Bilekte EKG: Giyilebilir sağlık

Giyilebilir sağlık teknolojileri kişiselleştirilmiş mini kliniklere dönüşüyor.
Bilekte EKG: Giyilebilir sağlık

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

Geçtiğimiz iki yılda pandemiyle beraber medikal teknolojilerde her anlamda bir dönüşüm yaşandı. Uzaktan sağlık hizmetlerine erişimden tutun sağlık verilerinin anlık olarak izlenebilmesine kadar birçok şey, sağlık teknolojilerinin gelişimi önderliğinde hayatımızın bir parçası hâline geliyor. Bu eksende Apple, Google ve Amazon gibi birçok şirket de bu sektörün öne çıkan aktörlerinden olmaya çalışıyor. Bu şirketlerin yanında irili ufaklı girişimler de bu dönüşümün bir parçası olmaya aday. Teknoloji kuruluşlarının gözlerini diktiği öncelikli alan: giyilebilir sağlık teknolojileri.

Dört yıl içinde giyilebilir sağlık ürünlerinin kullanımı üç katına çıktı. 2020’de Apple Watch satışları, İsviçre saat pazarının toplam satışını geride bıraktı ve ürün çoğu kişinin bileğinde yer almaya başladı. Bütün bunlar giyilebilir sağlık ürünlerinin hayatımızın içine ne kadar girdiğini gösteriyor. ABD’deki tüketicilerin de %80’i giyilebilir sağlık ürünlerini kullanmaya istekli olduğunu ifade ediyor.

Giyilebilir sağlık neyi amaçlıyor?

Deloitte’un yayınladığı rapora göre Apple Watch, FitBit ve Movano Ring gibi tüketici sağlık ürünleri, sensörler ve uygulamalar geliştikçe kişiselleştirilmiş mini klinikler hâline geliyor. Sağlık ve uyku verilerinin takip etmeye ve kullanıcılara daha sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazandırmaya yardımcı olan bu ürünler, kronik hastalıkları saptamada da gittikçe iyileşiyor. Gerekli altyapı sağlanırsa kullanıcıların sağlık verileri hekimleriyle paylaşılabiliyor. 

Bu ürünler ilk kez piyasaya sürüldüğünde nabız ve harcanan kalori gibi verileri hesaplayabiliyordu. Ardından sensör teknolojilerinin gelişmesiyle beraber sağlık aksesuarları artık kandaki oksijen ve şeker seviyesi, tansiyon, vücuttaki sıcaklık ve su oranı, uyku kalitesi gibi birçok sağlık verisini hesaplayıp toplayabiliyor ve elektrokardiyogram (EKG) çekebiliyor.

Sektörün ve teknolojinin geleceği

Deloitte 2022’de 320 milyon giyilebilir sağlık ürününün satılmasını bekliyor. Danışmanlık şirketinin yayınladığı bir başka raporda, bu ürünleri kullanan tüketici sayısında 2013’ten 2020’ye %25’lik bir artış yaşandığı belirtiliyor. Insider Intelligence ABD’de sağlık uygulaması kullanan kişilerin sayısının 2022’de yaklaşık 85 milyon civarında olacağını tahmin ediyor. Şirketler de gelişen sağlık teknolojisi sektöründe oyuncu olmaya hazırlanıyor.

  • Amazon: Amazon'un 2020’de tanıttığı 100 dolara satılan ve FitBit’e benzeyen Halo bilekliği, nabız, kandaki oksijen ve hareketlilik verilerini hesaplayabiliyor. 
  • Google: Geçtiğimiz yıl FitBit’i 2,1 milyar dolara satın alan şirket, Samsung'la da bir saat geliştirmek üzere iş birliği yapacağını açıklamıştı.
  • Apple: EKG ve nabız ölçümü yapabilen Apple Watch ürününü geçen yıl güncelleyen şirket, kandaki oksijen seviyesini ölçme özelliği de eklemişti. Ürüne kadınların ovülasyon zamanının takip edilebilmesi için termometre gibi başka sensörlerin de eklenmesi bekleniyor.
  • Philips: Şirket takip edilmesi gereken hastaların vücuduna yapıştırılan bir biyosensör geliştirdi. Ürün, hastanın bulunduğu ortam, tansiyonu ve nefes alışı hakkında veri toplayabiliyor ve düşmeleri saptayabiliyor.
  • Movano: Geçen hafta gerçekleştirilen CES 2022 etkinliğinde Movano, Movano Ring yüzüğünü tanıttı. Yüzüğün beta versiyonu 2022’nin ikinci yarısında çıkacak ve bileğe takılan ürünlerin topladığı sağlık verilerinin çoğunu takip edebilecek.

Neden Önemli?

Giyilebilir teknoloji ürünlerinin yaygınlaşması ve gelişmesi sağlık sektörünü ve halk sağlığını iyileştirmede önemli role sahip. Kullanıcıların %75’i bu ürünlerin sağlıklarıyla ilgili aksiyon almalarına yardımcı olduğunu ifade ediyor. Araştırmalar, bu durumun hastane ziyaretlerini ve geri kabul oranlarını azalttığını ve kullanıcının hayatını iyileştirdiğini gösteriyor. Insider Intelligence,  şirketlerin de bu teknolojileri çalışanlarına sunarak personel değişim oranının azaltılabileceğinin altını çiziyor. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

QuandoQuando
∙

BÜLTEN SAYISI

⌚️Bilekte taşınan klinik, petri kabında yetişen et

Bileğinizdeki akıllı saat kronik hastalığınızın teşhisini koyabilir mi? Laboratuvarda yetiştirilen et şefin spesiyali olabilir mi?

13 Oca 2022

Howtogeek.com

YAZARLAR

Oğuzhan Aydın

Writer @ Pareto

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

QuandoQuando
∙

HİKAYE

İflas masasındaki dijital miras: Bir şirket öldüğünde verilerine ne olur?

Bugün şirketler, faaliyet gösterdikleri süre boyunca müşterilerinden çalışanlarına, iş ortaklarından tedarikçilerine kadar milyonlarca kişi ve kuruma ait veri topluyor. Şirket kapandığında ise bu devasa dijital arşiv bir anda ortadan kaybolmuyor. Verilerin bir bölümü yasal yükümlülükler nedeniyle saklanmaya devam ederken bazıları, başka şirketlere devredilebiliyor; hatta iflas sürecinde satışa çıkarılan varlıklar arasında yer alabiliyor.

Doğa Yurduneri

·

12 Eki 2026

İflas masasındaki dijital miras: Bir şirket öldüğünde verilerine ne olur?
QuandoQuando
∙

HİKAYE

Robotlar patron olurken: İşten çıkarma kararını algoritma verebilir mi?

Algoritmalar artık iş dağıtıyor, çalışanları puanlıyor ve hatta işten çıkarma kararlarında belirleyici oluyor; insan denetimi ise otomasyon yanlılığı ve gig ekonomisinin hukuki boşlukları nedeniyle her zaman gerçek bir güvence sağlamıyor. Kaliforniya, “Robot Patrona Hayır” yasası ile işten çıkarma ve disiplin kararlarının yalnızca yapay zekaya bırakılmasını yasaklayan ilk ABD eyaleti oldu belki ama asıl sorunun kapitalizmin ulaştığı noktayla ilgili olduğunu hatırlamak gerekiyor.

Ümit Alan

·

09 Eki 2026

Robotlar patron olurken: İşten çıkarma kararını algoritma verebilir mi?
QuandoQuando
∙

HİKAYE

Yapay zeka dağınık odaya girdiğinde: Şirketler ajanlara ne kadar hazır?

Şirketler yapay zekayı toplantı notu çıkaran araçlardan operasyon yürüten ajanlara dönüştürmek istiyor; ancak bir yandan da güvenilmez veri, eksik bağlam ve belirsiz sorumluluklar kurumların yıllardır kapalı odalarda tuttuğu dağınıklığı da su yüzüne çıkarıyor. Üstelik ajanların gerçekten işe yaradığı bir düzende asıl mesele, onlara hangi işleri devredeceğimiz kadar açılan zamanı insanın muhakemesine, öğrenmesine ve daha nitelikli üretime ayırıp ayıramayacağımız da.

Cem Arıdağ

·

09 Eki 2026

Yapay zeka dağınık odaya girdiğinde: Şirketler ajanlara ne kadar hazır?
QuandoQuando
∙

HİKAYE

Toplantıdaki üçüncü dinleyici: Yapay zeka için mi konuşmaya başlıyoruz?

Yıllarca makineleri insanların anlayabileceği biçimde tasarlamaya çalıştık. Yapay zeka bu problemi çözüyor gibi görünüyor ama önümüze daha tuhaf bir tasarım sorusu çıkarıyor: İnsanların kendilerini makinelerin anlayacağı biçimde yeniden düzenlemeye başladığını nasıl fark edeceğiz ve hangi noktada bunu gerçekten problem sayacağız?

Berk Bayri

·

08 Eki 2026

Toplantıdaki üçüncü dinleyici: Yapay zeka için mi konuşmaya başlıyoruz?
QuandoQuando
∙

HİKAYE

Yapay zekada ambalaj değişimi: ‘Süper zeka’ ifadesi AI’ın imaj problemini çözebilir mi?

Birkaç yıl önce bir ürünün ismine “yapay zeka destekli” ifadesini eklemek, onu bir anda daha yeni, daha akıllı ve daha değerli gösterirdi. Bugün ise bu ifade, hemen hemen her üründe rastlanan son derece sıradan ve hatta kimi zaman “korkutucu” bir etiket hâline geldi. Güvenlik endişeleri, şirketleri ürünlerini “sevimli dijital maskotlar” arkasına gizlemeye iterken ABD hükümeti, çözümü yapay zekanın adını “süper zeka” olarak değiştirmekte buldu.

Doğa Yurduneri

·

07 Eki 2026

Yapay zekada ambalaj değişimi: ‘Süper zeka’ ifadesi AI’ın imaj problemini çözebilir mi?