Tuzlu mu tatlı mı? Havuz mu deniz mi?

Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
İkisinin de yeri ayrı, biliyoruz. Bu yüzden her ikisinin de peşine düşünüyoruz. İstanbul’da kelebek yüzme stilini geliştirmek isteyen ve temiz bir havuz arayanı da anlıyoruz, Ege’ye gidemeyip Marmara Denizi’ne açılmayı düşleyeni de. O yüzden atladık gittik Kalamış İskelesi’ne. Yelkenlisinin yanında Efe. Bilse bilse o bilir, nerede girmeli denize.

Sahilde kalabalık saatler
Efe bir yengeç burcu. Onun için yaz demek; ellerinin sudan buruşması, tenindeki ton farkı, burnundaki kakao yağı, su sporları ve çok daha fazlası. Su sesini duymadan edemez, ya içinde ya kenarında köşesinde ama her zaman bir adım uzağında. Güneş tüm sıcağıyla kendini göstermişken atlıyor yelkenlisine.
Balıklama atlamalık:
- The Marmara Pera, Taksim: Terasta, Boğaz’a karşı birkaç kulaç atmak istiyorsan seni buraya alalım. Soho'ya alternatif. Havuz sefasının ardından Mikla’da bir kokteyl almadan da aşağıya inmeyelim. Hele günbatımı saati gelmişse.
- Wyndham Grand, Kalamış: Şehrin içinde yüzüyormuşsun hissini yaratan sonsuzluk havuzu iyi fikir. “Kalamış’ta eskiden ne denize girilirdi.” anılarını yâd edenleri anlamak üzere gitmeli.

Kalamış'ta güneş banyosu
- Bonus: Bebek’in yenisi Bikini Beach. Sarı-beyaz, retro ve hip. Kendini saatlerce güneşin altında bırakma yaşının geçmiş olabileceğini düşünerek (+21 yaş sınırı var, malum) biraz gölgede biraz havuzda biraz güneşte vakit geçirmek ve şehre mola vermek için ideal.
Ada sefasına:
- Madam Martha Koyu, Burgazada: “Giriş ücretsiz, deniz temiz, bu deneyim eşsiz” desek tekerleme gibi olacak. Olsun. Yemek ve içecekler senden, koyun berrak denizi adadan. İsmiyse zamanında 12 ay denize giren ve tüm ada halkı tarafından sevilen Madam Martha’dan geliyor. Girerken bizim yerimize de bir tur yüzersin artık.

Burgazada'da sakin bir sabah
- Ada Beach Club, Heybeliada: Etrafın çam ormanı. Sağın kum, solun çim, önün iskele. Var mısın benimle bir tur mini golfe? "Heybeliadalıların sefa tesislerinde bir hafta sonu kendini adalı hissetmek için yeter", derler.
- Kumluk Plajı, Kınalıada: Gündüz deniz akşam eğlence. Temiz denizle birlikte ücretsiz Wi-Fi aradığında seni doğruca alalım buraya. Toplantı arasında bir denize atlayıp serinleyip dönmek kaç İstanbulluya kısmet olur?
- Elio Sedef Beach, Sedef Adası: Adanın en tecrübelisi. Yeşillikler ve denizin içinde olan barı, Dj performansı, canlı müziği ve dört ayrı mutfağın sunulduğu bir gizli kalsın köşesi. Biraz daha hizmet arayanlara önerilir. Deniz analarıyla dost olamayanlar bir daha düşünsün deriz.
Suyla oynamalık:
- Haliç Kürek Spor Kulübü: Haliç, Yeşilyurt, Küçükçekmece ve Balat’ta. Bir saatliğine Boğaz’da kürek çekmek mi? Üstelik arkanda antrenör eşliğinde, denizle iç içe. Ders alırken yanındaki yalılara bak, yunusları izle. Deme keyfine.
- İstanbul Windsurf Center, Caddebostan: Wing foil, rüzgâr sörfü, kürek sörfü, sup yoga pilates. Su içinde alternatif bir ferahlama alanı, spor ve eğlence kaynağı… “Hangisiyle başlasam?” dediğini duyar gibiyiz.
- Doğa ve Deniz Spor Kulübü, Beykoz: Kano, sea kayak ve kürek sörfü yapmak, dengeni geliştirirken suya doymak için gitmeli.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
İstanbul'da yazın hangi deli dolaşır dedik, dört İstanbullu arkadaşımızı hayal ettik. Şikemperver, doğadostu, sukuşu ve kitapkurdu. Biri ya da hepsinden bir parça olabilirsin. Keşfetmek için bizimle gelmeye ne dersin?
10 Ağu 2022

YAZARLAR

Aposto İstanbul
İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
İstanbul’da gezerken bazen bir sarnıcın önünden geçeriz, bazen bir sur parçasının yanından. Bazen eski bir kilisenin, bazen bir saray kalıntısının, bazen de adını bilmediğimiz bir sütunun önünde dururuz. Çoğu zaman fark etmeyiz; fark ettiğimizde de bu kalıntıları ayrı ayrı görürüz. Ayasofya bir yerde durur, Kariye başka bir yerde. Oysa bütün bunlar aynı büyük hikayenin parçalarıdır: İstanbul’un bin yılı aşan Roma / Doğu Roma başkentliği.

Kadıköy değişiyor ama bu sadece yapısal bir dönüşüm değil. Bu, bir mahallenin değişen yaşam kültürünün, aşınan kent belleğinin ve yaşadığı çevre üzerinde söz sahibi olmak isteyen sakinlerinin hikayesi aynı zamanda. Caferağa Mahallesi Muhtarı Hanife Dağıstanlı, son 15 yılda semtin geçirdiği dönüşümü kent belleği, kamusal alan ve aidiyet üzerinden değerlendiriyor.

Sirkeci’de, İstanbul’un en yoğun geçiş noktalarından birinde yükselen Sanasaryan Han, bugün "lüks otel" olarak işletiliyor. Ancak binanın hikayesi bir otelden çok daha fazlası: Bir Ermeni vakfı, devletleşen bir mülkiyet, siyasi tutukluluk hafızası ve yarım asrı aşan bir hukuk mücadelesi...

Bayramda arabasız gezmek, çoğu insana külfet geliyor. Azalan otobüs seferleri, artan yolcu sayısı, belli semtlere gitmenin işkenceye dönüşmesi bayram gezmesinin olmazsa olmazları. Öte yandan ücretsiz bayram otobüsleri, sabahın nurunda kalkıp işe gidenler, bu yüzden şehri ancak bayramdan bayrama keşfedenler, iki kuruş harçlıkla hayatını idame ettirmeye çalışan kadınlar, denizi görmeden büyüyen çocuklar, çocuklarına denizi göstermek için bayramı bekleyen aileler için biraz da.

İstanbul, bitkileri ve kokularıyla geçmişin ve bugünün birlikte yaşadığı bir hafıza bahçesidir. Kimileri meşhur bir lavanta kolonyasının ferah kokusuyla büyümüştür; kimileri Tokatlıyan Han’ın önünden geçerken tanıdık bir lavanta esintisini bugün hâlâ duyar. Ve bazen, İstanbul sadece kokusuyla hatırlanır.



