Hardcore punk'ın yükselen yıldızı: Turnstile Viyana konseri

Son yıllarda canlı müzik sahnesini altüst eden hardcore punk grubu Turnstile’ı izlemek için Viyana’dayız. Dünyada müzik otoritelerinin övgüyle bahsettiği yeni albümleri "Never Enough"ın şarkılarıyla pogoya omuz atıyoruz.
Hardcore punk'ın yükselen yıldızı: Turnstile Viyana konseri

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Charli xcx, Coachella Festivali’ndeki performansıyla bu yaz sanatsal anlamda nelerin popüler olacağını duyurdu. Geçen yazın yıldızı, hemen arkasındaki LED ekranda birçok yönetmen ve müzisyeni sıralayıp yanlarına “summer” ibaresini yazdı ve bunlardan biri de “Turnstile Summer”dı.

Baltimore çıkışlı Turnstile, günümüzün en önemli hardcore punk gruplarından biri. 2021’de yayımladığı üçüncü albümü Glow On ile türün süperstar kategorisine kadar yükselmeyi başardı. Grammy’e aday oldu, ilhamı Blink 182’un ön grubu olarak turneye çıktı. BADBADNOTGOOD ve Blood Orange ile çalışmalarıyla müziklerinin sadece tek bir türe sıkışmadığını da gösterdi. Grup, yavaş yavaş yükselirken dördüncü albümü Never Enough, hayranları için bir merak unsuru oldu. Albümden tekliler yayımlanırken hardcore punk’ın içine dream pop, funk gibi türler katılınca neler olabileceğini de dinleyicisine gösterdi. Şarkılarının özünü evet hardcore oluşturuyordu ama bu müziğin çok daha kuralsız olduğunu gösterdiler. Turnstile, synth ve üflemeli çalgılarla zenginleştirdikleri parçalarıyla melodik ve şu ana dair bir hardcore türü ortaya çıkardı.

Never Enough yayımlanmadan hemen önce ilk konserini, memleketi Baltimore’da Wyman Park Dell’de verdi. Evsizlere bağış toplamak için düzenlenen bu performansta yeni şarkıların duyurusu yapıldı. Konserin videoları ise VHS formatında ve 90’lar nostaljisinde kaydedildi. Sosyal medyaya düşen videolar o kadar etkileyiciydi ki viral oldular. Sahneye çocuklarıyla atlayan seyircinin stage diving anları, mosh pit alanı yaratıp pogo yapan hayranların şarkılara tüm kalbiyle eşlik etmesi, hoparlörün devrilmesi... Turnstile’ı canlı izlemek "bir deneyim" olarak ifade edildi.

Turnstile, 6 Haziran’da yayımladığı Never Enough albümüyle de hardcore punk’ın 2025’teki fotoğrafını çekti. Vokal Brendan Yates’ın çöküşünü anlattığı ve kırık bir kalbiyle baş etmeye çalıştığı şarkı sözlerine mükemmel müzikal düzenlemeler eşlik etti. Ve şarkılarını çalmak için yeniden yola çıktılar.

Sahnede izlediğimiz Turnstile, albümün de ötesinde

Turnstile’ı Viyana’da yakalıyorum. Finlandiya, İtalya, Çekya ve Slovakya gibi pek çok ülkeden gelenlerle birlikte, 1896-1899 yılları arasında Viyana'nın aydınlatma ve ısınma ihtiyacını karşılayan eski gaz merkezi, bugünün kültür ve sanat mekanı Gasometer’de. Turnstile, konserin açılışını "Never Enough" ile yapıyor. Grubun yeni albümü fazlasıyla güçlü ama sahnede izlediğimiz Turnstile, albümün de ötesinde. Hardcore gruplarının müzikal anlamda çoğunlukla aynı çizgide ilerlediğine dair önyargılarımı yerle bir ediyorlar. 

Brendan Yates, zaman zaman mikrofon ayaklığını havaya kaldırıyor ve kalabalık, yakın zamanda çıkan tüm şarkıları ezbere söylüyor. "Blackout" çaldığında ise konser mekanı adeta alev alıyor. Yates, hemen önündeki pogoyu hissedercesine sahnede zıplamaya devam ediyor. Müthiş bir enerjisi var. Canlı performansta vokali çok daha güçlü duyuluyor. Ancak en dikkat çekici olan, grubun her bir üyesinin, enstrümanında neredeyse kusursuz bir hakimiyet göstermesi. Hardcore gruplarında davulcunun iyi olması gerektiği yönündeki efsane, Daniel Fang’in davul performansıyla bir kez daha vücut buluyor.

Hayranlar konser boyunca “mosh, mosh, mosh” ya da “turn, turn, turn” diye bağırarak yuvarlaklar çiziyor, pogo yapıyor ve stage diving’e katılıyor. Arada sırada sahneye çıkan seyirciler, adeta denize atlar gibi kendilerini kalabalığın içine bırakıyor. Yates, hayranlarını asla dışlamıyor; sahneye atlayan herkesle el sıkışıyor ve stage diving için onlara cesaret veriyor. Kadın ya da erkek fark etmeksizin, herkes kendini kalabalığın kollarına güvenle bırakıyor.

Turnstile, “Underwater Boi” gibi ruhani bir şarkının ardından gelen “Holiday” şaheseriyle hayranların ateşini daha da yükseltiyor. Grubun görece uzun şarkılarından “Look Out For Me” bile enerjiyi bir an düşürmüyor. Yates ve ekibi, sahnenin ortasından ışık saçıyor.

Ayrılık acısına iyi gelen konser

Grup, yeni albümlerine dair yakın zamanda New York Times’a verdiği röportajda şöyle diyor: 

Genel olarak hardcore müzik keder, üzüntü, öfke, mutluluk, neşe, zaferle ilgili olabilir. Ancak bu müziğin, her zaman sizi iyi hissettiren bir şey olarak sunulduğunu hissediyorum. Ayrıca bazen de tek istediğiniz suratınıza yumruk atılmasıdır.”

Albümün prodüktörü ve tüm şarkılarının yazarı Yates, parçalarında duygulara odaklanmayı seçip kaygılı bir ifade ortaya koyuyor. Bu da 30’lu yaşların ortasındaki dinleyicisiyle çok daha içsel bir yakınlık kurmasını sağlıyor.

Ben de birkaç gün önce trajik bir şekilde biten ilişkimin tüm acısını, tam da grubun istediği gibi, o konserde bırakıyorum. Konserdeki çoğu parça adeta suratıma yumruk atıyor. Bağırarak şarkı söylüyorum, zıplıyorum, ben de yumruğumu havaya kaldırıyorum; arada Never Enough albümündeki duygusal şarkı sözlerinde insanlarla omuz omuza çarpışırken gözlerim doluyor ve en önemlisi grubun bana verdiği tüm bu duygu karmaşasının içerisinde tek bir şeyden emin oluyorum, kendimi çok iyi hissediyorum. Ayrılık acısını Turnstile ile atlatıp, arınıyorum. Konserlerin amaçlarından biri de aylarca dinlediğiniz şarkıları canlı işitmenin yanı sıra sizin gibi aynı hislere sahip insanlarla bir arada olmanın verdiği mutluluk değil midir?

Turnstile, sahnesini "Birds" ile bitiriyor. Albümün en hızlı tempolu hardcore şarkısıyla. Turnstile bizi son bir çılgınlığa götürürken seyirciler arasında daha çok pogo görmek istiyor. Tartışmasız en popüler hardcore grubunu bu kadar küçük bir sahnede izlemek ise büyük bir şans. Çünkü yakında büyük arenalarda sahne alacaklar ve bir daha Turnstile’ı bu kadar küçük bir ölçekte bir sahnede görmeyeceğiz. Ezcümle, günümüzün hardcore müziği nasıl diye merak ediyorsanız, Turnstile’ı kesinlikle dinlemeye başlayın.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

YAZARLAR

Eda Solmaz

Müzik yazarı

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende

HİKAYE

32. Saraybosna Film Festivali: Balkanlar sineması ve Cannes’ın öne çıkanları

Saraybosna Film Festivali’nin 32. yılında yarışmanın öne çıkanlarına, Balkan sinemasının yakın geçmişle ilişkisine ve festivalin en iyi filmlerine yakından bakıyoruz.

Emre Eminoğlu

·

24 Ağu 2026

32. Saraybosna Film Festivali: Balkanlar sineması ve Cannes’ın öne çıkanları
DuendeDuende

HİKAYE

The Invite: Bir ilişkiyi ayakta tutan nedir?

Olivia Wilde’ın "The Invite"ı, boşanmanın eşiğindeki bir çiftin evlerine misafir olan başka bir çift üzerinden arzuyu, evliliği, kadınlık deneyimlerini ve birlikte yaşamanın performatif hâllerini didikliyor. Tek mekana sıkışan film, seksin bir ilişkinin nedeni değil semptomu olduğunu söylerken asıl soruyu sonu bırakıyor: Bir ilişkiyi ayakta tutan şey arzu mu, alışkanlık mı, yoksa ilişkinin içinde kendin olabilmek midir?

Aslı Ildır

·

24 Ağu 2026

The Invite: Bir ilişkiyi ayakta tutan nedir?
DuendeDuende

HİKAYE

Caz Datça’nın ritmine karışırken: DatJazz'da Melina ile Doğu Akdeniz müziği üzerine

Datça’nın doğası ve Akdeniz ruhunu cazla buluşturan DatJazz’ın ilk yılında festivaldeydik. Yunan ve Fransız kültürü arasında büyüyen genç sanatçı Melina ile buluştuk ve geleneksel ile moderni buluşturan Doğu Akdeniz müziği üzerine konuştuk.

Eda Solmaz

·

24 Ağu 2026

Caz Datça’nın ritmine karışırken: DatJazz'da Melina ile Doğu Akdeniz müziği üzerine
DuendeDuende

HİKAYE

Kurgunun tasfiyesi: Otobiyografik anlatı edebiyatı nasıl istila etti?

Otobiyografik kurgu, memoir ve “dolaysızlık” estetiği çağdaş edebiyatın merkezine yerleşirken kurgu, hayal gücü ve başka dünyalar kurma iddiası giderek geri çekiliyor. Édouard Louis’den Karl Ove Knausgård’a uzanan bu yeni gerçekçilik, edebiyatı bir “otantiklik piyasası”na dönüştürürken okuru başka dünyaları tahayyül etmeye değil ona yalnızca empatiyle yaklaşmaya çağırıyor. Politik ve kültürel olarak alternatifsiz bırakılmış dünyanın edebiyattaki semptomları.

Enes Köse

·

21 Ağu 2026

Kurgunun tasfiyesi: Otobiyografik anlatı edebiyatı nasıl istila etti?
DuendeDuende

HİKAYE

Kazdağları'nın geçmişine uzanan bir köprü: Doğaya Sanat programı

Kazdağları’nın ekolojik kırılganlığı ile Mehmetalan Köyü’nün Tahtacı kültürü, sözlü hafızası, mitoloji ve tarih anlatılarıyla ilişki kuran Doğaya Sanat programı ekoloji, yerel kültür ve sanat arasındaki bağı; araştırma, karşılaşma, birlikte düşünme ve üretme pratiği üzerinden ele alıyor. Programın kurucuları Barış Atağ, Oğuzhan Taflı ve program direktörü Derya Yücel ile bu uzun soluklu ilişkinin nasıl kurulduğunu konuştuk.

Melike Bayık

·

21 Ağu 2026

Kazdağları'nın geçmişine uzanan bir köprü: Doğaya Sanat programı