Ham, sürükleyici ve merak uyandırıcı


Sofradan taşanların dükkânı: apéro dükkân Duende okuyucusu, bugünün bülteninde seni sofradan taşan bir dükkâna, apéro dükkân’ın ağız sulandıran dünyasına davet ediyoruz. Dükkâna girişler de buradan . apéro dükkân: Aposto!’nun kendine has yeme-içme bülteni apéro , yeni nesil esnaf kafasıyla e-ticaret (é-ticaret de diyebiliriz) esnaflığına adım attı ve apéro dükkân’ın kepenklerini nihayet açtı. Nihayet dediğimize bakma, dükkân geçtiğimiz aydan beri açık ve evladiyelik ürünleriyle seni bekliyor. Neler var? Dükkân’da; ay keşke benim de olsa diyeceğin, hem göze hem mideye hitap eden tişörtler , duvarları iştahla süsleyecek bir poster , uzaklara göndermeye kıyamayacağın kartpostallar , içinde şarabın devrilirse anında iade imkânı sunan bir çanta ve anneannenin senden çalıp salonun vitrininde sergilemek isteyeceği t abaklar var. El yapımı tabak seti : AMARKORD Ceramics'in kurucusu Ekin Demirhanoğlu imzası taşıyan apéro dükkân etiketli seramik tabakların hepsi el emeği göz nuru. Hayatlarına şenlikli sofralarda devam etmek üzere hazırlanan bu tabaklara yemek koymaya kıyamayabilirsin ama hepsi tam apéro vaktine uygun boyutlarda, servise uygun olmak üzere tasarlandılar. "Yıkılmadım Ayaktayım" modundayken gecenin sonunda kendini “Yıkıldım” hâlinde bulduğun günlerin kaderini seninle paylaşan bir bardağın hikâyesini bulabileceğin bu tabak setine buradan ulaşabilir, apéro dükkân’da ne var ne yok incelemek için buraya uğrayabilirsin.
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Taner Turna
Albüm: Damon Albarn, The Nearer The Fountain, More Pure The Stream Flows
Süre: 39 dakika
Plak Şirketi: Transgressive Records
Kartonet: Damon Albarn, farklı personalarını müzikal projelerin içine yerleştirmeyi başarmış nadide isimlerden biri. Blur ve Gorillaz’dan bağımsız ilerleyen solo kariyeri ve burada gerçekleştirdiği üretimler, bir günlük kadar kişisel. Geçtiğimiz ay yayımlanan ikinci solo albümü The Nearer The Fountain, More Pure The Stream Flows da bunun en güncel örneği. Başlangıçta İzlanda manzaralarından esinlenerek bir orkestra eseri olarak planlanan yolculuk pandemiyle birlikte Damon Albarn’ın melankolik ruh tasvirlerine dönüştü. Yine planlar yaparken başımızdan geçenler hayatın yönünü belirledi. 11 şarkıdan oluşan albüm; ham, sürükleyici ve merak uyandıran bir müzikal akışa sahip.

Damon Albarn, The Nearer The Fountain, More Pure The Stream Flows
Neden dinleyelim? En baştan şunu söylemekte fayda var: The Nearer The Fountain, More Pure The Stream Flows, Damon Albarn’ın diskografisinde en içgörülü çalışmalardan biri. Albümde ağırbaşlı piyanolar, atmosfere karışan synthesizer’ler ve Albarn’ın şiirsel vokallerinin arasından geçen samimi ve umutlu bir soluklanma hâkim. Albarn'ın duygusal iniş çıkışlarına rağmen albüm bir bütünlüğe sahip. Albarn'ın bütünsel hikâye anlatımı, şarkıları yapboz parçalarına dönüştürerek albümü özenle hazırlanmış bir şekilde keşfetmeye olanak sağladığını söylemek mümkün. The Nearer the Fountain, More Pure the Stream Flows, kahramanın uzun ve sıra dışı ses mirasına layık güzel bir albüm. Keyfini çıkarın.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Emin Alper'le Sinematek'te buluştuktan sonra Sorrentino'nun son gözdesi The Hand of God'la Napoli masalına kapıldık.
10 Ara 2021

YAZARLAR

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
14–20 Eylül tarihleri arasında düzenlenen ve medya sponsorları arasında yer aldığımız Ayvalık Uluslararası Film Festivali’ne; değişen alışkanlıkları, süren samimiyeti ve bu yılın filmleri üzerinden baktık.

Bazen insanın ihtiyacı, acısına bir cevap bulmak değil, o acının içinde bütünüyle yalnız olmadığını bilmektir. Belki kitapların yapabileceği şey de tam burada başlıyor. Acıyı dindirmek değil, çünkü bazı acılar dindirilemeyebilir. Bir kaybı anlamlandırmak ya da ona teselli olacak birkaç güzel cümle bulmak da değil; yalnızca insanın acısının yanında sessizce bulunmak.

Arkas Sanat ve Centre Pompidou işbirliğinin ilk sergisi “Lumina: Renk ve Işık Sanatı”, 26 Eylül’de Lucien Arkas Sanat Merkezi’nde açılıyor. Beş yıllık işbirliği kapsamında düzenlenecek 10 serginin ilkini ve bu uzun soluklu buluşmayı Arkas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Lucien Arkas, Arkas Sanat Direktörü Müjde Unustası ve Centre Pompidou Başkanı Laurent Le Bon’dan dinledik.

“Verilere dayalı gerçek, muhasebeciler içindir” diyen ve sadece nesnel gerçeği beyazperdeye yansıtmakla yetinen sinema anlayışını aşağılayan Werner Herzog'un çektiği tüm filmlerde, kurgu ve belgesel iç içe geçer. Her bir film projesi, lideri Herzog olan ekibin görevidir ve görev yerine getirilecektir. Görev süresince tüm ekip “dışarıdan gangsterler gibi görünüp, içlerinde papaz cübbesi giymiş azizler gibi” adanmış olacaktır.

Filozof Jonathan Barnes'ın kızı ve İngiliz yazar Julian Barnes'ın yeğeni Camilla Barnes, ilk romanı "Her Zamanki O Öldürme Arzusu"nda İngiltere'den Fransa'ya göç etmiş bir ailenin üç kuşaklık öyküsünü anlatırken zarif ve alabildiğine mizahi bir dil kullanıyor. Barnes’la, bu güçlü edebiyat ve felsefe geleneğinin içinde kendi sesini bulmayı, İngiltere’den Fransa’ya göçü, aile içindeki iktidar ilişkilerini, kuşak çatışmalarını ve yaş almayı konuştuk.



