Hızlı kirleten sektör: Moda

Hazır giyim ve moda sektörü, 92 milyon atıkla dünya atığının %4’ünü üretiyor. "Modası geçen" ve "giyilmeyen" giysilerin oluşturduğu devasa atık yığını, sektörün çevreci bir ajanda benimsemesinin aciliyetini ortaya koyuyor.
Hızlı kirleten sektör: Moda

Lexus - 10 Eylül Pareto
Lexus ile birlikte

Lexus Instagram

Daha fazlasını öğren →

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

İllüstrasyon: Ayşe Ezgi Yıldız

İklim üzerindeki kişisel etkimizi düşündüğümüzde aklımıza ilk olarak tükettiğimiz enerji, harcadığımız benzin veya plastik atıklarımız geliyor. Halbuki, yeni bir kıyafet aldığımızda veya aldığımız bir kıyafeti beğenmeyip dolabın derinliklerine gömdüğümüzde de iklim krizini körüklediğimizin farkında değiliz. Moda olana ulaşmanın ve trendi yakalamanın cazibesi, çoğu zaman "hazır giyim ve hızlı moda" sektörünün iklim krizindeki rolünü gözardı etmemize yol açıyor. "Modası geçen" veya "giyilmeyen" giysilerin ne denli büyük bir atık yığının bir parçası olduğunu bilmediğimiz gibi iklim değişikliği bağlamında büyük resmi de ne yazık ki göremiyoruz.

Dünya Ekonomik Forumu, bu yıl yayınladığı raporda moda sektörünü ve tedarik zincirini, gıda ve inşaat sektörlerinden sonra gezegeni en fazla kirleten üçüncü sektör olarak tanımladı. Dünya’daki sera gazı salımınının %5’inin kaynağı olan moda sektörünün yol açtığı emisyon, yılda ortalama 1,2 milyar ton CO2’e eşdeğer miktarda. Ayrıca hızlı moda endüstrisinin büyümesiyle yılda üretilen 150 milyar tekstil ürününün yaklaşık %10’u tüketiciye dahi ulaşmadan çöpe gidiyor. Bu veriler, moda sektörünün iklim değişikliğindeki devasa rolünü gözler önüne sermekle kalmayıp endüstrinin çevreci bir ajanda benimsemesinin aciliyetini ortaya koyuyor. 

Toksik bir sistem: “Hızlı moda”

Moda, son yıllarda tüketim kültürünün en fazla arttığı sektörler arasında yer alıyor. Bu artış trendini destekleyen faktörlerin başında podyum ve revaçta olan “influencer” kültürünün esin kaynağı olduğu giysilerin “hızlı moda” endüstrisi tarafından, talebe uygun ve ucuz şekilde üretilebilmesi geliyor. Endüstri, tüketicilere moda olana en hızlı şekilde ulaşma imkânı sağlarken modası geçenin cazibesinin kaybolduğu fikrini besliyor. Bu işleyiş, aşırı üretim ve tüketimi teşvik ederek toksik bir sisteme dönüşmüş durumda. Moda sektörü, 92 milyon atıkla dünya atığının %4’ünü üretiyor.

1,5 °C hedefiyle uyum

Moda sektörünün, Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) ve Paris Anlaşması’nda vurgulanan 1,5 °C hedefiyle uyumlu hale gelebilmesi için 2030 itibarıyla sera gazı salımınının 1,1 milyar metrik ton CO2’ye eşdeğer olması gerekiyor. Covid-19’un olası etkilerini de dahil eden Mckinsey & Company’nin 2020 yılında yayımladığı “Fashion on Climate” adlı rapor, sektörde iklim krizine karşı aksiyon alınmadıkça sera gazı salımı hedefinin neredeyse iki katına çıkarak 2,1 milyar metrik ton CO2’ye eşdeğer olacağını öngörüyor. 

Rapora göre, karbon emisyonunu azaltmak için atılacak adımlardan bazıları şöyle:

• Üretim süreçlerinde değişim: Moda sektörü kaynaklı karbon emisyonu, enerji verimliliğini artırmak ve yenilenebilir enerji kaynaklarına geçiş gibi inisiyatiflerle yaklaşık %60 oranında azaltılabilir. Bu bağlamda giysileri üretme ve işleme süreçlerini dekarbonize etmek ve imalat atığını minimize etmek sektördeki aktörler için öncelik haline gelmeli.

• Operasyonel iyileştirme: Moda markaları tarafından operasyonel iyileştirmenin sağlanması sonucu emisyonlardan %18 oranında tasarruf edilebilir. Bu konuda markaların alabileceği aksiyonların başında üretimde geri dönüştürülebilir malzemeler kullanmak, operasyonlarda sürdürülebilir ulaşıma ağırlık vermek, ambalaj konusunda sürdürülebilir maddelere geçiş yapmak ve aşırı üretimin önüne geçmek geliyor. Örneğin toplam sera gazı salınımının %43’ünün kaynağı taşıma olan H&M, tedarik pazarlarından kıyafet taşırken karayolu yerine demiryolu kullanmaya ve çevreye duyarlı nakliye şirketleri ile çalışmaya başladı.

• Tüketici bilincini artırma: Tüketici kaynaklı değişimlerle emisyon %21 oranında azaltılabilir. Günümüzde artık tüketiciler çevreye karşı daha duyarlı olan markaları tercih ederek markaları çevreci hale gelmeye teşvik ediyor. Tüketicilerin modanın iklim krizini derinleştirmedeki rolüne dair farkındalık kazanmalarının yanı sıra giysilerin tekrar kullanılmasını, yenilenmesini, kiralanmasını ve ikinci el olarak satılmasını teşvik eden iş modellerinin artması atıkların değerlendirilmesi açısından büyük önem taşıyor.

Paydaşların uyum sürecine bağlılığı

2018'de moda endüstrisinin birincil paydaşlarının çoğu, BM'nin bayrağı altında bir araya gelerek "İklim Eylemi için Moda Endüstrisi Sözleşmesi"ni yayımladı. Paris Anlaşması’nın hedeflerini ön plana çıkaran sözleşme, onu takip eden yeşil girişimlere öncülük etmesi açısından büyük bir adım olarak görülüyor.

  • Levi, Strauss & Co. 2025 itibariyle kendi tesislerindeki sera gazı emisyonunu %90, tüm tedarik zincirlerindeki emisyonu ise %40 oranında azaltacağını duyurdu.
  • H&M, 2040 yılı itibariyle %100 yenilenebilir enerjiyle çalışan bir planı gerçekleştirmeyi ve tamamen döngüsel bir üretim modeline geçiş yapmayı hedefliyor.
  • "Yeşil Moda Haftası" ve "X-Ray Modası" gibi girişimler önde gelen tasarımcıların sürdürülebilirliğe doğru nasıl ilerlediğini ortaya koyuyor.
  • En son girişimlerden biri olan "Bilinçli Moda Kampanyası", BM'nin Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinin bir ürünü olarak karşımıza çıkıyor.
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

NEREDE YAYIMLANDI?

ParetoPareto
∙

BÜLTEN SAYISI

❌ Hızlı kirleten sektörler: Enerji ve moda

Petrol şirketleri, karbon emisyonlarını azaltma ve yenilenebilir enerji dönüşümünü tamamlama konusunda ne kadar istekli? Hazır giyim ve moda sektörü, dünya atığının yüzde kaçından sorumlu?

10 Eyl 2021

Lexus ile birlikte
❌ Hızlı kirleten sektörler: Enerji ve moda

YAZARLAR

Özlem Toplar

Yazar - Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR

ParetoPareto
∙

HİKAYE

Yanlış soru: Reklamcılık bitti mi? Doğru soru: ‘Ödünç alınmış dikkat’le marka iletişimi olur mu?

"Ödünç dikkat çağı" bugünlerde yeni bir şey gibi paketleniyor ama neredeyse reklamcılık kadar eski bir tartışma bu. Öte yandan viral akımlar, memler, trend sesler, influencerlar çağında araştırmalar, ödünç dikkatin kapıyı açsa da alışkanlık yaratmadığını da gösteriyor. Peki bu tartışmaların ortasında reklamcılıktan elde kalan ne? Bunun cevabı şeffaf süreçler, doğrulanabilir sonuçlar, kanıtlar ve gerçek insan emeğinde yatıyor.

Ümit Alan

·

23 Eki 2026

Yanlış soru: Reklamcılık bitti mi? Doğru soru: ‘Ödünç alınmış dikkat’le marka iletişimi olur mu?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Aidiyet ekonomisi: Favori markalarınız neden bez çanta satıyor?

Eskiden yalnızca satın alınan ürünleri taşımak için kullanılan bez çantalar, bugün tüketiciler için bir statü sembolüne, markalar için ise maliyetsiz bir reklam aracına dönüşüyor. Giderek daha fazla işletme, esas faaliyet alanının dışına çıkarak bez çantalardan tişörtlere, şapkalardan kupalara kadar uzanan “merch” koleksiyonları oluştururken bir dönemler ücretsiz dağıtılan bu promosyon ürünleri, tüketicilerin para ödemeye gönüllü olduğu yeni bir pazar yaratıyor.

Doğa Yurduneri

·

21 Eki 2026

Aidiyet ekonomisi: Favori markalarınız neden bez çanta satıyor?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Otomobil sektörünün yeni ikilemi: Yakıt krizi elektriklinin kaderini değiştirir mi?

Ortadoğu'daki savaşın tetiklediği akaryakıt krizi, elektrikli otomobillere yönelik talebi yeniden artırırken sektördeki dengeleri de değiştiriyor. Son bir yılda elektrifikasyon yatırımlarını küçülten otomobil devleri, yükselen talep ve Çin’deki üreticilerin güçlenen rekabeti karşısında gelecek stratejilerini yeniden değerlendirmek zorunda kalıyor.

Doğa Yurduneri

·

14 Eki 2026

Otomobil sektörünün yeni ikilemi: Yakıt krizi elektriklinin kaderini değiştirir mi?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Dijital ödemede güven eşiği: Her 10 işletmeden 7’si yeni çözümlere açık

Dijital ödeme çözümleri, her geçen gün daha da yaygınlaşırken işletmelerin bu çözümlere yaklaşımında güven, kullanım kolaylığı ve sağlanan somut fayda belirleyici hâle geliyor. Yakın tarihte Garanti BBVA’nın kuruluşu Tami’nin ve Ipsos Türkiye’nin işbirliğinde gerçekleşen çalışma da işletmelerin dijital ödeme çözümlerine açık olduğunu, fakat dönüşümün esas anahtarının güven olduğunu ortaya koyuyor.

12 Eki 2026

Dijital ödemede güven eşiği: Her 10 işletmeden 7’si yeni çözümlere açık
ParetoPareto
∙

HİKAYE

İhsan Cem Zararsız: "Yol çok uzunmuş, biz hala başındayız"

Tüketicilerin kredi kullanım tercihleri son yıllarda nasıl değişti, Türk bankacılık sektörü para politikası kararlarına nasıl uyum sağlıyor ve finansal teknolojiler alanında faaliyet gösteren girişimlerin büyümesinin önündeki başlıca sorunlar neler? TeklifimGelsin Kurucu Ortağı ve CEO’su İhsan Cem Zararsız, kredi piyasasındaki gelişmeleri, bankaların dijitalleşme sürecini ve Türkiye’de girişimlerin finansmana erişimde yaşadığı sorunları Aposto okurları için anlattı.

Emircan Yaman

·

12 Eki 2026

İhsan Cem Zararsız: "Yol çok uzunmuş, biz hala başındayız"