Gelecekten günlük notları

11 Ekim 2046
Gelecekten günlük notları

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Bu pazartesi biraz yoğun başladı (her zamanki gibi). Aylardır heyecanla beklediğim Frieze Art Fair, nihayet bugün Londra’da açıldı. Kişisel avatarlarımızla bulunduğumuz yerden katıldığımız fuar, büyüleyiciydi. Uzun uzun eserleri inceleyip basın turunda güzel karşılaşmalar yaşadım. En güzeli de birkaç sanatçı ve küratörle yaşanan etkileşimdi. Hiç bekletmeden yayımlamayı planladığım bu sohbet, hızlı deşifre programında yazıya döküldü bile! Yarın ilk iş paylaşacağım.

Tüm bu koşturma ve yoğunluk bazen beni yıllar öncesine götürüp o zamanları düşünmeye sevk ediyor. Yaklaşık 25 yıl kadar önce Covid 19’un da etkisiyle ışık hızıyla bir (sözde) dijitalleşme dönemine girmiştik. Heyecanlandıran bu amatör adımlar, aslında bugünlerin sinyallerini veren ilk uygulamalardı. Fakat insan ister istemez 25 yıl öncesiyle bugünü kıyaslıyor. O dönem yoğun bir şekilde düzenlenen çevrim içi sergi turları, şimdi fark ediyoruz ki neredeyse sadece eser görsellerine göz atmaktan ibaretmiş. 

Gelişen teknoloji: AR, VR, XR gibi teknolojilerden yararlanıldığına şahit olsak da yıllar içindeki gelişmeler, günümüzde dijital deneyimi fizikselin de ötesine geçirdi ve tatmin edici bir boyuta taşıdı. LIDAR, Infrared, IOT gibi yardımcı teknolojiler de bu gerçekçi deneyimlerde önemli birer etmen durumunda. Artık görseli ve bilgiyi bütüncül bir perspektifle aynı anda alabiliyor, dijital deneyimleri fiziksele kıyasla eksiksiz hissedebiliyor, bir sanat eserini tüm somutluğuyla algılayabiliyor, en güzel yanı da zaman ve enerjiden tasarruf ederek dünyanın diğer ucundaki bir kişiyle etkinlik ortamında bire bir sohbet edebiliyoruz. Yurt dışı fuarlarına gitmek için ayrılan zaman, bütçe ve harcanan enerji hesaba katılınca büyük bir çoğunluk dijital deneyime yönleniyor. 

NFT: 2021'de yeni yeni karşılaştığımız NFT dünyası, yine bugün fiziksel eserden farklı bir biçim olarak görülmüyor bile. Sanatçı ve koleksiyoner haklarını koruyan sertifikalandırma sistemi, artık her eser için söz konusu. En son NFT sertifikalandırması olmayan bir eserle ne zaman karşılaştım hatırlamıyorum. NFT, medyum olarak da varlığını kanıtladı; yıllar içinde ilk zamanlarında yaşadığı kavram karmaşasını üzerinden attı. Örneğin benim fiziksel koleksiyonum uzun zamandır sabit dururken NFT koleksiyonum durdurulamaz bir biçimde genişlemeye devam ediyor. O zamanlar “balon” olarak değerlendirilen her şey, şu an hayatımızın vazgeçilmezlerinden oldu. 25 yıl öncesinde “kripto cüzdanınla market ödemeni yapabileceksin” deseler dalga geçerdim. 

O günlerde önümüzü göremez durumdaydık. Pandeminin de etkisiyle sadece günü ve yarını düşünebiliyorduk. Keşke bugünlere odaklanıp daha ileri görüşlü olabilseymişiz. Fakat bu hep böyle değil midir zaten? Bundan 25 yıl sonra beklemediğimiz nelerle karşılaşacağız acaba? 

Neyse, ben şimdi şu yazıya geri dönüp bir yandan da fuardan aldığım NFT işleri paylaşayım. Yarın da Netflix’in İspanya’da gerçekleşen bir dizisinin setine davetliyim, yorucu bir gün olacak. Laf aramızda, bu dijital turların en güzel yanlarından biri “ne giyeceğim” kabusundan kurtulmak oldu sanırım. Avatarımın kıyafetleri çoktan hazır. ☺ 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende
∙

BÜLTEN SAYISI

"Sadece senin duyabileceğin bir müzik dinlemek ister misin?"

Gelecekten bildiriyoruz: Life In Surround (LIS) ile yepyeni bir müzik deneyimi, 11 Ekim 2046'da yazılan bir günlük ve Newsletter Soundtrack.

06 Tem 2021

Duende

YAZARLAR

Burcu Dimili

İletişim danışmanı, editör, sanat yazarı.

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende
∙

HİKAYE

Altın Koza'nın ardından: Adana'da neler izledik?

33. Adana Altın Koza Film Festivali’ni, ulusal yarışmanın hayal kırıklıkları, Dünya Sineması’nın güçlü filmleri ve sinemanın sınırlarını sorgulatan tartışmalarıyla ele aldık.

Emre Eminoğlu

·

05 Eki 2026

Altın Koza'nın ardından: Adana'da neler izledik?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Gabriele Esposito ile bedenin görsel hafızası üzerine

Çocuk yaşta başladığı dans eğitiminin ardından İtalya’da profesyonel bir dansçı olarak tanınan Gabriele Esposito, zamanla odağını performansın ötesine taşıyarak bedenin bir görüntüyü nasıl şekillendirdiğine yöneldi. Esposito ile bedenin görsel anlatıdaki rolünü, moda ve koreografi arasındaki ilişkiyi ve hareketin yeni teknolojilerle değişen sınırlarını konuştuk.

Bartu Bıçak

·

05 Eki 2026

Gabriele Esposito ile bedenin görsel hafızası üzerine
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Arabesk yeniden: Gençlerin çalma listelerinde neden kara bulutlar geziniyor?

Spotify verileri arabesk müzik dinlenmelerinin 2020’den bu yana yüzde 435 arttığını gösteriyor. Üstelik bu yükselişin merkezinde gençler var ancak yeni kuşağın bir kısmı, dinlediği müziğin arabesk olduğunun farkında bile değil. Türler arasındaki sınırların silindiği, yalnızlık ve gelecek kaygısının arttığı bir dönemde ana akım Türkçe müzik giderek daha karamsar bir tona bürünüyor.

Eda Solmaz

·

05 Eki 2026

Arabesk yeniden: Gençlerin çalma listelerinde neden kara bulutlar geziniyor?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

'Uzaklar, Kuşaklar, Bakışlar': Bir aile arşivinden dünyaya bakmak

“Uzaklar, Kuşaklar, Bakışlar” başlıklı sergi, 212 Photography Istanbul’un 2026 edisyonunda Erbak ailesinin üç kuşağının seyahat tutkusu ve fotoğraflarını biraraya getiriyor. Nuri Z. Erbak (1914), Mehmet H. Erbak (1950) ve Ceylin Erbak Aytekin’in (1988) dünyanın farklı noktalarında çektiği kareler, 1930’ların Mısır ve Japonya’sından Tibet’e, Antarktika’ya uzanıyor. Bu arşivin nasıl oluştuğunu fotoğrafçı, yazar ve Erbak ailesinin üçüncü kuşak temsilcisi Ceylin Erbak Aytekin ile konuştuk.

Elif Bayram

·

02 Eki 2026

'Uzaklar, Kuşaklar, Bakışlar': Bir aile arşivinden dünyaya bakmak
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Ela Lee'den 'Ceyda': Kırılınca görünür olanlar

Ela Lee, kendi hayatından izler taşıyan ilk romanı Ceyda’da, dışarıdan kusursuz görünen hayatı bir cinsel saldırının ardından parçalanan Türk-Koreli genç avukat Jade’in hikayesini anlatıyor. Rıza, adalet, göçmenlik, aile, başarı baskısı ve suçluluk duygusu etrafında ilerleyen roman, Jade’in başına gelenlerden çok, yaşadıklarının ardından kendisi ve kurduğu hayatla yeniden yüzleşmesine odaklanıyor.

Şeyma Ye

·

02 Eki 2026

Ela Lee'den 'Ceyda': Kırılınca görünür olanlar