Geleceğin eğitimi: Sürdürülebilirlik ve teknolojinin birleşimi

Sürdürülebilir eğitim ve teknoloji, yalnızca bugünkü nesiller için değil aynı zamanda gelecek nesiller için de umut vadeden bir yol haritası sunuyor.
Geleceğin eğitimi: Sürdürülebilirlik ve teknolojinin birleşimi

17 Ocak - Yapı Kredi Step - Angst
Yapı Kredi Step ile birlikte

Bu sayı Yapı Kredi Sürdürülebilir Tercih Programı ile birlikte ulaşıyor.

Daha fazlasını öğren

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

Sürdürülebilir eğitim—özellikle çevresel, ekonomik ve sosyal boyutlarıyla—modern eğitim anlayışının temelini oluşturuyor. Bu yaklaşım, öğrenenlere dünyanın karşı karşıya olduğu karmaşık zorlukları anlama ve çözme becerisi kazandırıyor. UNESCO, sürdürülebilir eğitimin bireylerin çevresel, ekonomik ve sosyal sorunları derinlemesine anlamalarını ve bu sorunlara karşı etkili çözümler üretmelerini hedefleyen bir öğrenme süreci olduğunu belirtiyor. Bu yaklaşım, dünya vatandaşları olarak öğrencilerin daha bilinçli kararlar almasını ve sorumlu eylemler gerçekleştirmesini amaçlıyor.

Dünya Doğal Yaşamı Koruma Vakfı’na (WWF) göre, sürdürülebilir eğitim çevreye saygılı olmanın yanı sıra liderlik, iletişim ve yönetim gibi yaşam becerilerini de kapsıyor. Bu, öğrencilerin hem kişisel gelişimlerini hem de çevresel bilgilerini artırmalarına yardımcı oluyor.

Teknolojinin eğitimdeki rolü ve dönüşümü

Eğitim alanında teknolojinin rolü ve bu alandaki dönüşüm, özellikle Covid-19 pandemisinden sonra daha da dikkat çekici hâle geldi. Pandemi, öğrencilerin akademik başarıları üzerinde büyük ve süregelen etkiler bıraktı: Harvard Üniversitesi’nden araştırmacılar, pandeminin eğitimde eşitsiz etkiler yarattığını ve okul liderlerinin bu sorunlara acil çözümler bulmaları gerektiğini belirtiyorlar. Örneğin McKinsey & Company’nin çalışması, 2020-21 eğitim yılının sonuna kadar, öğrencilerin ortalama olarak matematikte 5 ay, okumada ise 4 ay geride kaldıklarını gösteriyor.

Brookings Enstitüsü tarafından yapılan bir başka araştırmada da pandeminin öğrencilerin matematik ve okuma test skorları üzerinde büyük bir etkisi olduğu belirtiliyor. Ancak araştırmacılar, öğrencilerin ve eğitimcilerin zorlu koşullarda öğrenmeye ve öğretmeye devam ettiği göz önüne alındığında, test skorlarındaki düşüşlerinin öğrencilerin "kayıp bir nesil" olarak görülmesine yol açmaması gerektiğini vurguluyorlar.

Dolayısıyla bununla bağlantılı olarak, pandemi sırasında ve sonrasında yaşanan hızlı dijitalleşmenin eğitim süreçlerini temelden dönüştürdüğünü ve öğrenme deneyimlerini zenginleştirdiğini unutmamak gerekiyor. Dijital araçlar ve platformlar, yapay zeka tabanlı öğrenme sistemleri ve sanal gerçeklik uygulamaları gibi yenilikler, öğrencilere gerçek dünya deneyimlerini taklit eden etkileşimli öğrenme fırsatları sunuyor. Bu bağlamda, Radia Perlman’ın teknolojiye dair sözleri dikkat çekici:


Eğer benim gibi daha fazla mühendis teknolojiden nefret etseydi dünya daha iyi bir yer olurdu. Başarılı olursam tasarladığım şeyleri kimse fark etmeyecek: Her şey sadece işleyecek ve kendini yönetecek.


Bu alıntı, teknolojinin sadece bir araç olmadığını, aynı zamanda sosyal ve kültürel bir dönüşüm aracı olduğunu hatırlatırken Albert Einstein’ın teknolojinin insan toplumuna etkileri üzerine düşüncelerini de destekliyor. Perlman’ın bakış açısı, teknolojinin sadece teknik bir mesele olmadığını, aynı zamanda toplumsal cinsiyet eşitliği ve çeşitliliği gibi konularla da yakından ilişkili olduğunu gösteriyor.

Dijital eğitim araçları gibi eklerin sürdürülebilir eğitime getirdiği katkılar veya olası engeller, öğrencilerin bilgiye daha kolay erişimini sağlamanın ötesine geçiyor; bu araçlar, öğrenme sürecindeki bireylerin dünyayı daha bilinçli ve eleştirel bir gözle anlamalarına fırsat tanıyabiliyor. Bunlar göz önüne alındığında, teknolojik ilerlemelerin, eğitimin geleceğini şekillendirirken, sürdürülebilir gelişim hedeflerine ulaşmada da önemli bir rol oynadığını berrakça görebiliyoruz.

Sürdürülebilir eğitimde işbirliği ve destekleyici programlar

Sürdürülebilir eğitimde işbirliği ve destekleyici programların etkilerini anlamak; önemli bir araç olabilir; bu programların uzun vadeli hedeflerini ve toplumsal etkisini gösterebilir. Zira Scientific Reports’ta yayımlanan makalede sunulan bir araştırmaya göre, öğrencilere verilen bir dersin sonunda, öğrencilerin sürdürülebilirlik konusundaki bilgilerinin arttığı ve sürdürülebilir eğitim ile genç yetkinliğine duyulan güvenin, gelecekteki sivil toplumun temel unsurları olduğu belirtiliyor. 

  • Bu çalışma, mühendislik öğrencilerinin enerji konularına odaklanan bir dersi tamamladıktan sonra sürdürülebilirlik konularındaki algılarının nasıl değiştiğini değerlendirmeyi amaçlıyor ve gelecekteki üniversite dersleri için öneriler sunuyor.

Bu noktada sürdürülebilir eğitimde, işbirliği ve destekleyici programların alana kattıklarını görmek, katkıda bulunan çeşitli kurum ve inisiyatifler için kıymetli bir ilham kaynağı hâline geliyor: uluslararası örneklerde Birleşmiş Milletler’e bağlı ProSPER.Net, Asya-Pasifik bölgesindeki 52 yükseköğretim kurumunu biraraya getirerek sürdürülebilir kalkınma alanında disiplinlerarası çözümler geliştirmeyi hedefliyor. Bu ağ, sürdürülebilir toplumlar yaratmak için yükseköğretimde sürdürülebilirlik konusunda kitaplar ve broşürler yayımlıyor. Ek olarak, liderlik programları ve webinar’lar da düzenliyor.

Birleşik Krallık merkezli The Alliance for Sustainability Leadership in Education (EAUC) 200’den fazla kolej, üniversite ve şirketi biraraya getirerek eğitimde sürdürülebilirliği destekliyor. Bu ittifak, sürdürülebilir uygulamaları yaymak için bilgi ve ağ olanağı sağlıyor ve Green Gown Awards ile üniversite ve kolejlerin önemli başarılarını ödüllendiriyor. Japonya hükümetinin desteklediği Global RCE Network, sürdürülebilirlik konusunda uzmanlık sağlayan 170’den fazla bölgesel merkezi içeriyor. Bu merkezler, öğretmenler ve eğitimciler için sürdürülebilir kalkınma atölye çalışmaları düzenliyor; araştırmalar yapıyor, sürdürülebilir kalkınma eğitimi destekleyen politikalar geliştiriyor ve okullarla işbirliği yaparak müfredatı entegre ediyor.

Türkiye’den de Sürdürülebilir Tercih Programı Step gibi paydaşlar, sürdürülebilir finansal kararlar ve yaşam tarzlarına yönlendirme yaparak eğitimde sürdürülebilirliği teşvik ediyor. Bu tür programlar, bireylerin çevresel sorunlar hakkında bilinçlenmelerine ve sürdürülebilir eylemlerde bulunmalarına olanak tanıyor. Uzun vadede bu programlar, toplumsal sürdürülebilirlik kültürünü güçlendiriyor ve gelecek nesiller için daha iyi bir dünya yaratma hedefine katkıda bulunuyor.

Sürdürülebilirlik Akademisi’ne bağlı Sürdürülebilirlik Eğitim Merkezi ise kurumların sürdürülebilir hedefler oluşturmasına ve bu hedeflere ulaşma yöntemleri konusunda bilgi birikimlerini artırmaya yönelik eğitimler tasarlıyor. Bu eğitimler, bireysel ve kurumsal anlamda sürdürülebilir iş ve marka dönüşümünü hızlandırmayı; ekonomik, çevresel ve sosyal gelişmeleri desteklemeyi hedefliyor.

Dolayısıyla sürdürülebilir eğitim, toplumun geleceğini şekillendirirken bireyleri çevre sorunlarına karşı daha bilinçli ve sorumlu hâle getirebiliyor. Uzun vadede bu yaklaşım, daha adil ve dengeli bir dünya yaratma yolunda topluma rehberlik ediyor ve bu süreçte eğitimin, sadece bireysel gelişim için değil aynı zamanda toplumsal ilerleme için de kritik bir araç olduğunu ortaya koyuyor.

Bir bakışta eğitim ve teknolojinin sürdürülebilir geleceği

Sürdürülebilir eğitim ve teknolojinin toplum üzerindeki etkisini düşünürken geleceği şekillendiren bu iki güçlü akımın birleşimini gözlemliyoruz. Çevresel, ekonomik ve sosyal zorluklarla başa çıkmada, bireyleri ve toplulukları daha bilinçli ve etkili hâle getiren bu yaklaşımlar; öğrencilerin ekolojik, sosyal ve ekonomik konularda bütüncül bir anlayış kazanmalarına yardımcı oluyor.

Bu programlar ve stratejiler, öğrenme sürecinde olmayı sadece bugünün dünyası için değil, aynı zamanda geleceğin refahı için de önemli bir konuma yerleştiriyor. Bu, sadece akademik bir başarıdan daha fazlasını ifade ediyor; daha bilinçli, sorumlu ve sürdürülebilir bir gelecek inşa etme yolunda adım atmak anlamına geliyor. Bu nedenle, sürdürülebilir eğitim ve teknoloji, yalnızca mevcut nesiller için değil, aynı zamanda gelecek nesiller için de umut vadeden bir yol haritası sunabiliyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

NEREDE YAYIMLANDI?

AngstAngst

BÜLTEN SAYISI

🎓 Geleceğin eğitimi: Sürdürülebilirlik ve teknolojinin birleşimi

Sürdürülebilir eğitim ve teknoloji, yalnızca mevcut nesiller için değil aynı zamanda gelecek nesiller için de umut vadeden bir yol haritası sunuyor.

03 Şub 2024

Yapı Kredi Step ile birlikte
Geleceğin eğitimi: Sürdürülebilirlik ve teknolojinin birleşimi

YAZARLAR

Alara Demirel

ANGST editörü

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

AngstAngst

HİKAYE

Hayatın yeni bekleme odası: Liseyi kaybettik, peki üniversite nerede?

Üniversite kavramı aşınsa da ona duyduğumuz ihtiyaç canlı. Gençlerin erteledikleri hayatı deneyimledikleri, insanlaştıkları, dünyaya dair tavır geliştirdikleri, beceri seti, düşünme biçimi, formasyon edindikleri kurumsal anlamda kavramın altını dolduran üniversite olanaklıdır. İhtiyacımız, yönümüz, kutup yıldızımız hâlâ özerk üniversitedir.

Metin V. Bayrak

·

02 Ağu 2026

Hayatın yeni bekleme odası: Liseyi kaybettik, peki üniversite nerede?
AngstAngst

HİKAYE

Alev püskürten ejderha: Ateş bulutları orman yangınlarını nasıl büyütüyor?

Fransa ve İspanya’da etkili olan orman yangınları sadece aşırı sıcaklık ve güçlü rüzgarla değil, alevlerin oluşturduğu sıra dışı bir hava olayıyla da büyüyor. NASA’nın “ateş püskürten ejderha” olarak tanımladığı, bilimsel adı “pyrocumulonimbus” olan ateş bulutları, çok büyük ve yoğun yangınların oluşturduğu aşırı sıcak hava, duman, kül ve nemin atmosferin üst katmanlarına doğru hızla yükselmesiyle oluşuyor. Prof. Dr. Doğanay Tolunay, “Bu bulutlar, büyük yangınlarda 12 kilometreye kadar yükselebilir. Bu kritik bir eşik çünkü uçaklar da o seviyelerden geçiyor” diyor.

Pelin Cengiz

·

29 Tem 2026

Alev püskürten ejderha: Ateş bulutları orman yangınlarını nasıl büyütüyor?
AngstAngst

HİKAYE

Kumardan alışverişe: Görünmez bağımlılıklar neyi görünür hâle getiriyor?

Bağımlılık denince ilk akla gelenlerden biri alışveriş değil şüphesiz. Ya da spor. Bazen bir hafta boyunca oyun oynamak. Çoğumuz sosyal medyada geçirdiğimiz saatleri sorun olarak bile görmüyoruz. Oysa bağımlılık artık kendini pek çok farklı alanda gösteriyor ve işsizlik, gelecek kaygısı, anksiyete arttıkça bağımlı olduğumuz şeylerin sayısı ve çeşidi de artıyor.

Ayça Örer

·

25 Tem 2026

Kumardan alışverişe: Görünmez bağımlılıklar neyi görünür hâle getiriyor?
AngstAngst

HİKAYE

Büküldüğümüz yerden buluşmak: Anksiyete politik mi?

Travma sadece olayın içinde olanların değil, ona tanık edilenlerin de bedenine yerleşir. Çünkü güven duygusunun yıkılışını görmek de insanın sinir sistemine yazılır. Bu yüzden bazı anksiyeteler kişisel değil; toplumsal ve politiktir. Çünkü sürekli alarmda yaşamak politiktir.

Nis Tuğba Çelik

·

25 Tem 2026

Büküldüğümüz yerden buluşmak: Anksiyete politik mi?
AngstAngst

HİKAYE

Olgunluktan itaate: Liseyi ne zaman kaybettik?

Farklı politikaları aynı şekilde uygulayarak liseyi kendi başına değer taşıyan bir yaşam alanı olmaktan çıkarıp üniversitenin bekleme salonuna dönüştürdük. Şimdi çocuklara hangi liseye gireceklerini soruyoruz; dört yıl sonra da hangi üniversiteyi kazanacaklarını soracağız. Déjà vu! Peki üniversite, bu bekleyişin sonunda başlayan bir başka bekleme odası olmasın?

Metin V. Bayrak

·

19 Tem 2026

Olgunluktan itaate: Liseyi ne zaman kaybettik?