Dünya durdu, Netflix kazandı: 2020-2021 ödül sezonu ve Netflix


Korsan kitap alma, suça ortak olma: #SenBuDeğilsin Yayıncılar Telif Hakları ve Lisanslama Meslek Birliği'nin 2020 Korsanla Mücadele Raporu; İstanbul, Ankara, Eskişehir, Gaziantep, Mersin, Adana, Şanlıurfa, Malatya, Diyarbakır, Kırıkkale gibi şehirlerde yapılan denetimlerde akademik ve kültür yayınlarını içeren 430 binin üzerinde korsan kitaba el konulduğunu ortaya koyuyor. Pandemiyle e-ticarete yönelen ilginin bir sonucu olarak, yine aynı raporda 10 PDF kitap indirme sitesinin kapatıldığı ; 320 sesli kitap videosu, 31 Facebook grubunun, 17 Instagram hesabının, 16 online satış platformu mağazasının erişime engellendiği belirtiliyor. Korsan kitaba karşı yıllardır sürdürdüğü mücadeleyle yayın dünyası paydaşlarının haklarını koruyan Yayıncılar Telif Hakları ve Lisanslama Meslek Birliği (YAYBİR) mücadelesine yeni kampanyası #SenBuDeğilsin ile devam ediyor. #SenBuDeğilsin: Yayıncılar Telif Hakları ve Lisanslama Meslek Birliği (YAYBİR) tarafından düzenlenen #SenBuDeğilsin, YAYBİR’in korsan kitaba karşı sürdürdüğü mücadelenin devamı niteliği taşıyor ve sosyal medya üzerinden okurlara ulaşmayı da hedefliyor. “Korsan kitap alma, suça ortak olma” sloganıyla yürütülen kampanya çerçevesinde YAYBİR; yayıncılar, yazarlar, çevirmenler, editörler ve yayıncılık sektörü çalışanlarının desteğiyle kamuoyunda korsan kitaba karşı bir farkındalık yaratmayı amaçlıyor. Basılması, çoğaltılması, yayılması ve satılması suç olan; bir kitaba emeği geçenlerin haklarının gasp edilmesi anlamına gelen korsanı kültür hayatının bir yarası olarak tanımlayan YAYBİR; güvenlik güçleriyle iş birliği içinde korsan kitapların ele geçirilmesinde, internet üzerinde yayılan korsan kitaplara erişim engeli getirilmesinde, e-ticaret ve sosyal medya platformları aracılığıyla korsan kitap satışlarının engellenmesinde ve PDF paylaşımı amacıyla açılan internet sitelerinin kapatılmasında önemli rol oynuyor. YAYBİR, korsan yayınlarla mücadelede okura düşen en büyük görevin, korsandan uzak durmak olduğunu belirtiyor ve #SenBuDeğilsin kampanyasıyla ilgili daha çok bilgi almak isteyen okurları internet sitesine ve sosyal medya hesaplarına davet ediyor. YAYBİR: Tüzel kişiliğini 2006 yılında kazanan ve bugün kültür, eğitim ve akademik yayıncılık alanlarında faaliyet gösteren 330 üyesiyle korsanla mücadele, telif haklarının takibi ve idaresi, toplu hak yönetimi ve toplu lisanslama gibi alanlarda faaliyet gösteren YAYBİR, #SenBuDeğilsin kampanyasına yazarları, çizerleri, çevirmenleri, editörleri, grafikerleri, kitap dağıtım şirketlerini, kitapçıları, kağıtçıları ve matbaacıları da dâhil ederek kronikleşen bu sorunu çözmek istiyor. Kitapları seven insanın korsan kitapları sevemeyeceğini düşünen YAYBİR; kültürü, ekonomiyi ve geleceği tehdit eden korsan kitaplara hayır demek gerektiğini savunuyor.
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Yakın takipçileri için sinema dünyasının ödül sezonu, her yıl Akademi Ödülleri’nin dağıtıldığı gecenin ertesi günü yeniden başlar. Berlin ve Cannes’da iddialı uluslararası yapımlar belli olur, güz festivallerinde asıl yarışçılar görücüye çıkar ve yılın son günlerinde adaylar, ödüller birbiri ardına gelir. Sıradan bir ödül sezonunda, her şey böyle seyrederdi. 2020’deyse her şey gibi ödül sezonu da birçok değişikliğe uğradı. 25 Nisan’a ötelenen Akademi Ödülleri’nin etkisiyle, belli başlı tüm organizasyonlar tarih değiştirdi. Akademi Ödülleri tahminleriyle sona erecek bu yeni yazı dizisi, yılın ödül peşinde koşanları ve yarışın seyri üzerine...
Pandeminin kazananı: Tüm dünyanın eve kapandığı bu yılda dijital platformlar her zamankinden çok ilgi gördü, orijinal yapımları beklenin üzerinde izlendi. Orijinal içerik üreten platformlar arasında Amazon Prime Video ve Hulu gibi tecrübeliler de Disney+ ve Apple TV+ gibi görece yeniler de vardı. Fakat henüz pandeminin ilk günlerinde abone sayısını tarihinin en yüksek seviyesine çıkaran, hisseleri 2019’a kıyasla %60 değer kazanan Netflix, kuşkusuz bu sürecin en büyük kazananıydı. Son yıllarda kasım ve aralık aylarında yayımladığı orijinal filmleriyle ödül sezonunun önemli oyuncularından olmuş platformun eli, bu yıl her zamankinden daha kuvvetli.
Netflix’in Oscar karnesi:
- İlk adaylık: The Square (2013) - En İyi Belgesel
- İlk ödül: The White Helmets (2016) - En İyi Kısa Belgesel
- Aday olan ilk kurmaca film: Mudbound (2017) - 4 adaylık
- En İyi Film kategorisinde ilk adaylık: Roma (2017) - 10 adaylık, 3 ödül
- Geçen yıl ne oldu? 2 (The Irishman ve Marriage Story) En İyi Film adaylığı, 8 ayrı yapımla toplamda 24 adaylık, 1 ödül
- Toplam: [2014-2020] 54 adaylık, 8 ödül

2020-2021 yarışı: 2020’de yayımlanan Netflix orijinal filmleri arasında ödül sezonu açısından en iddialıları David Fincher’ın Hollywood’un altın çağındaki stüdyo çekişmelerini mercek altına alan siyah-beyaz başyapıtı Mank, Aaron Sorkin imzalı tarihî, politik mahkeme draması The Trial of the Chicago 7, Spike Lee’nin Vietnam Savaşı taşlaması Da 5 Bloods ve George C. Wolfe’un tiyatro uyarlaması Ma Rainey’s Black Bottom. Platform, dört filmini birden En İyi Film adayları arasına sokarak bir rekora imza atabilir. Bunun yanı sıra Ma Rainey’s Black Bottom, Viola Davis’e ikinci, bu yıl kaybettiğimiz Chadwick Boseman’a ise ilk Oscar ödülünü getirebilir. Sadece Akademi Ödülleri’nde değil, sezonun tüm ödüllerinde adlarını birçok kategoride göreceğimiz bu dört filmin yanı sıra Charlie Kaufman’ın zihnin derinliklerine yolculuğu I’m Thinking of Ending Things’in senaryo, klasik romandan uyarlanan Rebecca’nın prodüksiyon ve kostüm tasarımı, George Clooney’li bilim kurgu The Midnight Sky’ın özgün müzik ve görsel efekt kategorilerindeki yerlerinin oldukça sağlam olduğu söylenebilir. İtalya’nın resmî Oscar adayı olarak seçmediği The Life Ahead, Sophia Loren’in 55 yıl aradan sonra aday gösterilmesini, Diane Warren film için bestelediği şarkıyla on ikinci adaylığını altına dönüştürebilir. Netflix ayrıca, başta Dick Johnson Is Dead olmak üzere altı belgesel ve başta Over the Moon olmak üzere üç animasyonla da ilgili kategorilerdeki yarışta yer alıyor.
Henüz izlemediklerimiz: 2020-2021 ödül sezonunun ilkbahara doğru kayması ve pandemi nedeniyle yapılan kural değişiklikleri, 2021’in ilk aylarında yayımlanacak bazı Netflix orijinal filmlerinin de yarışa dâhil olmasını sağlayacak. Bunlar arasında Vanessa Kirby ve Ellen Burstyn’in performanslarıyla dikkat çeken Pieces of a Woman (7 Ocak), Hindistan'da geçen suç draması The White Tiger (22 Ocak) ve Euphoria’nın yönetmeni Sam Levinson ile başrol oyuncusu Zendaya’yı buluşturan Malcolm & Marnie’ye (5 Şubat) özellikle dikkat.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bugün: Netflix'in ödülleri, Motown'un devrimi, gelecek öngörüleri, Jacob Burckhardt ve Nadine Shah.
25 Ara 2020

YAZARLAR

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
“Uzaklar, Kuşaklar, Bakışlar” başlıklı sergi, 212 Photography Istanbul’un 2026 edisyonunda Erbak ailesinin üç kuşağının seyahat tutkusu ve fotoğraflarını biraraya getiriyor. Nuri Z. Erbak (1914), Mehmet H. Erbak (1950) ve Ceylin Erbak Aytekin’in (1988) dünyanın farklı noktalarında çektiği kareler, 1930’ların Mısır ve Japonya’sından Tibet’e, Antarktika’ya uzanıyor. Bu arşivin nasıl oluştuğunu fotoğrafçı, yazar ve Erbak ailesinin üçüncü kuşak temsilcisi Ceylin Erbak Aytekin ile konuştuk.

Ela Lee, kendi hayatından izler taşıyan ilk romanı Ceyda’da, dışarıdan kusursuz görünen hayatı bir cinsel saldırının ardından parçalanan Türk-Koreli genç avukat Jade’in hikayesini anlatıyor. Rıza, adalet, göçmenlik, aile, başarı baskısı ve suçluluk duygusu etrafında ilerleyen roman, Jade’in başına gelenlerden çok, yaşadıklarının ardından kendisi ve kurduğu hayatla yeniden yüzleşmesine odaklanıyor.

1960’ların başında Sirkeci’den Almanya’ya giden trenlere binenler birkaç yıl çalışıp dönmeyi düşünüyordu. Ama bavullarda yalnızca eşya değil, dil ve kültür de taşındı. Bekir Yıldız’dan Aras Ören’e, ‘Emine’ Sevgi Özdamar’dan Fatma Aydemir’e uzanan 60 yılı aşkın edebiyat geleneği “misafir işçi”nin Almancayı nasıl içeriden dönüştürdüğünü ve sonunda o dili kendi evi hâline getirdiğini anlatıyor.

İsviçreli sanatçı Ugo Rondinone, İstanbul’daki ilk kişisel sergisi "the sun and the mountain"da neon renkli taş heykellerini gün doğumu ve gün batımı suluboyalarıyla buluşturuyor. Dirimart Dolapdere’de 8 Kasım’a kadar görülebilecek sergi, dağların dikeyliğiyle ufkun yataylığını karşı karşıya getirerek insanın doğayla kurduğu ilişkiyi ele alıyor.

Lukas Dhont’un Cannes’ın ana yarışmasında prömiyerini yapan üçüncü uzun metrajı "Korkak", Emmanuel Macchia ve Valentin Campagne’a En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü kazandırdı. Dhont ile festivalde biraraya geldiğimizde ilk kez bir savaş filmi yapmasından, daha büyük bir ölçekte çalışmaktan ve filmin çıkış noktasındaki fikirlerden konuştuk.



