EVSİD: "Sanayici taşın altına elini değil gövdesini koyuyor"

Sıkı parasal ortam, küresel ticaret düzenindeki belirsizlikler ve yanıbaşımızda daralan ekonomiler belirli sektörler haricinde neredeyse tüm sektörlerin ihracatını zorlamaya başlamış durumda. Sektördeki zorlukların üstesinden gelmek için strateji değişikliğine gideceklerini açıklayan Ev ve Mutfak Eşyaları Sanayicileri ve İhracatçıları Derneği (EVSİD) Yönetim Kurulu Başkanı Talha Özger, ihracatçının yaşadığı sorunlar ve sektörün gidişatıyla ilgili sorularımızı yanıtladı.
EVSİD: "Sanayici taşın altına elini değil gövdesini koyuyor"

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

Sıkı parasal ortam, küresel ticaret düzenindeki belirsizlikler ve yanıbaşımızda daralan ekonomiler belirli sektörler haricinde neredeyse tüm sektörlerin ihracatını zorlamaya başlamış durumda.

Ev ve mutfak eşyaları sektörü de küresel ticarette ve ekonomide yaşanan zorluklarına rağmen ihracatını artırmak için çalışmalara devam ediyor. Sektördeki zorlukların üstesinden gelmek için strateji değişikliğine gideceklerini açıklayan Ev ve Mutfak Eşyaları Sanayicileri ve İhracatçıları Derneği (EVSİD) Yönetim Kurulu Başkanı Talha Özger, ihracatçının yaşadığı sorunlar ve sektörün gidişatıyla ilgili sorularımızı yanıtladı.

“Kârımızdan vazgeçtik, çarklar dönsün mantığıyla ilerliyoruz”

Derneğin ihracat rakamlarıyla ilgili açıklama yapan EVSİD Başkanı Talha Özger, 2025’in ilk 7 ayında dernek üyeleri olarak 1 milyar 747 milyon dolarlık ihracat yaptıklarını ancak bu tutarın bir önceki yılın aynı dönemine göre %3,1 geride olduğunu ifade etti. 

  • EVSİD’in 2024 yılında 250 üye ile 3,5 milyar dolarlık sektör ihracatının %90’ını yaptığına dikkat çeken Özger, 125 milyar dolarlık global pazardan yaklaşık %3’lük bir pay aldıklarını ve ev/mutfak eşyası sektörünün Türkiye’nin ticaret fazlası verdiği nadir sektörlerden biri olduğunu da vurguladı. 

Başarılı geçen 2024 dönemine rağmen sektör ihracatında Ocak ayından bu yana süregelen bir düşüş olduğuna dikkat çeken Özger, Ocak ayında bunun çift haneli bir düşüşle başladığını ancak ilerleyen aylarda bunun ancak tek haneli düzeye indirilebildiğini, ayrıca bu düşüşün alt sektör farketmeksizin bütün sektörlerde bir kapasite azaltımına yol açtığını söyledi. 

“Bu dönemde ihracat her ne kadar düşüş göstermiş olsa da, biz sanayiciler taşın altına elini değil gövdesini koyan bir modda ilerliyoruz. Bugün kârlılığımızdan vazgeçmişiz; üretim çarkları dönsün, istihdam devam etsin, bu ülke için üretmeye devam edelim mantığıyla ilerliyoruz. Ancak bu ne kadar sürdürülebilir bunu kestiremiyoruz.”

Halihazırda 4 dolar düzeyinde olan ihracat birim değerini 5 dolar düzeyine, ihracat hacmini ise 5 milyar dolar seviyesine çıkarmak istediklerini söyleyen Özger, “Ancak burada esas mesele kârlılık. Çünkü mevcut durumda kârlılık çok düşük. Bu farkı tasarım ve inovatif ürünlerle yaratabiliriz. Asıl başarı, ihracat birim değerini 4 dolardan 5 dolara çıkarabilmektir. Bu yüzden tasarım yapan firmalar birkaç koldan desteklenmeli” açıklamasında bulundu.

“Artık mesafeye değil kârlılığa odaklanıyoruz”

Değişen atmosfer nedeniyle son dönemlerde ihracat pazarları konusunda strateji değişikliğine gittiklerine vurgu yapan Özger, “Artık ülkeleri uzak ya da yakın olarak ayırmıyoruz. 2026 sonrası için stratejimizi kârlı pazarlar üzerine kurduk. Bu pazarların birçoğu da bizim için coğrafi olarak yakın değil. Örneğin geçtiğimiz ay Panama’daydık. Orada firmalarımız sipariş aldı. Üstelik bu siparişler kârlı fiyatlardan geldi. Bu durumda Panama, coğrafi olarak uzak olsa da bizim için yakın pazar konumuna geliyor. Çünkü yönetebiliyoruz ve kâr sağlıyoruz” dedi.

“Burada artık asıl odaklandığımız şey mesafe değil; kârlılık ve yönetilebilirlik. Biz stratejimizi buna göre şekillendiriyoruz. Diğer taraftan Avustralya gibi bölgeleri de yönetmesi zor. Çünkü Çin’in etkisi çok büyük. Buna karşın Latin Amerika pazarı coğrafi olarak uzak olmasına rağmen, ürünlerimiz ve fiyatlarımız bu pazara çok uygun. Hatta burada Çin’in önüne dahi geçebiliyoruz. Bu nedenle mesafeleri kısaltmak için yeni adımlar atıyoruz. Özetle, yakın veya uzak pazar yoktur; kârlı veya kârsız pazar vardır diyoruz.”

Bu kapsamda etkinlik ve organizasyonlar düzenleyerek ihracata katkıda bulunmayı amaçladıklarını söyleyen Özger, buna örnek olarak Ocak ayında Suudi Arabistan’a bir ticaret heyeti düzenlediklerini, Almanya, Çin ve ABD’de düzenlenen fuarlara iştirak ettiklerini ve farklı pazarlara yönelik Invitation Only etkinlikleri yaptıklarını aktardı. 

“Teşviklerin sektörle birlikte kurgulanması gerekiyor”

Sektör olarak bekledikleri destek ve teşviklere de değinen Talha Özger, ev ve mutfak eşyaları sektörüne verilen tasarım teşviklerinin söylem düzeyinde var olsa da pratikte yeterince işlevsel olmadığını belirterek, “Tasarım teşviki veriliyor, fakat firmaya ‘tasarımcıyı sen çalıştır’ deniyor. Bunu büyük ölçekli firmalar yapabiliyor ancak daha küçük firmalar için bu durum uygulanabilir değil. Bu nedenle teşviklerin sektörle birlikte kurgulanması ve bu sürecin bakanlık tarafından sürdürülebilir şekilde yönetilmesi gerekiyor. Bu noktada kendi tasarımını yapan, özgün tasarımlı ürün ihrac eden tasarı firmalara daha farklı ve güçlü teşviklerin verilmesi daha yararlı olacaktır. Yani pozitif ayrımcılık yapılmalı” dedi. 

Çin merkezli Temu’nun iş modelinin kendileri için bir tehdit oluşturduğuna da dikkat çeken Özger, “Trendyol ve Hepsiburada gibi yerli pazar­yerleri için daha çok tehdit. Korumacılık tedbirleri nasıl hammaddeye geliyorsa tüke­tim ürünleri için kanalların kapanması lazım. Üretilme­yen hammaddeye vergi uygu­lanıyor ama bitmiş ürüne kapı açık kalıyor” açıklamasında bulundu. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

İLGİLİ BAŞLIKLAR

YAZARLAR

Emircan Yaman

Piyasalar ve Finans Editörü

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR

ParetoPareto

HİKAYE

Savunma bütçeleri büyürken: Ekonomik durgunluğun çaresi silahlanma olabilir mi?

Avrupa’dan Japonya’ya birçok ülke, artan güvenlik kaygılarıyla birlikte savunma bütçelerini büyütüyor; bu harcamaların teknoloji, istihdam ve sanayi üzerinden ekonomiye de ivme kazandırması bekleniyor. Peki silahlanma, durgun ekonomiler için gerçekten bir büyüme motoruna dönüşebilir mi?

Birol Oğuz

·

09 Eyl 2026

Savunma bütçeleri büyürken: Ekonomik durgunluğun çaresi silahlanma olabilir mi?
ParetoPareto

HİKAYE

Pandeminin faturası: Genç işsizliğinin sorumlusu AI değil de uzaktan çalışma olabilir mi?

Giriş seviye pozisyonlarda işe alımlar, dünya genelinde hızla yavaşlıyor. Genç işsizliğindeki bu artış, özellikle beyaz yakalı işlerde büyük oranda yapay zekaya atfediliyor. Fakat yakın tarihli araştırmalar, yeni mezunların yaşadığı istihdam sıkıntısının asıl sorumlusunun uzaktan çalışma olabileceğine işaret ediyor.

Doğa Yurduneri

·

08 Eyl 2026

Pandeminin faturası: Genç işsizliğinin sorumlusu AI değil de uzaktan çalışma olabilir mi?
ParetoPareto

HİKAYE

'Ya yatırım ya yaptırım' dönemi: Otomotivde Çin markalarının payı %6’ya geriledi

Çin merkezli markaların peş peşe Türkiye pazarına girişi ve önemli bir satış başarısı elde etmesi, Türkiye’deki yöneticileri biraz rahatsız etmişti. Bunun üzerine Türk lobisinin de yönlendirmeleriyle vergiler, ithalat düzenlemeleri ve servis şartları üzerinden bu markaların önüne ciddi bir duvar örüldü. Ağustos ayına ilişkin pazar verileri ise bu “Çin işkencesi”nin sonuç verdiğini ortaya koydu.

Ahmet Çelik

·

08 Eyl 2026

'Ya yatırım ya yaptırım' dönemi: Otomotivde Çin markalarının payı %6’ya geriledi
ParetoPareto

HİKAYE

Shein halka açıldı: 100 milyar dolarlık rüya nasıl tersine döndü?

Shein, Londra ve New York’taki halka arz girişimlerinin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından bu hafta nihayet Hong Kong borsasında halka açıldı. Birkaç yıl önce hızlı modanın yükselen yıldızı olarak görülen şirket, yatırımcıların karşısına zirve döneminden çok daha farklı bir tabloyla çıktı. Analistlere göre bu tablo, şirketi 100 milyar dolar değerlemeye taşıyan ekonomik koşulların artık ortadan kalktığını da kanıtladı.

Doğa Yurduneri

·

02 Eyl 2026

Shein halka açıldı: 100 milyar dolarlık rüya nasıl tersine döndü?
ParetoPareto

HİKAYE

İnsanların birlikte çalışmak istediği kişi olmak için ne gerekir?

Bir çalışanı değerli kılan yalnızca görev tanımında yazanları yerine getirmesi değil; aksaklıkları fark etmesi, sahiplenmesi ve çözümün parçası olmak istemesi de aynı zamanda. Çalışma arkadaşını, müşterisini, itibarını ve geleceğini dert edinen çalışanlar kurumları ileri taşıyor. Ancak dert edinmek yalnızca kişinin tercihi değil; bu çalışanlar sorgulama, fikir belirtme ve sorumluluk alma alanı buldukları ölçüde kurumun gelişimine gerçek bir katkı sunabiliyorlar.

İnsanların birlikte çalışmak istediği kişi olmak için ne gerekir?