Enflasyon Raporu üzerine notlar

Merkez Bankamız 2025 yılı ikinci Enflasyon Raporu’nu dün açıkladı. Her zaman olduğu gibi gerek teknik boyutu gerek içeriği açısından değerli ve kapsamlı bir rapor almış olduk. Bu raporlarda, analizlerimize katkı sağlayacak teknik boyutta önemli bilgiler olduğu kadar, piyasaları yönlendirebilecek bilgiler ve mesajlar da bulunuyor. Özellikle başkanların konuşmaları ve soru-cevap bölümleri, para politikasının yönü konusunda her zaman önemli fikir verme potansiyeline sahip oluyor.
Raporda öne çıktığını düşündüğümüz bazı noktaları değerlendirmeye çalışalım. Birincisi, raporda içerideki makroekonomik görünüme ilişkin olarak, yılın ilk çeyreğinde iç talepte görülen yavaşlamanın ikinci çeyrekte de devam ettiği ve dezenflasyon sürecini desteklediği vurgusu bulunuyor. Bu değerlendirme hakkında tereddütlerimiz var. Yılın ilk çeyreğinde Türkiye ekonomisi %2 büyümüştü. İkinci çeyreğe ilişkin öncü göstergeler, büyümenin %4’lere çıktığına işaret ediyor. Büyümede hem üretim hem tüketim kaynaklı nedenler var. Baz etkisiyle ve kısmen yurt dışı talepten kaynaklanan faktörlerle sanayi üretimindeki görece hızlanma, büyümenin bir kaynağını oluştururken; konut satışları ve otomobil satışları gibi öncü göstergeler iç talepte de yukarı yönlü bir kıpırdanma işareti veriyor. Perakende satış endeksi hız kesse bile yukarı yönlü seyrini sürdürüyor. Benzer şekilde, reel ücretlerin artış eğiliminde olduğu tespiti bulunuyor. Öncü veriler, reel ücret artışının 1,5–2 yıl önce olduğuna; son üç çeyrekte ise reel ücrette gerilemeye işaret ediyor. Türkiye’de ücretler rakiplerimize göre dolar bazında artmış durumda bulunuyor fakat TL bazında reel olarak düşüş sürecine girdi. Asgari ücretin yılın ikinci ayından itibaren açlık sınırının altında kalması da bunu gösteriyor.
Hoş geldin! Aposto Premium üyelerine özel bu içeriği okumak için Premium üye olabilir ya da Premium hesabına giriş yapabilirsin.
Aposto Premium
Ayda
- Aposto'nun tüm arşivine ve güncel yayınlara sınırsız erişim.
- Yükselen endüstrilerden gelişme ve içgörüleri aktaran, entelektüel dünyanı besleyecek Premium üyelere özel makale ve bültenler.
- Gündemdeki gelişmeleri küresel bir perspektifle aktaran analizler.
- Aposto Radyo için hazırladığımız podcast ve sesli belgesellere websitemiz ve mobil uygulamamızdan erişim imkanı.

EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
YAZARLAR

Erhan Aslanoğlu
İstanbul Topkapı Üniversitesi rektör yardımcısı, akademisyen ve ekonomist. Makroekonomi, Türkiye ve dünya ekonomisi alanlarıyla ilgilenen Aslanoğlu’nun yayımlanmış bir kitabı, kitap bölümleri, çok sayıda makalesi ve tebliğleri bulunuyor. Genel ekonomi, makroekonomik göstergelerin yorumlanması, Türkiye ve dünya ekonomisi, göstergeler ve gelişmeler üzerine seminer ve eğitimler veriyor.

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
OKUMAYA DEVAM EDİN
Küresel endeks sağlayıcılarının Türkiye'ye bakışı sertleşmeye devam ediyor. Haziran ayında MSCI'ın uyarısıyla başlayan süreç, temmuzda S&P DJI'ın Türkiye'yi izleme listesine almasıyla devam etti. Ağustosta FTSE Russell Türk hisselerine yönelik endeks güncellemelerini erteledi. Üç kurumun da aksiyonu fiili dolaşım oranlarının güvenilirliği, hissedar şeffaflığı ve bazı küçük ölçekli şirketlerle ilişkili fonlar üzerinden yapıldığı düşünülen koordineli işlemlere dayanıyor.

Küresel piyasalarda enflasyon dinamikleri, tahvil getirileri ve hisse senedi performansı arasındaki ilişki son dönemde dikkat çekici bir ayrışma sergiliyor. ABD'de enflasyonun beklentilerin üzerinde gelmesine ve Hazine tahvili getirilerinin yüksek seviyelerde seyretmesine rağmen, hisse senedi piyasalarının hala dirençli kalması öne çıkıyor.

AB’nin yeni “Made in Europe” kuralları, AB’den ayrılan İngiltere’yi içeride tutarken otuz yıllık Gümrük Birliği ortağı Türkiye’yi dışarıda bırakıyor. Bu tercihin ardında bir aidiyet ve rekabet kaygısı var. Türkiye’nin yanıtı rica değil, mütekabiliyet olmalı.

Türkiye ile Suriye arasında, savaş yıllarında büyük ölçüde atıl kalan sanayi tesislerinin yeniden faaliyete geçirilmesi ve yeni sanayi bölgelerinin kurulması için uzun zamandır geniş kapsamlı bir hazırlık yürütülüyor. Son dönemde açıklanan projeleri birlikte değerlendirdiğimizde, Türkiye’nin Suriye’de üç ayaklı büyük bir yatırım planı uygulamaya hazırlandığı görülebiliyor

Bu hafta yurt içinde TCMB'nin faiz kararı ve tüketici güven endeksleri öne çıkarken, yurt dışında Çin'in üçüncü çeyrek büyümesi, İngiltere ve Japonya enflasyonu ile ABD, Almanya ve Avro Bölgesi öncü PMI verileri ön planda.
19 Eki 2026




