Dün Gece Soho'da

"Yalnız olduğunda ve hayat seni yalnızlığa sürüklediğinde..."
Dün Gece Soho'da

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Film: Last Night in Soho

Yönetmen: Edgar Wright

Süre: 116 dakika

Jenerik: Cornetto Üçlemesi, Scott Pilgrim vs. the World ve Baby Driver filmlerinin yönetmeni Edgar Wrigt'ın yeni filminin fragmanı geçtiğimiz aylarda yayımlanmıştı. Neon ışıklar, 1960'lar stili ve yeni neslin yıldızı yükselen iki oyuncusu Thomasin McKenzie ve Anya Taylor-Joy'uyla dikkat çeken film, yönetmenin ilk kez ciddi bir şekilde korku sinemasına göz kırpışını müjdeliyordu. 

Film, günümüzde moda tasarımı eğitimi için taşradan Londra'ya taşınan bir genç kadının, geceleri uykuya daldığında kendini 1960'larda yaşamış gösterişli ve alımlı bir başka genç kadını gözlemlerken bulmasıyla yaşanan, önce gizemli ardından korku dolu anları konu alıyor. 

Neden izleyelim? Tür filmlerini güçlü bir mizahla birleştirmesiyle sevdiğimiz yönetmen Edgar Wright, bu kez korku türüne daha ciddi yaklaşıyor. Filmin özellikle ilk yarısı, hem karakterlerini tanıtmadaki becerisiyle hem de kostüm ve set tasarımındaki başarısıyla oldukça iyi başlıyor. 

İkinci yarıda karakter ve senaryo tarafındaki gücünü kaybedip tökezlemeye başlasa da filmin kaybetmediği bir şey var: göz kamaştırıcılık. Wright, bu kez korkudan sıçratan, karanlık ya da ciddi anların sayısını arttırmış belki ama ince mizahı filmin tümüne yedirmeyi unutmamış. 

Last Night in Soho, yaygın akım bir iş gözüyle izlendiğinde zevk alınabilecek, Midnight-in-Paris-vari bir zamanda yolculuk, fantezi ve kaçış imkanı sunan bir film. Özellikle de Thomasin McKenzie ve Anya Taylor-Joy ikilisinin yükselişinin bir basamağına daha tanık olmak ve yakın zamanda kaybettiğimiz Diana Rigg'i son rolünde izlemek için izlenmeli.

Nerede izleyebilirsin? Last Night in Soho, 9 Kasım gecesi İKSV Galaları kapsamında yaptığı ön gösterimin ardından, 12 Kasım haftasının vizyon filmleri arasında.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende
∙

BÜLTEN SAYISI

🌃 Dün Gece Soho'da, Küçük Plak Dükkânı, Valentine

Edgar Wright'tan Dün Gece Soho'da; Kadıköy'ün plakseverlere sıcak sürprizi Küçük Plak Dükkânı; Snail Mail'den yeni albüm Valentine; Ece Tugay'la tanış.

12 Kas 2021

Fotoğraf: Deniz Sabuncu

YAZARLAR

Emre Eminoğlu

Sinema, kültür, sanat yazarı. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor. SİYAD ve FIPRESCI üyesi, Golden Globes seçmeni.

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende
∙

HİKAYE

Bibliyoterapide bu hafta: Yaşlanmaktan korkanlar için kitap reçetesi

Yaşlanmakla yaşlı rolünü oynamak birbirinden farklı şeyler. Yaşlanacağız. Bedenimiz değişecek. Fakat bedenimizin değişmesiyle kişiliğimizin, arzularımızın ve dünyayla kurduğumuz ilişkinin belirli bir kalıba sokulması arasında da zorunlu bir bağ yok. Yaşlanmaktan korkanlar için üç kitaplık bir reçete.

Aslı Perker

·

23 Eki 2026

Bibliyoterapide bu hafta: Yaşlanmaktan korkanlar için kitap reçetesi
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Sevginin kusurlu mirası: Çağdaş sinemada baba-kız ilişkisine üç farklı bakış

Charlotte Wells’in "Aftersun", Joachim Trier’in "Sentimental Value" ve Rodrigo Sorogoyen’in "El ser querido" filmleri, baba-kız ilişkisinin üç farklı dönemine ve üç ayrı duygusal biçimine bakıyor. Birinde geçmişe dönerek babasını anlamaya çalışan bir kız, diğerinde geçmişin yükünü bugünkü ilişkilerine taşımış iki kız kardeş, bir diğerindeyse yıllar sonra yeniden karşılaşıp eski hesapları açan bir baba-kız.

Mehmet Sindel

·

23 Eki 2026

Sevginin kusurlu mirası: Çağdaş sinemada baba-kız ilişkisine üç farklı bakış
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Primetime: Reyting uğruna her şey gösteriye dönüşebilir mi?

Lance Oppenheim’ın yeni filmi "Primetime" Chris Hansen’ın televizyon dünyasını güçlü oyunculuklarla yeniden kurarken reyting hırsının insani bedellerini ve gösterinin etik sınırlarını incelemekte yüzeysel kalıyor.

Emre Eminoğlu

·

23 Eki 2026

Primetime: Reyting uğruna her şey gösteriye dönüşebilir mi?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Riace Bronzları'ndan Türkiye’ye bir müze ekosistemi: Bir müze nerede biter?

Kültürel mirası turizmin hizmetine sokmak başka şey; turizmi kültürel mirasın daha derin ve daha sürdürülebilir biçimde deneyimlenmesine aracılık edecek şekilde tasarlamak başka. İkisini birbirine karıştırdığımızda eser kolayca bir logoya, bir hediyelik eşyaya veya sosyal medyada tüketilen bir görsele dönüşebilir.

Özge Şimşek

·

22 Eki 2026

Riace Bronzları'ndan Türkiye’ye bir müze ekosistemi: Bir müze nerede biter?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Yas üzerine düşünceler: Ayakkabılarını aldılar, mesajları kaldı yadigar

Ölenlerin eşyalarını dağıtıyoruz ama telefonlarımızda sesleri, mesajları, görüntüleri kalıyor. Sandra Wollner’ın "Her Defa" filminden hareketle, kapıya konan ayakkabılardan cevap beklediğimiz mesajlara uzanan yas hâlleri üzerine düşünceler.

Yasemin Kaya

·

22 Eki 2026

Yas üzerine düşünceler: Ayakkabılarını aldılar, mesajları kaldı yadigar