Haftalık takvim: Yurt içinde TCMB, yurt dışında ECB

EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Yurt içi piyasalarda bu hafta TCMB kararı ve cari denge ön plandayken, yurt dışı tarafta ECB kararı ve ABD enflasyonu izleniyor olacak.
Yurt içi piyasalar
Yurt içi piyasalarda bu hafta haftanın en çok öne iktisadi çıkan gelişmesi 11 Haziran Perşembe günü TCMB tarafından alınacak Para Politikası Kurulu (PPK) kararı olacak. Piyasa beklentisi Merkez Bankası’nın politika faizini %37,0 seviyesinde sabit tutması yönünde. Ancak karar sonrasında yapılacak açıklama ve verilecek mesajların mahiyeti, bundan sonraki kararların ne yönde olabileceğiyle alakalı bilgi vererek beklentileri şekillendirecek.
Bunun dışında yurt içi piyasalarda bu hafta;
- 8 Haziran Pazartesi günü TCMB tarafından açıklanacak reel efektif döviz kuru,
- 9 Haziran Salı günü TÜİK tarafından açıklanacak inşaat maliyet endeksi ve finansal yatırım araçlarının reel getiri oranları,
- 10 Haziran Çarşamba günü TÜİK tarafından açıklanacak sanayi üretimi ve perakende satış hacimleri,
- 11 Haziran Perşembe günü TCMB/BDDK tarafından açıklanacak haftalık para-banka/bankacılık sektörü/menkul kıymet verileri,
- 12 Haziran Cuma günü ise TCMB tarafından açıklanacak ödemeler dengesi ve Piyasa Katılımcıları Anketi’nin Haziran ayı sonuçları takip ediliyor olacak.
Yurt dışı piyasalar
Yurt dışı piyasalarda ise bu hafta en çok öne çıkan veri 10 Haziran Çarşamba günü açıklanacak olan ABD enflasyonu, en çok öne çıkacak gelişme ise 11 Haziran Perşembe günü verilecek Avrupa Merkez Bankası (ECB) Haziran ayı kararı olacak gibi görünüyor.
Piyasa beklentisi ABD’de enflasyonun Mayıs ayında, enerji fiyatlarının da etkisiyle aylık bazda %0,3, yıllık bazda %4,2 artış göstermesi yönünde. ECB’ye dair beklenti ise, son haftalarda sıkça dile getirilen 25 baz puanlık artış etrafında birleşiyor.
Bunların dışında yurt dışı piyasalarda bu hafta;
- 8 Haziran Pazartesi günü Japonya’da GSYH, Almanya’da fabrika siparişleri,
- 9 Haziran Salı günü Çin, ABD ve Almanya’da dış ticaret dengesi,
- 10 Haziran Çarşamba günü Çin’de TÜFE ve ÜFE,
- 11 Haziran Perşembe günü ABD’de ÜFE,
- 12 Haziran Cuma günü ise ABD’de Michigan Üniversitesi tüketici güven endeksi takip ediliyor olacak.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Manşet enflasyon, Hazine nakit dengesi, ABD tarım dışı istihdam ve Avro Bölgesi'nde GSYH ile kapattığımız dolu dolu bir haftayı geride bıraktık. Bu hafta ise önümüzde yine kalabalık bir veri takvimi mevcut.
08 Haz 2026

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Fed’in 25 baz puanlık faiz artışı, küresel tahvil piyasalarında yalnızca politika faizinin bir kademe daha yükselmesi anlamına gelmiyor. Kararın piyasa açısından daha önemli tarafı, ABD’de para politikasının beklenenden daha uzun süre sıkı kalabileceğine yönelik algının güçlenmesi. Bu noktada küresel tahvil piyasasının en önemli referansı ABD 10 yıllık tahvil faizi olmaya devam ediyor.

SPK'nın 131 fonu tasfiye etmesiyle 455 bini aşkın yatırımcının birikimi askıda kaldı. Türkiye'nin derin bir sermaye piyasası kurabilmesi için haksız kazanç geri alınmalı, zarar mükellefe yüklenmemeli. Bu kriz, doğru dersler çıkarıldığında Türkiye sermaye piyasası için bir eşik olabilir.

ABD’den Türkiye’ye, fiyatların gelirlerden hızlı arttığı bir dönemde tüketici harcamaktan vazgeçmek yerine alışveriş biçimini değiştiriyor. Daha küçük sepetler, market markaları, daha sık alışveriş ve kredi kartına yayılan ödemeler hane bütçesindeki baskının giderek daha görünür hâle gelen sonuçları. Tüketim verileri canlılığını korurken, bu canlılığın arkasında gelir dağılımı, borçlanma ve sürekli sonraya bırakılan harcamalar var.

Ülkemiz fon piyasasında önceki hafta adeta deprem yaşandı. Teknik detaylara ilişkin çokça yazılıp çizilse de dip toplamda tasarruf sahiplerinin “paramı ne zaman ve hangi değer üzerinden geri alabileceğim?” sorusu yanıtlanmayı bekliyor. Bu noktada benzer yaşanmışlıkları yakın geleceğe dair belirsizlikleri azaltabilecek bir ayna olarak kullanabiliriz. 2008'de ABD'de yaşanan Reserve Primary Fund krizi de öğretici bir örnek olarak karşımıza çıkıyor.

TCMB verilerine göre Türkiye, Ocak-Temmuz döneminde toplam 34,8 milyar dolarlık cari açık verdi. Geçen yılın aynı dönemine kıyasla 10,6 milyar dolar büyüyen açığın finansmanında bankaların ve şirketlerin dış borçlanması öne çıktı. İlgili dönemde açığın finansmanı için yurt dışından kullanılan krediler önemli ölçüde artarken, rezervlerden de geçen yıl kullanılanın iki katından fazla kaynak kullanıldı.



