Haftalık takvim: Gözler Fed'e çevrili


Tedarik zinciri ve satın alma yönetimi için KoçZer işinizin yanında Küresel ölçekte iş dünyasında belirsizlik ve riskler artarken öngörülemeyen senaryolara hazırlıklı ve dayanıklı olmak şirketler için önem taşıyor. İşte KoçZer’in stratejik iş ortaklığı tam da bu noktada devreye giriyor. Kurumsal satın alma ve tedarik zinciri yönetiminde 20 yılı aşkın deneyimi ve tecrübesiyle Koç Topluluğu’nun bir parçası olan KoçZer, işinizin risklere karşı daha dayanıklı ve esnek olmasını sağlıyor. Lojistik, malzeme, hizmet ve medya sektörlerinde 140’tan fazla kategoride 61 binden fazla tedarikçiye sahip olan KoçZer, alanında uzman kadrosu ve geliştirdiği dijital satın alma ürünleriyle satın alma ve tedarik zinciri yönetimi süreçlerini üstleniyor. KoçZer neler sunuyor? Sektörlerdeki deneyimi, pazar hakimiyeti ve satın alma hacmiyle iş ortaklarının süreçlerini hızlandırıyor, verimliliklerini artırıyor. Satın alma ve tedarik zinciri süreçlerinin tüm aşamalarında, sektör ve tedarikçi dinamiklerini analiz ederek iş ortaklarının belirsiz piyasa koşullarında dahi sürdürülebilir maliyet ve kalite yönetimini mümkün kılıyor. Satın alma süreçlerini dijitalleştirme misyonuyla stratejik satın alma çözümü Promena ile dünyanın farklı ülkelerinden şirketlere çevrimiçi ihale ve tedarikçi yönetimi hizmeti veriyor. İşyeri ihtiyaçlarına özel tasarladığı online pazaryeri ZerGO ile birçok kategoride ticareti dijitale taşıyor. KoçZer’i tercih eden iş ortaklarının deneyimlerini buradan dinleyebilir, KoçZer ile tanışıp sunduğu stratejik çözümlerle tanışmak için burayı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Görünüşe göre bir öncekinden daha yoğun bir haftaya adım atıyoruz. Haber akışı yurt içinde önceki haftalara kıyasla bir miktar daha yoğunken, yurt dışı tarafı ise Fed toplantısının da etkisiyle oldukça hareketli.
Yurt içi piyasalar
Bu hafta yurt içi piyasalarda pek çok farklı kritik veri açıklanacak. Ancak diğerlerinden bir adım öne çıkan gelişme, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından açıklanacak Piyasa Katılımcıları Anketi’nin Aralık ayı sonuçları olacak. Sonuçlar bize, piyasa katılımcılarının sıkı para ve maliye politikalarıyla geçen bir yılın ardından makroekonomik beklentilerini ne yönde belirlediklerinin kapsamlı bir özetini sunacak.
Bunun dışında yurt içi piyasalarda bu hafta:
- 16 Aralık Pazartesi günü Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından açıklanacak merkezi yönetim bütçe dengesi, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanacak ücretli çalışan istatistikleri, hizmet üretim endeksi ve tarım üretici fiyat endeksi,
- 17 Aralık Salı günü TCMB tarafından açıklanacak konut fiyat endeksi ve özel sektörün yurt dışından sağladığı kredi borcu,
- 18 Aralık Çarşamba günü Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanacak konut satış istatistikleri ile TCMB tarafından açıklanacak kısa vadeli dış borç stoku,
- 19 Aralık Perşembe günü TCMB tarafından açıklanacak uluslararası yatırım pozisyonu ile TCMB/BDDK tarafından açıklanacak haftalık para-banka/bankacılık sektörü/menkul kıymet istatistikleri,
- 20 Aralık Cuma günü ise Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanacak tüketici güven endeksi ve yurt dışı üretici fiyat endeksi ile Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından açıklanacak olan merkezi yönetim brüt borç stoku istatistikleri takip ediliyor olacak.
Yurt dışı piyasalar
Bu hafta global piyasalarda gözler tamamıyla 18 Aralık Çarşamba günü Fed tarafından düzenlenecek FOMC toplantısından çıkacak karara odaklanmış durumda. Beklenti, Fed’in fonlama oranını 25 baz puan indirerek %4,25-4,50 düzeyine çekmesi yönünde. Bu ihtimal piyasalarda %90’ın üzerinde fiyatlanıyor ve herhangi bir sürprize pek ihtimal verilmiyor.
Ancak, toplantı sonrasında Fed Başkanı Powell tarafından verilecek mesajlar ve Fed tarafından açıklanacak makroekonomik beklenti seti en az faiz kararı kadar etkili olacak. Açıklama sırasında verilecek şahin bir mesaj, piyasaların beklenenin tam aksi bir yöne meyletmesine neden olabilir.
Bunun dışında yurt dışı piyasalarda bu hafta;
- 16 Aralık Pazartesi günü ECB Başkanı Christine Lagarde’ın konuşması, Çin’de sanayi üretimi, global öncü imalat PMI verileri,
- 17 Aralık Salı günü Almanya’da ZEW ekonomik beklenti endeksi, ABD’de perakende satışlar ve sanayi üretimi,
- 18 Aralık Çarşamba günü İngiltere’de ve Avro Bölgesi’nde TÜFE,
- 19 Aralık Perşembe günü İngiltere Merkez Bankası’nın Aralık ayı toplantısı, Almanya’da tüketici güven endeksi, ABD’de üçüncü çeyreğe ilişkin GSYH ve işsizlik maaşı başvuruları,
- 20 Aralık Cuma günü ise ABD’de kişisel tüketim harcamaları endeksi, Almanya’da ÜFE, İngiltere’de perakende satışlar ve Japonya’da TÜFE takip ediliyor olacak.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Yurt içinde oldukça hareketli, yurt dışında ise nispeten daha sakin bir haftayı geride bıraktık. Bu hafta ise iki tarafta da kritik gelişmeler bizleri bekliyor.
16 Ara 2024

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Fed, üç yılı aşkın aranın ardından politika faizini 25 baz puan artırarak %3,75-4,00 aralığına yükseltti. Yeni projeksiyonlar, 2026 sonuna kadar bir faiz artışının daha gündemde olduğunu, 2027’de ise faizin mevcut seviyesinde kalabileceğini gösteriyor. Yükselen tahvil getirileri ve enflasyon baskısı, Fed’i piyasaların beklediği daha sıkı para politikalarına doğru ittyor.

Finansal piyasalar açısından tarihi bir hafta geçiriyoruz demek sanıyorum abartı olmayacak. İçeride sermaye piyasalarımızda yaşanan sarsıntı, dışarıda tahvil faizlerinin zirveleri zorlamasıyla merkez bankalarının daha güçlü harekete geçmesi, hemen hemen her türlü finansal enstrümanda sert hareketlere yol açtı.

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), 17 Eylül gün içinde yayımladığı bültende Tera, Pusula, Hedef, Atlas, A1, Pardus ve Bulls olmak üzere yedi portföy yönetim şirketinin kurucusu olduğu, katılma payları TEFAS’ta işlem gören bütün yatırım fonlarını platformda alım ve satıma kapattığını duyurdu. Aynı kararla unvanları tek tek yazılan 130 fonun da SPK tarafından tayin edilecek yöntemle tasfiye ettirilmesine hükmedildi. Peki tasfiye kararı verilen bir fonda yatırımcının payına ve parasına ne olacak?

Serbest fonlarda yatırımcıların parasını ne zaman alacağı, fonun değerleme ve iade koşullarına göre belirleniyor. SPK’nın 28 Ağustos tarihli düzenlemesi, likidite riski kapsamında iade taleplerinin karşılanması için bu koşulların önceden ilan süresi beklenmeden değiştirilmesine izin veriyor. Atlas Portföy’ün DFI fonunda satış işlemlerini aylık değerleme tarihine bağlayan uygulaması da bu hüküm kapsamında yapıldı.

TÜSİAD Başkanı Ozan Diren, Dünya gazetesinden Recep Erçin’e verdiği söyleşide, Türkiye’nin kamu öncülüğünde hazırlanacak ve uygulaması yakından izlenecek 10-15 yıllık sanayi planlarına ihtiyaç duyduğunu söyledi. Türkiye halihazırda beş yıllık kalkınma planları hazırlıyor. Peki planlar ve destekler mevcutken neden yeniden planlamayı konuşuyoruz? Türkiye’nin geçmişte fabrikalar kurarak başladığı planlama deneyiminde ne değişti ve bugün hazırlanacak bir planın üretim kararları üzerinde nasıl bir etkisi olabilir?



