

Aktif Ventures ’tan servis bankacılığı platformu Apilion Finansal teknolojilere öncülük eden bir girişim kurucu, yatırımcı, kaşif ve yenilikçi olan Aktif Ventures , girişim geliştirme stratejisini dört farklı iş modeli üzerine kuruyor: Fikir, uygulama ve geliştirme süreçlerini tamamen kendi yönettiği, yepyeni fintech’ler inşa etmek. Hâlihazırda kurulan uygulama ve servisleri satın alıp onları büyüterek yeni, inovatif fintech’lere dönüştürmek. Yenilikçi çözümler üreten fintech’lerle iş birlikleri yapmak. Yatırım yapılabilir olgunluğa gelmiş fintech’lere yatırım yaparak birlikte büyümek. Geleceğin finansal dünyasına hazır olmak için rotayı servis bankacılığına çeviren Aktif Ventures, Türkiye’nin ilk servis bankacılığı platformu olma özelliğini taşıyan Apilion ’u hayata geçirdi. Apilion nedir? Servis bankacılığı ve lisans altyapısını tek bir platformda bir araya getirip büyüme ve inşa etme hizmetleri sunmak üzere oluşturulan Apilion ; para transferi, yatırım ürünleri, krediler, banka hesabı, sanal ve fiziksel kart, dijital sigorta gibi sayısız fintech API’sini ve gerekli tüm lisansları bir arada sunuyor. Neden önemli? Apilion ile her girişimi, servis bankacılığı altyapısını kullanarak piyasaya yeni ürün ve çözümler sunmaya teşvik eden Aktif Ventures, böylece hem ekosistemi genişletiyor hem de çok daha iyi iş modellerinin ortaya çıkmasına aracılık ediyor. Finansal hizmetler vermek ve ürünlerinizde benzersiz müşteri deneyimleri yaratmaya başlamak için siz de Apilion ’u buradan keşfedebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Dünya Bankası, Küresel Emtia Piyasaları Görünüm Raporu’nun Ekim 2022 sayısını yayımladı. Raporun başlığı olarak ise “Pandemi, Savaş, Resesyon: Alüminyum ve bakır fiyatlarının itici güçleri” tercih edildi.
Raporda küresel büyümedeki keskin yavaşlama ve yakın gelecekte bir resesyon ihtimalinin emtia fiyatları üzerinde bir baskı oluşturduğu fakat buna rağmen, birçok ekonomide değer kaybeden para birimleri nedeniyle fiyatların hala yüksek kaldığı ifadelerine yer verildi. Bu durumun bazı ülkelerde hâlihazırda yaşanmakta olan enerji ve gıda krizlerini derinleştirebileceğinin altı çizildi.
Ayrıca önümüzdeki kış aylarında Avrupa’da enerjinin bulunabilirliğine ilişkin endişelerin yoğunlaşmasından ötünü enerji piyasalarının ciddi arz tehlikeleriyle karşı karşıya olduğu da ifade edildi.
Enerji Fiyatları
Yayımlanan raporda küresel büyümedeki yavaşlamayla birlikte emtia fiyatlarının önümüzdeki 2 yıl içinde bir miktar gevşemesinin fakat yine de son 5 yıllık ortalamaların üzerinde seyretmesinin beklendiği aktarıldı. Özellikle enerji fiyatlarının 2022 yılında kaydettiği %59,1’lik artışın ardından 2023 yılında %11,2, 2024 yılında ise %12 düşmesinin beklendiği belirtildi. Buna rağmen fiyatların 2024’e kadar son 5 yıllık ortalamanın %50 üzerinde seyretmesinin beklendiği ifade edildi.
Enerji fiyatlarındaki düşüş tahmini için temel sebepler olarak ise zayıflayan küresel büyüme, tüketim ve üretimdeki azalış nedeniyle doğal gaz talebinde yaşanacağı düşünülen düşüş ve bazı tedarik zinciri yanıtları olarak gösterildi. Bankanın 2023 yılı brent petrol tahmini 92 USD olurken, 2024 yılı tahmini ise 80 USD olarak açıklandı.

Enerji Dışı Emtialar
Tarım ürünleri, metal ve minerallerden meydana gelen enerji dışı endeksin ise bu yıl %10,5 artmasının, gelecek yıl ise %8,1 gerilemesinin beklendiği belirtildi. Metal fiyatları için 2023 yılı beklentisi %15 düşüş yönünde olurken, tarım ürünleri fiyatlarında ise %4,5 düşüş beklendiği ifade edildi.
Metal fiyatlarındaki düşüş tahmininin sebebi olarak küresel büyümedeki yavaşlama ve Çin konut sektörünün içinde bulunduğu sıkıntılı durum gösterilirken, tarım ürünleri için tahmin edilen düşüşün beklenenden iyi gelen buğday hasadı, pirinç piyasasındaki istikrarlı arzlar ve Ukrayna’dan tahıl ihracatının yeniden başlaması nedeniyle gerçekleşmesinin beklendiği belirtildi.
Alüminyum ve bakır fiyatlarının ise volatil kalmasının beklendiği aktarıldı. “Nisan 2020'deki pandemi dibini takiben, güçlü talep baskıları ve devam eden arz kesintileri, alüminyum ve bakır fiyatlarını Mart 2022'de rekor seviyelere çıkardı” ifadelerine yer verilen raporda, küresel büyümedeki yavaşlama ve arz kesintisi sorunlarının çözülmesinin, alüminyum ve bakır fiyatlarında düşüşe sebep olduğuna ve bu düşüşün devam edebileceğine değinildi.
Raporda ayrıca ons altına ilişkin tahminler de yer aldı. Ons altın fiyatlarının 2022 yılında %1,4, 2023 yılında ise %4,2 azalacağı tahminine yer verildi.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Dünya Bankası, enerji ve emtia fiyatlarına ilişkin öngörülerini içeren raporu yayımladı. IMF, faiz artırımlarına devam edilmesini tavsiye etti.
27 Eki 2022

YAZARLAR

Emircan Yaman
Piyasalar ve Finans Editörü

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Bu hafta hem yurt içi hem de yurt dışı piyasalarda yoğun bir veri takvimi izlenecek. Yurt içinde Pazartesi günü açıklanacak Ağustos ayı sektörel enflasyon beklentileri ön plana çıkarken, yurt dışında Çarşamba günü ABD'de açıklanacak ikinci çeyrek GSYH revizyonu ve Temmuz ayı PCE enflasyonu ile Cuma günü Fed Başkanı Kevin Warsh'ın Jackson Hole konuşması takip edilecek.
24 Ağu 2026

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), İran’ın BAE topraklarına yönelik balistik füze saldırılarının ardından İran ile yürütülen tüm faaliyetleri, ticari alışverişi ve finansal işlemleri ikinci bir karara kadar askıya aldığını duyurdu. İran yönetimi füze saldırısıyla ilgisi bulunmadığını ve bunun bir “sahte bayrak” operasyonu olduğunu ifade etmiş olsa da, BAE’nin kararı İran’ın en büyük ithalat kapısını ve yaptırımlar altında kullandığı başlıca ödeme merkezlerinden birini aynı anda devre dışı bırakma potansiyeli taşıyor.

Hem Japonya’da hem de Amerika’da piyasaların merkez bankalarını faiz artırmaya zorladığı bir süreçten geçiliyor. Ancak tarih gösteriyor ki genellikle bu savaşın kazananı tahvil piyasaları oluyor. Bu nedenle önümüzde, faizlerle ilgili olarak piyasaların çok da sevmediği stresli bir sürecin içinde bulunduğumuzu bir kez daha görülüyor.

Türkiye ekonomisinin omurgası KOBİ'lerin ihtiyacı mali ve beşeri sermayedir. Bunun yolu da büyüme sermayesi ve profesyonelleşmeden geçmektedir. Ancak özel sermaye yatırımları Türkiye'de milli gelirin yalnızca %0,03'üne denk gelmekte. Avrupa'da ise bu oran %0,44. Çözüm, şirketlerimizi kurumsallaştıracak daha derin bir özel sermaye piyasasından geçmektedir.

Uzun vadeli devlet tahvili getirileri dünyanın neredeyse her yerinde aynı anda zirvelere ulaşıyor. Getiri eğrisinin uzun tarafı son dönemlerde çokça dikkat çekmeye başladı. Ancak tahvillerdeki bu hareket, klasik “resesyon korkusu” hikayesine pek benzemiyor.




