Girişimcilik ekosisteminden içgörüler: Paradigma değişimi ve mevcut dinamikler

Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Entrepreneur's Thursday serisinin dördüncü etkinliği, “Founders Discussion” oturumu ve networking buluşması ile sona erdi. Son oturumda etkinliğe dinleyici olarak katılan girişimciler, bu kez konuşmacı rolü üstlenerek günümüzde ve yakın gelecekte girişimcilik ekosistemini etkileyen dinamikleri tartıştı. Bu bölümde farklı alanlardan girişimciler, önceki oturumlarda konuşmacı olan Tolunay Tosun ve Yomi Kastro’ya soru sorma fırsatı da yakaladı.

Oturumun moderatörlüğünü Aposto kurucuları Orhun Canca ve Umutcan Savcı üstlendi. Yerli girişim ekosistemine ilişkin soruları yanıtlayan Yomi Kastro, oturumda Türkiye’nin politik ve ekonomik geçmişi dolayısıyla adaptasyon kabiliyeti yüksek bir topluma sahip olduğunu dile getirdi. Girişimcilikte bu kabiliyetin bir değere dönüştüğünü vurgulayan Kastro, girişimcilere neye adapte olmaları gerektiğine iyi karar vermelerini tavsiye etti.
Bununla birlikte: Oturumda bazı katılımcılar, Türkiye’de birçok kişinin işinden mutsuz olduğuna dikkat çekti. Bu noktada yeni işe alım modelleri geliştirileceği ve kalabalık ekipleri mutlu edebilen ve yanında tutabilen şirketlerin başarıyı yakalayabileceği dile getirildi.
Kapanış öncesinde katılımcılar, Reflect Studio Kurucu Ortağı Eray Erdoğan'ın "Girişimlerin başarısı için olmazsa olmaz, ancak sayısal olarak ölçülemeyen değerler nelerdir?" sorusuna da yanıt aradı. Yanıt için tartışılan konu başlıkları, girişimcilerin mentalitesi ve ekiplerin motivasyonunun sağlanması oldu.

Bu başlıkta bir katılımcı, girişimcinin ruh sağlığının korunması konusuna özen gösterilmesi gerektiğine dikkat çekti. Burada tartışmaya dahil olan Yomi Kastro, girişimciliğin seçilmiş bir yol olduğunu hatırlatarak asıl konunun girişimcinin mentalitesini düzeltmek olmadığını ve zaten güçlü bir mentaliteye sahip olan kişilerin bu yolu tercih etmesi gerektiğini belirtti.
- Kastro ayrıca, her zaman “Bunu biz seçtik. En kötü durumda bırakıp gidebiliriz” düşüncesine odaklanılması gerektiğini de sözlerine ekledi.

Sadeleşme: Oturumda katılımcılar, yapay zekanın girişimler üzerindeki etkilerini de ele alarak konuya ilişkin deneyimlerini paylaştı. Tartışmanın ana odağı, ürün tercihlerindeki sadeleşme oldu.
Aposto’nun kurucu CEO’su Orhun Canca, mikrofonu alarak artık operasyon süreçleri ve idari işlerde karmaşık ürünlere çok para harcamak yerine basit çözümleri tercih ettiğini dile getirdi.

Networking: “Founders Discussion” oturumundan sonra kokteyl eşliğinde düzenlenen “Networking” etkinliğinde ise katılımcılar, tekrar biraraya gelerek birbirlerini daha yakından tanıma ve iş dünyasına ilişkin tecrübelerini aktarma imkanı buldu.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Aposto’nun Paribu Ventures işbirliğiyle düzenlediği Entrepreneur's Thursday serisinin dördüncü etkinliği, 6 Mart’ta Kolektif House Maslak’taydı. Etkinlikte, Türkiye’deki girişim ekosisteminin geçirdiği paradigma değişimi konuşuldu.
17 Mar 2025

YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Gün bittiğinde o yapılacaklar listesindeki bütün tikleri atmış olmak profesyonel hayatın gereği olabilir. Müşterinizin, yöneticinizin memnuniyeti elbette önemli… Ancak bir şekilde kendi düşüncelerinizle baş başa kalma lüksünü bulabildiğiniz bir an olursa kendinize şu soruyu sorabilirsiniz: "Bugün sadece önüme yığılan işleri mi erittim, yoksa ortaya gerçekten bana ait bir şeyler koyabildim mi?"

Polaroid, üst üste ikinci yaz kampanyasını da yapay zeka karşıtı hissiyata ayırdı. Markanın sahillerdeki billboardlara yerleştirdiği reklamları "Veri merkezleri hepsini içip bitirmeden gidip denize atla" diyor; "yapay zekanın parmaklarımızın arasındaki kumu üretip üretemeyeceğini" sorguluyordu. Peki teknoloji liderlerinin kendilerini "tastewashing" ile yeniden paketlemeye çalıştığı bir dönemde markaların yapay zekayla mesafesi nasıl inandırıcı olur?

Ticaret Bakanlığı, yerli üretimi desteklemek ve cari açığı azaltmak amacıyla pek çok ithal üründe ek gümrük vergisi oranlarını artırdı. Her ne kadar bu düzenlemeler iç pazarda Çin ürünlerinin oluşturduğu haksız rekabetten kaynaklanan dezavantajları gidermeye yönelik olsa da, tüketiciye etkisinin zam olarak yansıyacağı beklentisi hâkim. Kur baskısıyla ithalatın üretmeye göre daha avantajlı olduğu Türkiye’de alınan bu kararların enflasyonla mücadeleye, cari açığın düşürülmesine ve yerli üretime etkileri ne olacak?

Türkiye’de kurumsal dönüşüm yönetimi denince akla ilk gelen isimlerden biri olan Burhan Karaçam’ın "Değişim, İnsan, CEO" kitabı, yakın zamanda okuruyla buluştu. Yeni kitabı vesilesiyle Aposto editörleriyle biraraya gelen Karaçam, yöneticilik serüveninden çıkardığı en önemli dersleri ve geleceğin yöneticilerine tavsiyelerini paylaştı.

Yıllarca bir girişimin ciddiyetini ölçmenin en kestirme yolu ekip büyüklüğüydü. "Kaç kişisiniz?" sorusu aslında "Ne kadar gerçeksiniz?" demekti. Yapay zeka, bu denklemi sessizce bozdu. Bugün en hızlı büyüyen şirketlerin bazıları, bir toplantı odasına sığacak ekiplerle yönetiliyor. Peki küçük bir ekip nasıl büyük iş çıkarıyor ve bu modelin görünmeyen bedeli ne?



