FESTİVALDEN İZ BIRAKAN DÖRT FİLM

Başka Sinema Ayvalık Film Festivali'nden 4 film, 4 izlenim.
FESTİVALDEN İZ BIRAKAN DÖRT FİLM

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

OSLO ÜÇLEMESİNE VEDA: THE WORST PERSON IN THE WORLD

Cannes Film Festivali’nden En İyi Kadın Oyuncu (Renate Reinsve) ödülüyle dönen Verdens verste menneske / The Worst Person in the World, yönetmen/senarist Joachim Trier ve senarist Eskil Vogt’un Oslo Üçlemesi’nin son filmi. 2007’de Reprise'la başlayan ve 2011’de Oslo, 31 august.'la devam eden üçlemenin 10 yıl sonra gelen bu son halkası, tıpkı diğer halkalarda olduğu gibi senaryosu aracılığıyla hayatın küçük detaylarıyla sarmaladığı sıradan insanları epik öykü kahramanlarına dönüştürüyor. Oyunlar oynatıyor onlara ve bize; tanıdık hislerin aslında ne anlama geldiğini bazen o güven veren dış sese dikte ettiriyor bazen "Kendiniz yakalayın," diyor. Camdan sızan ışıklar bir başka süzülüyor, “Ya farklı olsaydı?”lar, ikinci şanslar, ayrılık acıları, erken vedalar... Boğazları düğümlendiğinde dahi kocaman gülümsetiyor üçlemenin tamamı. Hiç gitmediğim, görmediğim Oslo’nun, Trier’in balkonları ve pencerelerinden farklı göründüğünü hissettiriyor. 12 bölüm, bir prolog ve bir epilogdan oluşan bir aşk hikâyesi anlatıyor The Worst Person in the World. Filmin adındaki "dünyanın en kötü insanı"nınsa kim olduğu, hangimiz olduğu muallakta — belki de şöyle demek gerek: o kişinin hepimiz olduğu aşikâr.

Verdens verste menneske / The Worst Person in the World


BİR TÜRKİYE PORTRESİ: ÇATLAK

Fikret Reyhan, Çatlak adlı filmiyle Başka Sinema Ayvalık Film Festivali’nin ilk yılından itibaren, herhangi bir yarışma düzenlenmeksizin danışma kurulunun seçimiyle belirlenen KAV Yılın Yönetmeni Ödülü’ne bu yıl layık görülen isim oldu. Filmde büyük bir aile, oğullarından birinin yıllar önce aldığı borcun ödenmesi ya da kapanması için bir çözüm üretmek üzere bir araya geliyor. Bırakın aynı ülkeyi, şehri, aynı sokakta yaşayan insanların dahi onlarca toplumsal sınıfa ayrıldığı bir yerde o toplumun “portesini çiziyor” olmak çok zor ve iddialı. Fakat Çatlak’ta kıyısından köşesinden, sınıfından, ailenden bir şey bulmamak imkansız. Gerginliklerin çay koyarak giderileceğine emin olanlar; küçük hesaplar peşinde koşanlar; kapalı kapılar ardında dönen ikili tartışmalar; sindirilmiş cinsiyetçilikler, ırkçılıklar… Film, birbirine kenetlenmiş ve tek vücut olmuşçasına performans gösteren güçlü oyuncu kadrosu ve Romanya sinemasına ya da Nordik aile dramlarına göz kırpan yapısıyla yılın gerçekten de en iyilerinden.

Çatlak


RUSYA’DA BİR YERLERDE: COMPARTMENT NO. 6

Ya o Budapeşte’den Viyana’ya giden trendeki Céline, karşısında alkolik ve cinsiyetçi bir Jesse bulsaydı? Juho Kuosmanen’in Hytti nro 6 / Compartment No. 6’i hakkındaki, Variety’deki bir eleştiri, Richard Linklater’ın Before Üçlemesi’nin başlangıç noktası olan o tren yolculuğuna göndermede bulunarak bu filmin Before Sunrise’daki tanışmayı yaşamak umuduyla trene binenlerin gerçekten başına geleceklere daha yakın olduğunu söylüyor. Birkaç yıl önce Belirli Bir Bakış bölümünde ödül kazanan Kuosmanen’in bu kez Cannes Film Festivali’nin ana yarışmasında kendine yer bulan ve Jüri Büyük Ödülü’ne uzanan filmi, trende geçen bir yol hikâyesi. Arkeolog bir genç kadın, madenci bir genç adam, Rusya’nın karlı kış günlerinde trende karşılaşıyorlar. İlk görüşte nefret, birlikte geçen vakitle sıkı bir dostluk bağına evriliyor. Tıpkı bir önceki filmi The Happiest Day in the Life of Olli Mäki’nin yaptığı gibi, gülümseten anlarla doluyor, küçük detaylarla örülüyor, ters köşeye yatırıyor.

Hytti nro 6 / Compartment No. 6


SPARKS’IN ZİHNİNE YOLCULUK: ANNETTE

Birkaç ay önce Edgar Wright imzalı belgesel The Sparks Brothers’ı izlemeye oturduğumda, tuhaf müzik ikilisi Sparks hakkında en ufak bir bilgim yoktu. Fakat koltuğumdan kalktığım andan itibaren bir filmin yolunu gözlemeye başlamıştım: Annette. Leos Carax’ın Adam Driver, Marion Cotillard ve bir kuklayı buluşturacak müzikalinin tüm müzikleri ve şarkıları Sparks imzası taşıyacaktı. Başka Sinema Ayvalık Film Festivali’nin açılışında kavuştuğum film, tüm beklentilerimi karşıladı. Etkileyici görselliği, özellikle Adam Driver’ın kendi sınırlarını zorladığı oyuncu performansları, tüm Sparks şarkıları gibi tuhaf — hatta kimi zaman rahatsız edici — şarkılarıyla ve bir rüyayla bir opera arasında gidip gelen hâletiruhiyesiyle… Benim gibi, Sparks’ın dünyasına bir belgesel süresince dahi hâkim olursanız, sizin de bambaşka bir deneyim yaşayacağınıza eminim.

Annette

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende
∙

BÜLTEN SAYISI

Başka Sinema Ayvalık Film Festivali 2021, röportajlar ve öneriler

Duende, Başka Sinema Ayvalık Film Festivali'nden bildiriyor.

09 Eyl 2021

Fotoğraf: Deniz Sabuncu

YAZARLAR

Emre Eminoğlu

Sinema, kültür, sanat yazarı. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor. SİYAD ve FIPRESCI üyesi, Golden Globes seçmeni.

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende
∙

HİKAYE

'Uzaklar, Kuşaklar, Bakışlar': Bir aile arşivinden dünyaya bakmak

“Uzaklar, Kuşaklar, Bakışlar” başlıklı sergi, 212 Photography Istanbul’un 2026 edisyonunda Erbak ailesinin üç kuşağının seyahat tutkusu ve fotoğraflarını biraraya getiriyor. Nuri Z. Erbak (1914), Mehmet H. Erbak (1950) ve Ceylin Erbak Aytekin’in (1988) dünyanın farklı noktalarında çektiği kareler, 1930’ların Mısır ve Japonya’sından Tibet’e, Antarktika’ya uzanıyor. Bu arşivin nasıl oluştuğunu fotoğrafçı, yazar ve Erbak ailesinin üçüncü kuşak temsilcisi Ceylin Erbak Aytekin ile konuştuk.

Elif Bayram

·

02 Eki 2026

'Uzaklar, Kuşaklar, Bakışlar': Bir aile arşivinden dünyaya bakmak
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Ela Lee'den 'Ceyda': Kırılınca görünür olanlar

Ela Lee, kendi hayatından izler taşıyan ilk romanı Ceyda’da, dışarıdan kusursuz görünen hayatı bir cinsel saldırının ardından parçalanan Türk-Koreli genç avukat Jade’in hikayesini anlatıyor. Rıza, adalet, göçmenlik, aile, başarı baskısı ve suçluluk duygusu etrafında ilerleyen roman, Jade’in başına gelenlerden çok, yaşadıklarının ardından kendisi ve kurduğu hayatla yeniden yüzleşmesine odaklanıyor.

Şeyma Ye

·

02 Eki 2026

Ela Lee'den 'Ceyda': Kırılınca görünür olanlar
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Bavuldaki dil: Türkçeden Almancaya göç edebiyatı kuşaklar boyunca nasıl değişti?

1960’ların başında Sirkeci’den Almanya’ya giden trenlere binenler birkaç yıl çalışıp dönmeyi düşünüyordu. Ama bavullarda yalnızca eşya değil, dil ve kültür de taşındı. Bekir Yıldız’dan Aras Ören’e, ‘Emine’ Sevgi Özdamar’dan Fatma Aydemir’e uzanan 60 yılı aşkın edebiyat geleneği “misafir işçi”nin Almancayı nasıl içeriden dönüştürdüğünü ve sonunda o dili kendi evi hâline getirdiğini anlatıyor.

Bavuldaki dil: Türkçeden Almancaya göç edebiyatı kuşaklar boyunca nasıl değişti?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Dağ, güneş ve zaman: Ugo Rondinone yeniden İstanbul'da

İsviçreli sanatçı Ugo Rondinone, İstanbul’daki ilk kişisel sergisi "the sun and the mountain"da neon renkli taş heykellerini gün doğumu ve gün batımı suluboyalarıyla buluşturuyor. Dirimart Dolapdere’de 8 Kasım’a kadar görülebilecek sergi, dağların dikeyliğiyle ufkun yataylığını karşı karşıya getirerek insanın doğayla kurduğu ilişkiyi ele alıyor.

Yaren Serra Akgün

·

29 Eyl 2026

Dağ, güneş ve zaman: Ugo Rondinone yeniden İstanbul'da
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Lukas Dhont: 'Geçmiş meğerse çok modernmiş!'

Lukas Dhont’un Cannes’ın ana yarışmasında prömiyerini yapan üçüncü uzun metrajı "Korkak", Emmanuel Macchia ve Valentin Campagne’a En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü kazandırdı. Dhont ile festivalde biraraya geldiğimizde ilk kez bir savaş filmi yapmasından, daha büyük bir ölçekte çalışmaktan ve filmin çıkış noktasındaki fikirlerden konuştuk.

Müge Turan

·

28 Eyl 2026

Lukas Dhont: 'Geçmiş meğerse çok modernmiş!'