Duvarlar boyandıktan sonra: Bir terapiste veda

Ayrılıklar, kopuşlar benzerlikler gösterir ama her kopuş, her veda, sonunda içerdeki boşluğu tarifsiz bıraktığı için biriciktir. Belki de yokluğu yaşayanın en büyük trajedisi o yokluğu kabul etmektir. Terapi vedası bu yokluğu kabul etmek açısından ele geçmez gibi bir yerde dursa da kendini sona, ilişkinin içinde hazırlayan yine biricik bir süreçtir.
Duvarlar boyandıktan sonra: Bir terapiste veda

Ayrılıklar, kopuşlar benzerlikler gösterir ama her kopuş, her veda, sonunda içerdeki boşluğu tarifsiz bıraktığı için biriciktir. Doldurulamaz, ikame edilemez bir şeyin yokluğu ancak o kişinin içinde değişir, dönüşür; bazen anlamını bulur, bazen o anlam tamamen yitip gider. Acıyan yanımızla sürekli anlam bulma çabası ayrılığa içkin ve bütün sürecin parçasıdır.

“Sevgiliden ayrılmak, dosttan ayrılmak, anneden ayrılmak…” gibi başlıklar altında toplayabileceğimiz ve duygularımızı aktarabileceğimiz, belli ölçüde ortaklaştığımız bir haritamız var elbet. Bu haritaları hikayelerimizle biz yaratırız; yaratırız ki bir gün başımız derde düşerse, dışarıdan duymak iyi gelsin. Ancak yasın yaşanma biçimi ve her yasın ayrı şekilde tutulması, ayrılığın biricikliğini bize yeniden hatırlatır. Yas, kendini bambaşka hâllerde gösterebilir. Bu yüzden “yas” demek yerine, Roland Barthes’ın önerdiği gibi “keder” sözcüğünü kullanmak daha yerinde olabilir.

Hoş geldin! Aposto Premium üyelerine özel bu içeriği okumak için Premium üye olabilir ya da Premium hesabına giriş yapabilirsin.

Aposto Premium
Ayda

  • Aposto'nun tüm arşivine ve güncel yayınlara sınırsız erişim.
  • Yükselen endüstrilerden gelişme ve içgörüleri aktaran, entelektüel dünyanı besleyecek Premium üyelere özel makale ve bültenler.
  • Gündemdeki gelişmeleri küresel bir perspektifle aktaran analizler.
  • Aposto Radyo için hazırladığımız podcast ve sesli belgesellere websitemiz ve mobil uygulamamızdan erişim imkanı.
Aposto Premium üyesi misin? Giriş yap
demet
Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

YAZARLAR

Nis Tuğba Çelik

2015 senesinde Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nden mezun oldu. 2012-2015 seneleri arasında Studio Oyuncuları Tiyatrosu’nda performatif oyunculuk, sahneleme ve sanat tarihi eğitimi aldı. 2016 senesinde Attis Tiyatrosu’nda Theodoros Terzopoulos yürütücülüğünde oyunculuk eğitimi aldı. Bağımsız filmlerde oyunculuk yaptı. Karanlıkta Kanto, Everest Yayınları’ndan 2023 senesinde çıkan ilk öykü kitabı.

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

İLGİLİ BAŞLIKLAR

OKUMAYA DEVAM EDİN

AngstAngst

HİKAYE

Moda ve benlik: Giyinmek neden sadece giyinmek değildir?

Sabah dolabın karşısında “Bugün bunu mu giysem?” diye düşündüğümüzde aslında yalnızca kıyafet seçmiyoruz; kendimizi nasıl hissetmek, nasıl algılanmak ve hatta kim olmak istediğimize dair de bir karar alıyoruz. Moda bireysel görünür ama kolektif olarak öğrenilir: Kendimizi göstermek isteriz ama bazen başkalarının bakışından saklanmak da, değişmek isteriz ama aynı zamanda ait olmak da. Moda, bütün bu çelişkileri aynı anda taşıyabilen nadir alanlardan...

Nazlı Tan

·

16 Eyl 2026

Moda ve benlik: Giyinmek neden sadece giyinmek değildir?
AngstAngst

HİKAYE

Milenyallerin seçenek krizi: İradece özgür müyüz, ihtimallerce tutsak mı?

Y kuşağından önceki kuşakların takip ettiği "eğitim, iş, terfi, evlilik, çocuk, ev, emeklilik" senaryosu çökeli çok oluyor; yerine yeni bir senaryo da konmadı. Milenyaller, yetişkinliğin her şeyi çözmek ve garanti bir hayat kurmak olmadığını deneyimleyerek öğrenen, aynı anda sonsuz seçenekli bir dünyaya uyum sağlamaya çalışan ilk kuşak oluyor. Peki çok seçenek gerçekten özgürlük mü? Yaşanan ne kararsızlık ne de kimlik krizi; bildiğiniz seçenek krizi.

Elif Bayram

·

16 Eyl 2026

Milenyallerin seçenek krizi: İradece özgür müyüz, ihtimallerce tutsak mı?
AngstAngst

HİKAYE

Ölümcül körlük #2 | O muayen günler: Regl tabuları kadınlara neye mâl oluyor?

Dünyada her ay 2 milyardan fazla kadın regl oluyor. Bu durum kadın fizyolojisinin doğal bir parçası olsa da tıp literatüründe en az araştırılan konulardan biri. Bu görmezden gelme hâli, milyonlarca kadının güvenli hijyen koşullarına, hijyenik ürünlere ve doğru bilgiye erişemediği daha geniş bir tablonun parçası. "Ölümcül körlük" yazı dizisinin ikinci bölümünde regl tabusunun hastalıkların teşhisini geciktirmekten okulda ve işyerinde ayrımcılığa uzanan görünmez sonuçlarını kadınların tanıklıklarıyla ele alıyoruz.

Ayça Örer

·

13 Eyl 2026

Ölümcül körlük #2 | O muayen günler: Regl tabuları kadınlara neye mâl oluyor?
AngstAngst

HİKAYE

Reformdan önce perspektifi değiştirmek: Bir okul ne zaman gerçekten açılır?

Müfredatı, sınav sistemini, okul yapılarını ve öğretim araçlarını sürekli reformlardan geçiriyoruz. Fakat eğitimde karşılaştığımız hemen her güçlüğü yine okulun içinden, okulun dili ve araçlarıyla çözmeye çalışıyoruz. Oysa reformdan önce okula hangi gözle baktığımızı, öğrenmeyi neden okulla özdeşleştirdiğimizi ve çocuğu bir özne olarak görüp görmediğimizi sorgulamak gerekiyor.

Metin V. Bayrak

·

13 Eyl 2026

Reformdan önce perspektifi değiştirmek: Bir okul ne zaman gerçekten açılır?
AngstAngst

HİKAYE

Son 40 yılın en güçlü El Niño alarmı: Pasifik ısınıyor, dünya yeniden şekilleniyor

Dünya Meteoroloji Örgütü’nün son raporuna göre El Niño fenomeni, gelecek aylarda yağış ve sıcaklık düzenlerinde büyük etkiler yaratacak; sel, kuraklık ve aşırı sıcaklık riskleri artarak ortaya çıkacak. “Son 40 yılın en güçlü El Niño’su” olabileceği belirtilen bu durum için dünya genelinde olağanüstü hazırlık çağrıları yapılıyor.

Pelin Cengiz

·

09 Eyl 2026

Son 40 yılın en güçlü El Niño alarmı: Pasifik ısınıyor, dünya yeniden şekilleniyor