Sinema başyapıtı yeniden Türkçede

Bir film nasıl okunur?
Sinema başyapıtı yeniden Türkçede

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İhsan Dindar

Fransa'da birkaç gün önce salgın nedeniyle alınan tedbirlerin bir kısmı daha kaldırıldı. Alınan karar doğrultusunda sinema salonları da artık kapılarını açabilecekti. Hâl böyle olunca sinema âşıkları, sabahın erken saatlerinden bilet kuyruğuna girdi. Bu görüntü bana özellikle üniversite yıllarımda bilhassa Filmekimi için yedi saat kuyrukta bilet satın almak için beklediğim yıllarımı hatırlattı. O yıllarda biz sinema öğrencilerinin çantasında mutlaka bulunan bir kitap vardı. Ünlü sinema eleştirmeni James Monaco'nun başyapıtı Bir Film Nasıl Okunur?

Aradan geçen yıllarda vakit azlığı ya da yasal dijital platformların festival seçkileri beni o bilet kuyruklarından uzaklaştırsa da film izleme sıklığım ve bu işin literatürüne olan ilgim elbette ki azalmadı. Yukarıda bahsettiğim James Monaco'nun dünya çapında çok satan kitabının Türkçe baskısı bir süredir bulunmuyordu. 2010'lu yılların başında Oğlak Yayınları tarafından Türkçeye kazandırılan ve ilk baskısı 1977 yılında ABD'de yayımlanan Bir Film Nasıl Okunur?Türkiye'de de yıllar sonra bu kez Alfa Yayınları etiketiyle raflardaki yerini aldı. 

Bir Film Nasıl Okunur?James Monaco'nun sinema sanatını tarih, dil ve kuram çerçevesinde incelediği; hem bu işin profesyonelleri hem de sinefillerin tatmin olacağı bir içeriğe sahip. Kitabın daha önceki baskısına sahip biri olarak kıyaslama yaptığımda farklı çevirmenler dikkat çekiyor. Alfa Yayınları'nın geçtiğimiz günlerde yayımladığı kitabın çevirisi Tufan Göbekçin imzası taşıyor. 

Tarihçe ve yapım bir arada: Lumiere Kardeşler'den günümüze dek sinemanın tarihsel süreçteki gelişimini inceleyerek okuru yakalamaya çalışan kitap, özellikle Amerikan toplumuna yönelik yayınlarda görmeye alışkın olduğumuz bir anlatım üslubuna da sahip. İşin kuram kısmına Avrupalı muadillerine kıyasla daha az değinen James Monaco, Bir Film Nasıl Okunur? kitabıyla bu etkileyici sanatın tarihi ve yapım aşamasını, teknolojik gelişmeleri de gözettiği kronolojik bir düzlemde ele alıyor.

Kronoloji demişken Bir Film Nasıl Okunur? kitabının sonunda yer alan zaman çizelgesi ve kaynakça, kitabın neden akla ilk gelen başvuru kaynaklarından biri olduğunun en iyi göstergelerinden. Kitabın yeni baskısında arttırılmış gerçeklik gibi günümüzün önemli konularından birine de değinen James Monaco'nun bu çalışması, pandemi nedeniyle yaklaşık iki yıldır eğitimlerine ağırlıklı olarak evlerinde sürdüren sinema öğrencilerinin de işine yarayacaktır. Ayrıca James Monaco'nun Truffaut, Godard, Chabrol, Rohmer ve Rivette'in yapıtları ekseninde ele aldığı Yeni Dalga kitabı da sinemaya dair önemli bir diğer başvuru kaynağı. Meraklılarına duyurulur. 

Yazarın notu: Önemli başvuru kaynakları arasındaki Rekin Teksoy ve Giovanni Scognamillo'nun ayrı ayrı kaleme aldıkları Dünya Sinema Tarihi kitapları ve yine Giovanni Scognamillo'nun kaleme aldığı Türk Sinema Tarihi ve Fantastik Türk Sineması kitaplarının da uzun süredir baskıları bulunmuyor. Keşke bulunsa! Bu da yetkililere duyurulur.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

Kendine dönüş

İçindekiler: Altın döngüsünü tamamlayan bir sanatçı, geçmişe rağmen geçmişine dönen bir yönetmen, Öykü Sözlüğü'nde son harf.

21 May 2021

Fotoğraf: Jacq Harriet

YAZARLAR

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende

HİKAYE

32. Saraybosna Film Festivali: Balkanlar sineması ve Cannes’ın öne çıkanları

Saraybosna Film Festivali’nin 32. yılında yarışmanın öne çıkanlarına, Balkan sinemasının yakın geçmişle ilişkisine ve festivalin en iyi filmlerine yakından bakıyoruz.

Emre Eminoğlu

·

24 Ağu 2026

32. Saraybosna Film Festivali: Balkanlar sineması ve Cannes’ın öne çıkanları
DuendeDuende

HİKAYE

The Invite: Bir ilişkiyi ayakta tutan nedir?

Olivia Wilde’ın "The Invite"ı, boşanmanın eşiğindeki bir çiftin evlerine misafir olan başka bir çift üzerinden arzuyu, evliliği, kadınlık deneyimlerini ve birlikte yaşamanın performatif hâllerini didikliyor. Tek mekana sıkışan film, seksin bir ilişkinin nedeni değil semptomu olduğunu söylerken asıl soruyu sonu bırakıyor: Bir ilişkiyi ayakta tutan şey arzu mu, alışkanlık mı, yoksa ilişkinin içinde kendin olabilmek midir?

Aslı Ildır

·

24 Ağu 2026

The Invite: Bir ilişkiyi ayakta tutan nedir?
DuendeDuende

HİKAYE

Caz Datça’nın ritmine karışırken: DatJazz'da Melina ile Doğu Akdeniz müziği üzerine

Datça’nın doğası ve Akdeniz ruhunu cazla buluşturan DatJazz’ın ilk yılında festivaldeydik. Yunan ve Fransız kültürü arasında büyüyen genç sanatçı Melina ile buluştuk ve geleneksel ile moderni buluşturan Doğu Akdeniz müziği üzerine konuştuk.

Eda Solmaz

·

24 Ağu 2026

Caz Datça’nın ritmine karışırken: DatJazz'da Melina ile Doğu Akdeniz müziği üzerine
DuendeDuende

HİKAYE

Kurgunun tasfiyesi: Otobiyografik anlatı edebiyatı nasıl istila etti?

Otobiyografik kurgu, memoir ve “dolaysızlık” estetiği çağdaş edebiyatın merkezine yerleşirken kurgu, hayal gücü ve başka dünyalar kurma iddiası giderek geri çekiliyor. Édouard Louis’den Karl Ove Knausgård’a uzanan bu yeni gerçekçilik, edebiyatı bir “otantiklik piyasası”na dönüştürürken okuru başka dünyaları tahayyül etmeye değil ona yalnızca empatiyle yaklaşmaya çağırıyor. Politik ve kültürel olarak alternatifsiz bırakılmış dünyanın edebiyattaki semptomları.

Enes Köse

·

21 Ağu 2026

Kurgunun tasfiyesi: Otobiyografik anlatı edebiyatı nasıl istila etti?
DuendeDuende

HİKAYE

Kazdağları'nın geçmişine uzanan bir köprü: Doğaya Sanat programı

Kazdağları’nın ekolojik kırılganlığı ile Mehmetalan Köyü’nün Tahtacı kültürü, sözlü hafızası, mitoloji ve tarih anlatılarıyla ilişki kuran Doğaya Sanat programı ekoloji, yerel kültür ve sanat arasındaki bağı; araştırma, karşılaşma, birlikte düşünme ve üretme pratiği üzerinden ele alıyor. Programın kurucuları Barış Atağ, Oğuzhan Taflı ve program direktörü Derya Yücel ile bu uzun soluklu ilişkinin nasıl kurulduğunu konuştuk.

Melike Bayık

·

21 Ağu 2026

Kazdağları'nın geçmişine uzanan bir köprü: Doğaya Sanat programı