Her şeye rağmen Baltimore

2000'lerde yükselişe geçen indie müzik sahnesiyle Baltimore, adını temize çekiyor.
Her şeye rağmen Baltimore

Tamadres - Duende - 14 Mayıs
Tamadres ile birlikte

Yeni kitap siparişlerinizin tamadres’i

Tam kapanmanın son günleri yaklaşırken kitaplığınızdaki okunmamış kitaplar azalmış ve yeni kitap listenizi oluşturmaya başlamışsanız size hem çok sayıda kitaba ulaşabileceğiniz hem de yeni kitaplarınız gelene kadar keşfedilecek içerikler…

Daha fazlasını öğren →

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Yaşadığımız şehirlerle ilişkimizi konserlere benzetiyorum. Sahnedeki müzik seyirciyi etkiliyor, değiştiriyor; seyircinin tepkisi sahnedeki müzisyenleri etkiliyor, değiştiriyor. İki taraf arasındaki döngü, birbirini besleyip zenginleştiriyor. Şehirler insanları, insanlar şehirleri biçimlendiriyor. Bazen bir şehrin kimliği, sanatçının müziğine sızıyor, ona yeni manzaralar ekliyor. Bazen müzik, şehri biçimlendirip yaralarını sarıyor. Baltimore’da olduğu gibi.

ABD’nin doğu kıyısında, New York’un üç buçuk saat güneyindeki Maryland eyaletinin en kalabalık şehri Baltimore. 2000’lerin başarılı suç draması The Wire'ı izleyenler, Baltimore sokaklarına yabancı değil. Eğitimden güvenliğe, yaşamsal sistemlerin işlevini yerine getiremediği, sokakların çetelere teslim edildiği, nüfusun %10’unun eroin bağımlısı olduğu tahmin edilen, ülke ortalamasının kat kat üzerindeki suç oranıyla yanıp sönen bir ünlem işareti gibi. 18. yüzyıldan itibaren önemli bir liman şehri olarak hızla gelişen, endüstrileşmeyle büyüyen, şimdi ise fabrikaların kapanmasıyla hizmet sektörünün öne çıktığı Baltimore’da nüfusun çeyreği, yoksulluk sınırının altında yaşıyor.

Baltimore, yaşam koşullarını zorlaştıran bütün bu istatistikler dışında bir şeyle daha tanınıyor; güçlü müzik sahnesi. 2016 tarihli bir araştırmaya göre, şehirdeki kültür sanat sektörü yıllık 55 milyon dolarlık bir ekonomi yaratıyor ve bünyesinde yaklaşık 15 bin tam zamanlı çalışan barındırıyor. Baltimore kuruluşundan beri hep müzikle iç içe olmuş. Caz, ragtime, gospel gibi türlerin yanı sıra klasik müzik ve opera da Baltimore’da köklü bir tarihe sahip. Şehrin ilk profesyonel orkestrası Peabody Orchestra, 1866’da kurulmuş. Biz çok daha yakın bir zaman dilimine, 2000’ler sonrasına çeviriyoruz dikkatimizi.

Beach House

Beach House
Fotoğraf: Paulo Dourado


Kendin-yap kültürünü benimsemiş sanat alanları, kiraların görece düşük olduğu şehri sararken, farklı türlerde birçok isim Baltimore’dan dünyaya açılmaya başlıyor. Animal Collective, Beach House, Future Islands, Dan Deacon, Wye Oak, Snail Mail, Lower Dens, Matmos, JPEGMAFIA… Matmos’tan Martin Schmidt, Baltimore müzik sahnesinin “garipliklere” çok daha açık olduğunu söylüyor. Seyircinin sahnede gördüğü şeyi yargılamadığını, “bu yeterince cool mu” diye düşünmediğini, aksine orijinal olduğu sürece onu sahiplendiğini anlatıyor. Baltimore Sun gazetesi, 2017’de şehirdeki genç müzisyenlere, Baltimore’un onları nasıl etkilediğini soruyor. Verilen yanıtlar, çözülmesi gereken birçok sorunu olan ve yoksulluğun sürekli gündemde olduğu bir şehirde, insanların yaşamlarını zenginleştiren sanata ne kadar çok değer verdiğini ortaya koyuyor.

Baltimore müzik sahnesinin tüm dünyada kendinden bahsettirecek konuma gelmesinde, müzisyenlerin desteklenmesinin etkisi büyük. 2002’de kurulan Baltimore Tanıtım ve Sanat Ofisi, farklı alanlarda düzenlediği festivallerin yanı sıra, sanatçılara yönelik hibe programlarıyla da şehrin kültür yaşamında önemli rol oynuyor. Ofis, Covid-19 sürecinde de sanatçılara destek oluyor.

Mutenalaştırma sonucu hem siyah hem beyazların yerinden edildiği Baltimore’da insanlar, toplulukların öneminin farkında. Şehrin yetiştirdiği sanatçılar sokaklardaki hayatı ve mücadeleyi şarkılarına aktarırken, sosyoekonomik olarak yaralanmış bu bölgede yaşamanın sonucu olan kolektif üretim bilincine sahip çıkıyorlar.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende
∙

BÜLTEN SAYISI

"Haydi sor sor!"

Bu hafta "Duende Okur Buluşmaları"yla sizinle konuşmaya geldik. Başka ne var ne yok derseniz: Nicolas Jaar ve Sasha Spielberg buluşması, müziğin şehri Baltimore, sahte ve ciddi American Vandal ve dahası.

14 May 2021

Tamadres ile birlikte
Baltimore National Aquarium, Fotoğraf: Clarence Holmes

YAZARLAR

Artemis Günebakanlı

Duende müzik yazarı

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende
∙

HİKAYE

Bibliyoterapide bu hafta: Yaşlanmaktan korkanlar için kitap reçetesi

Yaşlanmakla yaşlı rolünü oynamak birbirinden farklı şeyler. Yaşlanacağız. Bedenimiz değişecek. Fakat bedenimizin değişmesiyle kişiliğimizin, arzularımızın ve dünyayla kurduğumuz ilişkinin belirli bir kalıba sokulması arasında da zorunlu bir bağ yok. Yaşlanmaktan korkanlar için üç kitaplık bir reçete.

Aslı Perker

·

23 Eki 2026

Bibliyoterapide bu hafta: Yaşlanmaktan korkanlar için kitap reçetesi
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Sevginin kusurlu mirası: Çağdaş sinemada baba-kız ilişkisine üç farklı bakış

Charlotte Wells’in "Aftersun", Joachim Trier’in "Sentimental Value" ve Rodrigo Sorogoyen’in "El ser querido" filmleri, baba-kız ilişkisinin üç farklı dönemine ve üç ayrı duygusal biçimine bakıyor. Birinde geçmişe dönerek babasını anlamaya çalışan bir kız, diğerinde geçmişin yükünü bugünkü ilişkilerine taşımış iki kız kardeş, bir diğerindeyse yıllar sonra yeniden karşılaşıp eski hesapları açan bir baba-kız.

Mehmet Sindel

·

23 Eki 2026

Sevginin kusurlu mirası: Çağdaş sinemada baba-kız ilişkisine üç farklı bakış
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Primetime: Reyting uğruna her şey gösteriye dönüşebilir mi?

Lance Oppenheim’ın yeni filmi "Primetime" Chris Hansen’ın televizyon dünyasını güçlü oyunculuklarla yeniden kurarken reyting hırsının insani bedellerini ve gösterinin etik sınırlarını incelemekte yüzeysel kalıyor.

Emre Eminoğlu

·

23 Eki 2026

Primetime: Reyting uğruna her şey gösteriye dönüşebilir mi?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Riace Bronzları'ndan Türkiye’ye bir müze ekosistemi: Bir müze nerede biter?

Kültürel mirası turizmin hizmetine sokmak başka şey; turizmi kültürel mirasın daha derin ve daha sürdürülebilir biçimde deneyimlenmesine aracılık edecek şekilde tasarlamak başka. İkisini birbirine karıştırdığımızda eser kolayca bir logoya, bir hediyelik eşyaya veya sosyal medyada tüketilen bir görsele dönüşebilir.

Özge Şimşek

·

22 Eki 2026

Riace Bronzları'ndan Türkiye’ye bir müze ekosistemi: Bir müze nerede biter?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Yas üzerine düşünceler: Ayakkabılarını aldılar, mesajları kaldı yadigar

Ölenlerin eşyalarını dağıtıyoruz ama telefonlarımızda sesleri, mesajları, görüntüleri kalıyor. Sandra Wollner’ın "Her Defa" filminden hareketle, kapıya konan ayakkabılardan cevap beklediğimiz mesajlara uzanan yas hâlleri üzerine düşünceler.

Yasemin Kaya

·

22 Eki 2026

Yas üzerine düşünceler: Ayakkabılarını aldılar, mesajları kaldı yadigar