Gündelik hayata düşülen not(a)lar


Yeni markalar, yeni ürünler, yeni hikâyeler: Güzel Kelimeler Dükkânı Ortaya çıktığı 2015 yılından bu yana en güzel kelimelerle bizi mest eden Lûgat365 , 2018’den beri hislerimize tercüman olan Hisli Şeyler ve çok daha fazlası Güzel Kelimeler Dükkânı 'nda seni bekliyor sevgili Duende okuru. Neler var? Kendi projelerinin yanı sıra otuzdan fazla markaya Sevdiklerimiz seçkisi altında yer veren G üzel Kelimeler Dükkânı ; vitraydan seramiğe, takıdan oyuncağa, mermerden muma farklı disiplinlerde üretimler yapan tasarımcıları bir araya getiriyor. Dahası : Aposto okurlarına özel olarak tanımlanan APOSTO10 koduyla alışveriş yapan okurlar, web sitesi içinde tüm ürünlerde geçerli %10 indirimden faydalanabiliyor. Güzel Kelimeler Dükkânı ’nda satışa sunulan, özenle seçilmiş yüzlerce ürünü incelemek için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsin.
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Albüm: Dry Cleaning, Stumpwork
Süre: 45 dakika
Plak şirketi: 4AD Records
Yayın tarihi: 21 Ekim
Kartonet: Dry Cleaning, 4 yıllık kısa kariyerine Sweet Princess kısaçalarlarıyla başladı. Ardından onları Birleşik Krallık'ın alternatif gitar sahnesinde öne çıkaran Magic of Meghan ve bir dizi tekli yayınıyla yollarına devam etti. Grubun heyecanla beklenen ve pandemi izolasyonunda kaydedilen ilk albümleri New Long Leng, 2021 yılının en parlak uzunçalarlarından oldu ve Dry Cleaning’in spoken word’le post-punk arasında dalgalanan müzikal kimliklerinin temsili oldu.
4AD plak şirketiyle ilk albümlerinde başladığı işbirliklerini Stumpwork’de de devam ettiren Dry Cleaning, yapımcı kadrosunda da değişikliğe gitmedi. PJ Harvey’le Dance Hall at Louse Point ve A Woman a Man Walked By düet albümleri; Jenny Hval, 16 Horsepower, Sparklehorse gibi isimler için albüm yapımcılığıyla da tanınan John Parish, Dry Cleaning’le yeniden güçlerini birleştirdi.
Albümden çıkan teklilerin tasarımlarını da yapan Annie Collinge’ın kapak tasarımını da yaptığı Stumpwork, hayatın alelade görünümlerini objektifine taşıyan görselliğiyle farklı ses manzaralarına sahip. Dry Cleaning, hikâye anlatıcısı estetiklerini bozmadan yeni albümleriyle yarattıkları eşsiz dünyanın soundtrack’lerini bestelemeye devam etti.

Dry Cleaning, Stumpwork
Neden dinleyelim? Birleşik Krallık ve komşu ülkeleri, çeşitli şehirlerinden yükselen onlarca alternatif gitar müziği grubuyla çağdaş rock müziğinin aldığı yeni biçimlerin örneklerini verdiği kısa ama zengin yakın bir on yıla sahip. Yeraltının karanlığından çıkarak Grammy ve Mercury ödülleri gibi prestijli ödüllerin radarına takılan Black Country, New Road, Fontaines D.C., Yard Act, Squid ve Black Midi gibi gruplar; ada ülkesini yeniden çıkış yapacak yeni seslerin gözlendiği bir merkeze dönüştürdü.
Dry Cleaning 2018 yılında 6 şarkılık ilk kısaçalarlarını yayımladığında Birleşik Krallık’ın gitar sahnesi için Mark E.Smith’le doğrudan ilişkilenebilecek yeni bir referans noktası ortaya çıktı. Bunda Florence Shaw’ın sönük vokalleriyle icra ettiği, mikrofonla mesafelenen hikâye anlatıcılığının Tom Dows’un metalik ve akışkan gitarlarıyla bir araya gelmesi de etkili oldu.
“I come across strange
He's saying be yourself
But if I'm myself
I come across strange
My jokes don't land
People say, what's that? Pardon?
hm mmmhmmm mmm”
Dry Cleaning, Conversation
Dry Cleaning, ikinci kısaçalarları Boundry Road and Snacks and Drink ve ilk albümleri New Long Leg ile müzikal kimliklerini zengileştirirken, onları gitar sahnesinde istisnai bir yere konumlandıran söz yazarlığı ve gitar soundtrack’i bileşimlerinden uzaklaşmadı. Grup, yeni albümleri Stumpwork’te de bunu sürdürdü.
“Gary Ashby” adında bir ev kaplumbağasından erkek şiddetine, (Hot Penny Day), içe dönük yüzleşmelerden (Don’t Press Me) tüketim kültürüne (No Decent Shoes for Rain) genişleyen ve konular arasında geçişkenlik oluşturan gözlemler, Stumpwork’te çatı bir anlatıdan bağımsızlığını ilan etti. Bu akış, Dry Cleaning’in Shaw’ın hayatından kesitler sunarken, yukarıda değindiğim müzikal karakterlerinin dışına çıkan bir çeşitliliği de beraberinde getirdi.
Erken diskografisinin enstrümentasyonunda nadiren duyduğumuz ya da hiç duymadığımız klavye, synthesizer ve bakır üflemeliler, Dry Cleaning’in gitar ağırlıklı rock sesini yumuşattı. Grubun yeni türlere emanet ettiği müziği, köşeli ve kesin etiketlemelerin oldukça uzağında. Dry Cleaning’i özgün ve heyecan verici bir grup yapan sesinin kodları Stumpwork’ün de temelini oluşturdu.
Benzer işler:
- Sinead O’Brien, Time Bend and Break The Bower
- Billy Nomates, Billy Nomates
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Anadolu saykedelik müziğinin geleceği Air Anatolia, Kristoffer Borgli'nin toplumsal taşlaması Sick of Myself, Dry Cleaning'in ikinci albümü Stumpwork ve yeni podcast'imiz İzleme Listesi.
04 Kas 2022

YAZARLAR

Koray Soylu
Editor @ Aposto

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Saraybosna Film Festivali’nin 32. yılında yarışmanın öne çıkanlarına, Balkan sinemasının yakın geçmişle ilişkisine ve festivalin en iyi filmlerine yakından bakıyoruz.

Olivia Wilde’ın "The Invite"ı, boşanmanın eşiğindeki bir çiftin evlerine misafir olan başka bir çift üzerinden arzuyu, evliliği, kadınlık deneyimlerini ve birlikte yaşamanın performatif hâllerini didikliyor. Tek mekana sıkışan film, seksin bir ilişkinin nedeni değil semptomu olduğunu söylerken asıl soruyu sonu bırakıyor: Bir ilişkiyi ayakta tutan şey arzu mu, alışkanlık mı, yoksa ilişkinin içinde kendin olabilmek midir?

Datça’nın doğası ve Akdeniz ruhunu cazla buluşturan DatJazz’ın ilk yılında festivaldeydik. Yunan ve Fransız kültürü arasında büyüyen genç sanatçı Melina ile buluştuk ve geleneksel ile moderni buluşturan Doğu Akdeniz müziği üzerine konuştuk.

Otobiyografik kurgu, memoir ve “dolaysızlık” estetiği çağdaş edebiyatın merkezine yerleşirken kurgu, hayal gücü ve başka dünyalar kurma iddiası giderek geri çekiliyor. Édouard Louis’den Karl Ove Knausgård’a uzanan bu yeni gerçekçilik, edebiyatı bir “otantiklik piyasası”na dönüştürürken okuru başka dünyaları tahayyül etmeye değil ona yalnızca empatiyle yaklaşmaya çağırıyor. Politik ve kültürel olarak alternatifsiz bırakılmış dünyanın edebiyattaki semptomları.

“Brat summer”ın dans pistindeki isyanının üzerinden iki yıl geçti. 2026 yazında Z kuşağının pop yıldızları bu kez ayrılıkları, ölümü, kaygıyı ve dünyanın sonunu anlatıyor. Olivia Rodrigo’dan Phoebe Bridgers’a, Gracie Abrams’tan Charli xcx’e uzanan “sad girl summer”, yalnızca pop müziğin yeni trendi değil, savaşlar, iklim krizi ve gelecek kaygısıyla büyüyen bir kuşağın da ruh hâli.




