Etki tahvilleri: Sosyal ve çevresel proje finansmanında yeni bir model

EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Son yıllarda sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşılmasını desteklemek amacıyla geliştirilen yenilikçi finansman mekanizmaları arasında etki tahvilleri önemli bir yer edindi. Kamu kaynaklarının yetersiz kaldığı ya da daha etkin kullanılmasının hedeflendiği alanlarda kullanılan bu araçlar, sosyal ve çevresel problemlerin çözümüne yönelik programların finansmanında sonuç odaklı bir yaklaşım sunmakta.
Etki tahvilleri, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ile uyumlu projelerin finansmanını destekleyen ve yatırımcı getirilerini önceden belirlenmiş sosyal veya çevresel sonuçların alınmasına bağlayan yenilikçi finansman araçlarıdır. Bu yönüyle geleneksel sabit getirili tahvillerden ayrılmakta ve "başarıya dayalı ödeme” (pay-for-success) modelini temel almaktadır.
Etki tahvilleri nasıl işler?
Etki tahvilleri, kamu sektörü, yatırımcılar ve hizmet sağlayıcı kuruluşlar arasında kurulan çok paydaşlı bir finansman modeli üzerine inşa edilmektedir. Temel yapıda beş ana aktör bulunmaktadır.
Bu aktörler arasından yatırımcılar sosyal veya çevresel programların uygulanabilmesi için gerekli başlangıç finansmanını sağlar. Hizmet sağlayıcılar programların sahada uygulanmasından sorumludur; bu gruba sivil toplum kuruluşları, sosyal girişimler, kamu kurumları ve özel sektör kuruluşları dahil olabilir. Yararlanıcılar, programın hedef kitlesini oluşturan bireyler veya topluluklardır. Bağımsız değerlendiriciler önceden belirlenen performans göstergeleri doğrultusunda program sonuçlarını ölçer ve doğrular. Sonuç ödeyicisi olarak da ifade edilen outcome payer'lar ise hedeflenen sonuçların elde edilmesi durumunda yatırımcılara ödeme yapan kamu kurumu, kalkınma kuruluşu veya bağışçı kurumdur.
Sosyal etki tahvilleri de bu aktörler arasında dönen sonuç odaklı bir işleyişe dayanır. Yatırımcılar programın başlangıç finansmanını sağlar, hizmet sağlayıcılar ilgili programı uygular, yararlanıcılar bu hizmetlerden faydalanır ve bağımsız değerlendiriciler sonuçların gerçekleşip gerçekleşmediğini ölçer. Belirlenen hedeflere ulaşıldığında ise outcome payer’lar yatırımcılara ödeme yapar. Program başında belirlenen hedefler hayata geçmezse taahhüt edilen ödeme yapılmayabilir ya da sınırlı şekilde yapılabilir.
Bu yapı sayesinde kamu kaynakları yalnızca başarılı sonuçlar elde edildiğinde kullanılmakta, performans riski ise belirli ölçüde özel yatırımcılar tarafından üstlenilmektedir.
Etki tahvil türleri nelerdir?
Etki tahvilleri, sosyal etki tahvilleri, kalkınma etki tahvilleri ve geniş kapsamlı etki tahvilleri şeklinde üçe ayrılır.
Sosyal etki tahvilleri, sağlık, eğitim, istihdam, evsizlikle mücadele ve toplumsal cinsiyet eşitliği gibi sosyal politika alanlarında uygulanmaktadır. Bu modelde sonuç ödeyicisi çoğunlukla kamu kurumlarıdır.
Kalkınma etki tahvilleri, sosyal etki tahvillerine benzer bir yapıya sahip olmakla birlikte ağırlıklı olarak gelişmekte olan ülkelerde uygulanmaktadır. Sonuç ödemeleri çoğu zaman uluslararası kalkınma kuruluşları veya bağışçı kurumlar tarafından gerçekleştirilmektedir.
Sermaye piyasalarında bazı kurumlar etki tahvili kavramını daha geniş yorumlayarak yeşil tahviller, sosyal tahviller, ESG tahvilleri ve SDG uyumlu tahvilleri de bu kapsamda değerlendirmektedir. Bu tahvillere geniş kapsamlı etki tahvilleri denilir. Ancak bu araçlar sonuç bazlı ödeme mekanizmasına sahip olmadıkları için teknik açıdan saf etki tahvilleri (pure impact) ile aynı kategoride değerlendirilmemelidir.
Etki tahvillerinin avantajları nelerdir?
Etki tahvilleri, kamu politikalarının finansmanında ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşılmasında çeşitli avantajlar sunmaktadır.
- Riskin özel sektöre aktarılması: Etki tahvilleri, proje başarısızlığı riskinin belirli ölçüde kamu kurumlarından özel yatırımcılara aktarılmasını sağlar. Böylece kamu kaynakları yalnızca başarılı sonuçlar elde edildiğinde kullanılmış olur.
- Özel sermayenin mobilizasyonu: Geleneksel kamu finansmanının yanı sıra özel yatırımcıların da sürece katılması, sosyal ve çevresel projeler için kullanılabilecek kaynak miktarını artırıp, çeşitlendirmektedir.
- Sonuç odaklı yaklaşım: Ödemelerin ölçülebilir sonuçlara bağlanması, hesap verebilirliği artırmakta ve kaynakların daha etkin kullanılmasını teşvik etmektedir.
- Yenilikçiliğin teşvik edilmesi: Hizmet sağlayıcı kuruluşların katı kamu prosedürlerine bağlı kalmaksızın yenilikçi yöntemler ve esnek uygulama modelleri geliştirebilmesine fırsat yaratır.
- Paydaşlar arası iş birliği: Etki tahvilleri; kamu sektörü, yatırımcılar, sivil toplum kuruluşları ve kalkınma kurumlarını ortak hedefler doğrultusunda bir araya getirerek koordinasyonu güçlendirmektedir.
- ESG ve SDG hedeflerine katkı: Bu araçlar, çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) ilkelerinin yaygınlaşmasına katkı sağlarken aynı zamanda Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın (SDG) gerçekleştirilmesini destekler.
- Ölçeklenebilirlik ve öğrenme etkisi: Başarılı pilot uygulamalar daha geniş coğrafyalara ve farklı sektörlere uyarlanabilmekte, böylece sosyal etki yaratma kapasitesi artırılabilmektedir.
Etki tahvillerinin dezavantajları nelerdir?
Etki tahvilleri önemli avantajlar sunmakla birlikte, piyasanın büyümesini sınırlayan çeşitli yapısal sorunlar da bulunmaktadır.
- Karmaşık yapı ve düzenlemeler: Etki tahvilleri hukuki, finansal ve operasyonel açıdan oldukça karmaşık yapılardır. Bu durum işlem süreçlerini uzatmakta ve uygulama maliyetlerini artırmaktadır.
- Etki ölçümü problemi: Sosyal ve çevresel etkilerin nicel olarak ölçülmesi çoğu zaman güçtür. Güvenilir veri kaynakları, performans göstergeleri ve bağımsız değerlendirme mekanizmalarına ihtiyaç vardır.
- Yüksek işlem maliyetleri: Finansal modelleme, hukuki danışmanlık, izleme ve değerlendirme süreçleri nedeniyle etki tahvillerinin tasarım ve uygulama maliyetleri geleneksel finansman araçlarına göre daha yüksektir.
- Çok paydaşlı karar alma süreçleri: Yatırımcılar, kamu kurumları, hizmet sağlayıcılar ve bağımsız değerlendiriciler arasındaki koordinasyon zaman alabilmekte ve uygulama süreçlerini yavaşlatabilmektedir.
- Kurumsal yatırımcıların çekinceleri: Piyasanın henüz küçük ölçekli ve sığ olması, ikincil piyasa eksikliği nedeniyle likidite sorunu, sınırlı tarihsel veri ve standartlaşma sorunları kurumsal yatırımcıların ilgisini sınırlandırmakta.
Başarılı örnekler var mı?
Etki tahvilleri alanındaki ilk ve en bilinen uygulama, 2010 yılında Birleşik Krallık’ta gerçekleştirilen Peterborough Hapishanesi Sosyal Etki Tahvili’dir (SIB). Bu program, hükümlülerin yeniden suç işleme oranlarını azaltmayı hedeflemiş ve sonuç bazlı finansman modelinin uygulanabilirliğini göstermiştir.
Bir diğer önemli örnek, Hindistan’da uygulanan Educate Girls Kalkınma Etki Tahvili’dir (SIB). Kız çocuklarının eğitime erişimini artırmayı amaçlayan proje, belirlenen performans hedeflerini aşarak uluslararası düzeyde dikkat çekerek örnek teşkil etmiştir.
İnsani yardım alanındaki ilk büyük ölçekli uygulamalardan biri ise Uluslararası Kızılhaç tarafından yürütülen ve çatışmalardan etkilenen bölgelerde rehabilitasyon merkezlerinin geliştirilmesini amaçlayan insani etki tahvili programıdır.
Türkiye'de de daha önce yapılmış bir etki tahvili örneği mevcuttur. 2023 yılında hayata geçirilen “İstanbul Kodluyor” projesi, Türkiye’de sonuç odaklı finansman ve sosyal etki tahvili modelinin ilk ve halen tek uygulamasını temsil etmektedir. Projenin temel amacı, işsiz gençlere yazılım geliştirme alanında eğitim vererek onların istihdama katılımını sağlamak ve böylece ülke genelinde dijital becerilerin geliştirilmesine katkıda bulunmaktır.
Toplam 1,25 milyon dolar bütçeye sahip olan proje, 550 gencin yazılım sektöründe istihdam edilmesini hedeflemektedir. Girişim; Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı (himaye), İstanbul Kalkınma Ajansı (koordinasyon), etki yatırımcıları, eğitim sağlayıcıları ve bağımsız bir değerlendirme kuruluşunun yer aldığı çok paydaşlı bir iş birliği modeliyle yürütülmektedir.
Küresel piyasa ne durumda?
Birleşik Krallık, etki tahvillerinin ortaya çıktığı ve tarihsel olarak en büyük pazarın bulunduğu ülke konumundadır. Amerika Birleşik Devletleri geniş ölçekli sonuç odaklı finansman programlarıyla öne çıkarken, Hollanda, Portekiz ve Avustralya da önemli uygulama örneklerine sahiptir. Hindistan ise günümüzde dünyanın en büyük kalkınma etki tahvili pazarı olarak kabul edilmektedir.
Mevcut verilere göre dünya genelinde yaklaşık 40 ülkede 259 etki tahvili uygulaması hayata geçirilmiştir. Bu projeler kapsamında yaklaşık 421 milyon dolar tutarında başlangıç yatırımı yapılmış ve yaklaşık 460 milyon dolar tutarında sonuç ödemesi taahhüt edilmiştir.
Bununla birlikte, yeşil tahviller, sosyal tahviller ve SDG uyumlu tahviller gibi araçların da dahil edildiği geniş tanım esas alındığında, sürdürülebilir tahvil piyasasının büyüklüğü yaklaşık 5,3 trilyon dolar seviyesine ulaşmaktadır.
Sonuç ve değerlendirme
Etki tahvilleri, sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin finansmanında kamu ve özel sektör iş birliğini güçlendiren yenilikçi bir mekanizma olarak öne çıkmaktadır. Sonuç odaklı yapısı sayesinde kamu kaynaklarının daha etkin kullanılmasına katkı sağlamakta ve sosyal etki yaratma kapasitesini artırmaktadır.
Bununla birlikte, etki ölçümündeki zorluklar, yüksek işlem maliyetleri, standartlaşma eksikliği ve sınırlı piyasa derinliği gibi sorunlar sektörün büyümesini kısıtlamaktadır. Gelecekte standartların geliştirilmesi, veri altyapılarının güçlendirilmesi ve kamu kurumlarının kapasitesinin artırılması durumunda etki tahvillerinin küresel sürdürülebilir finans ekosisteminde daha önemli bir rol üstlenmesi beklenmektedir.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Sinan Arslaner
Ekonomi lisans eğitimini Londra Üniversitesine bağlı University College London da aldı. London School of Economics te yüksek lisans yaptı. Citibank bünyesinde hisse senedi birimini kurdu. Bankayı İmkb üyesi yaptı. Tekstilbank ta hisse senedi birimini kurdu. Gelişen piyasalarla birlikte Yatırım bankacılığı bölümünü oluşturdu. Bu dönemde 22 adet halka arz ve 7 adet özelleştirme projesi yürüttü. İlk yabancı yatırımcıları getirdi. Demirbank yatırım bankacılığı bölümünü kurdu. Demir Yatırım kurucu genel müdürü olarak yurtdışı sermaye piyasalarında çok sayıda proje yürüttü. 1997 yılından beri şirketlerin yönetim kurullarında yatırım bankacılığı danışmanlık hizmetleri sunuyor.

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR


