HAREKETİN DIŞINDA: UYARLANABİLİR MODA

AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
Son yıllarda tüketiciler, üreticilerden şeffaflık ve hesap verebilirlik talep ettikçe sürdürülebilirlik moda endüstrisinde bir terim hâline geldi. Moda platformu Lyst'te yapılan araştırma sonucunda 2019'da sürdürülebilirlik için yapılan aramalar %75 artarken ikinci el giyim pazarının 2028 yılına kadar hızlı modanın 1,5 katına çıkacağı tahmin ediliyor.
Daha sürdürülebilir bir pazara yönelik bu adımlar; çevre, hazır giyim işçileri ve tüketiciler için inkâr edilemez derecede olumlu ancak bazı bedenler hareketin dışında bırakılıyor. Büyük bedenler kendi bedenlerinde ikinci el veya sürdürülebilir şartlarda üretilen ürün bulmakta zorlanırken engelliler bu kapsamda hiç düşünülmemiş görünüyor.
UYARLANABİLİR MODA NEDİR?
Engellilerin şık, rahat ve uyum sağlayan kıyafetler bulması oldukça zor. Uyarlanabilir moda, kendi kendine giyinmekle ilgili zorluk çeken insanlar için tasarlanmış kıyafetleri tanımlamak için kullanılan bir terim. Düğmeler yerine manyetik kapatmalar, gizli fermuarlar ve tüp erişimi için açıklıklar gibi kolay çözümler sunuyor ve engelli insanlar için rahatlık ve kolaylık sağlıyor. Dolayısıyla denkleme sürdürülebilirliği de eklediğinizde hem erişilebilir hem de çevre dostu seçenekler bulmak günümüz şartlarında imkânsız gibi görünüyor.
ATILAN ADIMLAR
Şimdiye kadar engellilere hitap eden en büyük isim, çevrim içi bir şekilde satın alınabilecek uyarlanabilir bir koleksiyona sahip olan Tommy Hilfiger. Bununla birlikte pazardaki boşluğu tespit eden ve hem uyarlanabilir hem de sürdürülebilir giysiler tasarlayan bazı öncü moda markaları var. Bunlardan biri de giysi teknolojisi uzmanı Victoria Jenkins'in uyarlanabilir modaya ayrıcalık, stil ve sürdürülebilirlik getirme vizyonuyla 2017 yılında kurduğu Unhidden Clothing.
Markanın ilk kapsül koleksiyonu, tamamen kullanılmayan kumaşlardan yapılmış, beş kadın ve beş erkek ürününden oluşuyor. Victoria’nın hikâyesi de manidar; markasını kurmadan üç yıl önce hastanede, muayene edilmek üzere tüm kıyafetlerini çıkarmakta zorlanan bir kadınla tanıştığında, engelliler için kıyafet eksikliğinin ve durumun yarattığı zor şartların farkına varmış. Düşüncelerini de şöyle aktarıyor: "Giysi teknoloji uzmanı olarak işim kıyafet tasarlamaksa bu sorunu çözmenin yolları olması gerektiğini düşündüm ve araştırmaya başladım. Mevcut hiçbir şey yoktu ve varsa bile hiç şık değildi. Üstelik bunun sürdürülebilir bir yanı da yoktu.”
Engelli insanların %80'i engelli doğmadığından, Victoria; müşterilerin mevcut kıyafetlerini değiştirme hizmeti sunarak israfı önlemeyi ve müşterilerine bu ürünleri bedenlerine nasıl adapte edebileceklerini öğretmek için de atölye planlamaları yapıyor. Bununla birlikte “İnsanların kendilerini rahat hissettirecek giysiler almalarına paranın engel olmasını istemiyorum.” diyor. Bu nedenle Unhidden, herkesin rahat kıyafetlere ulaşabilmesi için Klarna üzerinden ödeme planları da sunuyor.
GELECEĞİN ÖNCÜ MARKALARI
Neyse ki son yıllarda uyarlanabilir ve sürdürülebilir modanın erişilebilirliğinde yavaş ama istikrarlı adımlar da atılıyor. So Yes, Jessie Provoost ve Sofie Ternest tarafından Belçika'da kurulan bir başka önemli engelli moda markası.
Provoost ve Ternest, engellilerin kıyafet giyerken zorlandıklarını fark ettikten sonra bilgi ve deneyimlerini bir araya getirerek 2016 yılında So Yes'i kurdular. Tekerlekli sandalyeye uygun pantolon ve etekler, lastikli pantolon ve manyetik fermuarlı ceketlerden oluşan hem erkek hem de kadın giyim koleksiyonu sunuyorlar. Adaptif kıyafetler üreten diğer birçok moda markası da engelliler için uyarlanabilecek belirli bir ürüne odaklanmayı tercih ediyor. Örnek vermek gerekirse; Birleşik Krallık'ta çevre dostu ve erişilebilir kot pantolonlar üreten I Am Denim, özellikle karın ameliyatı geçirmiş, yara izi bırakmış veya fıtık problemi olanlara yönelik kotlar sunuyor. Her bir kot pantolon, eğilirken veya uzanırken karın çevresinde destek sağlayan Ultimate Tummy Control Teknolojisi ile entegre ediliyor.
Sonuç olarak moda, yüksek bir ses. Dayanışma. Bu sebeple de tek bir yöne bakmamıza imkân yok. Üreticilerin daha geniş bakış açılarına sahip olmaları için daha yüksek sesle konuşmalıyız. Biz herhangi bir ırka, sınıfa, toplumsal cinsiyete, yaşa, biçime ya da beden gücüne bakmaksızın üretilen, desteklenen bir endüstrinin tarafıyız.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
NEREDE YAYIMLANDI?
Durum felaket acil: "Ergene'nin zehirli suları Marmara'ya akmasın, vana kapatılsın, derin deşarj durdurulsun" kampanyası ve Marmara Denizi çevre felaketi, sürdürülebilirlik hareketinin dışında bırakılan uyarlanabilir moda ve dahası.
27 Haz 2021

YAZARLAR

Angst
Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Dünyada her ay 2 milyardan fazla kadın regl oluyor. Bu durum kadın fizyolojisinin doğal bir parçası olsa da tıp literatüründe en az araştırılan konulardan biri. Bu görmezden gelme hâli, milyonlarca kadının güvenli hijyen koşullarına, hijyenik ürünlere ve doğru bilgiye erişemediği daha geniş bir tablonun parçası. "Ölümcül körlük" yazı dizisinin ikinci bölümünde regl tabusunun hastalıkların teşhisini geciktirmekten okulda ve işyerinde ayrımcılığa uzanan görünmez sonuçlarını kadınların tanıklıklarıyla ele alıyoruz.

Müfredatı, sınav sistemini, okul yapılarını ve öğretim araçlarını sürekli reformlardan geçiriyoruz. Fakat eğitimde karşılaştığımız hemen her güçlüğü yine okulun içinden, okulun dili ve araçlarıyla çözmeye çalışıyoruz. Oysa reformdan önce okula hangi gözle baktığımızı, öğrenmeyi neden okulla özdeşleştirdiğimizi ve çocuğu bir özne olarak görüp görmediğimizi sorgulamak gerekiyor.

Dünya Meteoroloji Örgütü’nün son raporuna göre El Niño fenomeni, gelecek aylarda yağış ve sıcaklık düzenlerinde büyük etkiler yaratacak; sel, kuraklık ve aşırı sıcaklık riskleri artarak ortaya çıkacak. “Son 40 yılın en güçlü El Niño’su” olabileceği belirtilen bu durum için dünya genelinde olağanüstü hazırlık çağrıları yapılıyor.

Bazen birini o an biraz tedirgin etmek ya da yüzleşmekten çekindiği bir gerçeği sakince paylaşmak, uzun vadede hem ona hem de ilişkiye sunulabilecek en içten ve yapıcı katkı oluyor. Belki de esas mesele, ne patavatsızca her şeyi ortaya dökmek ne de çekinip sessizliğe gömülmek… Nezaket görüntüsü altında kendi rahatımızı mı, yoksa karşı tarafın ve ilişkinin gerçek gelişimini mi düşündüğümüzü kendimize dürüstçe itiraf edebilmemiz gerekiyor.

Tıp, uzun yıllar erkek bedenini temel alarak araştırdı, hastalıkları tanımladı ve teşhis kriterleri geliştirdi. Bunun sonucun ise kadınların özellikle bazı hastalıklarda daha geç veya yanlış teşhis alması, tedaviye erişimde eşitsizlik ve yalnızca kadınları etkileyen sağlık sorunlarının yeterince araştırılmaması oldu. "Ölümcül Körlük" dizisinin ilk yazısı, tıbbın cinsiyet körlüğünün nasıl oluştuğunu ve bunun kadın sağlığı üzerindeki sonuçlarını inceliyor.



