Hara’da geleceğin arkeolojisi: ‘Tarihin Neresindeyiz?’

Türkçenin pratik ve zenginleştirilebilir bir dil oluşu sadece -ı, -i eklerinin sihrine sığdırılamaz elbet ama bu sihir iyi bir örnek oluşturabilir. Bakmaktan bakı, akmaktan akı, sanmaktan sanı, sevmekten sevi ve takmaktan takı. Bir eylemi bir takıyla isme dönüştürmek, bedenlerimizi takılarla süsleyip arzuladığımız görüntüye kavuşmak; takılan her “şeyin”, kavuştuğu formu bir şekilde başkalaştırması takı kelimesinin türetilmesindeki basitlikle buluşunca, Türkçenin büyüsünü çoğaltıyor. Hara’da devam eden Tarihin Neresindeyiz? Zanaat. Ritüel. Dönüşüm. başlıklı serginin büyüsü de bedenin takıyla zenginleştirilmesi gibi sanatçıların, takının binbir türlü ihtimali ile geleceğin olasılıklarını araması ve çoğaltmasından doğuyor.
Canan Bozbağ’ın Hara’da bir takı sergisi yapma hayali, yukarıdaki soruyla birleşerek Haziran 2024’te bir masa etrafında 25 sanatçıyı ilk kez bir araya getirdi. Hepsinin ortak özelliği, elbette sanatçı olmalarının dışında, pratiklerinde takının yer almamasıydı. Kadim ritüeller, zanaat ve dönüşüm, birbirleriyle oluşturdukları kesişim çizgilerinin kah üstünde yürüyerek kah çevresinden dolaşarak, uzaklaşıp yakınlaşarak, sanatçıları yeni keşiflerin etrafına topladı. Sürecin sonunda ortaya çıkan takılar sergide izleyiciyle buluşuyor.
Hoş geldin! Aposto Premium üyelerine özel bu içeriği okumak için Premium üye olabilir ya da Premium hesabına giriş yapabilirsin.
Aposto Premium
Ayda
- Aposto'nun tüm arşivine ve güncel yayınlara sınırsız erişim.
- Yükselen endüstrilerden gelişme ve içgörüleri aktaran, entelektüel dünyanı besleyecek Premium üyelere özel makale ve bültenler.
- Gündemdeki gelişmeleri küresel bir perspektifle aktaran analizler.
- Aposto Radyo için hazırladığımız podcast ve sesli belgesellere websitemiz ve mobil uygulamamızdan erişim imkanı.

DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
YAZARLAR

Seren Erciyas
Kültür-sanat editörü

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
OKUMAYA DEVAM EDİN
Renata Salecl, birçok kitabında neden sonuç bağlamında gündeminde tuttuğu neoliberalizm değişmezini, yeni kitabı "Kabalık Çağı"nda da pergelin sabit ayağı olarak kullanıyor. Bireyselden toplumsala yeni liberal düzenin yarattığı sosyal erozyonu incelerken deyim yerindeyse çuvaldızı hem dayatılmış neoliberal düzene hem de onun heveslisi, faili, sürdürücüsü ve kurbanı durumundaki günümüzün şaşkın bireyine batırıyor.

Virtüöz davulcu Jojo Mayer, “ME/MACHINE” projesi ile geçen Cuma akşamı Terminal Kadıköy’ün içinde bulunan Komünite’de sahne aldı ve akustik davul ile yapay zekayı aynı sahnede gerçek zamanlı bir diyaloğa soktuğu canlı bir performans sundu. Mayer ile insan-makine etkileşimli benzersiz müzik deneyimi konuştuk. Sanatçı, teknolojiden korkmak yerine onu müziğine nasıl adapte ettiğini anlattı.

Dying for Sex’te (2025) yaralı, öfkeli ve arzularıyla var olabilen bir kadın yaratan Elizabeth Meriwether, Furious’ta da kadın öfkesinin başka bir yüzüne bakıyor. Dizinin üç kadın karakterinin öfkeleri aynı yerden doğmuyor, aynı biçimde dışarı vurulmuyor ve onları aynı yola götürmüyor. Fakat üçü de kendilerinden önce başka kadınların taşıdığı öfkeden bir parça devralıyor. İlk sezon sona erdiğinde geriye tek bir kadının intikamından çok daha fazlası kalıyor: Kuşaktan kuşağa, bedenden bedene dolaşan ve kendisine başka başka yollar arayan bir kadın öfkesi.

Sadakatsizliğe uğramak insanın eğitimiyle, yaşıyla, güzelliğiyle, zekasıyla ya da ne kadar “iyi bir partner” olduğuyla açıklanabilecek bir şey değil. Yine de insan böyle bir şey yaşadığında çoğu zaman suçu kendisinde arıyor. Oysa bu soruların çoğunun sebebi kontrolümüz dışında gelişen bir olayı yeniden kontrol edilebilir hâle getirme çalışmamız. "Sadakatsizlikle nasıl başa çıkarım?" diye düşünenler için üç kitap.

"Anatomy of a Fall"un Oscar ödüllü senaristi Arthur Harari, yeni filmi "The Unknown"da beden değiştirme motifini fotoğraf, kent hafızası ve kimlik üzerine tekinsiz bir bilmeceye dönüştürüyor.




