Heykelden Albüm Kapağına

Müzik ve tasarımın, ses ve görselliğin birbirini beslediği albüm kapakları, 1983’te Talking Heads ve tasarımcı Robert Rauschenberg’i Grammy ödüllü bir albüm tasarımında buluşturdu.
Heykelden Albüm Kapağına

Jam Session - Duende - 27 Mart
Jam Session ile birlikte

Jam Session sahnesi Büyük Ev Ablukada’yla açılıyor

İrlanda ruhunu İstanbul’un en güzel sahnelerine taşıyan ve şehrin iki yakasını alternatif sahnenin öne çıkan isimleriyle bir araya getiren The Irish Spirit Jam Session’ın geri döndüğünü geçtiğimiz hafta duyurmuştuk. Şimdi sıra geldi, hem…

Daha fazlasını öğren →

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İşlerini “hayat ve sanat arasındaki boşlukta” konumlayan Rauschenberg, kariyerinin başından beri müzikle ilgiliydi. Black Mountain College’daki yıllarında John Cage ile tanışan sanatçı, 1951 tarihli “White Painting” resmiyle, Cage’in ünlü eseri 4’33’’ için ilham kaynağı olmuştu. New York’taki ilk yıllarını ressamlardan çok müzisyenlerle geçiren Rauschenberg, onlarla daha kolay iletişim kurduğunu söylüyordu. Rauschenberg’in sanatını albüm kapağına taşımak ise Talking Heads kurucusu David Byrne’ün fikriydi. 

Rauschenberg’in işlerini 80’lerde New York’taki galerilerde gören Byrne, bir albümde birlikte çalışmaları ihtimalinden heyecan duyuyordu. 1982’de, Pasadena’da izlediği bir Talking Heads konserinden sonra kulise girip grupla tanışan Rauschenberg, onlara “Bir sonraki albümünüzün kapağını kim yapıyor?” diye sorduğunda, grubun cevabı çoktan hazırdı: “Sen!” Böylece Rauschenberg, Talking Heads’in beşinci albümü Speaking in Tongues'ın tasarımını üstlendi.

Speaking in Tongues tasarımının çıkış noktası, sanatçının 1967’de yaptığı “Revolver” adlı heykel çalışmasıydı. Bir kaide üzerine dikey yerleştirilmiş beş mika daire, motorlar tarafından döndürüldükçe üzerlerindeki renkli serigrafi baskılar farklı kompozisyonlar ortaya çıkarıyordu. Bu fikri plak formatına aktaran Rauschenberg, şeffaf plak ve aynı boyutta iki mika daire kullanarak benzer bir etki elde etti. Şeffaf yüzeylere basılmış görseller, plağı eline alanlar için sonsuz ihtimalli bir kolaj yaratıyordu. Bu görselliği etkisini koruyarak sunmak için plak kapağının da şeffaf olması gerekiyordu. Rauschenberg’in tasarımının ancak sınırlı sayıda satışa sunulabileceği bu noktada netleşti çünkü şeffaf kapak, üretim maliyetlerini yükseltiyordu. Şeffaf vakum kalıplı plak kapağını üretebilecek firmayı bulmak bile altı ay aldı.

1983 yazında 50 bin kopya olarak satışa sunulan Speaking in Tongues plağı, Talking Heads dinleyicilerine sadece 13 dolara bir Rauschenberg eserine sahip olma imkânı veriyordu. Andy Warhol’un dediğine göre Rauschenberg’in canı, kapak tasarımından sadece 2 bin dolar kazandığı için sıkkındı. David Byrne ve Rauschenberg imzalı 1000 plak ise 100 dolardan satılıyordu.

Speaking in Tongues, koleksiyonluk bir parça olmasının yanı sıra, Burning Down the House single’ıyla Talking Heads’i ABD müzik listelerine taşıdı. Sınırlı sayıda basılan Rauschenberg tasarımı tükendikten sonra albüm, David Byrne’ün tasarladığı alternatif bir kapakla piyasaya sürüldü.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende
∙

BÜLTEN SAYISI

Hayat ve sanat arasındaki boşlukta

İçindekiler: Bir pop yalnızlığı, aşırılığın belgeleri, heykelden albüm kapağı, problemli oran 85/15 ve dahası.

26 Mar 2021

Jam Session ile birlikte
Kaynak: Artsy Fotoğraf: Terry Van Brunt

YAZARLAR

Artemis Günebakanlı

Duende müzik yazarı

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende
∙

HİKAYE

Bibliyoterapide bu hafta: Yaşlanmaktan korkanlar için kitap reçetesi

Yaşlanmakla yaşlı rolünü oynamak birbirinden farklı şeyler. Yaşlanacağız. Bedenimiz değişecek. Fakat bedenimizin değişmesiyle kişiliğimizin, arzularımızın ve dünyayla kurduğumuz ilişkinin belirli bir kalıba sokulması arasında da zorunlu bir bağ yok. Yaşlanmaktan korkanlar için üç kitaplık bir reçete.

Aslı Perker

·

23 Eki 2026

Bibliyoterapide bu hafta: Yaşlanmaktan korkanlar için kitap reçetesi
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Sevginin kusurlu mirası: Çağdaş sinemada baba-kız ilişkisine üç farklı bakış

Charlotte Wells’in "Aftersun", Joachim Trier’in "Sentimental Value" ve Rodrigo Sorogoyen’in "El ser querido" filmleri, baba-kız ilişkisinin üç farklı dönemine ve üç ayrı duygusal biçimine bakıyor. Birinde geçmişe dönerek babasını anlamaya çalışan bir kız, diğerinde geçmişin yükünü bugünkü ilişkilerine taşımış iki kız kardeş, bir diğerindeyse yıllar sonra yeniden karşılaşıp eski hesapları açan bir baba-kız.

Mehmet Sindel

·

23 Eki 2026

Sevginin kusurlu mirası: Çağdaş sinemada baba-kız ilişkisine üç farklı bakış
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Primetime: Reyting uğruna her şey gösteriye dönüşebilir mi?

Lance Oppenheim’ın yeni filmi "Primetime" Chris Hansen’ın televizyon dünyasını güçlü oyunculuklarla yeniden kurarken reyting hırsının insani bedellerini ve gösterinin etik sınırlarını incelemekte yüzeysel kalıyor.

Emre Eminoğlu

·

23 Eki 2026

Primetime: Reyting uğruna her şey gösteriye dönüşebilir mi?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Riace Bronzları'ndan Türkiye’ye bir müze ekosistemi: Bir müze nerede biter?

Kültürel mirası turizmin hizmetine sokmak başka şey; turizmi kültürel mirasın daha derin ve daha sürdürülebilir biçimde deneyimlenmesine aracılık edecek şekilde tasarlamak başka. İkisini birbirine karıştırdığımızda eser kolayca bir logoya, bir hediyelik eşyaya veya sosyal medyada tüketilen bir görsele dönüşebilir.

Özge Şimşek

·

22 Eki 2026

Riace Bronzları'ndan Türkiye’ye bir müze ekosistemi: Bir müze nerede biter?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Yas üzerine düşünceler: Ayakkabılarını aldılar, mesajları kaldı yadigar

Ölenlerin eşyalarını dağıtıyoruz ama telefonlarımızda sesleri, mesajları, görüntüleri kalıyor. Sandra Wollner’ın "Her Defa" filminden hareketle, kapıya konan ayakkabılardan cevap beklediğimiz mesajlara uzanan yas hâlleri üzerine düşünceler.

Yasemin Kaya

·

22 Eki 2026

Yas üzerine düşünceler: Ayakkabılarını aldılar, mesajları kaldı yadigar