece kritik bir konu. Bu planlar; sürdürülebilir tarım uygulamalarını destekleyen, yenilenebilir enerji kaynaklarına geçişi teşvik eden ve habitatı korumayı içeren çeşitli stratejileri kapsıyor. Toplulukları sürdürülebilir bir dönüşüm yolunda ikna etmek için ise ilham veren eyleme geçiş örneklerinin anlatılması hem çevresel hem de toplumsal açıdan adil bir dönüşümü tetikler.

Küresel kaynak tüketiminde 2024

Yüksek gelirli ülkeler, düşük gelirli ülkelere kıyasla kişi başına 6 kat daha fazla kaynak kullanıyor. Bireylerin iklim krizi üzerindeki etkisi ise 10 kat daha fazla. O hâlde, eşitsizliğin de çözüm odaklı yaklaşımların merkezinde olması büyük bir önem taşıyor. Tüketimin yüksek olduğu bölgelerde kaynaklara bağımlılığın azaltılması, düşük olduğu bölgelerde ise verimliliğin artırılması gerekiyor. 

Bu hedeflerin tutturulduğu bir senaryoda, geçmiş eğilimlerle göre kaynak tüketiminde yaklaşık yüzde 30’luk azalma elde edilebilir. 

Doğal kaynakların korunmasına yönelik yapılan düzenlemeler arasında öne çıkan konulardan bir tanesi de tek kullanımlık plastikler. Yoğun kaynak kullanımına sebep olan plastik ürün seçeneklerin yasaklanması şimdilik bu sorunun çözümü gibi görünüyor. Araştırmalar; yeniden kullanım, onarım ve geri dönüşüme odaklanan iş modellerinin veya girişimlerin teşvik edilmesi gerektiğini vurguluyor.

Geleceği şekillendiren projeler

Doğal kaynakların korunmasına odaklanan girişimler, gezegenimizin geleceğini güvence altına almanın yanı sıra, yerel topluluklara sürdürülebilir geçim kaynakları sağlıyor ve sürdürülebilir kaynak yönetimi konusunda farkındalık yaratıyor. Bu hedeflere ulaşmak için atılan iki adımı daha yakından inceleyelim:

Leuser Ekosistemi Koruma Projesi, Sumatra Adası’ndaki Leuser ekosistemi ve geriye kalan son el değmemiş yağmur ormanlarından birini korumak için çalışıyor. TIME dergisi tarafından geleceği şekillendiren 100 yeni liderden biri olarak seçilen Farwiza Farhan gibi isimlerin önderliğinde yürütülen bu girişim; ekosistemi koruma çabalarının yanı sıra yerel halkın sürdürülebilir geçim kaynakları geliştirmesine de odaklanıyor. Ayrıca bölgeye kurulan Bengkung Trumon Wildlife Sanctuary, nesli tükenmekte olan Sumatra orangutanı, kaplanı ve gergedanı gibi birçok endemik türün yaşam alanını korumaya çalışıyor.

Recharge Pakistan projesi ise 2010 ve 2022’deki sel felaketlerinin ardından harekete geçen ve Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) öncülüğünde ilerleyen girişimlerden biri olarak karşımıza çıkıyor. Proje, bölgedeki su yönetim verimliliğini iyileştirmeyi ve yeşil altyapıya yatırım yapmayı hedefliyor. Nehir kenarları ve sulak alanlardaki bitki örtüsünün canlandırılması; erozyonun önlenmesine, yer altı su seviyesinin yükselmesine ve kurak dönemlerde nehirlerdeki su akışının korunmasına katkı sağlıyor. Böylece ülkenin iklim krizine karşı direnci artıyor.

Bu gibi projelerin başarıları, gelecekte benzer projelerin hayata geçirilmesine de zemin hazırlıyor. Tüm paydaşların bir araya geldiği girişimler; yalnızca bugünü korumuyor, gelecek nesillerin yeşil bir gezegende yaşama şansını da güvence altına alıyor. Doğal kaynakların korunması için atılan adımlar, daha sürdürülebilir, adil ve dirençli bir dünya inşa etme yolunda hepimize umut veriyor. Şimdi bu projelerden ilham alarak daha yaşanabilir bir gezegen için hep birlikte hareket etme zamanı.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

NEREDE YAYIMLANDI?

AngstAngst

BÜLTEN SAYISI

🐝 Cüce bal arıları, cıva tehdidi

Avrupa'da ilk kez görülen istilacı cüce bal arıları yerli arı popülasyonlarını tehdit ediyor. Arktik bölgesindeki eriyen buzulların altından tehlikeli miktarda cıva sızıyor.

31 Ağu 2024

Yapı Kredi Step ile birlikte

YAZARLAR

Alara Demirel

ANGST editörü

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

AngstAngst

HİKAYE

Moda ve benlik: Giyinmek neden sadece giyinmek değildir?

Sabah dolabın karşısında “Bugün bunu mu giysem?” diye düşündüğümüzde aslında yalnızca kıyafet seçmiyoruz; kendimizi nasıl hissetmek, nasıl algılanmak ve hatta kim olmak istediğimize dair de bir karar alıyoruz. Moda bireysel görünür ama kolektif olarak öğrenilir: Kendimizi göstermek isteriz ama bazen başkalarının bakışından saklanmak da, değişmek isteriz ama aynı zamanda ait olmak da. Moda, bütün bu çelişkileri aynı anda taşıyabilen nadir alanlardan...

Nazlı Tan

·

16 Eyl 2026

Moda ve benlik: Giyinmek neden sadece giyinmek değildir?
AngstAngst

HİKAYE

Milenyallerin seçenek krizi: İradece özgür müyüz, ihtimallerce tutsak mı?

Y kuşağından önceki kuşakların takip ettiği "eğitim, iş, terfi, evlilik, çocuk, ev, emeklilik" senaryosu çökeli çok oluyor; yerine yeni bir senaryo da konmadı. Milenyaller, yetişkinliğin her şeyi çözmek ve garanti bir hayat kurmak olmadığını deneyimleyerek öğrenen, aynı anda sonsuz seçenekli bir dünyaya uyum sağlamaya çalışan ilk kuşak oluyor. Peki çok seçenek gerçekten özgürlük mü? Yaşanan ne kararsızlık ne de kimlik krizi; bildiğiniz seçenek krizi.

Elif Bayram

·

16 Eyl 2026

Milenyallerin seçenek krizi: İradece özgür müyüz, ihtimallerce tutsak mı?
AngstAngst

HİKAYE

Ölümcül körlük #2 | O muayen günler: Regl tabuları kadınlara neye mâl oluyor?

Dünyada her ay 2 milyardan fazla kadın regl oluyor. Bu durum kadın fizyolojisinin doğal bir parçası olsa da tıp literatüründe en az araştırılan konulardan biri. Bu görmezden gelme hâli, milyonlarca kadının güvenli hijyen koşullarına, hijyenik ürünlere ve doğru bilgiye erişemediği daha geniş bir tablonun parçası. "Ölümcül körlük" yazı dizisinin ikinci bölümünde regl tabusunun hastalıkların teşhisini geciktirmekten okulda ve işyerinde ayrımcılığa uzanan görünmez sonuçlarını kadınların tanıklıklarıyla ele alıyoruz.

Ayça Örer

·

13 Eyl 2026

Ölümcül körlük #2 | O muayen günler: Regl tabuları kadınlara neye mâl oluyor?
AngstAngst

HİKAYE

Reformdan önce perspektifi değiştirmek: Bir okul ne zaman gerçekten açılır?

Müfredatı, sınav sistemini, okul yapılarını ve öğretim araçlarını sürekli reformlardan geçiriyoruz. Fakat eğitimde karşılaştığımız hemen her güçlüğü yine okulun içinden, okulun dili ve araçlarıyla çözmeye çalışıyoruz. Oysa reformdan önce okula hangi gözle baktığımızı, öğrenmeyi neden okulla özdeşleştirdiğimizi ve çocuğu bir özne olarak görüp görmediğimizi sorgulamak gerekiyor.

Metin V. Bayrak

·

13 Eyl 2026

Reformdan önce perspektifi değiştirmek: Bir okul ne zaman gerçekten açılır?
AngstAngst

HİKAYE

Son 40 yılın en güçlü El Niño alarmı: Pasifik ısınıyor, dünya yeniden şekilleniyor

Dünya Meteoroloji Örgütü’nün son raporuna göre El Niño fenomeni, gelecek aylarda yağış ve sıcaklık düzenlerinde büyük etkiler yaratacak; sel, kuraklık ve aşırı sıcaklık riskleri artarak ortaya çıkacak. “Son 40 yılın en güçlü El Niño’su” olabileceği belirtilen bu durum için dünya genelinde olağanüstü hazırlık çağrıları yapılıyor.

Pelin Cengiz

·

09 Eyl 2026

Son 40 yılın en güçlü El Niño alarmı: Pasifik ısınıyor, dünya yeniden şekilleniyor