
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Bu pazartesi biraz yoğun başladı (her zamanki gibi). Aylardır heyecanla beklediğim Frieze Art Fair, nihayet bugün Londra’da açıldı. Kişisel avatarlarımızla bulunduğumuz yerden katıldığımız fuar, büyüleyiciydi. Uzun uzun eserleri inceleyip basın turunda güzel karşılaşmalar yaşadım. En güzeli de birkaç sanatçı ve küratörle yaşanan etkileşimdi. Hiç bekletmeden yayımlamayı planladığım bu sohbet, hızlı deşifre programında yazıya döküldü bile! Yarın ilk iş paylaşacağım.
Tüm bu koşturma ve yoğunluk bazen beni yıllar öncesine götürüp o zamanları düşünmeye sevk ediyor. Yaklaşık 25 yıl kadar önce Covid 19’un da etkisiyle ışık hızıyla bir (sözde) dijitalleşme dönemine girmiştik. Heyecanlandıran bu amatör adımlar, aslında bugünlerin sinyallerini veren ilk uygulamalardı. Fakat insan ister istemez 25 yıl öncesiyle bugünü kıyaslıyor. O dönem yoğun bir şekilde düzenlenen çevrim içi sergi turları, şimdi fark ediyoruz ki neredeyse sadece eser görsellerine göz atmaktan ibaretmiş.
Gelişen teknoloji: AR, VR, XR gibi teknolojilerden yararlanıldığına şahit olsak da yıllar içindeki gelişmeler, günümüzde dijital deneyimi fizikselin de ötesine geçirdi ve tatmin edici bir boyuta taşıdı. LIDAR, Infrared, IOT gibi yardımcı teknolojiler de bu gerçekçi deneyimlerde önemli birer etmen durumunda. Artık görseli ve bilgiyi bütüncül bir perspektifle aynı anda alabiliyor, dijital deneyimleri fiziksele kıyasla eksiksiz hissedebiliyor, bir sanat eserini tüm somutluğuyla algılayabiliyor, en güzel yanı da zaman ve enerjiden tasarruf ederek dünyanın diğer ucundaki bir kişiyle etkinlik ortamında bire bir sohbet edebiliyoruz. Yurt dışı fuarlarına gitmek için ayrılan zaman, bütçe ve harcanan enerji hesaba katılınca büyük bir çoğunluk dijital deneyime yönleniyor.
NFT: 2021'de yeni yeni karşılaştığımız NFT dünyası, yine bugün fiziksel eserden farklı bir biçim olarak görülmüyor bile. Sanatçı ve koleksiyoner haklarını koruyan sertifikalandırma sistemi, artık her eser için söz konusu. En son NFT sertifikalandırması olmayan bir eserle ne zaman karşılaştım hatırlamıyorum. NFT, medyum olarak da varlığını kanıtladı; yıllar içinde ilk zamanlarında yaşadığı kavram karmaşasını üzerinden attı. Örneğin benim fiziksel koleksiyonum uzun zamandır sabit dururken NFT koleksiyonum durdurulamaz bir biçimde genişlemeye devam ediyor. O zamanlar “balon” olarak değerlendirilen her şey, şu an hayatımızın vazgeçilmezlerinden oldu. 25 yıl öncesinde “kripto cüzdanınla market ödemeni yapabileceksin” deseler dalga geçerdim.
O günlerde önümüzü göremez durumdaydık. Pandeminin de etkisiyle sadece günü ve yarını düşünebiliyorduk. Keşke bugünlere odaklanıp daha ileri görüşlü olabilseymişiz. Fakat bu hep böyle değil midir zaten? Bundan 25 yıl sonra beklemediğimiz nelerle karşılaşacağız acaba?
Neyse, ben şimdi şu yazıya geri dönüp bir yandan da fuardan aldığım NFT işleri paylaşayım. Yarın da Netflix’in İspanya’da gerçekleşen bir dizisinin setine davetliyim, yorucu bir gün olacak. Laf aramızda, bu dijital turların en güzel yanlarından biri “ne giyeceğim” kabusundan kurtulmak oldu sanırım. Avatarımın kıyafetleri çoktan hazır. ☺
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Gelecekten bildiriyoruz: Life In Surround (LIS) ile yepyeni bir müzik deneyimi, 11 Ekim 2046'da yazılan bir günlük ve Newsletter Soundtrack.
06 Tem 2021

YAZARLAR

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Kitapların mevsimleri vardır. Ya da mevsimlerin kitapları. Yağmurlu bir sonbahar günü elimiz istemsizce hüzünlü kitaplara gider. Selim İleri’nin "Her Gece Bodrum"uyla yazlıktan döneriz, günlerimiz yavaş yavaş "Aylak Adam"ın gri gökyüzüyle boyanır. Peki yazın sıcak günlerinde ne okuruz? Bir kitabı yaz kitabı yapan nedir? Hangi kitaplar denizden gelen esintiyle yaprakları çevrilsin ister?

Pink Martini, 22 Temmuz’da bir kez daha Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda sahne alacak. “Üsküdar’a Gider İken” ve “Aşkım Bahardı” şarkılarına albümlerinde yer veren ve Türkiye ile güçlü bağları olan gruptan Storm Large ile biraraya geldik.

Sanat tarihçi İnci Aydın’ın hazırladığı uzun soluklu bir araştırmaya dayanan, "Renklerin Diyojen’i: Ressam Agop Arad" isimli kitap, Aras Yayıncılık tarafından Mayıs ayında yayımlandı. Kitabın editörlerinden Betül Bakırcı ile 1940’lı yılların kültürel ve politik ikliminde Agop Arad’ın hayat yolculuğu; ressam, grafiker ve gazeteci kimlikleri ve bugün onun arşiviyle karşılaşmanın anlamı üzerine konuştuk.
13 Tem 2026

Sepultura, Brezilya’dan çıkıp dünyada metal müziğe en büyük katkıyı yapan gruplardan biri olarak Latin Amerika’nın köklerine sadık müziğini de bizlere tanıttı. 12 Temmuz'da Pantera’dan önce sahne alacak Cavalera Kardeşler'den Max Cavalera’yla konuştuk.

25 adaylıkla "The Pitt"in öne çıktığı 78. Primetime Emmy Ödülleri aday listesinde Apple TV'nin yükselişi ve çeşitliliğin azalışı dikkat çekiyor.



