Fosil Kentlerden, Yenilenebilir Kentlere

Kentlerin fosil yakıt bağımlılıklarından kurtulmaları gerekiyor.
Fosil Kentlerden, Yenilenebilir Kentlere

Dünyahali

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

Dr. Zeynep Peker

Günümüz dünyasında birincil enerji kaynaklarının yüzde 75’i kentler tarafından tüketildiği gibi, toplam sera gazlarının yüzde 80’i yine kentler tarafından atmosfere salınıyor. Bu istatistiksel değerler kentleri bir sorun alanı olarak öne çıkarmakla birlikte aslında kentlerin bir çözüm alanı olduklarını da işaret ediyor ve kentlerin fosil yakıt bağımlılıklarından kurtulmaları gerektiğinin altını çiziyor. 

Kentler, kullanılan enerji kaynaklarına bağımlı olarak gelişen organizmalardır. 

Fosil yakıt bağımlılıkları nedeniyledir ki, 19. ve 20. yüzyılın tüm kentsel yapılanmaları, fosil kentler olarak nitelendirilir. Dönemin hızla büyüyen kentleri fosil yakıt ekonomisinin doğrudan bir çıktısıdır. Zira kullanılabilir enerji, makine ve endüstriyel süreçleri biçimlendirdiği gibi kentleri ve kentleşme sürecini de şekillendirmiş; kentsel gelişimin konumu, yönü ve yapısı üzerinde belirleyici etki yaratmıştır. Fosil makine çağının kentleri de makineleşmiştir. Fabrikalar otomobil üretmiş ve kentler üretilen otomobillere göre planlanmıştır. 

Brasilia, Canberra ve İngiliz Yeni Kentleri gibi planlı ve sıfırdan inşa edilen kentler, fosil hayallerin gerçeğe dönüştüğü kentlerdir. Büyük Londra Stratejisi, Kopenhag Parmak Planı, uydu kentler ve banliyöler fosil yakıt ekonomisi ve vaatleriyle hayata geçirilen kentsel stratejilerdir. Çağın İtalyan Fütürizmi, Sovyetler Birliği’nin Konstrüktivizmi, Hollanda’nın De Stijl’i, Almanya’nın Bauhaus’u, Uluslararası Modern Mimarlık Kongreleri Bildirgeleri ve Amerikan stili gibi tasarım hareketleri fosil yakıtlarla ateşlenen endüstriyel dönüşümlere hayranlık göstererek, enerji yoğun teknolojiler aracılığıyla geniş kentsel yapı değişimlerini desteklemişlerdir.

Toplumun mekânsal organizasyonu ve enerji kullanım biçimleri ile kentlerin mekânsal yapıları ve enerji sistemleri arasında karşılıklı bir ilişki mevcuttur. 

Enerji arzı kentleri biçimlendirirken kentlerin formu, arazi kullanım örüntüsü, yoğunluğu ve yapılaşma düzeni gereksinim duyulan enerji türü ve miktarını belirler. İçinde bulunduğumuz iklim krizi ve fosil kaynakların tükeniyor olduğu gerçeği, bugüne değin fosil yakıtlara bağımlı olarak işleyen ilişkilerin yenilenebilir enerji kaynaklarına dayanır şekilde yeniden kurulmasını gerekli kılıyor. Böyle bir gereklilik nedeniyledir ki, birçok ülkede, fosil kentlerden yenilenebilir kentlere doğru bir hareketin başladığı görülüyor; kentlerin gelecek vizyonlarını yüzde 100 Yenilenebilir Enerji Kenti, Sıfır Karbon Kenti, Karbonsuz Kent gibi temalar oluştururken hedeflere ulaşmayı sağlayacak dönüşümlere gidiliyor. Fakat söz konusu dönüşümler henüz küçük adımlarla oldukça yavaş ilerliyor. 

Doğal olayları, elektrik enerjisi ve ısı gibi kullanılabilir enerjiye dönüştüren teknolojiler sayesinde kentlerin kendi gereksinimlerini yerel kaynaklara dayalı olarak sağlayabilmeleri bugün teknolojik olarak mümkün görünüyor. Ancak eylemsizlik gösteren yapılı çevrenin, mevcut teknik ve sosyal altyapının ve enerji piyasalarının yenilenebilir enerji teknolojilerini destekler şekilde dönüştürülmesi yenilikçi düşünce, yüksek bilinçlilik ve kararlılık gerektiriyor. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Dünyahali

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

NEREDE YAYIMLANDI?

DünyahaliDünyahali
∙

BÜLTEN SAYISI

90: COP27'nin Ardından

COP27 İzlenimleri, Sevmeyi Bilmek, Yaklaş 2030

18 Kas 2022

Hans Isaacson

YAZARLAR

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

İLGİLİ OKUMALAR

DünyahaliDünyahali
∙

HİKAYE

Zen ve Gezegeni Kurtarma Sanatı

“Dünyanın güzelliği bir farkındalık çanıdır.” — Thich Nhat Hanh

15 Eki 2026

Zen ve Gezegeni Kurtarma Sanatı
DünyahaliDünyahali
∙

HİKAYE

İklim Krizinde “Yeni Normal” Diye Bir Şey Var mı?

İklim değişirken geleceğe uyum sağlamak

15 Eki 2026

İklim Krizinde “Yeni Normal” Diye Bir Şey Var mı?
DünyahaliDünyahali
∙

HİKAYE

İklim Krizi Geçmişimizi de Siliyor

İklim Değişikliğinin Kültürel Miras Üzerindeki Etkisi

15 Eki 2026

İklim Krizi Geçmişimizi de Siliyor
DünyahaliDünyahali
∙

HİKAYE

Teknoloji dünyayı kurtaracak mı?

Geleceğe duyduğumuz güven, bugün harekete geçmemizi engelliyor olabilir mi?

15 Eki 2026

Teknoloji dünyayı kurtaracak mı?
DünyahaliDünyahali
∙

HİKAYE

Havalar Değişiyor, Böceklerin Takvimi Şaşıyor!

Küçük bedenlerine koca bir dünyanın düzenini sığdıran canlılar; böcekler

15 Eki 2026

Havalar Değişiyor, Böceklerin Takvimi Şaşıyor!