Enflasyon etkisi


Girişiminize gelecek sunar: Girişimcilik Dünya Kupası Global Girişimcilik Network’ü (GEN) ve Monsha’at ortaklığıyla bu yıl 4’üncü düzenlenecek olan Girişimcilik Dünya Kupası (Entrepreneurship World Cup - EWC) için başvurular 15 Ağustos’a kadar devam ediyor. Nedir? Bu yıl da Türkiye’nin girişimcilik ekosistemini güçlendirmek amacıyla faaliyetlerini sürdüren GEN Türkiye ve Habitat Derneği Ulusal Organizatörlüğünde gerçekleşecek olan EWC , fikir aşamasından scale-up aşamasına kadar her seviyedeki girişimcinin yolculuklarındaki bir sonraki aşamaya geçmelerine yardımcı olmak üzere düzenleniyor. Neden önemli? EWC, potansiyel yatırımlara; yatırımcı sunumu, online eğitim kaynakları ve mentorluk gibi fırsatlarla birleştirerek küresel bir platforma erişme şansı sunuyor. Bu yıl yarışmaya katılacakları Türkiye Finalinde sürpriz ödüller; dünya genelinde ise toplam 1 milyon dolar nakit ödül ve 10 milyon dolar değerinde ayni hizmet ödülü kazanma şansı bekliyor. Ulusal finalin eylül , dünya finalinin ise kasım ayında gerçekleşeceği Girişimcilik Dünya Kupası (Entrepreneurship World Cup - EWC) için detaylı bilgiye bu bağlantıdan ulaşabilir, başvuruyu 15 Ağustos’a kadar aynı bağlantı üzerinden yapabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Geçtiğimiz hafta sizlerle paylaştığımız, içinden geçtiğimiz makro ekonomik durumun hayatlarımıza etkisini sorguladığımız anket çalışmamızı tamamlamış bulunuyoruz. Anket çıktılarına hemen aşağıdan ulaşabilirsiniz. Bir yandan da siz değerli okurlarımızla görüşmelerimiz devam ediyor. Ağustos ayı boyunca her cuma sizlerle yaptığımız görüşmelerin çıktılarını buradan paylaşacak, aynı zamanda farklı sektörlerden uzman isimlerden süreçle ilgili öngörü ve öneriler dinliyor olacağız.
Çalışma esnasında elbette ben de kendimi sorgulamadım değil. Kendi yaş grubumda olan görüştüğümüz birkaç kişiden biraz tüyo ile başlamak gerekirse çoğunluğun bu dönemde sosyalleşme, dışarıda yeme içme, kişisel bakım ürünlerinde daha az maliyetli olanı yapma yoluna gittiğini gördüm. Ancak özellikle pandemi önlemlerinin kalkması ile birlikte bende ilginç bir şekilde durum bunun tam tersi olarak gerçekleşti. Birikim yapmamaya ve normalde ödemek istemediğim tutarda bir hizmet ya da ürünü üzerinde çok fazla düşünmeden satın almaya başladım. Tüm bunların üzerine kafa yorarken geçtiğimiz gün Nesibe Kırış’ın aşağıdaki Tweet’ini gördükten sonra yalnız olmadığımı fark ettim.

Anket Çıktıları
Aposto okurlarından ankete 140 kişi katıldı. Katılım gösterenlerin %50’si 23- 34 yaş arası genç profesyonellerden oluşuyor.

En yoğun katılımın olduğu sektörler sırasıyla üretim ve sanayi, bilişim, perakende, bankacılık, medya ve gayrimenkul oldu.

Ankete katılanların yaklaşık % 43’ünün aylık geliri 5 bin 500- 15 bin TL arasında. Bunu ise % 24.3 ile 15 bin- 25 bin arasında aylık geliri olan kesim takip ediyor.

Ankete katılanların yaklaşık % 48’inin hanesinde iki kişi maaşlı olarak çalışırken, % 44.3’ünün hanesinde tek kişi maaşlı olarak çalışıyor.

Katılımcıların yüzde 35’i kira ödemiyor, yüzde 27.1’i 0-3000 TL arasında bir kira öderken, yüzde 18.6’sı 3000-5000 TL arasında bir kira ödüyor.

Anket çıktılarını ve görüşmelerimizi iş dünyası perspektifinden uzmanlarla birlikte incelemeye bir sonraki haftaki başlıyoruz. Bunun yanı sıra sizin bu dönemde iş dünyasına dair paylaşmak istediğiniz, gözden kaçtığını düşündüğünüz farklı gözlemleriniz varsa bize her zaman ulaşabilir, paylaşabilirsiniz. Görüşleriniz bizim için çok değerli.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Makro ekonomik durumun hayatlarımıza etkisini sorguladığımız anket çalışmamızı sonuçlandırdık. Yükselen enflasyon ortamının insan psikolojisi üzerindeki etkilerini uzmanlara sorduk.
29 Tem 2022

YAZARLAR

Yonca Altun
Aposto Editor

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir insanın “Ne iş yapıyorsun?” sorusuna iki cümleyle cevap verip daha fazlasını anlatma ihtiyacı duymamasıyla bir markanın neyi söyleyip neyi geride bırakacağını bilmesi, aynı olgunluk eşiğine işaret ediyor. Sadelik; hiçbir şey bilmemenin getirdiği bir sığlıktan değil, aksine çok şey bilip hepsinin ağırlığını tarttıktan sonra lüzumsuz olanları arkada bırakabilme cesaretinden geçiyor.

Nike’ın marka adı, onlarca yıldır “spor” kelimesiyle neredeyse eş anlamlıydı. Bu başarı, şirketi uzun yıllar borsanın favorileri arasında tuttu. Fakat son birkaç yılda ivme şaşırtıcı bir hızla tersine döndü ve şirket, yaklaşık 18 yılın ardından S&P 100 endeksine veda etmek zorunda kaldı. Peki ne oldu da dünyanın en güçlü spor markalarından biri, bu denli hızlı bir düşüşe sürüklendi?

Reklamcılık artık dikkat ekonomisinden niyet ekonomisine geçiş yapıyor. ChatGPT’nin test ettiği Sponsorlu Ajanlar, markaların tüketicinin karar verme konuşmasına doğrudan katılmasını sağlayan yeni bir katman açıyor. Kişiselleştirilmiş iknanın birim maliyeti neredeyse sıfıra inerken mesele, anlatının nerede durduğu ve kimin adına konuştuğunun her aşamada görünür olup olmamasında düğümleniyor.

Arama deneyimimizin yapısal olarak değişmeye başladığı aşikar. Artık sadece bilgi aramıyoruz, aynı zamanda alım kararlarımızı da yapay zekaya danışıyoruz. Ancak yeni denklem yalnızca GEO’dan ibaret değil: Araştırmalar, tüketicilerin yapay zeka önerilerinde hâlâ bağımsız insan deneyimine ve güvenilir üçüncü taraflara ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Markalar için de esas mesele, algoritmada görünmek kadar, algoritmanın güvendiği üçüncü taraf dünyasında sahici, tutarlı ve organik bir yer edinebilmekte yatıyor.

Matcha, protein barlar, iki malzemeli Japon cheesecake’i, Gigi Hadid makarnası, çiğ köfte suşi… Yiyecek trendleri, artık sosyal medyanın etkisiyle çok daha hızlı yayılıyor. Tedarik zincirleri ise bu hıza ayak uydurmakta zorlanıyor. Talep, dijital hızda büyürken çiftlikler ve fabrikalardaki tarım ve gıda üretimi, fiziksel sınırlar içinde kalıyor.




